Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Sohbet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 175470" data-attributes="member: 8679"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: darkorange"><strong>Sohbet</strong></span></span></p><p></p><p></p><p><strong><u>İÇİNDEKİLER:</u></strong></p><p></p><p>Sohbetle İlgili Ayetler </p><p>Sohbetle İlgili Hadisler</p><p>Sohbetin Önemi ve Faydaları</p><p>Kalbî Sohbet</p><p>İlahî Sohbet</p><p>Kitapla Sohbet</p><p>İhvanla Sohbet.</p><p>Sohbet Adabı</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><strong><u>SOHBET</u></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Sohbet arkadaş, dost ve kardeşlerle beraber olma, konuşma anlamındadır. Tasavvuf ve tarikatlarda daha çok mürşid ile olma anlamına kullanmıştır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bilindiği gibi “sahabi”de, sohbet kökünden alınmış bir kavramdır. Cahiliyyet döneminde büyük bir küfür, şirk, sapıklık, azgınlık ve isyan içinde yüzen bu insanlar, Resulullah (sav) ile sohbet edip manen yetiştikten sonra herbiri melekmisal birer insan olarak ahlak ve faziletin her çeşidinde zirvelere yükselmişler, yer yüzüne İslamın yayılması ve insanlığın saadete kavuşması için maddi manevi hiçbir fedakarlıktan kaaçınmadan hizmet ve cihat etmişlerdir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Onlar, erdikleri bu sohbet devletiyle, mübüvvet nurundan öyle iktibaslar etmiş, kalblerine yansıyan bu nurla öyle aydınlanmış, öyle içlerine sindirmiş ve öyle yüce bir seviyeye ermişlerdir ki, arkalarından gelen bütün bir insanlık, bir daha asla onların seviyesine erişememişlerdir. Her biri bir yıldız olan o insanlar, insanlığı hidayet yollarına kılavuzlamada başlı başına birer işaret olmuşlar ve irşadlarını ebedileştirmişlerdir. Alimlerin ifadesiyle o nurlu nazarın muhatabı olan ashab-ı kiram, öyle büyük manevi derecelere ermişlerdir ki, daha sonra gelen büyük veliler bile, onların en alt mertebede olanının bile manevi derecesine erişememişlerdir.1 </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kendilerden sonra gelen bahtiyar nesil tabiiler de, öylesi mürşidlerin sohbetiyle, yine kesb-i kemal ile seyr-i cemale yürümüş, yer yüzünün müstesna kıymetleri olmuştur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Dikkat edilirse bütün bunlar, sohbetin bereketi ile olmuştur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Acaba onlardan sonra o sohbet kesildi mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Asla!<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Resulullah (sav) son peygamber olduğundan, risaleti kıyamete kadar bakidir. Artık o risaleti insanlara aktararak, onları aydınlatacak olanlar, O Peygamberin mirasçıları ve vekilleri olan ilmiyle amil alimler ve mürşid-i kamillerdir.2 Allah’a davet, iman, ibadet, hukuk ve ahlakıyla İslam’ı yaşama, İslam toplumunu inşa etme, İslam birliğini gerçekleştirme ve devleti eliyle İslam’ı dünyaya hakim kılma görevi, artık Allah resulünün halifeleri olan yüce mürşitler, mürebbiler ve mücahitlere kalmıştır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ve bunlar kıyamete kadar olacaktırlar. İşte Efendimizin müjdesi: “Kıyamet kopana dek ümmetimden bir bölük daima hak üzerinde kalacaktır.”3</span></strong></p><p><strong>Sohbetle İlgili Ayetler:</strong></p><p><strong><span style="color: blue">İyi insanlarla sohbetin önem ve faydalarını anlatan bir çok ayetler vardır<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Bunlardan bir kısmını iktibas edeceğiz ama, aslında çok faydalı olduğuna inanmamıza rağmen ayetlerin konuyla ilgisini yorumlayan tefsirlere, kitabın hacmini büyütmemek için maalesef giremeyeceğiz:</span></strong></p><p><strong>İyilerle Sohbeti Emreden Ayetler:</strong></p><p><strong><span style="color: blue">1-Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.4</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">2-İyilik ve takvada yardımlaşınız.5</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">3-Onlar, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy.6</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">4-Her haliyle bana yönelenlere uy.7</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">5-O gün ilahi azaptan korunan müttakilerin dışında bütün dostlar birbirinin düşmanı olur.8</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">6-(Yüce Allah’ı ve işlerini) bir bilene sor.9</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">7-Musa ile hızır a.s. kıssasındaki buluşma anı şöyle anlatılır: “Musa ona; sana öğretilenden, bana doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı? dedi. O da dedi ki; Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin. (İç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredersin? Musa: İnş<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/Allah.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />, dedi sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.”10</span></strong></p><p><strong>Kötülerle Sohbeti Yasaklayan Ayetler:</strong></p><p><strong><span style="color: blue">1-Rasulüm! Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua (ve ibadet) edenlerle beraber olmaya candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve ve işi gücü aşırılık olan kimseye itaat edip boyun eğme.11</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">2-Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar kendilerinden uzak ol (meclislerini terket). Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluğu ile oturma.12</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">3-O, kitapta size indirmiştir ki: Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini, yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar, kafirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kafirleri cehennemde bir araya getirecektir.13</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">4-Zulmedenlere meyletmeyin,14 sonra size ateş dokunur. (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (ondan da ) yardım göremezsiniz.15</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">5-O gün zalim kimse (pişmanlıktan) ellerini ıstıp şöyle der: “Keşke o peygamberle birlikte yol tutsaydım”. Yazık bana! Keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim. Çünkü zikir (Kur’an) bana gelmişken O, hakikaten beni ondan saptırdı.” Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder.16</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bu ayetlerin Ukbe b. Ebi Muayt hakkında nazil olduğu belirtilmektedir. Rivayete göre Ukbe b. Ebî Muayt, Hz. Peygamber (sav)’in toplantısına çokça gelirmiş. Bir gün ziyafete davet etmiş, Peygamber efendimiz iki şehadet kelimesini söylemeden, yemeğini yemekten kaçınmış. Bunun üzerine Ukbe de kelime-i şehadeti getirmiş, Übey b. Half de onun yakın arkadaşı imiş. Kendisini azarlamış "sapıttın" demiş. O da "Yok, fakat evimde yemeğimi yemekten kaçındı, onun için utandım da şehadet getiriverdim" demiş. Diğeri: "Hayır, sen ona varıp ensesine vurup yüzüne tükürmezsen senden hoşnut olmam" demiş. Bunun üzerine Dârunnedve'de Peygamber secdede iken rastgelmiş ve o kötü fiili işlemiş.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">O zaman Peygamber (sav) “Mekke dışında rastlarsam mutlaka senin başına binerim,” buyurmuştu. Bedir günü esir edildiği zaman Hz. Ali'ye emir verip boynunu vurdurdu. Ubey de Uhud'daki savaşta aldığı yaradan Mekke'ye vardığında öldü. İşte böylece Ukbe'ye zikir geldiği halde Ubey şeytanlık ederek onu sapıtmıştı. Öyle ya şeytan, insana çok hızlankar (yardımsız bırakır) olmuştur.17 </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İşte kötülerle dostluk edenin sesi böyle cehennemden gelir. “Evlâ leke fe evlâ, sümme evlâ leke fe evlâ”.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 175470, member: 8679"] [CENTER][SIZE=5][COLOR=darkorange][B]Sohbet[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [B][U]İÇİNDEKİLER:[/U][/B] Sohbetle İlgili Ayetler Sohbetle İlgili Hadisler Sohbetin Önemi ve Faydaları Kalbî Sohbet İlahî Sohbet Kitapla Sohbet İhvanla Sohbet. Sohbet Adabı [B][U]SOHBET[/U][/B] [B][COLOR=blue]Sohbet arkadaş, dost ve kardeşlerle beraber olma, konuşma anlamındadır. Tasavvuf ve tarikatlarda daha çok mürşid ile olma anlamına kullanmıştır. Bilindiği gibi “sahabi”de, sohbet kökünden alınmış bir kavramdır. Cahiliyyet döneminde büyük bir küfür, şirk, sapıklık, azgınlık ve isyan içinde yüzen bu insanlar, Resulullah (sav) ile sohbet edip manen yetiştikten sonra herbiri melekmisal birer insan olarak ahlak ve faziletin her çeşidinde zirvelere yükselmişler, yer yüzüne İslamın yayılması ve insanlığın saadete kavuşması için maddi manevi hiçbir fedakarlıktan kaaçınmadan hizmet ve cihat etmişlerdir. Onlar, erdikleri bu sohbet devletiyle, mübüvvet nurundan öyle iktibaslar etmiş, kalblerine yansıyan bu nurla öyle aydınlanmış, öyle içlerine sindirmiş ve öyle yüce bir seviyeye ermişlerdir ki, arkalarından gelen bütün bir insanlık, bir daha asla onların seviyesine erişememişlerdir. Her biri bir yıldız olan o insanlar, insanlığı hidayet yollarına kılavuzlamada başlı başına birer işaret olmuşlar ve irşadlarını ebedileştirmişlerdir. Alimlerin ifadesiyle o nurlu nazarın muhatabı olan ashab-ı kiram, öyle büyük manevi derecelere ermişlerdir ki, daha sonra gelen büyük veliler bile, onların en alt mertebede olanının bile manevi derecesine erişememişlerdir.1 Kendilerden sonra gelen bahtiyar nesil tabiiler de, öylesi mürşidlerin sohbetiyle, yine kesb-i kemal ile seyr-i cemale yürümüş, yer yüzünün müstesna kıymetleri olmuştur. Dikkat edilirse bütün bunlar, sohbetin bereketi ile olmuştur. Acaba onlardan sonra o sohbet kesildi mi? Asla![IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG] Resulullah (sav) son peygamber olduğundan, risaleti kıyamete kadar bakidir. Artık o risaleti insanlara aktararak, onları aydınlatacak olanlar, O Peygamberin mirasçıları ve vekilleri olan ilmiyle amil alimler ve mürşid-i kamillerdir.2 Allah’a davet, iman, ibadet, hukuk ve ahlakıyla İslam’ı yaşama, İslam toplumunu inşa etme, İslam birliğini gerçekleştirme ve devleti eliyle İslam’ı dünyaya hakim kılma görevi, artık Allah resulünün halifeleri olan yüce mürşitler, mürebbiler ve mücahitlere kalmıştır. Ve bunlar kıyamete kadar olacaktırlar. İşte Efendimizin müjdesi: “Kıyamet kopana dek ümmetimden bir bölük daima hak üzerinde kalacaktır.”3[/COLOR][/B] [B]Sohbetle İlgili Ayetler:[/B] [B][COLOR=blue]İyi insanlarla sohbetin önem ve faydalarını anlatan bir çok ayetler vardır[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG] Bunlardan bir kısmını iktibas edeceğiz ama, aslında çok faydalı olduğuna inanmamıza rağmen ayetlerin konuyla ilgisini yorumlayan tefsirlere, kitabın hacmini büyütmemek için maalesef giremeyeceğiz:[/COLOR][/B] [B]İyilerle Sohbeti Emreden Ayetler:[/B] [B][COLOR=blue]1-Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.4 2-İyilik ve takvada yardımlaşınız.5 3-Onlar, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy.6 4-Her haliyle bana yönelenlere uy.7 5-O gün ilahi azaptan korunan müttakilerin dışında bütün dostlar birbirinin düşmanı olur.8 6-(Yüce Allah’ı ve işlerini) bir bilene sor.9 7-Musa ile hızır a.s. kıssasındaki buluşma anı şöyle anlatılır: “Musa ona; sana öğretilenden, bana doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı? dedi. O da dedi ki; Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin. (İç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredersin? Musa: İnş[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/Allah.gif[/IMG], dedi sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.”10[/COLOR][/B] [B]Kötülerle Sohbeti Yasaklayan Ayetler:[/B] [B][COLOR=blue]1-Rasulüm! Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua (ve ibadet) edenlerle beraber olmaya candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve ve işi gücü aşırılık olan kimseye itaat edip boyun eğme.11 2-Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar kendilerinden uzak ol (meclislerini terket). Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluğu ile oturma.12 3-O, kitapta size indirmiştir ki: Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini, yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar, kafirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kafirleri cehennemde bir araya getirecektir.13 4-Zulmedenlere meyletmeyin,14 sonra size ateş dokunur. (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (ondan da ) yardım göremezsiniz.15 5-O gün zalim kimse (pişmanlıktan) ellerini ıstıp şöyle der: “Keşke o peygamberle birlikte yol tutsaydım”. Yazık bana! Keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim. Çünkü zikir (Kur’an) bana gelmişken O, hakikaten beni ondan saptırdı.” Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder.16 Bu ayetlerin Ukbe b. Ebi Muayt hakkında nazil olduğu belirtilmektedir. Rivayete göre Ukbe b. Ebî Muayt, Hz. Peygamber (sav)’in toplantısına çokça gelirmiş. Bir gün ziyafete davet etmiş, Peygamber efendimiz iki şehadet kelimesini söylemeden, yemeğini yemekten kaçınmış. Bunun üzerine Ukbe de kelime-i şehadeti getirmiş, Übey b. Half de onun yakın arkadaşı imiş. Kendisini azarlamış "sapıttın" demiş. O da "Yok, fakat evimde yemeğimi yemekten kaçındı, onun için utandım da şehadet getiriverdim" demiş. Diğeri: "Hayır, sen ona varıp ensesine vurup yüzüne tükürmezsen senden hoşnut olmam" demiş. Bunun üzerine Dârunnedve'de Peygamber secdede iken rastgelmiş ve o kötü fiili işlemiş. O zaman Peygamber (sav) “Mekke dışında rastlarsam mutlaka senin başına binerim,” buyurmuştu. Bedir günü esir edildiği zaman Hz. Ali'ye emir verip boynunu vurdurdu. Ubey de Uhud'daki savaşta aldığı yaradan Mekke'ye vardığında öldü. İşte böylece Ukbe'ye zikir geldiği halde Ubey şeytanlık ederek onu sapıtmıştı. Öyle ya şeytan, insana çok hızlankar (yardımsız bırakır) olmuştur.17 İşte kötülerle dostluk edenin sesi böyle cehennemden gelir. “Evlâ leke fe evlâ, sümme evlâ leke fe evlâ”.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Sohbet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst