Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Sıa'nın dogusu, baslangıcı ve nıtelıgı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ümmüebiha" data-source="post: 197542" data-attributes="member: 1006580"><p><strong><span style="color: deepskyblue">3- ILMI MERCILIK VE HILAFET MESELESI</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Sia, Islami ögretilerden çikardigi sonuca göre, Islam talimati ve dini egitimin açiklanmasi,[22] daha sonra toplum içerisinde tamamen uygulanmasinin, toplum için birinci derecede önem tasidigina inanir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Baska bir deyisle; toplumun fertleri ilk önce dünya ve insana gerçek gözle bakmalidirlar, insani vazifelerini taniyip istekleriyle zit olsa dahi yerine getirmelidirler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Ikinci derecede, din üzerine kurulu bir hükümet, toplumda gerçek Islami düzeni, halkin Allah'tan baskasina kul olmamasini, gerçek anlamiyla özgürlügü, ferdi ve toplumsal adaletten yararlanmalarini saglayacak bir biçimde uygulamali ve onu korumalidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Bu iki amaca ancak ismet ve ilahi masumiyete sahip kimselerin vasitasiyla ulasilabilir. Aksi takdirde kendilerine birakilan görevlerde fikir sapikligi olan ve ihanetten geri kalmayan sahislar, fetva kaynagi yahut ilmi mercilik makamini ele geçirebilirler. Böylece tedricen Islam'in adalet üzerine kurulu özgürlük kaynagi olan Ilahi velayet, Kayser (Bizans hükümdarlarinin unvani) ve Kisra (Sasani padisahlarina verilen unvan) saltanatina dönüsür. Islam'in yüce ögretisi diger dinlerde oldugu gibi, egoist ve heveslerine kapilan aydinlarin eliyle tahrif edilebilir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Resul-i Ekrem'in (s.a.a) tasdik ettigine göre, yaptigi islerin ve konustugu sözlerin ve izledigi yolun tamami Kur'an-i Kerim ve Peygamber'in (s.a.a) sünnetine uygun olan bir kimse varsa o da ancak Hz. Ali'dir.[23]</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Kureys kabilesinin Hz. Ali'nin (a.s) hilafetine karsi olduklarini söyleyen çogunluk, nasil ki zekat vermekten kaçinan cemaatle savastilar ve onlardan zekat almaktan vazgeçmedilerse, Kureys kabilesinin muhalefetinden korkup hakki ezmeleri yerine, hak hilafete karsi çikanlari da hakka yönlendirmeleri, bas kaldiranlari kendi yerlerine oturtmalari gerekirdi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue">Evet, Sia'yi seçimle hilafeti kabul etmekten alikoyan, daha sonra meydana gelebilecek aci olaylar; yani Islami hükümetin izleyecegi yolun fesat olusu ve yüce dini egitimlerin temelinin yok olma endisesiydi. Nitekim; sonra gerçeklesen olaylar da bu inancin (veya tahminin) dogru oldugunu gün geçtikçe aydinlatmaktaydi. Böylece Siilerin akidelerine olan inançlari daha fazla artiyordu. Siiler zahirde çogunluk içerisinde eritilmesine, parmakla sayilacak kadar azinlik olmalarina, Islam ögretisini gizlice Ehl-i Beyt'ten ögrenmeye ve kendi yollarina davet etmeye israrli olmalarina ragmen Islam gücünün korunmasi ve ilerlemesi için aleni muhalefetten kaçiniyorlar hatta onlarla omuz omuza cihada gidiyorlar, toplumsal islerde onlara katiliyorlardi. Hz. Ali'nin (a.s) kendisi de Islam'in maslahatini göz önünde bulundurarak gereken yerlerde çogunluga yol gösteriyordu.[24]</span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: deepskyblue"></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ümmüebiha, post: 197542, member: 1006580"] [B][COLOR=deepskyblue]3- ILMI MERCILIK VE HILAFET MESELESI Sia, Islami ögretilerden çikardigi sonuca göre, Islam talimati ve dini egitimin açiklanmasi,[22] daha sonra toplum içerisinde tamamen uygulanmasinin, toplum için birinci derecede önem tasidigina inanir. Baska bir deyisle; toplumun fertleri ilk önce dünya ve insana gerçek gözle bakmalidirlar, insani vazifelerini taniyip istekleriyle zit olsa dahi yerine getirmelidirler. Ikinci derecede, din üzerine kurulu bir hükümet, toplumda gerçek Islami düzeni, halkin Allah'tan baskasina kul olmamasini, gerçek anlamiyla özgürlügü, ferdi ve toplumsal adaletten yararlanmalarini saglayacak bir biçimde uygulamali ve onu korumalidir. Bu iki amaca ancak ismet ve ilahi masumiyete sahip kimselerin vasitasiyla ulasilabilir. Aksi takdirde kendilerine birakilan görevlerde fikir sapikligi olan ve ihanetten geri kalmayan sahislar, fetva kaynagi yahut ilmi mercilik makamini ele geçirebilirler. Böylece tedricen Islam'in adalet üzerine kurulu özgürlük kaynagi olan Ilahi velayet, Kayser (Bizans hükümdarlarinin unvani) ve Kisra (Sasani padisahlarina verilen unvan) saltanatina dönüsür. Islam'in yüce ögretisi diger dinlerde oldugu gibi, egoist ve heveslerine kapilan aydinlarin eliyle tahrif edilebilir. Resul-i Ekrem'in (s.a.a) tasdik ettigine göre, yaptigi islerin ve konustugu sözlerin ve izledigi yolun tamami Kur'an-i Kerim ve Peygamber'in (s.a.a) sünnetine uygun olan bir kimse varsa o da ancak Hz. Ali'dir.[23] Kureys kabilesinin Hz. Ali'nin (a.s) hilafetine karsi olduklarini söyleyen çogunluk, nasil ki zekat vermekten kaçinan cemaatle savastilar ve onlardan zekat almaktan vazgeçmedilerse, Kureys kabilesinin muhalefetinden korkup hakki ezmeleri yerine, hak hilafete karsi çikanlari da hakka yönlendirmeleri, bas kaldiranlari kendi yerlerine oturtmalari gerekirdi. Evet, Sia'yi seçimle hilafeti kabul etmekten alikoyan, daha sonra meydana gelebilecek aci olaylar; yani Islami hükümetin izleyecegi yolun fesat olusu ve yüce dini egitimlerin temelinin yok olma endisesiydi. Nitekim; sonra gerçeklesen olaylar da bu inancin (veya tahminin) dogru oldugunu gün geçtikçe aydinlatmaktaydi. Böylece Siilerin akidelerine olan inançlari daha fazla artiyordu. Siiler zahirde çogunluk içerisinde eritilmesine, parmakla sayilacak kadar azinlik olmalarina, Islam ögretisini gizlice Ehl-i Beyt'ten ögrenmeye ve kendi yollarina davet etmeye israrli olmalarina ragmen Islam gücünün korunmasi ve ilerlemesi için aleni muhalefetten kaçiniyorlar hatta onlarla omuz omuza cihada gidiyorlar, toplumsal islerde onlara katiliyorlardi. Hz. Ali'nin (a.s) kendisi de Islam'in maslahatini göz önünde bulundurarak gereken yerlerde çogunluga yol gösteriyordu.[24] [/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Sıa'nın dogusu, baslangıcı ve nıtelıgı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst