Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Şifa ve zehir olan feyz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="-zehra-" data-source="post: 114027" data-attributes="member: 9935"><p><img src="http://www.dinimizislam.com/Resimler/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <strong>Şifa ve zehir olan feyz</strong></p><p>* Bir evliyadan istifade edilebilmesi, feyz gelebilmesi için iki şart lazımdır: </p><p> </p><p><strong>Birincisi</strong>, yol, sahih, sağlam olmalı, yani silsilesi Peygamber efendimize kadar sağlam ve belli olmalıdır. Sahihü-l-yed, evliyalığı sağlam kaynaktan demektir.</p><p> </p><p><strong>İkincisi, </strong>o zata tam teslim olmaktır. Teslim olanın kalbi bozuk olmamalı, teslim olduğu zatta kusur, eksiklik görmemelidir. Peki, kalb bozuk olur da, hocasında kusur, eksiklik görürse, ne olur? Yine feyz gelir, ama bu sefer ters etki yapar, yani zehirler. Şekerin, şeker hastasına zarar vermesi gibi olur. Feyz de, kalbi bozuk olan kimsede zehir şekline döner. Nitekim Allahü teâlâ, <strong>(İmanı olanların imanını arttırır, kâfirlerin de küfrünü)</strong> buyurdu. Çünkü Kur'an-ı kerim nurdur. </p><p> </p><p>Şah-ı Nakşibend hazretleri, <strong>(Hocasını imtihan eden melundur)</strong> buyurdu. İnkâr eden kavuşmaz. Ona gelen feyz, daha çok sapıtmasına sebep olur. İlk önce arkadaşlarını tenkit etmeye başlar. Sonra hizmetleri beğenmemeye başlar. En sonunda hocasını da inkâr eder. </p><p> </p><p>* Sevgi yukarıdan aşağı doğrudur. Babanız sizi sevmese siz onu sevemezsiniz. Binaenaleyh Allahü teâlâ bizi sevmese biz onu sevemezdik. Kur’an-ı kerimde de böyle buyuruluyor: Radıyallahü anhüm ve radu anh. Yani <strong>(Allahü teâlâ onlardan razıdır, onlar da Allahü teâlâdan razıdır.)</strong> Önce Allahü teâlânın razı olduğu zikrediliyor. </p><p> </p><p>* Bir gün, büyük bir zatın talebelerinden birisi hocasına, (Efendim, Büyüklere sual sorulduğu zaman, onların verdikleri cevap hep doğru çıkıyor. Ben bunun hikmetini anladım) der. Hocası, nasıl anladınız diye sorunca, talebe der ki:</p><p> </p><p>(Büyükler o kişinin dünyasına değil ahiretine bakıyorlar. Ona göre cevap veriyorlar. Onun için de neticesi doğru çıkıyor.) </p><p> </p><p>Hocası, üç defa <strong>(doğru) </strong>der ve <strong>(Maşallah güzel anlamışsınız. Allahü teâlâ dünyaya sivrisineğin kanadı kadar kıymet vermemiştir. Onun ahlakı ile ahlaklanmış olan büyükler hiç kıymet verir mi?)</strong> buyurur. Yine buyurur ki:</p><p> </p><p>(Âlim kime denir? Âlim çok kitap okuyana, çok bilene denmez. Âlim, hakkı bâtıldan ayırabilene denir. Hakkı bâtıldan ayırabilmelidir ki, insanların ahiretine göre cevap verebilsin. Hakiki âlim o kimsedir ki, başını bir aslanın ağzında farz eder; bir yanlış hareketiyle aslan başını koparabilir.)</p><p> </p><p>* İnsan ceset ve ruhtan müteşekkildir. Cemiyetler de [şirketler, devletler de] böyledir. İman ve fen bilgileri [teknoloji] dengede ise, o cemiyet devam eder. Eğer iman ileride, teknoloji geride ise veya teknoloji ileride, ama iman geride ise, o cemiyet dağılmaya, yıkılmaya mahkûmdur. </p><p> </p><p>* İmanı olmayana iyi insan denmez. Mesleğinde başarılı ise, yine iyi doktor veya iyi avukat denmez. Doktorluğu iyidir, avukatlığı iyidir denir. Allah’ın düşmanına iyi denmez. Ne keşfederse keşfetsin, imanı yoksa hiç kıymeti yoktur. </p><p> </p><p><strong>* Fitne, bir müminin bir işinden, sözünden, hareketinden, başka müminlerin zarar görmesidir. Onun için, öyle yaşayın ki, öyle konuşun ki, sizin yüzünüzden birisi ehl-i sünnetten çıkmasın. Sizin yüzünüzden birisi hizmetlerden soğumasın. Sizin yüzünüzden birisi Cehenneme gitmesin. Eğer Cehenneme giderse sizi de götürür. Öyle bir hayat sürün ki kimse size düşman olmasın.</strong></p><p> </p><p><strong>dinimizislam</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="-zehra-, post: 114027, member: 9935"] [IMG]http://www.dinimizislam.com/Resimler/blank.gif[/IMG] [B]Şifa ve zehir olan feyz[/B] * Bir evliyadan istifade edilebilmesi, feyz gelebilmesi için iki şart lazımdır: [B]Birincisi[/B], yol, sahih, sağlam olmalı, yani silsilesi Peygamber efendimize kadar sağlam ve belli olmalıdır. Sahihü-l-yed, evliyalığı sağlam kaynaktan demektir. [B]İkincisi, [/B]o zata tam teslim olmaktır. Teslim olanın kalbi bozuk olmamalı, teslim olduğu zatta kusur, eksiklik görmemelidir. Peki, kalb bozuk olur da, hocasında kusur, eksiklik görürse, ne olur? Yine feyz gelir, ama bu sefer ters etki yapar, yani zehirler. Şekerin, şeker hastasına zarar vermesi gibi olur. Feyz de, kalbi bozuk olan kimsede zehir şekline döner. Nitekim Allahü teâlâ, [B](İmanı olanların imanını arttırır, kâfirlerin de küfrünü)[/B] buyurdu. Çünkü Kur'an-ı kerim nurdur. Şah-ı Nakşibend hazretleri, [B](Hocasını imtihan eden melundur)[/B] buyurdu. İnkâr eden kavuşmaz. Ona gelen feyz, daha çok sapıtmasına sebep olur. İlk önce arkadaşlarını tenkit etmeye başlar. Sonra hizmetleri beğenmemeye başlar. En sonunda hocasını da inkâr eder. * Sevgi yukarıdan aşağı doğrudur. Babanız sizi sevmese siz onu sevemezsiniz. Binaenaleyh Allahü teâlâ bizi sevmese biz onu sevemezdik. Kur’an-ı kerimde de böyle buyuruluyor: Radıyallahü anhüm ve radu anh. Yani [B](Allahü teâlâ onlardan razıdır, onlar da Allahü teâlâdan razıdır.)[/B] Önce Allahü teâlânın razı olduğu zikrediliyor. * Bir gün, büyük bir zatın talebelerinden birisi hocasına, (Efendim, Büyüklere sual sorulduğu zaman, onların verdikleri cevap hep doğru çıkıyor. Ben bunun hikmetini anladım) der. Hocası, nasıl anladınız diye sorunca, talebe der ki: (Büyükler o kişinin dünyasına değil ahiretine bakıyorlar. Ona göre cevap veriyorlar. Onun için de neticesi doğru çıkıyor.) Hocası, üç defa [B](doğru) [/B]der ve [B](Maşallah güzel anlamışsınız. Allahü teâlâ dünyaya sivrisineğin kanadı kadar kıymet vermemiştir. Onun ahlakı ile ahlaklanmış olan büyükler hiç kıymet verir mi?)[/B] buyurur. Yine buyurur ki: (Âlim kime denir? Âlim çok kitap okuyana, çok bilene denmez. Âlim, hakkı bâtıldan ayırabilene denir. Hakkı bâtıldan ayırabilmelidir ki, insanların ahiretine göre cevap verebilsin. Hakiki âlim o kimsedir ki, başını bir aslanın ağzında farz eder; bir yanlış hareketiyle aslan başını koparabilir.) * İnsan ceset ve ruhtan müteşekkildir. Cemiyetler de [şirketler, devletler de] böyledir. İman ve fen bilgileri [teknoloji] dengede ise, o cemiyet devam eder. Eğer iman ileride, teknoloji geride ise veya teknoloji ileride, ama iman geride ise, o cemiyet dağılmaya, yıkılmaya mahkûmdur. * İmanı olmayana iyi insan denmez. Mesleğinde başarılı ise, yine iyi doktor veya iyi avukat denmez. Doktorluğu iyidir, avukatlığı iyidir denir. Allah’ın düşmanına iyi denmez. Ne keşfederse keşfetsin, imanı yoksa hiç kıymeti yoktur. [B]* Fitne, bir müminin bir işinden, sözünden, hareketinden, başka müminlerin zarar görmesidir. Onun için, öyle yaşayın ki, öyle konuşun ki, sizin yüzünüzden birisi ehl-i sünnetten çıkmasın. Sizin yüzünüzden birisi hizmetlerden soğumasın. Sizin yüzünüzden birisi Cehenneme gitmesin. Eğer Cehenneme giderse sizi de götürür. Öyle bir hayat sürün ki kimse size düşman olmasın.[/B] [B]dinimizislam[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Şifa ve zehir olan feyz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst