Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Şeytanların...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 465662" data-attributes="member: 1040028"><p><em><strong><span style="font-size: 12px">Sual: </span></strong></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir medhalleri olmadığı, hem Cenab-ı Hak rahmet ve inayetiyle ehl-i hakka tarafdar olduğu, hem hak ve hakikatın cazibedar güzellikleri ve mehasinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu, hem dalaletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalaleti tenfir ettikleri halde, hizb-üş şeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanın şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınmasının sırrı nedir?</span></em></p><p>--------------------------------------</p><p><span style="color: #008000">İcad: Vücuda getirme, yoktan var etme.</span></p><p><span style="color: #008000">Medhalleri: Etkileri, parmak karıştırmaları, girilecek yerleri.</span></p><p><span style="color: #008000">Rahmet: Merhamet, acıma, şefkat etme.</span></p><p><span style="color: #008000">İnayet: İyilik, yardım.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakikat: Gerçek.</span></p><p><span style="color: #008000">Cazibedar: Çekici, beğenilen, hoş.</span></p><p><span style="color: #008000">Mehasin: İyilikler, güzellikler, iyi ahlaklar.</span></p><p><span style="color: #008000">Ehl-i hak: İman, İslam ve Kur’anın gerçek ve doğru yolunda olanlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Müeyyid: Teyid eden, destekleyen, kuvvetlendiren, yardım eden.</span></p><p><span style="color: #008000">Müşevvik: Teşvik edici, ilgi ve istek arttırıcı, coşturucu.</span></p><p><span style="color: #008000">Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve İslam yolundan sapmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Müstekreh: Tiksindirici, iğrenç.</span></p><p><span style="color: #008000">Tenfir: Nefret ettirme, korkutma.</span></p><p><span style="color: #008000">Hizb-üş şeytan: Şeytanın gurubu, şeytana uyan topluluk.</span></p><p><span style="color: #008000">Galebe: Yenme, galip gelme, üstün gelme.</span></p><p><span style="color: #008000"></span></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px">Elcevab: </span></em></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Hikmeti ve sırrı şudur ki: Ekseriyet-i mutlaka ile dalalet ve şerr, menfîdir ve tahribdir ve ademîdir ve bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir ve imar ve tamirdir. Herkesçe malûmdur ki: Yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binayı, bir adam, bir günde tahrib eder. Evet bütün âzâ-yı esasiyenin ve şerait-i hayatiyenin vücuduyla vücudu devam eden hayat-ı insan, Hâlık-ı Zülcelal'in kudretine mahsus olduğu halde; bir zalim, bir uzvu kesmesiyle, hayata nisbeten ademî olan mevte o insanı mazhar eder. Onun için "Et-tahribü eshel" durub-u emsal hükmüne geçmiş. </em></span></p><p>------------------------</p><p><span style="color: #008000">Ekseriyet-i mutlaka: Tam çoğunluk, büyük çoğunluk.</span></p><p><span style="color: #008000">Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve İslam yolundan sapmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Şerr: Kötülük, fenalık.</span></p><p><span style="color: #008000">Menfî: Olumsuz.</span></p><p><span style="color: #008000">Ademî: Yokluğa ait, hiçlikle ilgili.</span></p><p><span style="color: #008000">Hidayet: Doğruluk. Hakkı hak, bâtılı da bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Müsbet: Olumlu.</span></p><p><span style="color: #008000">Vücudî: Vücuda ait, varlıkla ilgili, var olmakla alakalı.</span></p><p><span style="color: #008000">İmar: Onarma, yapma.</span></p><p><span style="color: #008000">Malûm: Bilinen, belli olan.</span></p><p><span style="color: #008000">Şerait-i hayatiye: Yaşantı ve hayatla ilgili şartlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Kudret: Güç</span></p><p><span style="color: #008000">Mevt: Ölüm.</span></p><p><span style="color: #008000">Et-tahribü eshel: Tahrip, yıkmak ve bozmak çok kolaydır.</span></p><p><span style="color: #008000">Durub-u emsal: Atasözleri, meşhur sözler.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">İşte bu sırdandır ki: Ehl-i dalalet, hakikaten zaîf bir kuvvet ile pek kuvvetli ehl-i hakka bazan galib oluyor. Fakat ehl-i hakkın öyle muhkem bir kal'ası var ki, onda tahassun ettikleri vakit, o müdhiş düşmanlar yanaşamazlar, bir halt edemezler. Eğer muvakkat bir zarar verseler, ﻭَﺍﻟْﻌَﺎﻗِﺒَﺔُ ﻟِﻠْﻤُﺘَّﻘِﻴﻦَ <span style="color: #A52A2A">( Akıbet, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınanlarındır. : A’raf Suresi: 128.)</span> sırrıyla ebedi bir sevab ve menfaatle o zarar telafi edilir. O kal'a-i metin, o hısn-ı hasîn ise, şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ve sünnet-i Ahmediyedir (A.S.M.).</span></em></p><p>------------------------------------</p><p><span style="color: #008000">Ehl-i dalalet: Dalalet ehli. Kur’anın gösterdiği yoldan ayrılanlar, iman ve İslam yolundan sapanlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakikaten: Gerçekten.</span></p><p><span style="color: #008000">Glip: Üstün, yenen.</span></p><p><span style="color: #008000">Ehl-i hak: Hak ehli, iman, islam ve Kur’anın gerçek ve doğru yolunda olanlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Muhkem: Sağlam, kuvvetli.</span></p><p><span style="color: #008000">Kal'a: Kale.</span></p><p><span style="color: #008000">Tahassun: Sığınma.</span></p><p><span style="color: #008000">Muvakkat: Geçici, az bir zaman için.</span></p><p><span style="color: #008000">Kal'a-i metin: Sağlam ve dayanıklı kale.</span></p><p><span style="color: #008000">Hısn-ı hasîn: Çok sağlam ve kuvvetli kale ve sığınak.</span></p><p><span style="color: #008000">Şeriat-ı Muhammediye: Hz. Muhammed`in(asm) Allah`tan getirdiği İslâm dîni. Hz. Muhammedin şeriatı.</span></p><p><span style="color: #008000">Sünnet-i Ahmediye: Hz Muhammedin(asm) sözleri, hareketleri ve davranışları.</span></p><p></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px">LEMALAR / 13. Lema’dan</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 465662, member: 1040028"] [I][B][SIZE=3]Sual: [/SIZE][/B][/I] [I][SIZE=3]Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir medhalleri olmadığı, hem Cenab-ı Hak rahmet ve inayetiyle ehl-i hakka tarafdar olduğu, hem hak ve hakikatın cazibedar güzellikleri ve mehasinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu, hem dalaletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalaleti tenfir ettikleri halde, hizb-üş şeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanın şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınmasının sırrı nedir?[/SIZE][/I] -------------------------------------- [COLOR="#008000"]İcad: Vücuda getirme, yoktan var etme. Medhalleri: Etkileri, parmak karıştırmaları, girilecek yerleri. Rahmet: Merhamet, acıma, şefkat etme. İnayet: İyilik, yardım. Hakikat: Gerçek. Cazibedar: Çekici, beğenilen, hoş. Mehasin: İyilikler, güzellikler, iyi ahlaklar. Ehl-i hak: İman, İslam ve Kur’anın gerçek ve doğru yolunda olanlar. Müeyyid: Teyid eden, destekleyen, kuvvetlendiren, yardım eden. Müşevvik: Teşvik edici, ilgi ve istek arttırıcı, coşturucu. Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve İslam yolundan sapmak. Müstekreh: Tiksindirici, iğrenç. Tenfir: Nefret ettirme, korkutma. Hizb-üş şeytan: Şeytanın gurubu, şeytana uyan topluluk. Galebe: Yenme, galip gelme, üstün gelme. [/COLOR] [B][I][SIZE=3]Elcevab: [/SIZE][/I][/B] [SIZE=3][I]Hikmeti ve sırrı şudur ki: Ekseriyet-i mutlaka ile dalalet ve şerr, menfîdir ve tahribdir ve ademîdir ve bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir ve imar ve tamirdir. Herkesçe malûmdur ki: Yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binayı, bir adam, bir günde tahrib eder. Evet bütün âzâ-yı esasiyenin ve şerait-i hayatiyenin vücuduyla vücudu devam eden hayat-ı insan, Hâlık-ı Zülcelal'in kudretine mahsus olduğu halde; bir zalim, bir uzvu kesmesiyle, hayata nisbeten ademî olan mevte o insanı mazhar eder. Onun için "Et-tahribü eshel" durub-u emsal hükmüne geçmiş. [/I][/SIZE] ------------------------ [COLOR="#008000"]Ekseriyet-i mutlaka: Tam çoğunluk, büyük çoğunluk. Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve İslam yolundan sapmak. Şerr: Kötülük, fenalık. Menfî: Olumsuz. Ademî: Yokluğa ait, hiçlikle ilgili. Hidayet: Doğruluk. Hakkı hak, bâtılı da bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak. Müsbet: Olumlu. Vücudî: Vücuda ait, varlıkla ilgili, var olmakla alakalı. İmar: Onarma, yapma. Malûm: Bilinen, belli olan. Şerait-i hayatiye: Yaşantı ve hayatla ilgili şartlar. Kudret: Güç Mevt: Ölüm. Et-tahribü eshel: Tahrip, yıkmak ve bozmak çok kolaydır. Durub-u emsal: Atasözleri, meşhur sözler.[/COLOR] [I][SIZE=3]İşte bu sırdandır ki: Ehl-i dalalet, hakikaten zaîf bir kuvvet ile pek kuvvetli ehl-i hakka bazan galib oluyor. Fakat ehl-i hakkın öyle muhkem bir kal'ası var ki, onda tahassun ettikleri vakit, o müdhiş düşmanlar yanaşamazlar, bir halt edemezler. Eğer muvakkat bir zarar verseler, ﻭَﺍﻟْﻌَﺎﻗِﺒَﺔُ ﻟِﻠْﻤُﺘَّﻘِﻴﻦَ [COLOR="#A52A2A"]( Akıbet, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınanlarındır. : A’raf Suresi: 128.)[/COLOR] sırrıyla ebedi bir sevab ve menfaatle o zarar telafi edilir. O kal'a-i metin, o hısn-ı hasîn ise, şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ve sünnet-i Ahmediyedir (A.S.M.).[/SIZE][/I] ------------------------------------ [COLOR="#008000"]Ehl-i dalalet: Dalalet ehli. Kur’anın gösterdiği yoldan ayrılanlar, iman ve İslam yolundan sapanlar. Hakikaten: Gerçekten. Glip: Üstün, yenen. Ehl-i hak: Hak ehli, iman, islam ve Kur’anın gerçek ve doğru yolunda olanlar. Muhkem: Sağlam, kuvvetli. Kal'a: Kale. Tahassun: Sığınma. Muvakkat: Geçici, az bir zaman için. Kal'a-i metin: Sağlam ve dayanıklı kale. Hısn-ı hasîn: Çok sağlam ve kuvvetli kale ve sığınak. Şeriat-ı Muhammediye: Hz. Muhammed`in(asm) Allah`tan getirdiği İslâm dîni. Hz. Muhammedin şeriatı. Sünnet-i Ahmediye: Hz Muhammedin(asm) sözleri, hareketleri ve davranışları.[/COLOR] [I][B][SIZE=4]LEMALAR / 13. Lema’dan[/SIZE][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Şeytanların...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst