Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Sohbet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 175475" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Kitapla Sohbet</strong></p><p><strong><span style="color: blue">İslam’ı ihlasla yaşayan Allah dostlarının yazdığı kitapların insan kalbine ne kadar etkili olduklarını sizler de fark etmişsinizdir. Gerek doğrudan kendi yazdıkları, gerekse sohbetlerinden notlar tutularak meydana getirilen mürşitlerin nice kitapları, doğrusu insanın ta canına işliyor ve onları okumak, sair kitaplardan çok farklı bir tesir icra ediyor. Bakınız Sülemî, Muhasibî, Gazali, Geylani, Kuşeyri, Suhreverdi, Mevlana, İbn Arabi, Şarani, Rıfai, Rabbani, İbrahim Hakkı vb. bir çok mutasavvıfların yazdıkları, bu günün insanlarını hala etkiliyor, irşad ediyor, hayra yönlendiriyor. Sanki aramızda yaşıyorlarmış gibi çağdaş ve günceller<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bu yüzden bir çok büyükler müridlere, şeyhlerinin eserlerini okumayı tavsiye eder, önerirler. Sık sık şeyhini ziyaret ederek sohbetine katılma imkanı bulamayanların, onun ruhaniyet dolu sözlerinden belli bir istifadeyi bulacaklarını müjdelemiş ve “Bu kitapları okumak, sohbet yerine geçer” demişlerdir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Gerçekten de, meşayıhın eserlerini tenkit, tahkik, araştırma vb. maksatlarla değil de, doğrudan doğruya istifade etme, ruhi, kalbi, ahlaki olgunluğa erme amacıyla okuyanlar, onlardan çok çok istifade ettiklerini içlerinde hissederek ikrar ederler. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Öyleyse evliyayı bizzat ziyaret ile sohbet devletine nail olamayanlar, hiç olmazsa onların yazdıkları veya onları yazan kitapları, aralıksız okumalıdırlar. Böylece onların hallerini bir başka kanalla içlerine ağdırır da ruhlarını arındırmağa biiznillah muvaffak olabilirler.68 </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İmam Şaranî’nin “Tabakatu’l Kübra”sını basanlar kitabın hemen başına O’nun şu cümlesini koymuşlar: “Bu eseri okuduktan sonra bir kimsenin içinde Allah yoluna koşmak arzusu doğmuyor ve içinde aşk ateşi parlamıyorsa, o ölülerle aynı seviyededir.”</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bundan anlaşılan, büyüklerin hayat hikayelerini ve hikmetli sözlerini okumak insanın içinde aşk ateşini tutuşturur ve ilahî yola sevkeder. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Atar, “Tezkire”de “onları okumak, kalp askeridir.” der.69 İbrahim Dusukî de: “Sadık mürid, salihlerin hallerini anlatan kıssaları, menkibeleri öğrenmeğe, anlamağa çalışır. Bu kıssalar ve menkıbeler onun için en büyük hazinelerdir. Menzil-i maksuda vasıl olabilmek için büyük yardımcıdırlar.” er.70</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Gönüller sultanı hace Yusuf Hemedanî “Tarikat Adabı” risalesine şöyle başlar: “Bir p’ir ile sohbetten mahrum olan müridin her gün bu taifenin sözlerinden 8 varak (16 sayfa) okuması gerekir. Böyle yaptığı takdirde bu sözler onun gönlünün dirilmesine sebep olur.”71</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kur’an-ı Kerime baktığımız zaman orada bir hayli kıssalar buluyoruz. Bu kıssaların neden bu kadar yoğun anlatılması ve anlaşılması üzerinde ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır. Herhalde amaç sırf hikaye anlatmak değildir. “Kıssadan hisse” sözü boşuna değil… </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ancak burada daha önce şahsi tecrübelerini aktardığımız Abdulbari en-Nedvi’nin sözlerini tekrar hatırlamamız gerekir; sırf okumakla arzu edilen olgunluk ele geçmez. Hayatın hiçbir alanında ve hiçbir ilim dalında çıraklık, kalfalık yapmadan, staj görmeden, uygulama yapmadan başarıya ulaşılamaz. O yüzden manevi olgunluğa erişmiş bir mürşidin sohbeti olmadan, maneviyattan bütünüyle zevk almak ve istifade etmek mümkün değildir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Burada zikredilenler, öncelikle bir mürşidin terbiyesine giren ama onu sık sık ziyaret ederek sohbetine katılma devletinden mahrum olanlar içindir. Daha sonra diğerleri için.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bir müerşidin eğitimine girmeden, sadece tasavvufi eserleri okuyarak seyr-u süluk yapmaya ve manevi terbiyesini yürütmeye çalışanlara, Ömer Ziyaeddin Dağıstani’nin şu uyarısını hatırlatırız: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Tasavvufi eserleri okumakla boş yere ömür tüketeceğine, o eserlerdeki sözler kendisinde hal olmuş ve şahsında yaşanır bir şekle getirmiş canlı bir mürşide teslim olup onun işareti üzere amel ederek, zikir, fikir, huzur, Allah’ın dışındaki diğer duygu ve düşüncelerden kalben kopmaya çalışması daha iyi ve daha kolaydır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ancak sen; “ben bir mürşidi şeyh olarak benimsemeden şer’î ve tasavvufî eserleri okuyarak nefsin gailelerini, kalbi hastalıkları ve tedavi yollarını ögrenebilirim” dersen ben de buna “evet” cevabını veririm. Ne var ki bir kimsenin zikir, fikir, huzur ile kalbi ilgi ve alakalardan kurtarması, vücut ve varlığı ile bir anlık meşguliyeti, sayısız kitap ve eserleri senelerce kuru kuruya okumaktan daha hayırlıdır.”72</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 175475, member: 8679"] [B]Kitapla Sohbet[/B] [B][COLOR=blue]İslam’ı ihlasla yaşayan Allah dostlarının yazdığı kitapların insan kalbine ne kadar etkili olduklarını sizler de fark etmişsinizdir. Gerek doğrudan kendi yazdıkları, gerekse sohbetlerinden notlar tutularak meydana getirilen mürşitlerin nice kitapları, doğrusu insanın ta canına işliyor ve onları okumak, sair kitaplardan çok farklı bir tesir icra ediyor. Bakınız Sülemî, Muhasibî, Gazali, Geylani, Kuşeyri, Suhreverdi, Mevlana, İbn Arabi, Şarani, Rıfai, Rabbani, İbrahim Hakkı vb. bir çok mutasavvıfların yazdıkları, bu günün insanlarını hala etkiliyor, irşad ediyor, hayra yönlendiriyor. Sanki aramızda yaşıyorlarmış gibi çağdaş ve günceller[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]. Bu yüzden bir çok büyükler müridlere, şeyhlerinin eserlerini okumayı tavsiye eder, önerirler. Sık sık şeyhini ziyaret ederek sohbetine katılma imkanı bulamayanların, onun ruhaniyet dolu sözlerinden belli bir istifadeyi bulacaklarını müjdelemiş ve “Bu kitapları okumak, sohbet yerine geçer” demişlerdir. Gerçekten de, meşayıhın eserlerini tenkit, tahkik, araştırma vb. maksatlarla değil de, doğrudan doğruya istifade etme, ruhi, kalbi, ahlaki olgunluğa erme amacıyla okuyanlar, onlardan çok çok istifade ettiklerini içlerinde hissederek ikrar ederler. Öyleyse evliyayı bizzat ziyaret ile sohbet devletine nail olamayanlar, hiç olmazsa onların yazdıkları veya onları yazan kitapları, aralıksız okumalıdırlar. Böylece onların hallerini bir başka kanalla içlerine ağdırır da ruhlarını arındırmağa biiznillah muvaffak olabilirler.68 İmam Şaranî’nin “Tabakatu’l Kübra”sını basanlar kitabın hemen başına O’nun şu cümlesini koymuşlar: “Bu eseri okuduktan sonra bir kimsenin içinde Allah yoluna koşmak arzusu doğmuyor ve içinde aşk ateşi parlamıyorsa, o ölülerle aynı seviyededir.” Bundan anlaşılan, büyüklerin hayat hikayelerini ve hikmetli sözlerini okumak insanın içinde aşk ateşini tutuşturur ve ilahî yola sevkeder. Atar, “Tezkire”de “onları okumak, kalp askeridir.” der.69 İbrahim Dusukî de: “Sadık mürid, salihlerin hallerini anlatan kıssaları, menkibeleri öğrenmeğe, anlamağa çalışır. Bu kıssalar ve menkıbeler onun için en büyük hazinelerdir. Menzil-i maksuda vasıl olabilmek için büyük yardımcıdırlar.” er.70 Gönüller sultanı hace Yusuf Hemedanî “Tarikat Adabı” risalesine şöyle başlar: “Bir p’ir ile sohbetten mahrum olan müridin her gün bu taifenin sözlerinden 8 varak (16 sayfa) okuması gerekir. Böyle yaptığı takdirde bu sözler onun gönlünün dirilmesine sebep olur.”71 Kur’an-ı Kerime baktığımız zaman orada bir hayli kıssalar buluyoruz. Bu kıssaların neden bu kadar yoğun anlatılması ve anlaşılması üzerinde ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır. Herhalde amaç sırf hikaye anlatmak değildir. “Kıssadan hisse” sözü boşuna değil… Ancak burada daha önce şahsi tecrübelerini aktardığımız Abdulbari en-Nedvi’nin sözlerini tekrar hatırlamamız gerekir; sırf okumakla arzu edilen olgunluk ele geçmez. Hayatın hiçbir alanında ve hiçbir ilim dalında çıraklık, kalfalık yapmadan, staj görmeden, uygulama yapmadan başarıya ulaşılamaz. O yüzden manevi olgunluğa erişmiş bir mürşidin sohbeti olmadan, maneviyattan bütünüyle zevk almak ve istifade etmek mümkün değildir. Burada zikredilenler, öncelikle bir mürşidin terbiyesine giren ama onu sık sık ziyaret ederek sohbetine katılma devletinden mahrum olanlar içindir. Daha sonra diğerleri için. Bir müerşidin eğitimine girmeden, sadece tasavvufi eserleri okuyarak seyr-u süluk yapmaya ve manevi terbiyesini yürütmeye çalışanlara, Ömer Ziyaeddin Dağıstani’nin şu uyarısını hatırlatırız: “Tasavvufi eserleri okumakla boş yere ömür tüketeceğine, o eserlerdeki sözler kendisinde hal olmuş ve şahsında yaşanır bir şekle getirmiş canlı bir mürşide teslim olup onun işareti üzere amel ederek, zikir, fikir, huzur, Allah’ın dışındaki diğer duygu ve düşüncelerden kalben kopmaya çalışması daha iyi ve daha kolaydır. Ancak sen; “ben bir mürşidi şeyh olarak benimsemeden şer’î ve tasavvufî eserleri okuyarak nefsin gailelerini, kalbi hastalıkları ve tedavi yollarını ögrenebilirim” dersen ben de buna “evet” cevabını veririm. Ne var ki bir kimsenin zikir, fikir, huzur ile kalbi ilgi ve alakalardan kurtarması, vücut ve varlığı ile bir anlık meşguliyeti, sayısız kitap ve eserleri senelerce kuru kuruya okumaktan daha hayırlıdır.”72[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Geylani Hz. ve Kadirilik
Sohbet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst