Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Sevdim Seni Diyemedim Ya Resulallah..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 255970" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: black"><strong>Sevdim Seni Diyemedim </strong></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Sevdim seni hep canlara canan diye sevdim </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Bir ben değil âlem sana hayran diye sevdim” </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Bir çoğumuzun aşina olduğu bu ilahiyi ilk duyduğum zaman çok hoşuma gitmişti Teypten defalarca dinledim Sonra dilime dolanan nakaratını mırıldanmaya başladım </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">“Sevdim seni, sevdim seni, sevdim Ya Resulallah” der demez Birden bire sustum Ne diyordum ben?!!! </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Hayalen O’nu; Peygamberimi (sa) karşımda hissetmeye çalıştım Sanki kulaklarına inanamamş bir ifadeyle yüzüme bakıyordu Bu öyle bir bakıştı ki, gözlerinden gözlerime oradan da kalbime; yo yo yalnız kalbime değil tâ iliklerime kadar işleyen tarif edilmez bir enerji yansıyor Ve bana soruyor: </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">- Gerçekten sevdin mi beni? </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Utandım Bir şey diyemedim </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Nasıl diyebilirdim ki? </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Ya “isbat et sevgini” dese! </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Nasıl isbat edebilirim ki O’nu sevdiğimi? </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Hayalen bile böyle bir soruya muhatap olmak beni bir çıkmazın içine sokmuştu Kendi kendime bile yüzleşemediğim bu gerçek beni içten içe rahatsız etmeye devam ediyordu </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Yıllar sonra beni çok iyi anlayan, bir çok şeyi aynı duygu frekansında yaşadığımız bir arkadaşım, bu ilahiyi mırıldanmaya başlayınca ona bütün hislerimi açtım O da bana, kendisinin de aynı duyguları yaşadığını söyledi </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Bundan sonra kendi kendimle yüzleşmeye başladım Kitaplardan okuyup öğrendiğim sevgi kahramanlarını bir bir gözümün önüne getiriyordum: </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Peygamberin (sa) yanında bile ona olan hasret duyguları içinde kıvranan, ondan ayrı iken de onun hayalini gözünün önünden hiç ayıramayan Hz Sıddıyk </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Peygamberin vefat haberini alır almaz kılıcına sarılan Hz Ömer </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">“Şimdi sen aramızdasın, istediğim zaman gelip seni görebiliyorum Ahirette ise cennete girebilsem bile sen peygamberlerle beraber olacaksın, ben ise seni görebilecek miyim” diye günden güne eriyen Sevban </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">Peygamberinin yüzünü göremeyecek olan gözlerinin dünyada başka şeylere de bakmasına razı olmayan, bunun için de Hz Peygamberin vefatından sonra gözlerinin kör olması için dua eden ve hayatının geri kalan kısmını kör olarak yaşayan sahabi Abdullah Bin Zeyd (ra) (Kurtubî, El-Cami V, 271) </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">- Bunlar Peygamber’i (sav) görmüşlerdi Fakat biz görmedik, dedi içimden bir ses </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">- Üveys el-Karânî, dedim bahaneci nefsime </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">O ki aynı devirde yaşadığı halde O’nu (sa) göremedi Peygamberinin Uhud’da kırılan bir dişine bedel otuz iki dişini kurban etti </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">- Hayır, dedi nefsim senden bu istenmiyor </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">- Biliyorum, benden bu istenmiyor İstenseydi zaten, çoktan kaybetmiştim bu imtihanı </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black">- Şair Nâbî’yi hatırla, dedim nefsime </span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="color: darkgreen"><span style="color: darkgreen">- Ya da İmam-ı Âzâm Ebu Hanife’yi </span></span></span></strong><span style="color: black"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="color: darkgreen"><strong><span style="color: black">Hani defalarca hacca gittiği ve her defasında Medine’yi ziyaret ettiği halde utancından Kabr-i Şerifine yaklaşamadığı Peygamberinden (sa) özel davet almıştı Bir fakirin rüyasında “Ümmetimden falanca beni ziyaret etsin” şeklinde ismen büyük imamı davet etmiş İmam-ı Âzâm da sevinç ve heyecan içinde o fakiri madden ihya etmişti</span> </strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Dehşete kapıldım Ben bu sevda yolunda yaya kalmıştım Hem de çıplak ayakla </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ertesi gün yine o arkadaşımla beraberiz; bulunduğumuz ortam feyiz alış-verişinin daha farklı olduğu bir ilmî meclis Derse ara verilmişti, teneffüste idik Arkadaşım yine o ilahiyi mırıldanmaya başladı, yüzüme bakarak Gözlerinin içi gülüyordu </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Diktim gözlerimi gözlerine Gözlerimiz konuşmaya başladı; dilimizin aciz kaldığı, kelimelerin kısır, anlatmaktan aciz kaldığı manaları Kalplerimiz anlamaya başladı; kulaklarımızın duymaktan, zihinlerimizin anlamaktan aciz kaldığı duyguları Sonra, </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Çıkmazdayım, arkadaşım, dedim ve devamla, çıkmazdayım “seviyorum” desem Bu büyük bir iddia “Sevmiyorum” demek Bu büyük bir cür’et </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ne demek istediğimi –zannettiğimin de ötesinde- çok iyi anlamıştı Gözlerinin içi gülümser bir halde, </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Haklısın, dedi “Ama şimdi “seviyoruz” diyebiliriz Fakat bunu her zaman söyleyemeyiz” diye de ilave etti </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu sefer de ben onun ne demek istediğini çok iyi anlamıştım Anlamıştım ya; bu cevap, benim gönül fırtınamı dindirmek yerine şiddetini artırmıştı Şimdi “seviyorum” diyebilmek, daha sonra unutuvermek bu sevgiyi </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Sevgi unutulabilecek bir şey miydi ki? Şimdi sev sonra unut, olur mu? </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu soruyu bütün gün sordum kendi kendime Sonra, </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Bir anne çocuğunu unutuyor mu? Bir aşık sevgilisini unutuyor mu? </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ah arkadaşım! Yaramı sarmaya kalkıştın, daha çok kanattın! </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ayet-i Kerime’nin tehdidi geldi aklıma “De ki: Eğer, babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez” (Tevbe, 9/24) </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">Eyvah; eyvah ki ne eyvah! İki tarafı keskin bıçak! </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">Sevmek Ki, ne yaptım, sevgi adına </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">Sevmemek Ki, buna gönül isyanda, </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">- Hayır; seviyorsun, diyor </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">Nefis ise kendini münafık gibi hissetmekte </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">İşte bu hengamda gönlümün kulaklarında bir ses yankılanmaya başladı, asırlar öncesinden, </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">- Hanzala münafık oldu! Hanzala münafık oldu! </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">Kulak verdim heyecanla bu eninli haykırışa </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Hz Sıddıyk da dahil oldu bu sarsıcı haykırışın sahibine, sonra birlikte gittiler O gönüller tabibine Yaraları sarıldı O’nun eliyle </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Meğer öyle olurmuş insan sohbet meclisinde Sonra dünya meşgalesi girince, o feyiz yoğunluğu azalırmış Eğer azalmamış olsa, o hal korunabilse melekler o kullarla yataklarında, sokaklarda gezerlerken musafaha ederlermiş (Kandehlevi, Müslüman Şahsiyeti) </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Biraz hafifledi yüreğimdeki fırtına </strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: darkred">Ey gönüller sultanı! Ey tabibler tabibi! </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: darkred">Çaresizim, çıkmazdayım, sıvazla sırtımı, okşa başımı ve teselli et beni Gel rüyalarıma da göreyim seni Belki o zaman bulurum aradığım sevgi kıvamını Davet et beni Medine’ye Misafirin olayım her sene </span></strong></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: darkred">Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed</span></strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>alinti</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 255970, member: 1004566"] [COLOR=black][B]Sevdim Seni Diyemedim [/B][/COLOR] [B][COLOR=black]Sevdim seni hep canlara canan diye sevdim [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Bir ben değil âlem sana hayran diye sevdim” [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Bir çoğumuzun aşina olduğu bu ilahiyi ilk duyduğum zaman çok hoşuma gitmişti Teypten defalarca dinledim Sonra dilime dolanan nakaratını mırıldanmaya başladım [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]“Sevdim seni, sevdim seni, sevdim Ya Resulallah” der demez Birden bire sustum Ne diyordum ben?!!! [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Hayalen O’nu; Peygamberimi (sa) karşımda hissetmeye çalıştım Sanki kulaklarına inanamamş bir ifadeyle yüzüme bakıyordu Bu öyle bir bakıştı ki, gözlerinden gözlerime oradan da kalbime; yo yo yalnız kalbime değil tâ iliklerime kadar işleyen tarif edilmez bir enerji yansıyor Ve bana soruyor: [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]- Gerçekten sevdin mi beni? [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Utandım Bir şey diyemedim [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Nasıl diyebilirdim ki? [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Ya “isbat et sevgini” dese! [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Nasıl isbat edebilirim ki O’nu sevdiğimi? [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Hayalen bile böyle bir soruya muhatap olmak beni bir çıkmazın içine sokmuştu Kendi kendime bile yüzleşemediğim bu gerçek beni içten içe rahatsız etmeye devam ediyordu [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Yıllar sonra beni çok iyi anlayan, bir çok şeyi aynı duygu frekansında yaşadığımız bir arkadaşım, bu ilahiyi mırıldanmaya başlayınca ona bütün hislerimi açtım O da bana, kendisinin de aynı duyguları yaşadığını söyledi [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Bundan sonra kendi kendimle yüzleşmeye başladım Kitaplardan okuyup öğrendiğim sevgi kahramanlarını bir bir gözümün önüne getiriyordum: [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Peygamberin (sa) yanında bile ona olan hasret duyguları içinde kıvranan, ondan ayrı iken de onun hayalini gözünün önünden hiç ayıramayan Hz Sıddıyk [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Peygamberin vefat haberini alır almaz kılıcına sarılan Hz Ömer [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]“Şimdi sen aramızdasın, istediğim zaman gelip seni görebiliyorum Ahirette ise cennete girebilsem bile sen peygamberlerle beraber olacaksın, ben ise seni görebilecek miyim” diye günden güne eriyen Sevban [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Peygamberinin yüzünü göremeyecek olan gözlerinin dünyada başka şeylere de bakmasına razı olmayan, bunun için de Hz Peygamberin vefatından sonra gözlerinin kör olması için dua eden ve hayatının geri kalan kısmını kör olarak yaşayan sahabi Abdullah Bin Zeyd (ra) (Kurtubî, El-Cami V, 271) [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]- Bunlar Peygamber’i (sav) görmüşlerdi Fakat biz görmedik, dedi içimden bir ses [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]- Üveys el-Karânî, dedim bahaneci nefsime [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]O ki aynı devirde yaşadığı halde O’nu (sa) göremedi Peygamberinin Uhud’da kırılan bir dişine bedel otuz iki dişini kurban etti [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]- Hayır, dedi nefsim senden bu istenmiyor [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]- Biliyorum, benden bu istenmiyor İstenseydi zaten, çoktan kaybetmiştim bu imtihanı [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]- Şair Nâbî’yi hatırla, dedim nefsime [/COLOR][/B] [B][COLOR=black][COLOR=darkgreen][COLOR=darkgreen]- Ya da İmam-ı Âzâm Ebu Hanife’yi [/COLOR][/COLOR][/COLOR][/B][COLOR=black][COLOR=darkgreen] [B][COLOR=black]Hani defalarca hacca gittiği ve her defasında Medine’yi ziyaret ettiği halde utancından Kabr-i Şerifine yaklaşamadığı Peygamberinden (sa) özel davet almıştı Bir fakirin rüyasında “Ümmetimden falanca beni ziyaret etsin” şeklinde ismen büyük imamı davet etmiş İmam-ı Âzâm da sevinç ve heyecan içinde o fakiri madden ihya etmişti[/COLOR] [/B] [/COLOR] [B]Dehşete kapıldım Ben bu sevda yolunda yaya kalmıştım Hem de çıplak ayakla [/B] [B]Ertesi gün yine o arkadaşımla beraberiz; bulunduğumuz ortam feyiz alış-verişinin daha farklı olduğu bir ilmî meclis Derse ara verilmişti, teneffüste idik Arkadaşım yine o ilahiyi mırıldanmaya başladı, yüzüme bakarak Gözlerinin içi gülüyordu [/B] [B]Diktim gözlerimi gözlerine Gözlerimiz konuşmaya başladı; dilimizin aciz kaldığı, kelimelerin kısır, anlatmaktan aciz kaldığı manaları Kalplerimiz anlamaya başladı; kulaklarımızın duymaktan, zihinlerimizin anlamaktan aciz kaldığı duyguları Sonra, [/B] [B]- Çıkmazdayım, arkadaşım, dedim ve devamla, çıkmazdayım “seviyorum” desem Bu büyük bir iddia “Sevmiyorum” demek Bu büyük bir cür’et [/B] [B]Ne demek istediğimi –zannettiğimin de ötesinde- çok iyi anlamıştı Gözlerinin içi gülümser bir halde, [/B] [B]- Haklısın, dedi “Ama şimdi “seviyoruz” diyebiliriz Fakat bunu her zaman söyleyemeyiz” diye de ilave etti [/B] [B]Bu sefer de ben onun ne demek istediğini çok iyi anlamıştım Anlamıştım ya; bu cevap, benim gönül fırtınamı dindirmek yerine şiddetini artırmıştı Şimdi “seviyorum” diyebilmek, daha sonra unutuvermek bu sevgiyi [/B] [B]- Sevgi unutulabilecek bir şey miydi ki? Şimdi sev sonra unut, olur mu? [/B] [B]Bu soruyu bütün gün sordum kendi kendime Sonra, [/B] [B]- Bir anne çocuğunu unutuyor mu? Bir aşık sevgilisini unutuyor mu? [/B] [B]Ah arkadaşım! Yaramı sarmaya kalkıştın, daha çok kanattın! [/B] [B]Ayet-i Kerime’nin tehdidi geldi aklıma “De ki: Eğer, babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez” (Tevbe, 9/24) [/B] [B][COLOR=red]Eyvah; eyvah ki ne eyvah! İki tarafı keskin bıçak! [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Sevmek Ki, ne yaptım, sevgi adına [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Sevmemek Ki, buna gönül isyanda, [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]- Hayır; seviyorsun, diyor [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Nefis ise kendini münafık gibi hissetmekte [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]İşte bu hengamda gönlümün kulaklarında bir ses yankılanmaya başladı, asırlar öncesinden, [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]- Hanzala münafık oldu! Hanzala münafık oldu! [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Kulak verdim heyecanla bu eninli haykırışa [/COLOR][/B] [B]Hz Sıddıyk da dahil oldu bu sarsıcı haykırışın sahibine, sonra birlikte gittiler O gönüller tabibine Yaraları sarıldı O’nun eliyle [/B] [B]Meğer öyle olurmuş insan sohbet meclisinde Sonra dünya meşgalesi girince, o feyiz yoğunluğu azalırmış Eğer azalmamış olsa, o hal korunabilse melekler o kullarla yataklarında, sokaklarda gezerlerken musafaha ederlermiş (Kandehlevi, Müslüman Şahsiyeti) [/B] [B]Biraz hafifledi yüreğimdeki fırtına [/B] [B][COLOR=darkred]Ey gönüller sultanı! Ey tabibler tabibi! [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkred]Çaresizim, çıkmazdayım, sıvazla sırtımı, okşa başımı ve teselli et beni Gel rüyalarıma da göreyim seni Belki o zaman bulurum aradığım sevgi kıvamını Davet et beni Medine’ye Misafirin olayım her sene [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkred]Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed[/COLOR][/B][/COLOR] [COLOR=black][B]alinti[/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Sevdim Seni Diyemedim Ya Resulallah..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst