Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Son Müceddid meselesii
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 162796" data-attributes="member: 1249"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: Red">Sual : Yeni bir müceddid daha olacak mı?</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Cevap : </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad Bediüzzaman’ın beyanlarına istinaden Nur Talebeleri, Hazret-i Üstadın müceddid olduğuna inanırlar. Hayatı ve eserleri de bunu ispat eder mahiyettedir.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Fakat Hz. Üstad kendisinden ziyade Risale-i Nur’u müceddid olarak takdim eder. Bunu yaparken kendisinin fânî bir şahıs olduğunu ve Risale-i Nur’un bâki bir eser olduğunu vurgular. Bu mevzuda şöyle der:</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>“<span style="color: black">Her asırda dine ve imana tam hizmet eden <strong>müceddidler</strong> geldikleri gibi, bu acib ve komitecilik ve <strong>şahs-ı manevî-i dalaletin</strong> tecavüzü zamanında <strong>bir şahs-ı manevî müceddid olmak lâzım gelir</strong>. Eski zamana benzemez. Şahıs ne kadar da hârika olsa, şahs-ı manevîye karşı mağlub olmak kabildir. <strong>Risale-i Nur'un o cihette bir nevi müceddid o</strong></span><strong><span style="color: black">l</span></strong><strong><span style="color: black">ması kaviyyen muhtemel </span></strong><span style="color: black">(kuvvetli ihtimal)olduğundan o sıfatlar, hâşâ benim haddim değil; belki mükerrer yazdığım gibi, benim hayatım Risale-i Nur'a bir nevi çekirdek olabilir. Kur'anın feyziyle Cenab-ı Hakk'ın ihsanıyla o çekirdekten Risale-i Nur'un meyvedar, kıymetdar bir</span> <span style="color: black">ağaç hükmüne icad-ı İlahî ile geçmesidir. Ben bir çekirdektim, çürüdüm gittim. <strong>Bütün kıymet Kur'an-ı Hakîm'in manası ve hakikatlı tefsiri olan Risale-i Nur'a aittir</strong>.</span>” (Emirdağ Lâhikası)</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ayrıca Risale-i Nur’un vazifesinin devam ettiği hakkında; “<span style="color: black">Evet dinin, şeriatın ve Kur'an'ın yüzden ziyade tılsımlarını, muammalarını hall ve keşfeden ve en muannid dinsizleri susturup ilzam eden ve Mi'rac ve haşr-i cismanî gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'an hakikatlarını en mütemerrid ve en muannid feylesoflara ve zındıklara karşı güneş gibi isbat eden ve onların bir kısmını im</span><span style="color: black">a</span><span style="color: black">na getiren Risale-i Nur eczaları, elbette Küre-i Arz ve küre-i havaiyeyi kendi ile alâkadar eder ve <strong>bu asrı ve istikbali kendi ile meşgul edecek</strong> bir hakikat-ı Kur'aniyedir ve ehl-i iman elinde bir elmas kılınçtır.</span>” der.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Yâni Risale-i Nur’un sadece bu asır için yazılmadığı ve gelen istikbali de nurlandıracağını söyler. Risale-i Nur’un imana yaptığı kuvvetli hizmet ve imansızlık ve dünya perestliğin halen devamı bu hükmü desteklemektedir.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ayrıca çok alametlerinin ortaya çıkmış olması sebebiyle âhirzamanda yaşıyor olduğumuz anlaşılmaktadır. Demek ki, çok uzak olmayan bir istikbalde ve Risale-i Nur’un hizmet devresinin arkasından kıyametin kopması ihtimal dahilindedir.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu mevzuda Üstad şöyle der: “<span style="color: black">Bu hakikatdan anlaşılıyor ki; <strong>sonra gelecek o mübarek zat</strong>, Risale-i Nuru bir programı olarak neşir ve tatbik edecek.</span>”</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Netice olarak; bundan sonra bir müceddid de gelse, yapacağı hizmet Risale-i Nur’la imana ve İslâm’a hizmet etmek olacaktır inşaallah. Her şeyin hakikatini ancak Allah hakkıyla bilir. Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler! O'ndan gelen herşeye razıyız.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: Red">Sual : Üstad Bediüzzaman'ın müceddid olduğunun delilleri nelerdir?</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Cevap : </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Müceddidlik meselesi, delillerle isbat edilen değil, vicdani kanaatle bilinen bir meseledir. Her bir mesele için kuvvetli delil aranmayacağını Üstad da Risale-i Nur'da bahseder.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu meselenin isbatı için tarih ve icazet yeterli olmaz. Öncelikli olarak müceddidliğin manasının ve tarihteki müceddidlerin iyice anlaşılmış olması gerekir.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Aslında bu konudaki en büyük delil, Üstad Hz.nin yazdığı Risale-i Nur Külliyatıdır. Risale-i Nur'un imana hizmette büyük bir yenilik yaptığı ortadadır. Fakat bu, ancak Risale-i Nur'lar ve Üstad'ın hayatı iyice incelendikten sonra tam olarak anlaşılabilir.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Diğer önemli olabilecek bir işaret ise, İslam dünyasından pek çok alimlerin Risaleleri ve Üstadı inceledikten sonra, Üstadın müceddidliğinde ittifak etmeleridir. Üstadın muasırlarından, başka hiç bir alim üzerinde bu derece bir ittifak olmamıştır.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad Hazretleri de Risale-i Nur'un müceddidlik vazifesi yaptığını bir kaç yerde vurgular.</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında az çok bir bilgisi olan herkese bu konuda fayda verebilecek bir şey de önceki asrın müceddidi olarak bilinen Nakşî büyüklerinden Mevlana Halid-i Bağdadî (ks) hazretleri ile Üstad Hazretlerinin hayatında yüz sene arayla olan ilginç tevafuklardır. Mesela,</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hz. Mevlana Halid'in doğumu: <strong>1193 </strong></strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad'ın doğumu: <strong>1293 </strong>(1877)</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hz. Mevlana Halid'in Hindistan'ın başkentine gitmesi: <strong>1224</strong></strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad'ın Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a gidişi: <strong>1324 </strong>(1908) </strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hz. Mevlana Halid'in Bağdad'a dönmesi:<strong>1238 </strong> </strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üstad'ın memleketine dönmesi: <strong>1338 </strong>(1922)</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu yüz senelik farklar şu hadis-i şerifin ışığında değerlendirildiğinde daha bir önem kazanmaktadır:</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Muhakkak ki Allah, <strong>her yüz sene</strong> başında bu ümmet için dinlerini yenileyecek birini (müceddid) gönderir" (Hâkim ve Taberânî):gül::gül:</strong></span></span></p><p></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 162796, member: 1249"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=Red]Sual : Yeni bir müceddid daha olacak mı?[/COLOR] Cevap : [/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Üstad Bediüzzaman’ın beyanlarına istinaden Nur Talebeleri, Hazret-i Üstadın müceddid olduğuna inanırlar. Hayatı ve eserleri de bunu ispat eder mahiyettedir.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Fakat Hz. Üstad kendisinden ziyade Risale-i Nur’u müceddid olarak takdim eder. Bunu yaparken kendisinin fânî bir şahıs olduğunu ve Risale-i Nur’un bâki bir eser olduğunu vurgular. Bu mevzuda şöyle der:[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]“[COLOR=black]Her asırda dine ve imana tam hizmet eden [B]müceddidler[/B] geldikleri gibi, bu acib ve komitecilik ve [B]şahs-ı manevî-i dalaletin[/B] tecavüzü zamanında [B]bir şahs-ı manevî müceddid olmak lâzım gelir[/B]. Eski zamana benzemez. Şahıs ne kadar da hârika olsa, şahs-ı manevîye karşı mağlub olmak kabildir. [B]Risale-i Nur'un o cihette bir nevi müceddid o[/B][/COLOR][B][COLOR=black]l[/COLOR][/B][B][COLOR=black]ması kaviyyen muhtemel [/COLOR][/B][COLOR=black](kuvvetli ihtimal)olduğundan o sıfatlar, hâşâ benim haddim değil; belki mükerrer yazdığım gibi, benim hayatım Risale-i Nur'a bir nevi çekirdek olabilir. Kur'anın feyziyle Cenab-ı Hakk'ın ihsanıyla o çekirdekten Risale-i Nur'un meyvedar, kıymetdar bir[/COLOR][COLOR=black] [/COLOR][COLOR=black]ağaç hükmüne icad-ı İlahî ile geçmesidir. Ben bir çekirdektim, çürüdüm gittim. [B]Bütün kıymet Kur'an-ı Hakîm'in manası ve hakikatlı tefsiri olan Risale-i Nur'a aittir[/B].[/COLOR]” (Emirdağ Lâhikası)[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Ayrıca Risale-i Nur’un vazifesinin devam ettiği hakkında; “[COLOR=black]Evet dinin, şeriatın ve Kur'an'ın yüzden ziyade tılsımlarını, muammalarını hall ve keşfeden ve en muannid dinsizleri susturup ilzam eden ve Mi'rac ve haşr-i cismanî gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'an hakikatlarını en mütemerrid ve en muannid feylesoflara ve zındıklara karşı güneş gibi isbat eden ve onların bir kısmını im[/COLOR][COLOR=black]a[/COLOR][COLOR=black]na getiren Risale-i Nur eczaları, elbette Küre-i Arz ve küre-i havaiyeyi kendi ile alâkadar eder ve [B]bu asrı ve istikbali kendi ile meşgul edecek[/B] bir hakikat-ı Kur'aniyedir ve ehl-i iman elinde bir elmas kılınçtır.[/COLOR]” der.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Yâni Risale-i Nur’un sadece bu asır için yazılmadığı ve gelen istikbali de nurlandıracağını söyler. Risale-i Nur’un imana yaptığı kuvvetli hizmet ve imansızlık ve dünya perestliğin halen devamı bu hükmü desteklemektedir.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Ayrıca çok alametlerinin ortaya çıkmış olması sebebiyle âhirzamanda yaşıyor olduğumuz anlaşılmaktadır. Demek ki, çok uzak olmayan bir istikbalde ve Risale-i Nur’un hizmet devresinin arkasından kıyametin kopması ihtimal dahilindedir.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Bu mevzuda Üstad şöyle der: “[COLOR=black]Bu hakikatdan anlaşılıyor ki; [B]sonra gelecek o mübarek zat[/B], Risale-i Nuru bir programı olarak neşir ve tatbik edecek.[/COLOR]”[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Netice olarak; bundan sonra bir müceddid de gelse, yapacağı hizmet Risale-i Nur’la imana ve İslâm’a hizmet etmek olacaktır inşaallah. Her şeyin hakikatini ancak Allah hakkıyla bilir. Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler! O'ndan gelen herşeye razıyız.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B] [COLOR=Red]Sual : Üstad Bediüzzaman'ın müceddid olduğunun delilleri nelerdir?[/COLOR] Cevap : [/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Müceddidlik meselesi, delillerle isbat edilen değil, vicdani kanaatle bilinen bir meseledir. Her bir mesele için kuvvetli delil aranmayacağını Üstad da Risale-i Nur'da bahseder.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Bu meselenin isbatı için tarih ve icazet yeterli olmaz. Öncelikli olarak müceddidliğin manasının ve tarihteki müceddidlerin iyice anlaşılmış olması gerekir.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Aslında bu konudaki en büyük delil, Üstad Hz.nin yazdığı Risale-i Nur Külliyatıdır. Risale-i Nur'un imana hizmette büyük bir yenilik yaptığı ortadadır. Fakat bu, ancak Risale-i Nur'lar ve Üstad'ın hayatı iyice incelendikten sonra tam olarak anlaşılabilir.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Diğer önemli olabilecek bir işaret ise, İslam dünyasından pek çok alimlerin Risaleleri ve Üstadı inceledikten sonra, Üstadın müceddidliğinde ittifak etmeleridir. Üstadın muasırlarından, başka hiç bir alim üzerinde bu derece bir ittifak olmamıştır.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Üstad Hazretleri de Risale-i Nur'un müceddidlik vazifesi yaptığını bir kaç yerde vurgular.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Üstad Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında az çok bir bilgisi olan herkese bu konuda fayda verebilecek bir şey de önceki asrın müceddidi olarak bilinen Nakşî büyüklerinden Mevlana Halid-i Bağdadî (ks) hazretleri ile Üstad Hazretlerinin hayatında yüz sene arayla olan ilginç tevafuklardır. Mesela,[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Hz. Mevlana Halid'in doğumu: [B]1193 [/B][/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Üstad'ın doğumu: [B]1293 [/B](1877)[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Hz. Mevlana Halid'in Hindistan'ın başkentine gitmesi: [B]1224[/B][/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Üstad'ın Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a gidişi: [B]1324 [/B](1908) [/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Hz. Mevlana Halid'in Bağdad'a dönmesi:[B]1238 [/B] [/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Üstad'ın memleketine dönmesi: [B]1338 [/B](1922)[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Bu yüz senelik farklar şu hadis-i şerifin ışığında değerlendirildiğinde daha bir önem kazanmaktadır:[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]"Muhakkak ki Allah, [B]her yüz sene[/B] başında bu ümmet için dinlerini yenileyecek birini (müceddid) gönderir" (Hâkim ve Taberânî):gül::gül:[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Son Müceddid meselesii
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst