Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Sorularla Bediüzzaman
simdi cemaat zamani tarikat zamani
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kprof" data-source="post: 201704" data-attributes="member: 1007052"><p>[</p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nurlar,içeriğiyle,oluşturduğu cemaat yapısıyla yıllarca kapalı kutu gibi kaldı…Devrin zor koşulları içinde,büyük güçlüklerle yazılan bu eserler, milyonlarca insan tarafından döne döne okundu…Kimileri, dilinin yalın olmayışından yakındı,kimileri bu dil yapısında bir rahmet gizli olduğunu ön gördü…Risaleyi Nurların yeni bir tefsir tarzı olduğu ,Kuranın manevi tefsiri kapsamında düşünülmesi, Sünni alimler tarafından kabul görmedi,eleştiri bombardımanına tutuldu.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nurların sünuhata,vehbiyete,keşfi hikmet bilgisine dayalı olarak yazıldığı,onun üstünlüğü,kutsallığı açısından nurcular tarafından sık sık dillendirilse de Sünni çevreler “İslam’da rüyanın,keşfin ölçü olmadığını” öne sürerek bu tezi reddettiler.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Sait Nursi Hazretlerinin kürt kimliği,Saidi Kürdi söylemi,kimi Türk okurlar tarafından sık sık eleştiri bombardımanına tabi tutuldu. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Nurcuların söylemiyle “Zaman tarikat zamanı değildir,hakikat zamanıdır.” Düşüncesi şu çağdaş zamanı da içine almakta mıdır?Risaleyi Nur bidatlara bulanan on iki tarikatın özü müdür?Bu eserleri okumak tarikatların altarnafi midir?Bunlar çok tartışıldı.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Biz bu makalede Risaleyi Nur talebelerinin velayet konağına girmeden,tasavvuf sahasına uğramadan yedi nefis mertebesini nasıl geçebilecekleri,bunun mümkün olup olmadığı yönü üzerinde durmayı amaçladık. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Bedüzzaman Sait Nursi Hazretleri Kuranda bildirilen yedi nefis menzilini nasıl geçti?On beş günde Kuranı hıfzeden,bir okuduğunu bir daha unutmayıp hafızaya alan üstün dehasıyla mı bunu yaptı?Bu hiç olası değil.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur külliyatı iyi tetkik edildiğinde Bedüzzaman Sait Nursi Hazretlerinin tarikatların batmayan güneşi olan Seyit Abdulkadir Geylani Hazretlerinin kutsi cazibesine kapıldığı,üveysiyet yolu ile Gavsul Azam tarafından himaye edilip yetiştirildiği çok açık.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur talebeleri bu üveysiliği örtbas etmek için bin dereden bin su getirseler de,zorlama ve akıl almaz yorumlara kapı aralasalar da ortada olan apaçık bir gerçek vardır:Siat Nursi Hazretleri geçmiş asırlarda yaşayan bir tarikat güneşinden,Gavsul Azamdan medet istemektedir.Pek çok Risaleyi Nur talebesinin şirk olarak ön gördüğü medet isteme gerçekliği Bedüzzaman Sait Nursi Hazretlerinin yaşamında da önemli bir yer tutar.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Bedüzzaman Sait Nursi tarikatla ilgisini Sikkeyi Tasdiki Gaybi adını verdiği eserde şöyle dillendirmekte:</strong></span></span> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'"> "Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemizde ve etrafında ahali Nakşi tarikatında ve oraca meşhur Gavs-i Hizan namiyle bir zattan istimdad ederken, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak "Ya Gavs-ı Geylani" derdim. Çocukluk itibariyle elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, "Ya Şeyh! Sana bir fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Acaiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle hazreti şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş.</span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Onun için bütün hayatımda umumiyetle fatiha ve ezkar ne kadar okumuş isem, Zat-ı risaletten (a.s.m.) sonra şeyhi Geylaniye hediye ediliyordu. Ben üç-dört cihetle Nakşî iken, Kadirî meşrebi ve muhabbeti bende ihtiyarsız hükmediyordu. Fakat tarikatla iştigale ilmin meşguliyeti mâni oluyordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Sonra bir inayet-i ilâhiyye imdadıma yetişip gafleti dağıttığı bir zamanda, Hazret-i Şeyhin <span style="font-family: 'Georgia'"><strong>"Fütuhul Gayb"</strong></span> namındaki kitabı hüsn-ü tesadüfle elime geçmiş. Yirmisekizinci mektubda beyan edildiği gibi, Hazreti Şeyhin himmet ve irşadiyle eski Said (r.a.) yeni Saide inkilab etmiş. O Fütuhul Gaybın tefe'ülünde en evvel şu fıkra çıktı: </span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><span style="font-family: 'Georgia'">"Ey biçare! Sen darül hikmeti İslâmiyede bir aza olmak cihetiyle güya bir hekimsin, Ehl-i İslâmın manevi hastalıklarını tedavi ediyorsun. Halbuki en ziyade hasta sensin. Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul: Sonra başkasının şifasına çalış."</span></em> İşte o vakit o tefeül sırrıyle maddî hastalığım gibi manevî hastalığımı da katiyen anladım. O şeyhime dedim: "Sen tabibim ol."</span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Elhak, o tabibim oldu. Fakat pek şiddetli ameliyatı cerrahiye yaptı. "Fütuhul Gayb" kitabında "Ya gulam!" tabir ettiği bir talebesine pek müthiş ameliyatı cerrahiye yapıyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Ben kendimi o gulam yerine vaz'ettim. Fakat pek şiddetli hitab ediyordu: "Eyyühel münafık" "Ey dinini dünyaya satan riyakâr" diye diye yarısını ancak okuyabildim. Sonra o risaleyi terkettim. Bir hafta bakamadım.</span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Fakat ameliyatı cerrahiyenin arkasında bir lezzet geldi; iştiyak ile o mübarek eseri acı tiryak gibi veya sulfato gibi içtim. Elhamdülillah, kabahatlerimi anladım. Yaralarımı hissettim, gurur bir derece kırıldı.” (<strong>Feyz Dergisi, Sayı 5; Kasım 1991 </strong>)</span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Görüldüğü gibi Sait Nursi Hazretleri Gavsul Azam Seyit Abdulkadir Geylani Hazretlerinden himmet istemekte,</strong></span></span><span style="font-family: 'Georgia'"> “Ben üç-dört cihetle Nakşî iken, Kadirî meşrebi ve muhabbeti bende ihtiyarsız hükmediyordu.” Söylemiyle de hem Nakşibendi hem de Kadiri tarikatında seyri suluk yaptığını apaçık ortaya koymakta.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Bedüzzamanın Sait Nursi Hazretlerinin Nakşibendi ve Kadiri tarikatına intisap ettiği 14.Şualardaki şu paragraflarda da açıkça ortaya konmakta. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">“Bütün hayatımda Nur kelimesi her yerde bana rast gelmiş. Ezcümle, karyem Nurs'tur, merhum validemin ismi Nuriye'dir. <strong>Nakşî üstadım Seyyid Nur Muhammed'dir. Kàdirî üstadlarımdan Nureddin, Kur'ân üstadlarımdan Nurî</strong>, talebelerimden benimle en ziyade alâkadar Nur isimli bulunanlarıdır. (Ne gariptir ki, mühim Nur şâkirtleri arasında Nurî isimli kimseye rastlanmamaktadır.)</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Her nedense Risaleyi Nur talebelerinin ileri gelenleri Sait Nursi Hazretlerinin sufisim yoluna girmediğini,bir sufi olmadığını ispat için olağan üstü bir çaba içindeler.14.Şuada ortaya konan bu gerçeklikler için “tarikata girmedi;ama bu tarikat şeyhlerinden çeşitli dersler aldı.,düşüncesindeler.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebelerinin zorlama yorumları bir yana,dünyada hiçbir insanın tarikat sahasına biat etmeden nefis menzillerini geçemeyeceği Kuran ayetlerinde ortaya konan bir gerçeklik.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">“<strong>Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur. </strong>(Rad Suresi,28.Ayet )</span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Her soruya cevap veren hiçbir soru sormayan Bedüzzaman Sait Nursinin,yaşamının bir kesitinde Nakşibendi tarikatına biat ettiği,daha sonrada Kadiri tarikatına girdiği,her iki tarikat usulünce Allahı çokça zikrederek velayet konaklarını geçtiği Gavsul Azamın,İmam Ali Hazretlerinin dua ve himayesi ile seyri sulukunu tamamladığı,velayet sahasında en büyük mertebe sayılan Makamı Mehdiye geldiği,bağımsız bir kutbul azam olduğu ön görülebilinir.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Bu hakikatler apaçık ortadayken,nurcuların “üstat tarikatlı değildi.” Söylemleri akla ziyan.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur talebelerinin tarikata soğuk bakmalarındaki sır, Üstad Bedüzamanın yer yer Risaleyi Nurlarda yaptığı açıklamalarda aranmalı.Ne var ki Nurcular,bu açıklamaları işlerine geldiği gibi yorumlayarak çoğunlukla gerçekleri saptırma yolunu yeğlemişlerdir.</strong></span></span> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Kastamonu Lahikalarında Üstadın tarikat ve Gavsul Azamla ilgili sözlerinden bir kesit:</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">“<strong>Fâş etmek hatırıma gelmeyen bir sırrı, fâş etmeye mecbur oldum</strong>. Şöyle ki: Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi ve o şahs-ı mânevîyi temsil eden has şakirtlerinin şahs-ı mânevîsi "Ferid" makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın tasarrufundan hariç olduğunu ve onun hükmü altına girmeye mecbur değil. Her zamanda bulunan iki imam gibi, onu tanımaya mecbur olmuyor. Ben, eskide, Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsini, o imamlardan birisini zannediyordum. Şimdi anlıyorum ki, Gavs-ı Âzam'da, kutbiyet ve gavsiyetle beraber, "Ferdiyet" dahi bulunduğundan, âhirzamanda, şakirtlerinin bağlandığı Risale-i Nur, o Ferdiyet makamının mazharıdır. Bu gizlenmeye lâyık olan bu sırr-ı azime binaen Mekke-i Mükerremede dahi-farz-ı muhal olarak-Risale-i Nur'un aleyhinde bir itiraz kutb-u âzamdan dahi gelse, Risale-i Nur şakirtleri sarsılmayıp, o mübarek kutb-u âzamın itirazını iltifat ve selâm suretinde telâkki edip, teveccühünü de kazanmak için, medâr-ı itiraz noktaları o büyük üstadlarına karşı izah etmek, ellerini öpmektir.” </span> <span style="font-family: 'Georgia'">(s:196)</span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Burada Üstad Bedüzzaman apaçık bir şekilde bütün Risaleyi Nur talebelerinin Gavsul Azam</strong></span></span> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Seyit Abdulkadir Geylani Hazretlerinin talebesi olduğunu söylemekte.Onun tasarrufu altında bulunan nur şakirtlerinin ferdiyet makamına mahzar oldukları dillendirilmekte.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Gerçek böyle olmasına karşın, bazı nur şakirtleri, Bektaşilerin “…….namaza yaklaşmayın.” Ayetinin öncesini dikkate almadan cımbızladıkları kadarıyla iman edip,namaza yaklaşmadıkları gibi, genellikle nur talebeleri için tarikatın gereksizliğine delil olarak yalnızca “…</strong></span></span><span style="font-family: 'Georgia'">“<strong>Fâş etmek hatırıma gelmeyen bir sırrı, fâş etmeye mecbur oldum</strong>. Şöyle ki: Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi ve o şahs-ı mânevîyi temsil eden has şakirtlerinin şahs-ı mânevîsi "Ferid" makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın tasarrufundan hariç olduğunu ve onun hükmü altına girmeye mecbur değil.”kısmını söyleyip durmaları oldukça manidardır.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebelerinin çoğu, zaman içerisinde eksik algılardan kaynaklanan söylemlerden dolayı, giderek zikir ve tarikat düşmanı olmuşlardır.İşin ilginç yanından bir diğeri de günümüzde çoğu Risaleyi Nur talebesinin Gavsul Azamı üstat bilerek onun dua ve himmetini şefaatçi etmedikleridir.Gavsul Azama fatiha bağışlayan nur talebesi bir elin parmağı sayısınca.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Allah, tarikatları kapatarak yerine Risaleyi Nuru mu getirdi?Yalnızca Risaleyi Nurları okuyarak yedi nefis mertebesini geçmek olası mı?</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebeleri açısından evet,bu olası. “Tarikata girmeye gerek yoktur.Zaman tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır.Tarikat meyvedir,iman ekmektir.”</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">İşin gerçek boyutu nurcuların sandığından çok farklı.Hiçbir insan gerçek bir mürşidi kamilden el almadan Allahın velayet konağına adım atamaz.Tarikatın alternatifi dahi Risaleyi Nur külliyatı değildir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Fetih süresinde biata apaçık işaret vardır. “…<strong>sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir.” </strong>(<strong>Fetih süresi,10.Ayet</strong>)</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebelerinin kahır çoğunluğu velayet sahasına adım atmadan hakikate gitme mesleği olarak Risaleyi Nur yolunu görmekteler.Şeriat,tarikat,marifet,hakikat sıralamasını atlayarak yepyeni bir duruş ön görmekteler.Bu ilköğretim,lise,üniversite,yüksek lisans,öğrenimi görmeden doğrudan doğruya doktora programı yapmaktan farksız.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Hakikatte olduğunu sanmak bir insanın enesini okşar ve şişirir.Risaleyi Nur talebelerinin hakikat algısı da tamamen yanlış.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Bir annenin biricik yavrusu ölür.Tarikata girmiş,marifeti geçmiş,hakikate ulaşmış bir veli kalp gözüyle sır perdesinin arkasındaki hakikatı görerek,onun şu haliyle cennete gittiğini,hayatta kalsaydı günahlara batıp kaybedeceğini,ehli cehennem olacağını algılar.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebeleri “hakikatin” ne olduğunu bilmemekteler.Hakikate ulaşmış biri, kesinlikle sıradan bir mümin değildir.Kalp gözü açılmış,olayların arka planındaki sırrı görebilen bir velidir,evliyadır.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebeleri açık ya da kapalı olarak zikir düşmanlığı yaparak,evliyaları,zikri hor görerek,tasarrufu altında oldukları Gavsul Azamı göz ardı ederek,hakikate geçmek şöyle dursun,emare-levvame makamının çalkantılı denizinde çırpınıp duracaklarını çok iyi bilmeliler.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Hakikat mesleği yapmak ayrı bir şey,hakikate geçtim demek apayrı bir şey.Türkiyede Risaleyi Nur okuyarak,yedi nefis menzilini geçen bir isim gösteremezsiniz.Yıllarca Risaleyi Nur okumak dahi, kalp gözünün açılması,velayetin elde edilmesi için bir senet değildir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Tarikatlar Efendimiz Aleyhi selamın velayetinin caddesidirler.Gerçek bir evliyanın eliyle Allaha bağlanmadıktan sonra değil Risaleyi Nur okuyarak,en büyük mürşit olan Kuranı kerimi okuyarak dahi nefis konakları geçilemez.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Risaleyi Nur talebeleri büyük bir tehlike içindeler.Risaleyi Nur külliyatını döne döne okuyarak,tarikat konağına girmeden hakikate geçtiklerini sanmaktalar.En büyük zikir olan,la ilahe illallah zikrine sırt çevirmekteler.Cevşen okuyarak,tespihat yaparak,hizb okuyarak Allahı zikrettiklerini,artık tarikata gerek olmadığını düşünmekteler.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Acı ama gerçek şu:Tarikatlara intisap etmemiş bütün Risaleyi Nur talebeleri “ebrar” sınıfından olan kimselerdir.Bunlara düşen bol bol hayırlı amel işlemektir.Yüz yıl geçse de bir Risaleyi Nur talebesi “kalp zikrinden” nasipsizdir.Cezbeden,nefis konaklarını geçmeden yana da mahcup düşmüşlerdir.Levvameden ötey de geçmek kendilerine nasip olmaz.Neden mi?Allah kanunu böyle koymuş da ondan.Tarikat berzahına girmeyenin sonu hüsrandır.Bedüzzaman Sait Nursi bu gerçeği görerek iki tarikata birden intisap etmiştir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Evet,tarikat berzahına girmeden üçüncü nefis mertebesine,mülhimeye, ulaşmak hayaldir.Selavat çekmek,Allah,la ilahe illallah zikri yapmak tarikatçılara farz değil.Bu kuranın bir emri.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'">Zikirle ilgili bazı ayetler:</span> </p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>1-) “Allah’ı zikretme en büyüktür."(Ankebut-45)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>2-) “ Beni (Allah (ı) anın ki, Bende sizi anayım.” (Bakara-152)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>3-) “ Ey İman edenler! Allah’ı çok zikredin.” (Ahzab-41)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>4-) “Ayık olun! Kalpler, Allah’ı zikretmekle mutmain olur.” (Ra’d-28)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>5-) “Allah’ı çok zikredin ki kurtulasınız.” (Cuma-10)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>6-) “Onlar ayakta, oturarak ve yanlarına yatmış halde Allah’ı zikrederler ve göklerin yerini nesnelerini düşünürler.” (Al-i imran-191)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>7-) “Rabbinin ismini zikret.” (Ala-15)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong><img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite6" alt=":cool:" title="Cool :cool:" loading="lazy" data-shortname=":cool:" /> “Zikrim için namaza kalk!” (Tâhâ-14)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>9-) “Namaz, kötülüklerden münkerden kurtarır. Zikrullah ise en büyük olandır.” (Ankebut-45)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>10-) “Unuttuğun zaman Rabbini zikret!” (Kehf-24)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>11-) “Ya Muhammed! Sabah akşam beni zikret.” (A’raf-205)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>12-) “Sabah akşam beni tesbih et! ” (Tâhâ-130)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>13-) “İster Allah deyiniz, isterse Rahman; hangisini çağırırsanız çağırın; güzel isimlerin hepsi onundur.” (İsra-110)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>14-) “Güzel isimler onundur; onlarla çağırınız.” (A’raf-180)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>15-) “Mü’minler onlara denir ki; Allah anıldığı zaman, kalpleri titrer.” (Enfal-2)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>16-) “Bir kimsenin sinesini Allah açarsa, O Rabbi tarafından verilen bir Nur üzerine yürür. Kalpleri Allah’ı zikretmeye katılaşan kimselere yazıklar olsun!” (Zümer-22)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>17-) “Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahman’a büyük saygı gösteren kimseleri uyarabilirsin…”(Yâ Sin-11)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>1<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite6" alt=":cool:" title="Cool :cool:" loading="lazy" data-shortname=":cool:" /> “Onlar, Allah’ın zikrine dalarlar.” (Hadid-16)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>19-) “Sümme telinu cülûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillah- Sonra ciltleri yumuşar ve kalpleri Allah’ın zikrine dalar… Allah’ın zikri üzerine olurlar…” (Zümer-23)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>20-) “Allah size nasıl hidayet ettiyse, Allah’ı öyle zikrediniz.” (Bakara-198)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>21-) “Atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah’ı zikredin.” (Bakara-200)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>22-) “Sayılı günlerde Allah’ı zikredin (tekbir alın). ” (Bakara-203)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>23-) “Bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin." (Bakara-239)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>24-) “Rabbini çok zikret ve sabah akşam (O’nu) tesbih et! ” (Âl-i İmran-41)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>25-) “Namazı bitirdiğiniz zaman, ayakta,oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allah’ı zikredin”(Nisa-103)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>26-) “Rabbinin adını zikret ve bütün gönlünle O’na yönel” (Müzemmil-8)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>27-) “Sabah akşam Rabbinin adını zikret” (İnsan-25)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>2<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite6" alt=":cool:" title="Cool :cool:" loading="lazy" data-shortname=":cool:" /> “Allah’ın mescidlerinde, Allah’ın adının zikredilmesine engel olan ve onların harâb olmasına çalışından daha zalim kim vardır?” (Bakara-114)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>29-) “Münafıklar (iki yüzlüler) , Allah’ı (güya) aldatmağa çalışırlar. Oysa O, onları aldatır Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar Allah’ı pek az zikrederler.” (Nisa-142)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>30-) “Şeytan, içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı zikretmekten ve Namaz kılmaktan alıkoymak ister (istiyor) ” (Maide-91)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>31-) “Nefsini, sabah akşam, rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut! Gözlerin dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın! Kalbini bizi anmaktan (zikretmekten) alıkoyduğumuz, keyfine uyan ve hep aşırılık olan kişiye itaat etme!” (Kehf-28)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>32-) “O gün cehennemi kafirlere açıkça göstermişizdir. Onlar ki beni zikretmeye karşı gözleri perde içinde idi. Ve dinlemeye tahammül edemezlerdi” (Kehf-100-101)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>33-) “Ama kim beni zikretmekten yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır. Kıyamet (Haşır) günü onu kör olarak süreriz” (Tâha-124)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>34-) De ki; “Gece gündüz, sizi Rahman’dan kim koruyacak? ” “Hayır! Onlar, Rablerinin zikrinden yüz çeviriyorlar” (Enbiya-42)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>35-) “Allah, tek olarak anıldığı zikredildiği zaman, Âhirete inanmayanların kalpleri ürker. Ama O’ndan başka (ilâh) ları anıldığı zaman hemen sevinirler.” (Zümer-45)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>36-) “Kim Rahman’ın zikrine karşı kör olursa, ona bir şeytanı saldırırız; artık o, onun arkadaşı olur.”(Zuhruf-36)</strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>37-) “Şeytan onları kuşatmış, onlara Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. Onlar şeytan’ın hizbi (tarafı-yandaşı) dır. Muhakkak ki şeytan’ın hizbi kaybedecektir.” (Mücadele-19)</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Bazı,Risaleyi Nurun tarikatı inkar eden şakirtleri bu ayetler karşısında ilginç tavır takınarak hemen tevil yoluna sapmaktalar. “Namaz da bir zikirdir,Kuran da bir zikirdir,Risaleyi Nur da bir zikirdir vb .”Bu teviller,Allahın zikrinden yüz çeviren,tarikat düşmanı insanların çökkün,suçlu ruh halini yansıtması bakımından oldukça ilginçtir.Böyleleri vardır.Sırf bir zan uğruna,bile bile tarikatları ve zikri inkar edip durmuşlardır.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur talebelerinin zikir düşmanı olan sınıfları,,bütün bu tevilleri Allahın zikrinden,tarikattan yüz çevirmek amaçlı yapmaktalar.Örtülü ya da açık tek emelleri vardır:Zaman tarikat zamanı değildir.Tarikat meyvedir.Tarikat gerksizdir.Risaleyi Nur en büyük tarikattır.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur talebeleri şunu çok iyi bilmeliler,gereksiz gördükleri,karşı çıktıkları tarikatlar Allaha intisap yollarıdır.Bu yollar silsile hattı ile Allaha bağlıdır.Allahın zikrinin en büyük düşmanı şeytandır.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur talebelerinin tarikat karşıtı söylemlerine son vermeleri kendi yararlarına.Günümüzde tarikatlardan herhangi birine intisap etmiş bir şakirt ya da şakirde,nur kardeşlerine bunu söyleyememkte.Farkına varıldığı an hemen yol dışına itilmekteler.Onlara vurulan bir ilginç yafta olur:MÜNTESİP. Ve eklenir, “Bir kalpte iki sevgi olmaz.”</strong></span></span></p><p> </p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Tarikatı gereksiz ve zararlı gören,onları öcü bilen bütün Risaleyi Nur talebeleri bilmeden şeytanın dostu olurlar.Şeytanlara yoldaş kılınırlar.Bunun da bedelini çok ağır olarak öderler.Sözümüz Allahın zikrine,tarikatlarına savaş açan nurcular için.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Tarikat vardır.Gerçek bir evliyanın elinden biat almayan,Allaha intisap etmeyenlerin hakikatle uzaktan yakından alakaları yoktur.Risaleyi Nurları okumak imanı pekiştirmeden başka bir işleve sahip değildir.Yedi nefis menzilini geçmede dahi bir vesile diğildir.Bütün Risaleyi Nur talebeleri levvame konağından başkasına asla adım atamazlar.Buna Allahın izni yok.Bundan dolayıdır ki Sait Nursi Hazretleri iki tarikata birden intisap ederek,zikir yolunu seçmiş,nefis menzillerinin tümünü geçmeye muvaffak olmuş.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong>Risaleyi Nur talebelerinin “hakikat caddesindeyiz” sırça köşkünden çıkarak,kendileriyle yüzleşmelerine gereksinim var.Evet,hakikat cadesindesiniz;ama asla hakikat konağında değilsiniz.Çünkü hakikat konağında olan iki zümre söz konusu olur:Kalp gözü açık veliler ve evliyalar.Gerisi sadece bir zan.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Georgia'"><strong><u><strong>Yasal Uyarı:</strong> Yayınlanan yazının tüm hakları celcelutiye.com sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan metin aktif link verilerek kullanılabilir</u></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kprof, post: 201704, member: 1007052"] [ [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nurlar,içeriğiyle,oluşturduğu cemaat yapısıyla yıllarca kapalı kutu gibi kaldı…Devrin zor koşulları içinde,büyük güçlüklerle yazılan bu eserler, milyonlarca insan tarafından döne döne okundu…Kimileri, dilinin yalın olmayışından yakındı,kimileri bu dil yapısında bir rahmet gizli olduğunu ön gördü…Risaleyi Nurların yeni bir tefsir tarzı olduğu ,Kuranın manevi tefsiri kapsamında düşünülmesi, Sünni alimler tarafından kabul görmedi,eleştiri bombardımanına tutuldu.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nurların sünuhata,vehbiyete,keşfi hikmet bilgisine dayalı olarak yazıldığı,onun üstünlüğü,kutsallığı açısından nurcular tarafından sık sık dillendirilse de Sünni çevreler “İslam’da rüyanın,keşfin ölçü olmadığını” öne sürerek bu tezi reddettiler.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Sait Nursi Hazretlerinin kürt kimliği,Saidi Kürdi söylemi,kimi Türk okurlar tarafından sık sık eleştiri bombardımanına tabi tutuldu. [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Nurcuların söylemiyle “Zaman tarikat zamanı değildir,hakikat zamanıdır.” Düşüncesi şu çağdaş zamanı da içine almakta mıdır?Risaleyi Nur bidatlara bulanan on iki tarikatın özü müdür?Bu eserleri okumak tarikatların altarnafi midir?Bunlar çok tartışıldı.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Biz bu makalede Risaleyi Nur talebelerinin velayet konağına girmeden,tasavvuf sahasına uğramadan yedi nefis mertebesini nasıl geçebilecekleri,bunun mümkün olup olmadığı yönü üzerinde durmayı amaçladık. [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Bedüzzaman Sait Nursi Hazretleri Kuranda bildirilen yedi nefis menzilini nasıl geçti?On beş günde Kuranı hıfzeden,bir okuduğunu bir daha unutmayıp hafızaya alan üstün dehasıyla mı bunu yaptı?Bu hiç olası değil.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur külliyatı iyi tetkik edildiğinde Bedüzzaman Sait Nursi Hazretlerinin tarikatların batmayan güneşi olan Seyit Abdulkadir Geylani Hazretlerinin kutsi cazibesine kapıldığı,üveysiyet yolu ile Gavsul Azam tarafından himaye edilip yetiştirildiği çok açık.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur talebeleri bu üveysiliği örtbas etmek için bin dereden bin su getirseler de,zorlama ve akıl almaz yorumlara kapı aralasalar da ortada olan apaçık bir gerçek vardır:Siat Nursi Hazretleri geçmiş asırlarda yaşayan bir tarikat güneşinden,Gavsul Azamdan medet istemektedir.Pek çok Risaleyi Nur talebesinin şirk olarak ön gördüğü medet isteme gerçekliği Bedüzzaman Sait Nursi Hazretlerinin yaşamında da önemli bir yer tutar.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Bedüzzaman Sait Nursi tarikatla ilgisini Sikkeyi Tasdiki Gaybi adını verdiği eserde şöyle dillendirmekte:[/B][/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [FONT=Georgia] "Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemizde ve etrafında ahali Nakşi tarikatında ve oraca meşhur Gavs-i Hizan namiyle bir zattan istimdad ederken, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak "Ya Gavs-ı Geylani" derdim. Çocukluk itibariyle elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, "Ya Şeyh! Sana bir fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Acaiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle hazreti şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş.[/FONT] [FONT=Georgia]Onun için bütün hayatımda umumiyetle fatiha ve ezkar ne kadar okumuş isem, Zat-ı risaletten (a.s.m.) sonra şeyhi Geylaniye hediye ediliyordu. Ben üç-dört cihetle Nakşî iken, Kadirî meşrebi ve muhabbeti bende ihtiyarsız hükmediyordu. Fakat tarikatla iştigale ilmin meşguliyeti mâni oluyordu.[/FONT] [FONT=Georgia]Sonra bir inayet-i ilâhiyye imdadıma yetişip gafleti dağıttığı bir zamanda, Hazret-i Şeyhin [FONT=Georgia][B]"Fütuhul Gayb"[/B][/FONT] namındaki kitabı hüsn-ü tesadüfle elime geçmiş. Yirmisekizinci mektubda beyan edildiği gibi, Hazreti Şeyhin himmet ve irşadiyle eski Said (r.a.) yeni Saide inkilab etmiş. O Fütuhul Gaybın tefe'ülünde en evvel şu fıkra çıktı:[I][FONT=Georgia] [/FONT][/I][/FONT] [FONT=Georgia][I][FONT=Georgia]"Ey biçare! Sen darül hikmeti İslâmiyede bir aza olmak cihetiyle güya bir hekimsin, Ehl-i İslâmın manevi hastalıklarını tedavi ediyorsun. Halbuki en ziyade hasta sensin. Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul: Sonra başkasının şifasına çalış."[/FONT][/I] İşte o vakit o tefeül sırrıyle maddî hastalığım gibi manevî hastalığımı da katiyen anladım. O şeyhime dedim: "Sen tabibim ol."[/FONT] [FONT=Georgia]Elhak, o tabibim oldu. Fakat pek şiddetli ameliyatı cerrahiye yaptı. "Fütuhul Gayb" kitabında "Ya gulam!" tabir ettiği bir talebesine pek müthiş ameliyatı cerrahiye yapıyor.[/FONT] [FONT=Georgia]Ben kendimi o gulam yerine vaz'ettim. Fakat pek şiddetli hitab ediyordu: "Eyyühel münafık" "Ey dinini dünyaya satan riyakâr" diye diye yarısını ancak okuyabildim. Sonra o risaleyi terkettim. Bir hafta bakamadım.[/FONT] [FONT=Georgia]Fakat ameliyatı cerrahiyenin arkasında bir lezzet geldi; iştiyak ile o mübarek eseri acı tiryak gibi veya sulfato gibi içtim. Elhamdülillah, kabahatlerimi anladım. Yaralarımı hissettim, gurur bir derece kırıldı.” ([B]Feyz Dergisi, Sayı 5; Kasım 1991 [/B])[/FONT] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Görüldüğü gibi Sait Nursi Hazretleri Gavsul Azam Seyit Abdulkadir Geylani Hazretlerinden himmet istemekte,[/B][/FONT][/COLOR][FONT=Georgia] “Ben üç-dört cihetle Nakşî iken, Kadirî meşrebi ve muhabbeti bende ihtiyarsız hükmediyordu.” Söylemiyle de hem Nakşibendi hem de Kadiri tarikatında seyri suluk yaptığını apaçık ortaya koymakta.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Bedüzzamanın Sait Nursi Hazretlerinin Nakşibendi ve Kadiri tarikatına intisap ettiği 14.Şualardaki şu paragraflarda da açıkça ortaya konmakta. [/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]“Bütün hayatımda Nur kelimesi her yerde bana rast gelmiş. Ezcümle, karyem Nurs'tur, merhum validemin ismi Nuriye'dir. [B]Nakşî üstadım Seyyid Nur Muhammed'dir. Kàdirî üstadlarımdan Nureddin, Kur'ân üstadlarımdan Nurî[/B], talebelerimden benimle en ziyade alâkadar Nur isimli bulunanlarıdır. (Ne gariptir ki, mühim Nur şâkirtleri arasında Nurî isimli kimseye rastlanmamaktadır.)[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Her nedense Risaleyi Nur talebelerinin ileri gelenleri Sait Nursi Hazretlerinin sufisim yoluna girmediğini,bir sufi olmadığını ispat için olağan üstü bir çaba içindeler.14.Şuada ortaya konan bu gerçeklikler için “tarikata girmedi;ama bu tarikat şeyhlerinden çeşitli dersler aldı.,düşüncesindeler.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebelerinin zorlama yorumları bir yana,dünyada hiçbir insanın tarikat sahasına biat etmeden nefis menzillerini geçemeyeceği Kuran ayetlerinde ortaya konan bir gerçeklik.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]“[B]Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur. [/B](Rad Suresi,28.Ayet )[/FONT] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Her soruya cevap veren hiçbir soru sormayan Bedüzzaman Sait Nursinin,yaşamının bir kesitinde Nakşibendi tarikatına biat ettiği,daha sonrada Kadiri tarikatına girdiği,her iki tarikat usulünce Allahı çokça zikrederek velayet konaklarını geçtiği Gavsul Azamın,İmam Ali Hazretlerinin dua ve himayesi ile seyri sulukunu tamamladığı,velayet sahasında en büyük mertebe sayılan Makamı Mehdiye geldiği,bağımsız bir kutbul azam olduğu ön görülebilinir.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Bu hakikatler apaçık ortadayken,nurcuların “üstat tarikatlı değildi.” Söylemleri akla ziyan.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur talebelerinin tarikata soğuk bakmalarındaki sır, Üstad Bedüzamanın yer yer Risaleyi Nurlarda yaptığı açıklamalarda aranmalı.Ne var ki Nurcular,bu açıklamaları işlerine geldiği gibi yorumlayarak çoğunlukla gerçekleri saptırma yolunu yeğlemişlerdir.[/B][/FONT][/COLOR][FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Georgia]Kastamonu Lahikalarında Üstadın tarikat ve Gavsul Azamla ilgili sözlerinden bir kesit:[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]“[B]Fâş etmek hatırıma gelmeyen bir sırrı, fâş etmeye mecbur oldum[/B]. Şöyle ki: Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi ve o şahs-ı mânevîyi temsil eden has şakirtlerinin şahs-ı mânevîsi "Ferid" makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın tasarrufundan hariç olduğunu ve onun hükmü altına girmeye mecbur değil. Her zamanda bulunan iki imam gibi, onu tanımaya mecbur olmuyor. Ben, eskide, Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsini, o imamlardan birisini zannediyordum. Şimdi anlıyorum ki, Gavs-ı Âzam'da, kutbiyet ve gavsiyetle beraber, "Ferdiyet" dahi bulunduğundan, âhirzamanda, şakirtlerinin bağlandığı Risale-i Nur, o Ferdiyet makamının mazharıdır. Bu gizlenmeye lâyık olan bu sırr-ı azime binaen Mekke-i Mükerremede dahi-farz-ı muhal olarak-Risale-i Nur'un aleyhinde bir itiraz kutb-u âzamdan dahi gelse, Risale-i Nur şakirtleri sarsılmayıp, o mübarek kutb-u âzamın itirazını iltifat ve selâm suretinde telâkki edip, teveccühünü de kazanmak için, medâr-ı itiraz noktaları o büyük üstadlarına karşı izah etmek, ellerini öpmektir.” [/FONT][FONT=Georgia] [/FONT][FONT=Georgia](s:196)[/FONT][COLOR=black][FONT=Georgia][B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Burada Üstad Bedüzzaman apaçık bir şekilde bütün Risaleyi Nur talebelerinin Gavsul Azam[/B][/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR][COLOR=black][FONT=Georgia][B]Seyit Abdulkadir Geylani Hazretlerinin talebesi olduğunu söylemekte.Onun tasarrufu altında bulunan nur şakirtlerinin ferdiyet makamına mahzar oldukları dillendirilmekte.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Gerçek böyle olmasına karşın, bazı nur şakirtleri, Bektaşilerin “…….namaza yaklaşmayın.” Ayetinin öncesini dikkate almadan cımbızladıkları kadarıyla iman edip,namaza yaklaşmadıkları gibi, genellikle nur talebeleri için tarikatın gereksizliğine delil olarak yalnızca “…[/B][/FONT][/COLOR][FONT=Georgia]“[B]Fâş etmek hatırıma gelmeyen bir sırrı, fâş etmeye mecbur oldum[/B]. Şöyle ki: Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi ve o şahs-ı mânevîyi temsil eden has şakirtlerinin şahs-ı mânevîsi "Ferid" makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın tasarrufundan hariç olduğunu ve onun hükmü altına girmeye mecbur değil.”kısmını söyleyip durmaları oldukça manidardır.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebelerinin çoğu, zaman içerisinde eksik algılardan kaynaklanan söylemlerden dolayı, giderek zikir ve tarikat düşmanı olmuşlardır.İşin ilginç yanından bir diğeri de günümüzde çoğu Risaleyi Nur talebesinin Gavsul Azamı üstat bilerek onun dua ve himmetini şefaatçi etmedikleridir.Gavsul Azama fatiha bağışlayan nur talebesi bir elin parmağı sayısınca.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Allah, tarikatları kapatarak yerine Risaleyi Nuru mu getirdi?Yalnızca Risaleyi Nurları okuyarak yedi nefis mertebesini geçmek olası mı?[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebeleri açısından evet,bu olası. “Tarikata girmeye gerek yoktur.Zaman tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır.Tarikat meyvedir,iman ekmektir.”[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]İşin gerçek boyutu nurcuların sandığından çok farklı.Hiçbir insan gerçek bir mürşidi kamilden el almadan Allahın velayet konağına adım atamaz.Tarikatın alternatifi dahi Risaleyi Nur külliyatı değildir.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Fetih süresinde biata apaçık işaret vardır. “…[B]sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir.” [/B]([B]Fetih süresi,10.Ayet[/B])[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebelerinin kahır çoğunluğu velayet sahasına adım atmadan hakikate gitme mesleği olarak Risaleyi Nur yolunu görmekteler.Şeriat,tarikat,marifet,hakikat sıralamasını atlayarak yepyeni bir duruş ön görmekteler.Bu ilköğretim,lise,üniversite,yüksek lisans,öğrenimi görmeden doğrudan doğruya doktora programı yapmaktan farksız.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Hakikatte olduğunu sanmak bir insanın enesini okşar ve şişirir.Risaleyi Nur talebelerinin hakikat algısı da tamamen yanlış.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Bir annenin biricik yavrusu ölür.Tarikata girmiş,marifeti geçmiş,hakikate ulaşmış bir veli kalp gözüyle sır perdesinin arkasındaki hakikatı görerek,onun şu haliyle cennete gittiğini,hayatta kalsaydı günahlara batıp kaybedeceğini,ehli cehennem olacağını algılar.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebeleri “hakikatin” ne olduğunu bilmemekteler.Hakikate ulaşmış biri, kesinlikle sıradan bir mümin değildir.Kalp gözü açılmış,olayların arka planındaki sırrı görebilen bir velidir,evliyadır.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebeleri açık ya da kapalı olarak zikir düşmanlığı yaparak,evliyaları,zikri hor görerek,tasarrufu altında oldukları Gavsul Azamı göz ardı ederek,hakikate geçmek şöyle dursun,emare-levvame makamının çalkantılı denizinde çırpınıp duracaklarını çok iyi bilmeliler.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Hakikat mesleği yapmak ayrı bir şey,hakikate geçtim demek apayrı bir şey.Türkiyede Risaleyi Nur okuyarak,yedi nefis menzilini geçen bir isim gösteremezsiniz.Yıllarca Risaleyi Nur okumak dahi, kalp gözünün açılması,velayetin elde edilmesi için bir senet değildir.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Tarikatlar Efendimiz Aleyhi selamın velayetinin caddesidirler.Gerçek bir evliyanın eliyle Allaha bağlanmadıktan sonra değil Risaleyi Nur okuyarak,en büyük mürşit olan Kuranı kerimi okuyarak dahi nefis konakları geçilemez.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Risaleyi Nur talebeleri büyük bir tehlike içindeler.Risaleyi Nur külliyatını döne döne okuyarak,tarikat konağına girmeden hakikate geçtiklerini sanmaktalar.En büyük zikir olan,la ilahe illallah zikrine sırt çevirmekteler.Cevşen okuyarak,tespihat yaparak,hizb okuyarak Allahı zikrettiklerini,artık tarikata gerek olmadığını düşünmekteler.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Acı ama gerçek şu:Tarikatlara intisap etmemiş bütün Risaleyi Nur talebeleri “ebrar” sınıfından olan kimselerdir.Bunlara düşen bol bol hayırlı amel işlemektir.Yüz yıl geçse de bir Risaleyi Nur talebesi “kalp zikrinden” nasipsizdir.Cezbeden,nefis konaklarını geçmeden yana da mahcup düşmüşlerdir.Levvameden ötey de geçmek kendilerine nasip olmaz.Neden mi?Allah kanunu böyle koymuş da ondan.Tarikat berzahına girmeyenin sonu hüsrandır.Bedüzzaman Sait Nursi bu gerçeği görerek iki tarikata birden intisap etmiştir.[/FONT] [FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Georgia]Evet,tarikat berzahına girmeden üçüncü nefis mertebesine,mülhimeye, ulaşmak hayaldir.Selavat çekmek,Allah,la ilahe illallah zikri yapmak tarikatçılara farz değil.Bu kuranın bir emri.[/FONT] [FONT=Georgia]Zikirle ilgili bazı ayetler:[/FONT][FONT=Verdana][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [COLOR=black][FONT=Georgia][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]1-) “Allah’ı zikretme en büyüktür."(Ankebut-45) 2-) “ Beni (Allah (ı) anın ki, Bende sizi anayım.” (Bakara-152) 3-) “ Ey İman edenler! Allah’ı çok zikredin.” (Ahzab-41) 4-) “Ayık olun! Kalpler, Allah’ı zikretmekle mutmain olur.” (Ra’d-28) 5-) “Allah’ı çok zikredin ki kurtulasınız.” (Cuma-10) 6-) “Onlar ayakta, oturarak ve yanlarına yatmış halde Allah’ı zikrederler ve göklerin yerini nesnelerini düşünürler.” (Al-i imran-191) 7-) “Rabbinin ismini zikret.” (Ala-15) 8-) “Zikrim için namaza kalk!” (Tâhâ-14) 9-) “Namaz, kötülüklerden münkerden kurtarır. Zikrullah ise en büyük olandır.” (Ankebut-45) 10-) “Unuttuğun zaman Rabbini zikret!” (Kehf-24) 11-) “Ya Muhammed! Sabah akşam beni zikret.” (A’raf-205) 12-) “Sabah akşam beni tesbih et! ” (Tâhâ-130) 13-) “İster Allah deyiniz, isterse Rahman; hangisini çağırırsanız çağırın; güzel isimlerin hepsi onundur.” (İsra-110) 14-) “Güzel isimler onundur; onlarla çağırınız.” (A’raf-180) 15-) “Mü’minler onlara denir ki; Allah anıldığı zaman, kalpleri titrer.” (Enfal-2) 16-) “Bir kimsenin sinesini Allah açarsa, O Rabbi tarafından verilen bir Nur üzerine yürür. Kalpleri Allah’ı zikretmeye katılaşan kimselere yazıklar olsun!” (Zümer-22) 17-) “Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahman’a büyük saygı gösteren kimseleri uyarabilirsin…”(Yâ Sin-11) 18-) “Onlar, Allah’ın zikrine dalarlar.” (Hadid-16) 19-) “Sümme telinu cülûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillah- Sonra ciltleri yumuşar ve kalpleri Allah’ın zikrine dalar… Allah’ın zikri üzerine olurlar…” (Zümer-23) 20-) “Allah size nasıl hidayet ettiyse, Allah’ı öyle zikrediniz.” (Bakara-198) 21-) “Atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah’ı zikredin.” (Bakara-200) 22-) “Sayılı günlerde Allah’ı zikredin (tekbir alın). ” (Bakara-203) 23-) “Bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin." (Bakara-239) 24-) “Rabbini çok zikret ve sabah akşam (O’nu) tesbih et! ” (Âl-i İmran-41) 25-) “Namazı bitirdiğiniz zaman, ayakta,oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allah’ı zikredin”(Nisa-103) 26-) “Rabbinin adını zikret ve bütün gönlünle O’na yönel” (Müzemmil-8) 27-) “Sabah akşam Rabbinin adını zikret” (İnsan-25) 28-) “Allah’ın mescidlerinde, Allah’ın adının zikredilmesine engel olan ve onların harâb olmasına çalışından daha zalim kim vardır?” (Bakara-114) 29-) “Münafıklar (iki yüzlüler) , Allah’ı (güya) aldatmağa çalışırlar. Oysa O, onları aldatır Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar Allah’ı pek az zikrederler.” (Nisa-142) 30-) “Şeytan, içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı zikretmekten ve Namaz kılmaktan alıkoymak ister (istiyor) ” (Maide-91) 31-) “Nefsini, sabah akşam, rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut! Gözlerin dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın! Kalbini bizi anmaktan (zikretmekten) alıkoyduğumuz, keyfine uyan ve hep aşırılık olan kişiye itaat etme!” (Kehf-28) 32-) “O gün cehennemi kafirlere açıkça göstermişizdir. Onlar ki beni zikretmeye karşı gözleri perde içinde idi. Ve dinlemeye tahammül edemezlerdi” (Kehf-100-101) 33-) “Ama kim beni zikretmekten yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır. Kıyamet (Haşır) günü onu kör olarak süreriz” (Tâha-124) 34-) De ki; “Gece gündüz, sizi Rahman’dan kim koruyacak? ” “Hayır! Onlar, Rablerinin zikrinden yüz çeviriyorlar” (Enbiya-42) 35-) “Allah, tek olarak anıldığı zikredildiği zaman, Âhirete inanmayanların kalpleri ürker. Ama O’ndan başka (ilâh) ları anıldığı zaman hemen sevinirler.” (Zümer-45) 36-) “Kim Rahman’ın zikrine karşı kör olursa, ona bir şeytanı saldırırız; artık o, onun arkadaşı olur.”(Zuhruf-36) 37-) “Şeytan onları kuşatmış, onlara Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. Onlar şeytan’ın hizbi (tarafı-yandaşı) dır. Muhakkak ki şeytan’ın hizbi kaybedecektir.” (Mücadele-19)[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Bazı,Risaleyi Nurun tarikatı inkar eden şakirtleri bu ayetler karşısında ilginç tavır takınarak hemen tevil yoluna sapmaktalar. “Namaz da bir zikirdir,Kuran da bir zikirdir,Risaleyi Nur da bir zikirdir vb .”Bu teviller,Allahın zikrinden yüz çeviren,tarikat düşmanı insanların çökkün,suçlu ruh halini yansıtması bakımından oldukça ilginçtir.Böyleleri vardır.Sırf bir zan uğruna,bile bile tarikatları ve zikri inkar edip durmuşlardır.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur talebelerinin zikir düşmanı olan sınıfları,,bütün bu tevilleri Allahın zikrinden,tarikattan yüz çevirmek amaçlı yapmaktalar.Örtülü ya da açık tek emelleri vardır:Zaman tarikat zamanı değildir.Tarikat meyvedir.Tarikat gerksizdir.Risaleyi Nur en büyük tarikattır.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur talebeleri şunu çok iyi bilmeliler,gereksiz gördükleri,karşı çıktıkları tarikatlar Allaha intisap yollarıdır.Bu yollar silsile hattı ile Allaha bağlıdır.Allahın zikrinin en büyük düşmanı şeytandır.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur talebelerinin tarikat karşıtı söylemlerine son vermeleri kendi yararlarına.Günümüzde tarikatlardan herhangi birine intisap etmiş bir şakirt ya da şakirde,nur kardeşlerine bunu söyleyememkte.Farkına varıldığı an hemen yol dışına itilmekteler.Onlara vurulan bir ilginç yafta olur:MÜNTESİP. Ve eklenir, “Bir kalpte iki sevgi olmaz.”[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Tarikatı gereksiz ve zararlı gören,onları öcü bilen bütün Risaleyi Nur talebeleri bilmeden şeytanın dostu olurlar.Şeytanlara yoldaş kılınırlar.Bunun da bedelini çok ağır olarak öderler.Sözümüz Allahın zikrine,tarikatlarına savaş açan nurcular için.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Tarikat vardır.Gerçek bir evliyanın elinden biat almayan,Allaha intisap etmeyenlerin hakikatle uzaktan yakından alakaları yoktur.Risaleyi Nurları okumak imanı pekiştirmeden başka bir işleve sahip değildir.Yedi nefis menzilini geçmede dahi bir vesile diğildir.Bütün Risaleyi Nur talebeleri levvame konağından başkasına asla adım atamazlar.Buna Allahın izni yok.Bundan dolayıdır ki Sait Nursi Hazretleri iki tarikata birden intisap ederek,zikir yolunu seçmiş,nefis menzillerinin tümünü geçmeye muvaffak olmuş.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B] [/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B]Risaleyi Nur talebelerinin “hakikat caddesindeyiz” sırça köşkünden çıkarak,kendileriyle yüzleşmelerine gereksinim var.Evet,hakikat cadesindesiniz;ama asla hakikat konağında değilsiniz.Çünkü hakikat konağında olan iki zümre söz konusu olur:Kalp gözü açık veliler ve evliyalar.Gerisi sadece bir zan.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Georgia][B][U][B]Yasal Uyarı:[/B] Yayınlanan yazının tüm hakları celcelutiye.com sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan metin aktif link verilerek kullanılabilir[/U][FONT=Century Gothic][/FONT][/B][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Sorularla Bediüzzaman
simdi cemaat zamani tarikat zamani
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst