Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Son peygamber'in mucizeleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="sarýklý genç" data-source="post: 133647" data-attributes="member: 5985"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">SON PEYGAMBER'İN MUCİZELERİ </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">M.Sadık Hamidi-Elif Eryarsoy Aydın</span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">KUR'AN-I KERİM</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Lafız ve manasındaki yüksek belagat</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kur'an şiir olmadığı gibi, nesir de, baştan sona kadar kafiyeli seci' de değildir. O başlı başına eşine rastlanmayan ilahî bir metindir. Bu sebeple Araplar emsalini görmedikleri için onun karşısında aciz kalmışlar, aciz kalınca da Kur'an'ın sihir olduğunu iddia etmekten başka bir yol bulamamışlardır. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bugüne kadar gelen bütün şairler, edebiyatçılar, Kur'an'ın nazmı ve manası karşısında aciz ve hayran kalmışlar, tek bir âyetin dahi benzerini söyleyememişlerdir. İcazı ve belagati insan sözüne benzemez. Tek kelimesi çıkarılsa veya bir kelime eklense, lafzındaki o mükemmelliğe ulaşılamaz. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kur'an'ın icazının iki unsuru vardır, ikisi de vahye dayanır: nazmı ve manası. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kur'an'ın mucize oluşunun en açık delili yüce belagatidir. Allah bu ilahî kitabında bütün zaman ve mekânları kuşatacak bir şekilde beyan ve fesahat erbabına meydan okumuş, hiç kimse bir cümlesinin benzerini söyleyememiştir. Deneyenler olmuşsa da hepsi aciz kalmıştır. Bu güne kadar aksi isbat edilmediği için bundan sonra olması da mümkün değildir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">(Bu hususta meydan okuyan ayetler (el-Bakara,23-24; el-İsra,88; Hud,13-14; Yunus, 38) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Meydan okumanın Arapçayı en güzel bir şekilde kullananlara yöneltilmesi dikkat çekicidir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Hz. Muhammed (sav) ümmi idi</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Hiç kimseden bir şey okumamış, öğrenmemiş, hiç bir şey yazmamıştı. Buna rağmen ondan önce gelmiş peygamberlerin kıssaları, daha önceki ümmet ve kavimlere dair olayların gerçek olarak Kur'an'da anlatılması bir mucizeden başka bir şey değildi. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kureyşliler onun okur-yazar olmadığını biliyorlardı. Daha önceki kavim ve peygamberlere dair tarihi olaylar kıssa ve vak'aları nereden öğrendi? Bu ancak ilahi vahyin ta kendisi idi. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">"Ey Muhammed! (Bu Kur'an sana indirilmeden önce) Sen daha önce bir kitaptan okumuş ve sağ elinle de onu yazmış değildin. Eğer öyle olsaydı bâtıla uyanlar şüpheye düşerlerdi." (Ankebut ,48 ) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Geçmiş Peygamber ve ümmetlere dair olayları anlatmakla yetinmemiş gelecekte olacak bir çok hususu da haber vermiştir </span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bu olaylardan en önemlisi; Ateşe tapan Perslerin mağlup ettikleri Rumlar karşısında çok kısa zamanda mağlup olacaklarını ve Rum Devleti'nin galip geleceğini haber vermesidir ki, o gün için bu haberin çok uzak bir ihtimal olduğu söylenmiştir. Ama Allah'ın (cc) Kur'an'da haber verdiği gibi olmuş, on sene geçmeden Rumlar Persleri mağlup etmiştir: </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">"Elif. Lâm. Mîm. Rumlar, yenildi. Arapların bulunduğu bölgeye en yakın bir yerde onlar, Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir." (Rum, 1-5) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Allah Peygamberine Mekke'yi fethedeceğini müjdelemiştir</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"> Rivayet edildiğine göre, Peygamber, Hudeybiye'ye çıkmadan önce rüyasında kendisinin ve ashabının emniyet içinde başlarını tıraş ederek Mekke'ye girdiklerini görmüş, bunu ashabına haber vermişti. Onlar da çok sevinmişlerdi. Nihayet sefere çıkıp, Hudeybiye'de alıkonulup döndükleri zaman bu durum onları çok üzmüştü. Bazı münafıklar da üstü kapalı konuşmalara başlamışlardı. Bunun üzerine fethin müyesser olacağı bildirilerek, bir sene önceki fetih (Hayber fethi) hatırlatılmıştır. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">"Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi." (el-Feth, 27) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Arapların bilmediği bir çok dini inanç, amel ve ahlâki hususları Kur'an beyan etmişti</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Araplar tevhid akidesi, meleklere, gayba, kıyamet ve hesap gününe, amellerin karşılığı olan Cennet ve Cehenneme iman etmenin gerektiğini bilmedikleri gibi, teşri ile ilgili hükümleri, helal ve haramı, insanın saadetini temin eden ahlâki kuralları, kardeşlik ve yardımlaşma ruhunu, birr ve takvayı, aile ve insanlara karşı görevleri de bilmiyorlardı. İnsan hayatı için çok önemli olan bu kuralları anlatan âyet-i kerimeleri Hz. Peygamber insanlara okuyarak tebliğ ediyordu. Kendisi Ümmi idi. Hukuk, sosyoloji, psikoloji tahsil etmediği gibi, felsefe, ahlak ve gayba dair de bir şeyin eğitimini almamıştı. O halde bu İlahi hazineden kendisine vahyedilen nübüvvetten başka bir şey değildi. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Kur'an'ın bir çok âyetinde ilmî hakikatler açık olarak ifade edilmiştir.</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"> Kainat, gök, yer, yıldızlar, gezegenler, gece ve gündüzün oluşumu, insan yaratılışı ile ilgili cismanî, aklî ve ruhî safhalar, nebat, hayvan ve böceklerle ilgili beyan ve açıklamalarla, bulutlar yağmur, fırtınalar, dağlar, ağaçlar nehirler, denizler gibi kainatta mevcut olan her şeyin tafsilatlı açık ve net olarak anlatılması asrımızın ilim adamlarını dahi hayrette bırakmıştır. Kur'an nazil olduğunda insanoğlu bunları bilmediği gibi, uzun zaman da anlayamamıştır. Ancak bu asrımızda ilmin çok gelişmesiyle Kur'an'ın ifade ettiği bu hakikatler anlaşılmıştır. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Kur'an'ın nüzulundan bu güne kadar on dört asır geçmesine rağmen ne naslarında ve ne de mana ve kast ettiği hususlarda hiçbir tenakuz, kusur ve bozulma görülmemiştir. </span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kur'an hem ifade bakımından, hem mana ve hüküm bakımından bir bütünlük arz etmektedir. İnsanların söylediği sözler, güzellik ve düzgünlük bakımından daima aynı olmaz. Yazan ve söyleyenin içinde bulunduğu hal ve şartlara göre değişir. Kur'an'ın ifade ve üslubu ise baştan sona emsalsiz bir güzellik ve düzgünlük içindedir. Bu sözlerin ihtiva ettiği mana, hüküm ve haberler de, yaratılış öncesinden ebediyete kadar hemen her şeye temas ettiği halde tam bir tutarlılık, bütünlük, sıhhat ve uyum arz etmektedir. Yalnızca bunları düşünmek ve tesbit etmek bile, Kur'an'ın insan eseri olmadığını, Allah'tan gelmiş bulunduğunu anlamaya yetecektir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">"Hâla Kur'an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı." (en-Nisa 82) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">Kur'an'ın pek çok olan icaz yönleri, genel olarak şu iki kısımda toplanarak özetlenebilir:</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">1- Bütün insanları hedef alan i'câzı: Kur'an'ın o zamana kadar duyulmayan, adı sanı bilinmeyen gaybî hakikatlerden haber vermesi ve bunların aynen çıkması, geçmiş ümmetlerden ve onların kıssalarından bahsetmesi, bütün devirlerde, her yerde ve her millete uygulanabilen genel ve eşsiz bir hukuk sistemi ortaya koyması mucizedir. Çünkü Hz. Muhammed (sav) ümmî idi, okuması yazması yoktu. Onun herhangi bir âlim ve mürşidden ders almadığı, hukuk ve kanun okumadığı tarihen sâbittir. O halde, böyle ümmî bir zâtın, Kur'ân-ı Kerim gibi, Arap belâgat ve fesâhatının zirvesinde olan ilahî hikmetlerle dolu eşsiz bir hukuk sistemini, kendi çabasıyla meydana getirebilmesi mümkün değildir. İşte Kur'ân-ı Kerim'in bu yöndeki icazını ve onun büyük bir mucize olduğunu aklı selim sahibi herkes rahatlıkla kavrayabilir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">2- Kur'ân-ı Kerim'in Araplara yönelik bulunan i'câzı: Bu Kur'ân'ın ilâhî lâfzının, eşsizliğidir. Kur'an'ın hayret verici, insanı büyüleyen yüce bir belagatı ve eşsiz bir fesahatı vardır. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Eşsiz bir uslup, geniş ve engin bir manâ hazinesi olan Kur'ân-ı Kerim, asırlardır tekrar tekrar meydan okuduğu halde, Arap edebiyatı, belagat ve fesahat üstadları bu güne kadar Kur'ân'ın bir benzerini yapmaktan âciz kalmışlardır. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">AY'IN İKİ PARÇAYA BÖLÜNMESİ </span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Peygamber'in bu büyük hissî mucizesi de Kur'an'la sâbittir: ''Kıyâmet saat(i) yaklaştı, ay (ikiye) bölündü (yarıldı)" (Kamer,1) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Abdullah İbni Mes'ud (ra) rivayet ediyor: Resûlüllah zamanında ay iki parçaya ayrıldı. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bazı sahih hadislerde nakledildiğine göre; müşriklerden bir grup, bir mucize olarak, ayın iki kısma ayrılmasını, Hz. Muhammed (sav)'den istediler. Hz. Muhammed (sav) de, Rabbine yönelerek niyazda bulundu. Ay, Allah'ın kudret ve izniyle derhal ikiye ayrıldı; bir kısmı Hıra dağı üzerinde, diğer kısmı ise, aşağıda ve tam karşısında görüldü. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">MİRAÇ</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Miraç, Peygamberimiz'in büyük mucizelerinden biridir. Kuran-ı Kerim'in İsra ve Necm Sûrelerinde Peygamber'in mucizevi şekilde Mescid-i Aksa'ya yaptığı gece yolculuğu ve Sidretü'l-Münteha'ya (Sidretü'l-Münteha: Yaratılmışların bilgilerinin tükendiği, ötesine geçemediği son sınır) yükselişi bildirilmektedir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">İsra Suresi'nin ilk âyetinde Allah, Son Peygamber'in mucizevi yolculuğunu şöyle bildirmektedir: </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">"Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir." (İsra, 1) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Allah elçisi Mekke'den Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüştür. İbn-i Kesir, Miraç olayıyla ilgili olarak sahabelerden en az yirmi beş kişinin rivayette bulunduğunu, hatta bu sayının kırk beşe kadar çıkabileceğini ifade etmiştir. Hadiste yer alan bilgilere göre Hz. Muhammed (sav), amcasının kızı Ümmühan bint Ebu Talib'in evinde yatarken, Cebrail, Peygamberimiz'e görünmüş ve onu Burak adlı bineğe bindirerek Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Miraç olayı da burada gerçekleşmiştir. Hadislerde Peygamberimiz'in Miraç esnasında gördükleriyle ilgili çok fazla detay bildirilmektedir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Miraç konusuyla ilgili Kuran'da haber verilen bilgilerden biri de, Peygamber'in Sidretü'l-Münteha'ya yükselmesidir: </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">"Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü. Sidretü'l-Münteha'nın yanında. Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır. Sidreyi örten örtmekte iken, göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü." (Necm, 13-18) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">SON PEYGAMBER'İN KORUNMASI</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Peygamberimiz de tüm diğer peygamberler gibi insanlara tebliğ ettiği gerçeklerden dolayı türlü eziyetlere, iftiralara maruz kalmış, alaycı tavırlarla karşılaşmıştır. Birbirinden farklı pek çok iftira ile itham edilmiş ve uzun yıllar iman etmeyenlerin baskısı ve ölüm tehdidi altında yaşamıştır. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Aleyhine kurulan bunca tuzağa ve hileye rağmen, son Peygamber Hz. Muhammed (sav)'in hiçbir zarar görmeden mücadelesine devam etmesi elbetteki O'nun en önemli mucizelerinden birisidir. ''Allah seni insanlardan koruyacaktır'' âyetiyle de bu vaad edilmiştir. (Maide Suresi, 67) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Allah her zaman onu korumuş ve Peygamberimiz tebliğ görevine sonuna kadar devam etmiştir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Mucize niteliğindeki bu gerçek Kuran'da bildirildiği gibi, Peygamber'den rivayet edilen hadislerde de yer almaktadır. (mağarada müşriklerden korunması, inkâr edenlerin onu öldürememeleri, savaşlarda İslam ordularının çok görünmesi gibi...) </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">PEYGAMBER'İN DUALARININ KABUL EDİLMESİ </span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Peygamber'in ashabına gösterdiği mucizeler çok fazladır. Bu mucizelerden biri de dualarının kabul olunmasıdır. Hadislerde bu konuyla ilgili olarak birçok haber verilmektedir. Bunlar arasında kıblenin değişmesi için yaptığı dua, yağmur duasının kabul edilmesi, sahabeden dua isteyenlere ettiği duaların kabulü zikredilebilir. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">KAYNAKLARDA ZİKREDİLEN MUCİZELERDEN BAZILARI</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">- Hz. Muhammed'in (sav) Parmakları Arasından Suların Akması Ve Çoğalması:</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Abdullah b. Mes'ud (ra) rivayet ediyor: "Ondan görülen harika halleri biz bereket olarak telakki ederken siz O'nu korkutucu olarak görüyorsunuz. Bir seferde Rasulüllah ile beraberdik, suyumuz azaldı. "Bana az bir su bulun" dediler. İçinde çok az su bulunan bir kap buldular. Elini suyun içine koydu ve şöyle buyurdu: "Mübarek suya gelin, bereket Allah'tandır". Suyun Rasul-i Ekrem'in parmakları arasından fışkırdığını gördüm." (Fethul-Bari, 3579) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">- Cabir'in Yemeği</span></strong><span style="color: black">: </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Cabir b. Abdillah'tan (ra): ''Hendek kazılırken Rasûlullah ile beraber çalışıyorduk. Evde, semiz olmayan küçük bir oğlak vardı. Kendi kendime bunu Rasûlullah'a pişirsem dedim. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Hanıma hazırlık yap dedim: O da el değirmeniyle biraz arpa öğütüp ekmek pişirdi. Oğlağı da kestim, Rasûl-i Ekrem için pişirdik. Gündüz çalışır gece olunca evlerimize dönerdik. Akşam olup Rasûlullah hendeğin yanından ayrılmak isteyince ona yaklaşarak, ''ey Allah'ın elçisi bir oğlağımız vardı, Onu sizin için kesip pişirdik. Biraz da arpa ekmeği hazırladık. Evimize buyurmanızı arzu ediyorum'' dedim. Onun yalnız gelmesini istiyordum. ''Peki'' dedi ve birisine herkesin Cabir b. Abdillah'ın evine gelmesi için çağrıda bulunmasını emretti. Kendi kendime "İnna lillâh ve innâ ileyhi raci'un" dedim. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Rasûlullah oradakilerle beraber evime gelip oturdular. Pişirdiğimiz oğlağı önüne koyduk. Bereketli olması için dua ettiler. Bismillah deyip yemeğe başladılar. Ashab'ta sıra ile yemeğe oturdular. Bir gurup yeyip doyduktan sonra kalkıp gidiyor, diğer bir gurup oturup doyuncaya kadar yiyordu. Öyleki; hendekte çalışanların hepsi ondan yeyip doydular.'' (Sahihi Buhâri, 4/90, 5/138; Sahihi Müslim: 13/216) </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: black">-Ümmü Süleym'in Küpü </span></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Enes'in (ra) annesinden rivayeti: ''Bir koyunumuz vardı. Yağını toplayıp bir küpe koyuyordum. Nihayet küp doldu. Yanımda hizmetimi gören Zeyneb adındaki kıza küpü verdim, bunu Peygamber'e götür, katık olarak yesinler'' dedim. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kız küpü Peygamber'e götürür, küp boşaltılıp geri verilir. Kızcağız küpü eve getirir. Ümmü Süleym evde olmadığı için küpü duvarda çakılı bir kazığa asar. Ümmü Süleym eve dönünce, küpün asılı olduğunu hatta yağla dolu olup, üstten taşarak damladığını görür. Hizmetçi kıza ''ben sana bu küpü Rasulüllâh'a götür dememiş miydim?'' deyince kız ''Ben küpü götürdüm, bana inanmıyorsan beraber Rasûlüllah'a gidelim'' der. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Ümmü Süleym kızla beraber gider ve ''Yâ Rasulullâh: Ben bu kızla sana yağ dolu bir küp göndermiştim'' deyince Allah elçisi ''Evet, kız yağı getirdi'' diye buyurur. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Ümmü Süleym'in ''Seni Hak Din ve Hidayetle Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim Küp ağzına kadar yağ doludur. Hatta üstten yağ damlamaktadır'' sözü üzerine Rasulullâh ''Hayret mi ediyorsun? Allah Peygamberine yedirdiği gibi sana da yedirir.''( Sahihi Buhâri, 4/251 - 5/62; Sahihi Müslim, 17/145; Müsned: 5/204) </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Tarih boyunca insanlar, iman etmek için kendilerine gönderilen elçilerden mucizeler istemişlerdir. Allah da mucizelerle bazı peygamberlerini desteklemiş, çeşitli mucizeler vermiştir. </span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Son Peygamber Hz. Muhammed (sav)'in mucizeleri de Allah'ın yardımı ve lütfudur. Mucizeler iman edenlerin imanlarını güçlendiren ve inanmayanları da imana davet eden delillerdir.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="sarýklý genç, post: 133647, member: 5985"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]SON PEYGAMBER'İN MUCİZELERİ [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]M.Sadık Hamidi-Elif Eryarsoy Aydın[/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [B][COLOR=black]KUR'AN-I KERİM[/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Lafız ve manasındaki yüksek belagat[/COLOR][/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kur'an şiir olmadığı gibi, nesir de, baştan sona kadar kafiyeli seci' de değildir. O başlı başına eşine rastlanmayan ilahî bir metindir. Bu sebeple Araplar emsalini görmedikleri için onun karşısında aciz kalmışlar, aciz kalınca da Kur'an'ın sihir olduğunu iddia etmekten başka bir yol bulamamışlardır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Bugüne kadar gelen bütün şairler, edebiyatçılar, Kur'an'ın nazmı ve manası karşısında aciz ve hayran kalmışlar, tek bir âyetin dahi benzerini söyleyememişlerdir. İcazı ve belagati insan sözüne benzemez. Tek kelimesi çıkarılsa veya bir kelime eklense, lafzındaki o mükemmelliğe ulaşılamaz. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kur'an'ın icazının iki unsuru vardır, ikisi de vahye dayanır: nazmı ve manası. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kur'an'ın mucize oluşunun en açık delili yüce belagatidir. Allah bu ilahî kitabında bütün zaman ve mekânları kuşatacak bir şekilde beyan ve fesahat erbabına meydan okumuş, hiç kimse bir cümlesinin benzerini söyleyememiştir. Deneyenler olmuşsa da hepsi aciz kalmıştır. Bu güne kadar aksi isbat edilmediği için bundan sonra olması da mümkün değildir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black](Bu hususta meydan okuyan ayetler (el-Bakara,23-24; el-İsra,88; Hud,13-14; Yunus, 38) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Meydan okumanın Arapçayı en güzel bir şekilde kullananlara yöneltilmesi dikkat çekicidir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Hz. Muhammed (sav) ümmi idi[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Hiç kimseden bir şey okumamış, öğrenmemiş, hiç bir şey yazmamıştı. Buna rağmen ondan önce gelmiş peygamberlerin kıssaları, daha önceki ümmet ve kavimlere dair olayların gerçek olarak Kur'an'da anlatılması bir mucizeden başka bir şey değildi. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kureyşliler onun okur-yazar olmadığını biliyorlardı. Daha önceki kavim ve peygamberlere dair tarihi olaylar kıssa ve vak'aları nereden öğrendi? Bu ancak ilahi vahyin ta kendisi idi. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]"Ey Muhammed! (Bu Kur'an sana indirilmeden önce) Sen daha önce bir kitaptan okumuş ve sağ elinle de onu yazmış değildin. Eğer öyle olsaydı bâtıla uyanlar şüpheye düşerlerdi." (Ankebut ,48 ) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Geçmiş Peygamber ve ümmetlere dair olayları anlatmakla yetinmemiş gelecekte olacak bir çok hususu da haber vermiştir [/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Bu olaylardan en önemlisi; Ateşe tapan Perslerin mağlup ettikleri Rumlar karşısında çok kısa zamanda mağlup olacaklarını ve Rum Devleti'nin galip geleceğini haber vermesidir ki, o gün için bu haberin çok uzak bir ihtimal olduğu söylenmiştir. Ama Allah'ın (cc) Kur'an'da haber verdiği gibi olmuş, on sene geçmeden Rumlar Persleri mağlup etmiştir: [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]"Elif. Lâm. Mîm. Rumlar, yenildi. Arapların bulunduğu bölgeye en yakın bir yerde onlar, Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir." (Rum, 1-5) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Allah Peygamberine Mekke'yi fethedeceğini müjdelemiştir[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black] Rivayet edildiğine göre, Peygamber, Hudeybiye'ye çıkmadan önce rüyasında kendisinin ve ashabının emniyet içinde başlarını tıraş ederek Mekke'ye girdiklerini görmüş, bunu ashabına haber vermişti. Onlar da çok sevinmişlerdi. Nihayet sefere çıkıp, Hudeybiye'de alıkonulup döndükleri zaman bu durum onları çok üzmüştü. Bazı münafıklar da üstü kapalı konuşmalara başlamışlardı. Bunun üzerine fethin müyesser olacağı bildirilerek, bir sene önceki fetih (Hayber fethi) hatırlatılmıştır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]"Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi." (el-Feth, 27) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Arapların bilmediği bir çok dini inanç, amel ve ahlâki hususları Kur'an beyan etmişti[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Araplar tevhid akidesi, meleklere, gayba, kıyamet ve hesap gününe, amellerin karşılığı olan Cennet ve Cehenneme iman etmenin gerektiğini bilmedikleri gibi, teşri ile ilgili hükümleri, helal ve haramı, insanın saadetini temin eden ahlâki kuralları, kardeşlik ve yardımlaşma ruhunu, birr ve takvayı, aile ve insanlara karşı görevleri de bilmiyorlardı. İnsan hayatı için çok önemli olan bu kuralları anlatan âyet-i kerimeleri Hz. Peygamber insanlara okuyarak tebliğ ediyordu. Kendisi Ümmi idi. Hukuk, sosyoloji, psikoloji tahsil etmediği gibi, felsefe, ahlak ve gayba dair de bir şeyin eğitimini almamıştı. O halde bu İlahi hazineden kendisine vahyedilen nübüvvetten başka bir şey değildi. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Kur'an'ın bir çok âyetinde ilmî hakikatler açık olarak ifade edilmiştir.[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black] Kainat, gök, yer, yıldızlar, gezegenler, gece ve gündüzün oluşumu, insan yaratılışı ile ilgili cismanî, aklî ve ruhî safhalar, nebat, hayvan ve böceklerle ilgili beyan ve açıklamalarla, bulutlar yağmur, fırtınalar, dağlar, ağaçlar nehirler, denizler gibi kainatta mevcut olan her şeyin tafsilatlı açık ve net olarak anlatılması asrımızın ilim adamlarını dahi hayrette bırakmıştır. Kur'an nazil olduğunda insanoğlu bunları bilmediği gibi, uzun zaman da anlayamamıştır. Ancak bu asrımızda ilmin çok gelişmesiyle Kur'an'ın ifade ettiği bu hakikatler anlaşılmıştır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Kur'an'ın nüzulundan bu güne kadar on dört asır geçmesine rağmen ne naslarında ve ne de mana ve kast ettiği hususlarda hiçbir tenakuz, kusur ve bozulma görülmemiştir. [/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kur'an hem ifade bakımından, hem mana ve hüküm bakımından bir bütünlük arz etmektedir. İnsanların söylediği sözler, güzellik ve düzgünlük bakımından daima aynı olmaz. Yazan ve söyleyenin içinde bulunduğu hal ve şartlara göre değişir. Kur'an'ın ifade ve üslubu ise baştan sona emsalsiz bir güzellik ve düzgünlük içindedir. Bu sözlerin ihtiva ettiği mana, hüküm ve haberler de, yaratılış öncesinden ebediyete kadar hemen her şeye temas ettiği halde tam bir tutarlılık, bütünlük, sıhhat ve uyum arz etmektedir. Yalnızca bunları düşünmek ve tesbit etmek bile, Kur'an'ın insan eseri olmadığını, Allah'tan gelmiş bulunduğunu anlamaya yetecektir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]"Hâla Kur'an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı." (en-Nisa 82) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]Kur'an'ın pek çok olan icaz yönleri, genel olarak şu iki kısımda toplanarak özetlenebilir:[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]1- Bütün insanları hedef alan i'câzı: Kur'an'ın o zamana kadar duyulmayan, adı sanı bilinmeyen gaybî hakikatlerden haber vermesi ve bunların aynen çıkması, geçmiş ümmetlerden ve onların kıssalarından bahsetmesi, bütün devirlerde, her yerde ve her millete uygulanabilen genel ve eşsiz bir hukuk sistemi ortaya koyması mucizedir. Çünkü Hz. Muhammed (sav) ümmî idi, okuması yazması yoktu. Onun herhangi bir âlim ve mürşidden ders almadığı, hukuk ve kanun okumadığı tarihen sâbittir. O halde, böyle ümmî bir zâtın, Kur'ân-ı Kerim gibi, Arap belâgat ve fesâhatının zirvesinde olan ilahî hikmetlerle dolu eşsiz bir hukuk sistemini, kendi çabasıyla meydana getirebilmesi mümkün değildir. İşte Kur'ân-ı Kerim'in bu yöndeki icazını ve onun büyük bir mucize olduğunu aklı selim sahibi herkes rahatlıkla kavrayabilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]2- Kur'ân-ı Kerim'in Araplara yönelik bulunan i'câzı: Bu Kur'ân'ın ilâhî lâfzının, eşsizliğidir. Kur'an'ın hayret verici, insanı büyüleyen yüce bir belagatı ve eşsiz bir fesahatı vardır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Eşsiz bir uslup, geniş ve engin bir manâ hazinesi olan Kur'ân-ı Kerim, asırlardır tekrar tekrar meydan okuduğu halde, Arap edebiyatı, belagat ve fesahat üstadları bu güne kadar Kur'ân'ın bir benzerini yapmaktan âciz kalmışlardır. [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [B][COLOR=black]AY'IN İKİ PARÇAYA BÖLÜNMESİ [/COLOR][/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Peygamber'in bu büyük hissî mucizesi de Kur'an'la sâbittir: ''Kıyâmet saat(i) yaklaştı, ay (ikiye) bölündü (yarıldı)" (Kamer,1) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Abdullah İbni Mes'ud (ra) rivayet ediyor: Resûlüllah zamanında ay iki parçaya ayrıldı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Bazı sahih hadislerde nakledildiğine göre; müşriklerden bir grup, bir mucize olarak, ayın iki kısma ayrılmasını, Hz. Muhammed (sav)'den istediler. Hz. Muhammed (sav) de, Rabbine yönelerek niyazda bulundu. Ay, Allah'ın kudret ve izniyle derhal ikiye ayrıldı; bir kısmı Hıra dağı üzerinde, diğer kısmı ise, aşağıda ve tam karşısında görüldü. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]MİRAÇ[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Miraç, Peygamberimiz'in büyük mucizelerinden biridir. Kuran-ı Kerim'in İsra ve Necm Sûrelerinde Peygamber'in mucizevi şekilde Mescid-i Aksa'ya yaptığı gece yolculuğu ve Sidretü'l-Münteha'ya (Sidretü'l-Münteha: Yaratılmışların bilgilerinin tükendiği, ötesine geçemediği son sınır) yükselişi bildirilmektedir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]İsra Suresi'nin ilk âyetinde Allah, Son Peygamber'in mucizevi yolculuğunu şöyle bildirmektedir: [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]"Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir." (İsra, 1) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Allah elçisi Mekke'den Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüştür. İbn-i Kesir, Miraç olayıyla ilgili olarak sahabelerden en az yirmi beş kişinin rivayette bulunduğunu, hatta bu sayının kırk beşe kadar çıkabileceğini ifade etmiştir. Hadiste yer alan bilgilere göre Hz. Muhammed (sav), amcasının kızı Ümmühan bint Ebu Talib'in evinde yatarken, Cebrail, Peygamberimiz'e görünmüş ve onu Burak adlı bineğe bindirerek Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Miraç olayı da burada gerçekleşmiştir. Hadislerde Peygamberimiz'in Miraç esnasında gördükleriyle ilgili çok fazla detay bildirilmektedir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Miraç konusuyla ilgili Kuran'da haber verilen bilgilerden biri de, Peygamber'in Sidretü'l-Münteha'ya yükselmesidir: [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]"Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü. Sidretü'l-Münteha'nın yanında. Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır. Sidreyi örten örtmekte iken, göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü." (Necm, 13-18) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]SON PEYGAMBER'İN KORUNMASI[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Peygamberimiz de tüm diğer peygamberler gibi insanlara tebliğ ettiği gerçeklerden dolayı türlü eziyetlere, iftiralara maruz kalmış, alaycı tavırlarla karşılaşmıştır. Birbirinden farklı pek çok iftira ile itham edilmiş ve uzun yıllar iman etmeyenlerin baskısı ve ölüm tehdidi altında yaşamıştır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Aleyhine kurulan bunca tuzağa ve hileye rağmen, son Peygamber Hz. Muhammed (sav)'in hiçbir zarar görmeden mücadelesine devam etmesi elbetteki O'nun en önemli mucizelerinden birisidir. ''Allah seni insanlardan koruyacaktır'' âyetiyle de bu vaad edilmiştir. (Maide Suresi, 67) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Allah her zaman onu korumuş ve Peygamberimiz tebliğ görevine sonuna kadar devam etmiştir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Mucize niteliğindeki bu gerçek Kuran'da bildirildiği gibi, Peygamber'den rivayet edilen hadislerde de yer almaktadır. (mağarada müşriklerden korunması, inkâr edenlerin onu öldürememeleri, savaşlarda İslam ordularının çok görünmesi gibi...) [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]PEYGAMBER'İN DUALARININ KABUL EDİLMESİ [/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Peygamber'in ashabına gösterdiği mucizeler çok fazladır. Bu mucizelerden biri de dualarının kabul olunmasıdır. Hadislerde bu konuyla ilgili olarak birçok haber verilmektedir. Bunlar arasında kıblenin değişmesi için yaptığı dua, yağmur duasının kabul edilmesi, sahabeden dua isteyenlere ettiği duaların kabulü zikredilebilir. [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]KAYNAKLARDA ZİKREDİLEN MUCİZELERDEN BAZILARI[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]- Hz. Muhammed'in (sav) Parmakları Arasından Suların Akması Ve Çoğalması:[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Abdullah b. Mes'ud (ra) rivayet ediyor: "Ondan görülen harika halleri biz bereket olarak telakki ederken siz O'nu korkutucu olarak görüyorsunuz. Bir seferde Rasulüllah ile beraberdik, suyumuz azaldı. "Bana az bir su bulun" dediler. İçinde çok az su bulunan bir kap buldular. Elini suyun içine koydu ve şöyle buyurdu: "Mübarek suya gelin, bereket Allah'tandır". Suyun Rasul-i Ekrem'in parmakları arasından fışkırdığını gördüm." (Fethul-Bari, 3579) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]- Cabir'in Yemeği[/COLOR][/B][COLOR=black]: [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Cabir b. Abdillah'tan (ra): ''Hendek kazılırken Rasûlullah ile beraber çalışıyorduk. Evde, semiz olmayan küçük bir oğlak vardı. Kendi kendime bunu Rasûlullah'a pişirsem dedim. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Hanıma hazırlık yap dedim: O da el değirmeniyle biraz arpa öğütüp ekmek pişirdi. Oğlağı da kestim, Rasûl-i Ekrem için pişirdik. Gündüz çalışır gece olunca evlerimize dönerdik. Akşam olup Rasûlullah hendeğin yanından ayrılmak isteyince ona yaklaşarak, ''ey Allah'ın elçisi bir oğlağımız vardı, Onu sizin için kesip pişirdik. Biraz da arpa ekmeği hazırladık. Evimize buyurmanızı arzu ediyorum'' dedim. Onun yalnız gelmesini istiyordum. ''Peki'' dedi ve birisine herkesin Cabir b. Abdillah'ın evine gelmesi için çağrıda bulunmasını emretti. Kendi kendime "İnna lillâh ve innâ ileyhi raci'un" dedim. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Rasûlullah oradakilerle beraber evime gelip oturdular. Pişirdiğimiz oğlağı önüne koyduk. Bereketli olması için dua ettiler. Bismillah deyip yemeğe başladılar. Ashab'ta sıra ile yemeğe oturdular. Bir gurup yeyip doyduktan sonra kalkıp gidiyor, diğer bir gurup oturup doyuncaya kadar yiyordu. Öyleki; hendekte çalışanların hepsi ondan yeyip doydular.'' (Sahihi Buhâri, 4/90, 5/138; Sahihi Müslim: 13/216) [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][COLOR=black]-Ümmü Süleym'in Küpü [/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Enes'in (ra) annesinden rivayeti: ''Bir koyunumuz vardı. Yağını toplayıp bir küpe koyuyordum. Nihayet küp doldu. Yanımda hizmetimi gören Zeyneb adındaki kıza küpü verdim, bunu Peygamber'e götür, katık olarak yesinler'' dedim. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Kız küpü Peygamber'e götürür, küp boşaltılıp geri verilir. Kızcağız küpü eve getirir. Ümmü Süleym evde olmadığı için küpü duvarda çakılı bir kazığa asar. Ümmü Süleym eve dönünce, küpün asılı olduğunu hatta yağla dolu olup, üstten taşarak damladığını görür. Hizmetçi kıza ''ben sana bu küpü Rasulüllâh'a götür dememiş miydim?'' deyince kız ''Ben küpü götürdüm, bana inanmıyorsan beraber Rasûlüllah'a gidelim'' der. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Ümmü Süleym kızla beraber gider ve ''Yâ Rasulullâh: Ben bu kızla sana yağ dolu bir küp göndermiştim'' deyince Allah elçisi ''Evet, kız yağı getirdi'' diye buyurur. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Ümmü Süleym'in ''Seni Hak Din ve Hidayetle Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim Küp ağzına kadar yağ doludur. Hatta üstten yağ damlamaktadır'' sözü üzerine Rasulullâh ''Hayret mi ediyorsun? Allah Peygamberine yedirdiği gibi sana da yedirir.''( Sahihi Buhâri, 4/251 - 5/62; Sahihi Müslim, 17/145; Müsned: 5/204) [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Tarih boyunca insanlar, iman etmek için kendilerine gönderilen elçilerden mucizeler istemişlerdir. Allah da mucizelerle bazı peygamberlerini desteklemiş, çeşitli mucizeler vermiştir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Son Peygamber Hz. Muhammed (sav)'in mucizeleri de Allah'ın yardımı ve lütfudur. Mucizeler iman edenlerin imanlarını güçlendiren ve inanmayanları da imana davet eden delillerdir.[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Son peygamber'in mucizeleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst