Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Sohbet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 175474" data-attributes="member: 8679"><p><strong>İlahî Sohbet:</strong> </p><p><strong><span style="color: blue">Sohbete muhtaç olan insanoğlunun, cismani ve ruhanî -kalbî sohbetlerden sonra yapacağı en büyük, en faydalı sohbeti, ilahî sohbetlerdir. (sohbet-i ilahiyye). </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bir salik, biraz önce geçtiği gibi, ilk önce meşayih sohbetine muhtaçtır. Daha sonra adab-ı ilahiyye’yi aldıkca istidat ve kabiliyetine göre perde ve hicapları inceleme usullerine itina ile keşfi açılır ve uzakları seyretmeğe muvaffak olur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bunların elde edilmesi, nefisle mücahede derecesine göredir. Salikin bir an olsun huzur-u Rabbani’den ayrılacağı korkusu, yegane mücahedesidir. Dağda, bayırda, çarşıda, pazarda, tenha yada kalabalık yerlerde, hasılı nerede bulunursa bulunsun daima ayık duracak, kesrette çarpan reklamlar kalbini yağma etmeyecek, gözünün iliştiği makamlardan vahdet-i Zat’a halel gelmeyecektir ki, bunların hepsi bir sani’in (yaratıcının) cilveleridir. Mesela, dalgaların çokluğuna bakarak, denizlerin ayrı ayrı olduğunu sanmamak gerektir. Zahir gözlerde görünen kesret, batının gözü ile bakılınca, vahdetten başka bir mana ifade etmesin<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />. Kudret eli birdir, iki değildir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Her tecelliyat, nefsin makamlarını göstermeğe birer nümunedir. Görmek veya bilmek gerektir. Yunus Emre’nin buyurduğu gibi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ben burda seyrederken, acep sırra erdim ahi</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Siz de bilin bu sırrımı, Hakk’ı bende buldum ahi</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bende gördüm, bende buldum, benim ile ben olalı,</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Suretime can olalı, kim ettiğin bildim ahi.</span></strong><strong><span style="color: blue">Tevhid sahasında nefsin makamlarını idrak ve keşfetmekle, kemal kesbedilir. İnsan, terakkiye müs’aiddir. Cenab-ı Hak, meleklere terakki isti’dadını vermemiştir. Bunu, yalnız insanlara bahşetmiştir. Bu Terakkiye sebep, çektiği mihnet, meşekkat, gam ve gussalardır. Bu gibi çileleri, dost için çekmeli ve şikayet etmeyerek razı olmalıdır.”65</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Aslında her sohbetin hakiki manası, huzur ve âgahlıktır. Bundan murad da, sohbet-i Hak’tır. Bu sohbeti sevenler, dünya ve ukba sohbetlerinden hoşlanmazlar, vuslat-ı Hakk’a en yakın olan sebeplerden bahsederler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Cenab-ı Hak Zat’ı ile dünyaya hazır ve nazırdır. İnsanın huzur tutması, zatına olmak iktiza eder. Agahlık, zattan yana olmalıdır. İnsan kendini yoklamalı ve imtihan etmelidir; kendisinde gerçekleşen huzur, Allah Teala’nın zatına mıdır, sıfatına mı, ef’aline midir? Ademoğlunun kemali, bundan anlaşılır. demişler: “Kişinin himmeti ne ise, kıymeti de odur.”</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Agahlık, zikre devam ile hasıl olur. Öyle bir hale gelir ki, zikr-i Hakk’ı gönülden çıkarmayı istese dahi mümkün olmaz. Zikrullah o derece kalbe yerleşir. Bundan maksad da Allah’ı bilmektir.66 Bundan sonrası ise fena, beka ve ötesidir ki, konumuzun dışında sayılırlar. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Sohbet-i ilahiyye’ye talip olanlar Allah teala’nın onca azamet ve kibriyasıyla kendilerine yakın olduklarını bilir ve daima edeb üzere olurlar. Yalnız kaldıklarında huzurla oturur, gözlerini yumar, azalarını toplarlar. Zahirde şeriatın emirlerine uyar, yasakladıklarından kaçarlar. Devamlı abdestli olur. Her hal-u kârda tevbe ve istiğfara devam eder, “aman”a düşerler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Batınlarında edebi muhafazaya daha gayretli olurlar. Zira batınî edebi korumak daha güçtür. Kalplerinin kapısında sürekli durur. Cenab-ı Hakk’ın düşüncesinden gayrıyı oraya, ister hayır ister şer, sokmazlar. Çünkü kalbe masiva girerse perde olur. Allah, “bir göğüste iki kalp yaratmadığını”67 bildirir. Kalp bir olduğuna göre, orada yalnız Allah olmalıdır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bu devlet kolay ele geçmez. O yüzden bir yandan cismani sohbetle yetişirken, bir yandan da devamlı zikirle yakınlık kazanmalıdır. Sonuçta inayet-i ilahiyye ile murakabe ve mükaşefe ehli sıddîklerden olunur inş<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/Allah.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></strong>.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 175474, member: 8679"] [B]İlahî Sohbet:[/B] [B][COLOR=blue]Sohbete muhtaç olan insanoğlunun, cismani ve ruhanî -kalbî sohbetlerden sonra yapacağı en büyük, en faydalı sohbeti, ilahî sohbetlerdir. (sohbet-i ilahiyye). Bir salik, biraz önce geçtiği gibi, ilk önce meşayih sohbetine muhtaçtır. Daha sonra adab-ı ilahiyye’yi aldıkca istidat ve kabiliyetine göre perde ve hicapları inceleme usullerine itina ile keşfi açılır ve uzakları seyretmeğe muvaffak olur. Bunların elde edilmesi, nefisle mücahede derecesine göredir. Salikin bir an olsun huzur-u Rabbani’den ayrılacağı korkusu, yegane mücahedesidir. Dağda, bayırda, çarşıda, pazarda, tenha yada kalabalık yerlerde, hasılı nerede bulunursa bulunsun daima ayık duracak, kesrette çarpan reklamlar kalbini yağma etmeyecek, gözünün iliştiği makamlardan vahdet-i Zat’a halel gelmeyecektir ki, bunların hepsi bir sani’in (yaratıcının) cilveleridir. Mesela, dalgaların çokluğuna bakarak, denizlerin ayrı ayrı olduğunu sanmamak gerektir. Zahir gözlerde görünen kesret, batının gözü ile bakılınca, vahdetten başka bir mana ifade etmesin[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]. Kudret eli birdir, iki değildir. Her tecelliyat, nefsin makamlarını göstermeğe birer nümunedir. Görmek veya bilmek gerektir. Yunus Emre’nin buyurduğu gibi:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Ben burda seyrederken, acep sırra erdim ahi Siz de bilin bu sırrımı, Hakk’ı bende buldum ahi Bende gördüm, bende buldum, benim ile ben olalı, Suretime can olalı, kim ettiğin bildim ahi.[/COLOR][/B][B][COLOR=blue]Tevhid sahasında nefsin makamlarını idrak ve keşfetmekle, kemal kesbedilir. İnsan, terakkiye müs’aiddir. Cenab-ı Hak, meleklere terakki isti’dadını vermemiştir. Bunu, yalnız insanlara bahşetmiştir. Bu Terakkiye sebep, çektiği mihnet, meşekkat, gam ve gussalardır. Bu gibi çileleri, dost için çekmeli ve şikayet etmeyerek razı olmalıdır.”65 Aslında her sohbetin hakiki manası, huzur ve âgahlıktır. Bundan murad da, sohbet-i Hak’tır. Bu sohbeti sevenler, dünya ve ukba sohbetlerinden hoşlanmazlar, vuslat-ı Hakk’a en yakın olan sebeplerden bahsederler. Cenab-ı Hak Zat’ı ile dünyaya hazır ve nazırdır. İnsanın huzur tutması, zatına olmak iktiza eder. Agahlık, zattan yana olmalıdır. İnsan kendini yoklamalı ve imtihan etmelidir; kendisinde gerçekleşen huzur, Allah Teala’nın zatına mıdır, sıfatına mı, ef’aline midir? Ademoğlunun kemali, bundan anlaşılır. demişler: “Kişinin himmeti ne ise, kıymeti de odur.” Agahlık, zikre devam ile hasıl olur. Öyle bir hale gelir ki, zikr-i Hakk’ı gönülden çıkarmayı istese dahi mümkün olmaz. Zikrullah o derece kalbe yerleşir. Bundan maksad da Allah’ı bilmektir.66 Bundan sonrası ise fena, beka ve ötesidir ki, konumuzun dışında sayılırlar. Sohbet-i ilahiyye’ye talip olanlar Allah teala’nın onca azamet ve kibriyasıyla kendilerine yakın olduklarını bilir ve daima edeb üzere olurlar. Yalnız kaldıklarında huzurla oturur, gözlerini yumar, azalarını toplarlar. Zahirde şeriatın emirlerine uyar, yasakladıklarından kaçarlar. Devamlı abdestli olur. Her hal-u kârda tevbe ve istiğfara devam eder, “aman”a düşerler. Batınlarında edebi muhafazaya daha gayretli olurlar. Zira batınî edebi korumak daha güçtür. Kalplerinin kapısında sürekli durur. Cenab-ı Hakk’ın düşüncesinden gayrıyı oraya, ister hayır ister şer, sokmazlar. Çünkü kalbe masiva girerse perde olur. Allah, “bir göğüste iki kalp yaratmadığını”67 bildirir. Kalp bir olduğuna göre, orada yalnız Allah olmalıdır. Bu devlet kolay ele geçmez. O yüzden bir yandan cismani sohbetle yetişirken, bir yandan da devamlı zikirle yakınlık kazanmalıdır. Sonuçta inayet-i ilahiyye ile murakabe ve mükaşefe ehli sıddîklerden olunur inş[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/Allah.gif[/IMG][/COLOR][/B]. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Sohbet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst