Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Şeyh Halife Mürid
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 173101" data-attributes="member: 8679"><p><strong><u>Müridin Allah Tealaya Karşı Adabı</u></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mürid, her şeyden evvel Allah tealaya ve O’nun dini İslam’a, İslam’ı bize tebliğ eden ve onu en güzel biçimde yaşayan Hz. Resulullah’a (sav) şeksiz şüphesiz, tereddütsüz, pazarlıksız inanır ve inancının gerektirdiği gibi yaşamağa, hatta yaşatmağa, başkalarına da ulaştırmaya çalışır, bu uğurda malı ve canıyla cihad eder. Allah Tealaya karşı edebin başı, her an O’nun şeriatının emirlerini yerine getirme gayreti, çabası, irade ve azmi içinde olmak, bu hususda nefsiyle olan mücahedesine sabırla aralıksız devam etmek, müstakim olmaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bundan sonra mürid, Allah’tan başka her şeyden -masiva- gönlünü arındırmalı, ağyar ve gafillerin düşüncelerinden kalbini muhafaza etmelidir. Çünkü bunlar birer perde -hicab- dırlar. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hakkın her emrine tam bir teslimiyet göstermeli ve her kazasına razı olmalıdır. Hiçbir an Allah (c.c)’a kulluktan çıkmamalı ve her an O’nunla olma bilincine ermelidir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İnsanların övmesi veya sövmesi müridin yanında eşit olmalı ve Allah’tan başkasını asla görmemelidir. Rabb Teala, kulun Rabbı olmaya devam ettiği müddetçe, kulun da O’na kul olmaya devam etmemesi, gerçekten çok çirkindir. Öyleyse mürid kalbini, ruhunu ve sırrını iyice temizlemelidir. Her an Allah’a bakma, rıza ve kanaatla sadrını, haya ve vakarı korumakla ruhunu, helal lokma ve iffetle karnını, heva ve hevesi kırmak, arzu ve şehvetleri terketmekle bedenini haramlardan sakınmak ve hayra koşmakla el ve ayaklarını, zikir ve istiğfara devamla dilini temizlemeli, her işinde ölçülü, ihtiyatlı, dengeli olmağa çalışmalı, selef-i salihine benzeyerek her hayra, her hizmete hazır olmalı ve aşkla, şevkle koşmalıdır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hatta üzüntü ve pişmanlık duyarak günahlarını bile temizlemeli, daima güzel bir ölümle husn-i hatime için yalvarıp, su-i hatimeden sakınmalı, buna sebep olur diye her kusurdan arınıp temizlenmeğe çalışmalı ve didinmelidir.</span></strong></p><p><strong><u>Müridin Şeyhine Karşı Adabı</u></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Müridin şeyhine karşı olan adabını “muhabbet ve teslimiyettir” diye özetlemek mümkündür. Çünkü, açıklayacağımız bütün adabın varacağı son nokta burasıdır. Müridin şeyhine karşı edeplerini şöylece sıralayabiliriz:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mürid şeyhini sevmeli, saymalı ve “yıkayıcının elindeki ölü gibi” kendisini şeyhe teslim etmeli, huzurunda ve gıyabında edebe uymalı, hürmet ve tazimde kusur etmemelidir. Bu seyr-u sülukun en önemli esasıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İçinden, şeyhinin söz ve işlerine itiraz etmemeli, emrettiklerini ertelemeden yerine getirmeli, özellikle ezkar ve evradını zamanında ve usulüne uygun olarak yapmalı, iyi veya kötü olsun şeyhinden hallerini gizlememeli, şeyhinin sırlarını saklamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Yeri geldiğinde şeyhine içten ve ihlasla hizmet etmeli, sevgisinin bir nişanesi olarak maddi manevi her şeyini şeyhine fedaya hazır olmalıdır. Mürid bilmeli ki, feyzinin devamı ve gayesinin gerçekleşmesi şeyhinin vesilesi ile olacaktır. Bu yüzden, şeyhinde fani olmalı, sevdiğini sevmeli, yerdiğini yermeli, hatırına başka bir şey getirmeden şeyhinin telkin ettiği evrad ve ezkar ile meşgul olmalıdır. Hiçbir sıkıntı, mihnet ve meşakkat, onu yolundan alıkoymamalı, azmini gevşetmemelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Şeyhinin vefatından sonra O’nun hanımı ile evlenmemek de, müridin şeyhine karşı göstereceği bir edep olarak önemle zikredilmiştir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Şeyhe karşı göstereceği edeplerden biri de, onun halifelerinin, hizmetlerini görenlerin, hatta kendinden önce tarikata girmiş olan müridlerinin emirlerini de yerine getirmesi, onlara karşı sevgi ve saygıda kusur etmemesidir.</span></strong></p><p><strong><u>Müridin Ailesine Karşı Adabı</u></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kadın olsun erkek olsun, bir müridin ailesi arasında uyacağı edepler vardır. Bunları şöylece özetleyebiliriz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Her işe “besmele” ile başlamak, aile efradına geliş ve gidişlerde selam vermek, güler yüzlü, tatlı dilli ve dualı olmak, yerinde musafaha, muanaka (kucaklaşma), takdir ve teşviki ihmal etmemek, haram ve şüpheli yiyecek ve giyeceklerden korumak, çocukların terbiyesinde ve ev işlerinde yardımlaşmak, ibadetlerine ihtimam göstermek, itikat, ibadet, muamelat, ahlak, sanat, ticaret, vb. mesleklere ait zorunlu bilgileri öğrenmelerini sağlamak, sıla-i rahimlerini gözetmek, aşırılığa kaçmadan meşru şaka ve eğlencelerle gönüllerini hoş etmek, haram eğlence ve sefahatlardan korumak, huysuzluklarına sıkıntılarına sabretmek, önemli işlerde istişare etmek, karı koca hak ve isteklerine karşı gönül hoşnutluğu ile karşılık vermek, aile sırlarını korumak, nafaka ve sair hak hukukta eşitliği sağlamak, daima nazik, kibar ve iltifatkar olmak, kırıcı konuşmaktan ve tartışmaktan kaçınmak, eşlerin akrabaları aleyhinde söz söylememek ve hukukunu gözetmek, eve geliş gidişleri zamanında yapmak, aksi durumlarda bilgi vermek, konu komşu haklarını korumak, misafirlere hizmet ve ikram etmek, karşılıklı zevklere saygılı olmak.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mürid, ailede huzursuzluk ve geçimsizlik sebeplerinden şiddetle kaçınır. Bunların bir kısmını şöylece özetleyebiliriz: İzinsiz ve uzun süre evden ayrılmak, ibadetlerde ve muamelelerde İslam’ın ölçülerine uymamak, ev, eşya ve kılık kıyafetlerde tertip, düzen ve temizliğe dikkat etmemek, sert, kaba ve kırıcı konuşmamak, beşeri ihtiyaçlara karşılık vermemek, yoksulluk veya maddi sıkıntılara sabretmemek, tesettüre ve genel ahlak ve adaba uymamak, aşırı kıskançlık, akrabalara, özellikle eşlerin akrabalarına karşı ilgisizlik, saygısızlık, başkalarının yanında birbirlerini tenkit, gayr-ı meşru hayat ve eğlence, yeni ortamlara uymada esneksizlik ve hoşgörüsüzlük.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Gerekli adaba uyulan bir evde manevi terakki hiç şüphesiz daha çok olacaktır. Çünkü huzur, her güzelliğin önde gelen sebeplerindendir. Karşılıklı edeplere uyulan bir ev, cennet bahçelerinden sayılır.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 173101, member: 8679"] [B][U]Müridin Allah Tealaya Karşı Adabı[/U][/B] [B][COLOR=blue]Mürid, her şeyden evvel Allah tealaya ve O’nun dini İslam’a, İslam’ı bize tebliğ eden ve onu en güzel biçimde yaşayan Hz. Resulullah’a (sav) şeksiz şüphesiz, tereddütsüz, pazarlıksız inanır ve inancının gerektirdiği gibi yaşamağa, hatta yaşatmağa, başkalarına da ulaştırmaya çalışır, bu uğurda malı ve canıyla cihad eder. Allah Tealaya karşı edebin başı, her an O’nun şeriatının emirlerini yerine getirme gayreti, çabası, irade ve azmi içinde olmak, bu hususda nefsiyle olan mücahedesine sabırla aralıksız devam etmek, müstakim olmaktır. Bundan sonra mürid, Allah’tan başka her şeyden -masiva- gönlünü arındırmalı, ağyar ve gafillerin düşüncelerinden kalbini muhafaza etmelidir. Çünkü bunlar birer perde -hicab- dırlar. Hakkın her emrine tam bir teslimiyet göstermeli ve her kazasına razı olmalıdır. Hiçbir an Allah (c.c)’a kulluktan çıkmamalı ve her an O’nunla olma bilincine ermelidir. İnsanların övmesi veya sövmesi müridin yanında eşit olmalı ve Allah’tan başkasını asla görmemelidir. Rabb Teala, kulun Rabbı olmaya devam ettiği müddetçe, kulun da O’na kul olmaya devam etmemesi, gerçekten çok çirkindir. Öyleyse mürid kalbini, ruhunu ve sırrını iyice temizlemelidir. Her an Allah’a bakma, rıza ve kanaatla sadrını, haya ve vakarı korumakla ruhunu, helal lokma ve iffetle karnını, heva ve hevesi kırmak, arzu ve şehvetleri terketmekle bedenini haramlardan sakınmak ve hayra koşmakla el ve ayaklarını, zikir ve istiğfara devamla dilini temizlemeli, her işinde ölçülü, ihtiyatlı, dengeli olmağa çalışmalı, selef-i salihine benzeyerek her hayra, her hizmete hazır olmalı ve aşkla, şevkle koşmalıdır. Hatta üzüntü ve pişmanlık duyarak günahlarını bile temizlemeli, daima güzel bir ölümle husn-i hatime için yalvarıp, su-i hatimeden sakınmalı, buna sebep olur diye her kusurdan arınıp temizlenmeğe çalışmalı ve didinmelidir.[/COLOR][/B] [B][U]Müridin Şeyhine Karşı Adabı[/U][/B] [B][COLOR=blue]Müridin şeyhine karşı olan adabını “muhabbet ve teslimiyettir” diye özetlemek mümkündür. Çünkü, açıklayacağımız bütün adabın varacağı son nokta burasıdır. Müridin şeyhine karşı edeplerini şöylece sıralayabiliriz: Mürid şeyhini sevmeli, saymalı ve “yıkayıcının elindeki ölü gibi” kendisini şeyhe teslim etmeli, huzurunda ve gıyabında edebe uymalı, hürmet ve tazimde kusur etmemelidir. Bu seyr-u sülukun en önemli esasıdır. İçinden, şeyhinin söz ve işlerine itiraz etmemeli, emrettiklerini ertelemeden yerine getirmeli, özellikle ezkar ve evradını zamanında ve usulüne uygun olarak yapmalı, iyi veya kötü olsun şeyhinden hallerini gizlememeli, şeyhinin sırlarını saklamalıdır. Yeri geldiğinde şeyhine içten ve ihlasla hizmet etmeli, sevgisinin bir nişanesi olarak maddi manevi her şeyini şeyhine fedaya hazır olmalıdır. Mürid bilmeli ki, feyzinin devamı ve gayesinin gerçekleşmesi şeyhinin vesilesi ile olacaktır. Bu yüzden, şeyhinde fani olmalı, sevdiğini sevmeli, yerdiğini yermeli, hatırına başka bir şey getirmeden şeyhinin telkin ettiği evrad ve ezkar ile meşgul olmalıdır. Hiçbir sıkıntı, mihnet ve meşakkat, onu yolundan alıkoymamalı, azmini gevşetmemelidir. Şeyhinin vefatından sonra O’nun hanımı ile evlenmemek de, müridin şeyhine karşı göstereceği bir edep olarak önemle zikredilmiştir. Şeyhe karşı göstereceği edeplerden biri de, onun halifelerinin, hizmetlerini görenlerin, hatta kendinden önce tarikata girmiş olan müridlerinin emirlerini de yerine getirmesi, onlara karşı sevgi ve saygıda kusur etmemesidir.[/COLOR][/B] [B][U]Müridin Ailesine Karşı Adabı[/U][/B] [B][COLOR=blue]Kadın olsun erkek olsun, bir müridin ailesi arasında uyacağı edepler vardır. Bunları şöylece özetleyebiliriz. Her işe “besmele” ile başlamak, aile efradına geliş ve gidişlerde selam vermek, güler yüzlü, tatlı dilli ve dualı olmak, yerinde musafaha, muanaka (kucaklaşma), takdir ve teşviki ihmal etmemek, haram ve şüpheli yiyecek ve giyeceklerden korumak, çocukların terbiyesinde ve ev işlerinde yardımlaşmak, ibadetlerine ihtimam göstermek, itikat, ibadet, muamelat, ahlak, sanat, ticaret, vb. mesleklere ait zorunlu bilgileri öğrenmelerini sağlamak, sıla-i rahimlerini gözetmek, aşırılığa kaçmadan meşru şaka ve eğlencelerle gönüllerini hoş etmek, haram eğlence ve sefahatlardan korumak, huysuzluklarına sıkıntılarına sabretmek, önemli işlerde istişare etmek, karı koca hak ve isteklerine karşı gönül hoşnutluğu ile karşılık vermek, aile sırlarını korumak, nafaka ve sair hak hukukta eşitliği sağlamak, daima nazik, kibar ve iltifatkar olmak, kırıcı konuşmaktan ve tartışmaktan kaçınmak, eşlerin akrabaları aleyhinde söz söylememek ve hukukunu gözetmek, eve geliş gidişleri zamanında yapmak, aksi durumlarda bilgi vermek, konu komşu haklarını korumak, misafirlere hizmet ve ikram etmek, karşılıklı zevklere saygılı olmak. Mürid, ailede huzursuzluk ve geçimsizlik sebeplerinden şiddetle kaçınır. Bunların bir kısmını şöylece özetleyebiliriz: İzinsiz ve uzun süre evden ayrılmak, ibadetlerde ve muamelelerde İslam’ın ölçülerine uymamak, ev, eşya ve kılık kıyafetlerde tertip, düzen ve temizliğe dikkat etmemek, sert, kaba ve kırıcı konuşmamak, beşeri ihtiyaçlara karşılık vermemek, yoksulluk veya maddi sıkıntılara sabretmemek, tesettüre ve genel ahlak ve adaba uymamak, aşırı kıskançlık, akrabalara, özellikle eşlerin akrabalarına karşı ilgisizlik, saygısızlık, başkalarının yanında birbirlerini tenkit, gayr-ı meşru hayat ve eğlence, yeni ortamlara uymada esneksizlik ve hoşgörüsüzlük. Gerekli adaba uyulan bir evde manevi terakki hiç şüphesiz daha çok olacaktır. Çünkü huzur, her güzelliğin önde gelen sebeplerindendir. Karşılıklı edeplere uyulan bir ev, cennet bahçelerinden sayılır.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Şeyh Halife Mürid
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst