Sevdiklerim ve sevmek zorunda olduklarım…

NuruAhsen

Sonsuz Temâþâ
NEFRET ETTİKLERİN KADAR KÖTÜSÜN


“Bir kere demiş bulunduk”
sözüdür kendi sözünün/inadının altında kalarak kendini yaşarken öldürmek…

İkili ilişkilerimizde de bu hataya düşüyoruz, toplumsal ilişkilerimizde de…
“Bu adamı sevmem ama bu sefer doğru söylüyor” dediğimiz an, kendi çıkmazlarımızdan kurtulacağız…

“Nedir böyle, bir bizden bir sizden, bitirelim artık bu işi” dediğimiz an, kurtulacağız bu anlamsız “kan davası”ndan.

“Evet hâlâ onu deli gibi seviyorum ama bir kere hayır dedik” inadını kırdığımız ve yüreğimizin sesine ses verdiğimiz sürece “yıkılan değil yeşeren” umutların sebebi olacağız…

AKP’nin AB/laiklik açılımı ile CHP’nin çarşaf/kuran kursları açılımını “yenilik adına bir umut” olarak görmek de elimizde, inşallah pazara kadar değildir demek de ya da hepsi “takıyye” demek de…

Şunu asla unutmayalım ki ne CHP’nin tamamı dinsiz, ne de AKP’nin tamamı mübarek…
Şunu asla unutmayalım ki ne CHP'nin tamamı çağdaş, ne de AKP'nin tamamı bağnaz...

İnatlarımız ve ön kabullerimiz bizi öldürmeden, biz inatlarımızı ve ön kabullerimizi öldürmeli ve at gözlüklerimizi çıkararak meselelerimizi çözebilmeliyiz
***

“Bir kere demiş bulunduk” dediğiniz sürece;
Kendinizi yenileyemezsiniz.
Bütün açılımlara kapalı kalırsınız,
Kendi bağnazlığınızda boğulur kendinize bile yabancı kalırsınız.
Bugün bu durumda olan bazıları gibi bütün inandırıcılığınızı yitirir sadece ağzından salyalar saçılan “itici insan tipi” olursunuz.

Yüreğinizin söylediğini dilinizin inkar etmesinden daha acı ne olabilir ki ?

İnatlarından boğulanların tarihte saygınlığı yoktur ama inatlarından dönerek “ben yanlış düşünmüşüm” diyerek hatalarını kabul edenlerin saygınlığı gün gibi ortadadır…

Ben serpmeli bir “ebru” özelliği taşıyan ülkemin birbirine karışmış bütün renklerini seviyorum…

Önce kendimden başlayarak, zamanında köşeli, keskin çizgilerle, bilmeden tanımadan cahilce, özellikle birilerine yaptığım tüm yaftalardan huzurunuzda özür diliyorum.

O günden beri insanları iki kısma ayırdım;
Sevdiklerim ve sevmek zorunda olduklarım…
Çünkü anladım ki şairin dediği gibi;
‘Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü.’

Özet bu…

Bedirhan Gökçe
 
Üst