Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Son peygamber'in mucizeleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 178763" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Peygamberimiz (sav) ve mucizeleri</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Aziz ve muhterem Müslümanlar!</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Hutbemiz, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) Allah Resulü olduğunu gösteren mucizelerine dairdir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Şu kâinatın sahibi, insanların içinden her bakımdan en mükemmel ve kabiliyetli, en yüksek ahlâklı bir zât-ı âlîşan olan âhirzaman peygamberi Hz. Muhammed'i (sav) resul ve ebedî rehber yapıp âlemlere rahmet olarak göndermiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>40 yaşında kendisine risâlet vazifesi verilince, Allah'ın elçisi ebedî saadetin habercisi olduğunu haber vermiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Bu büyük dâvaya delil istenilince Kur'ân-ı Kerîm gibi bir fermanı göstermiş, 1000 kadar mucize fevkalâde delillerle nübüvvetini ispat etmiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>O mucizeler o kadar kat'îdir ki, o zamanın inatçı kâfirleri dahi mucizelerin vuku ve vücutlarını inkâr edemediler.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Mucizeler peygamberin Allah elçisi olduğunu gösteren nişanlardır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Peygamber olmayan mucize gösteremez. Başka insanlar ne kadar âlim ve akıllı da olsalar mucize göstermekten âcizdirler.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Mucize Allah tarafından O'nun dâvasına bir tasdiktir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>En büyük ve ebedî mucize olan Kur'ân'da "Muhammedü'r-Resûlullah", yâni "Muhammed Allah'ın Resulüdür. Her sözü ve hareketi doğrudur. O'na uyunuz! O'nu size rahmetimi müjdelemek ve azabımla korkutmak için şahit, rehber ve imam olarak ben gönderdim" buyurulmaktadır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Sevgili Peygamberimiz (sav) risâletini ilân edip buyurmuş ki:</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>"Ben şu kâinat Halikının meb'ûsuyum. Delilim de şudur ki: Müstemir âdetini (değişmeyen kanunlarını) benim duâ ve iltimasımla değiştirecek. İşte parmaklarıma bakınız! 5 musluklu bir çeşme gibi akıttırrıyor. Kamere bakınız! Bir parmağımın işaretiyle iki parça ediyor. Şu ağaca bakınız! Beni tasdik için yanıma geliyor, şehadet ediyor. Şu bir parça taama bakınız! İki üç adama ancak kâfi geldiği halde, işte 200 - 300 adamı tok ediyor."</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Aziz mü'minler!</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Resûl-i Ekrem'in (sav) bütün hareketleri doğruluğunu ve ciddiyetini ispat etmektedir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Allah Resulü olduğunu ispat eden deliller binlercedir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Bir kısım insanlar yalnız simasını görmekle "Şu simada yalan yok, şu yüzde hile olamaz!" diyerek îmana gelmişlerdir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>O'nun mucizeleri çok çeşitlidir. Risaleti umumî olduğu için envâ-ı kâinattan birer mucizeye mazhardır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Sultan-ı kâinatın en büyük elçisi dünyaya teşrif edince herşey O'na "Merhaba! Hoşgeldin ey şanlı Nebî!" dediler.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Peygamberliğini ilân edip sonsuz bir hayat ve saadet müjdesi verince bütün mahlûkat O'nu alkışlamışlardır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Pekçok mucizelerinden birkaç misal vermek gerekirse, en büyük ve ebedî mucizesi Kur'ân-ı Kerîm'dir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>14 asırdan beri kimse onun bir harfini değiştirememiştir. Allah'ın kitabı, Resûlü'nün ebedî mûcizesidir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Dertlerin devası, hastalıkların şifası, her müşkilin hal çâresidir. Kur'ân'ı görüp îman etmeyen, akıl hastasıdır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Bir defasında iki kişilik yemek üzerine duâ etti, 300 kişi yediler ve doydular. Hiç el sürülmemiş gibi kaldı.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Ordu susuz kaldığı bir günde 10 parmağından 10 musluk gibi su akmış, su ihtiyacı mu’cize olarak karşılanmıştır. Et ve kemikten su akmasına bir ordu şahit olmuştur.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Ağaç huzuruna gelip "Esselâmü aleyke yâ Resûlallah!" dedi, nübüvvetini tasdik eyledi.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Ağaçların, taşların tanıyıp itaat ettiği bir peygamberi tanımayan, itaat etmeyen insanlara yazıklar olsun!</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Resûl-i Ekrem'in (sav) duâsıyla ve nefes-i mübârekiyle meydana gelen mucizelerinden birkaç misal vererek bu uzun dersi kısa keselim:</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Uhud harbinde Katâde ibn-i Nu'mân'ın gözüne bir ok isabet etmiş, gözünü çıkarıp yüzünün üstüne indirmişti.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Resûl-i Ekrem (sav) mübarek şifalı eliyle onun gözünü aldı, eski yuvasına yerleştirdi.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>İki gözünden en güzeli olarak hiçbirşey olmamış gibi şifa buldu.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Hayber gazâsmda Hz. Ali'yi (ra) bayraktar tâyin ettiği halde Aliyy-i Hayderî'nin gözleri hasta ve çok ağrıyordu. En tesirli bir göz ilacı gibi mübarek tükürüğünü gözüne sürdüğü dakikada şifa bularak hiçbirşey kalmadı.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Birgün huzura bir âmâ geldi. "Gözlerimin açılması için duâ et!" dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Efendimiz ferman etti:</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>"Git, abdest al! İki rek'at namaz kıl! Sonra şöyle duâ et: Allahım! Habibin hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Hz. Muhammed'in (sav) şefaatine sana teveccüh ediyorum! Gözlerimi aç!' de!"</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>O adam gitti, öyle yaptı, gözleri açıldı.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Bedir gazasında Muavviz İbn-i Afrâ'nın (ra) Ebû Cehil laîn tarafından bir eli kesilmişti.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Öteki eliyle elini tutup Resûl-i Ekrem'in (sav) yanına geldi.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Allah Resulü onun elini yerine yapıştırdı. İlaç olarak tükürüğünü ona sürdü. Birden şifa buldu, yine harbe gitti. Şehit oluncaya kadar harbetti.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Aliyyi'bni'l-Hakem'in Hendek gazasında ayağı kırıldı. Resûl-i Ekrem (sav) meshetti, dakikasında öyle şifâ buldu ki, atından inmedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Nakl-i sahihle Hz. İbn-i Abbas (ra) demiş ki:</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>"Resûl-i Ekrem'e (sav) mecnun bir çocuk getirildi. Mübarek elini onun göğsüne koydu. Birden çocuk istifra etti. İçinden küçük hıyar kadar siyah birşey çıktı. Çocuk şifa bulup gitti."</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Dili var fakat konuşamayan büyükçe bir çocuk Resûl-i Ekrem'in (sav) yanına geldi. Efendimiz çocuğa sordu:</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>"Ben kimim?"</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Hiç konuşmayan dilsiz çocuk, "Ente Resûlullah!" deyip konuşmaya başladı.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>İşte bu misaller gibi yüzlerce misal 19. Mektup'ta, siyer ve hadis kitaplarında beyan edilmiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Evet, çok musibetlere giriftar olan nev'-i beşere Resûl-i Ekrem'in (sav) mübarek eli Hekîm-i Lokman'ın bir eczahânesi gibi ve tükürüğü Hz. Hıdır'ın âb-ı hayat çeşmesi gibi ve nefesi Hz. îsâ'nın (as) nefesi gibi mededres ve şifaresan olmuştur.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Pekçok hasta, çocuk, akıl hastası, âmâ, dilsiz gelmiş; cümlesi şifa bulup gitmiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Şifa bulmayan kalmamıştır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Bizler de bu asrın Müslümanları olarak maddî ve manevî dertlerimize derman için O'na uyalım, sünnetine sarılalım, Allah Resulü'nün yolundan ve izinden ayrılmayalım.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkGreen"><strong>kaynak:sorularla islamiyet</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 178763, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DarkGreen"][B]Peygamberimiz (sav) ve mucizeleri Aziz ve muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) Allah Resulü olduğunu gösteren mucizelerine dairdir. Şu kâinatın sahibi, insanların içinden her bakımdan en mükemmel ve kabiliyetli, en yüksek ahlâklı bir zât-ı âlîşan olan âhirzaman peygamberi Hz. Muhammed'i (sav) resul ve ebedî rehber yapıp âlemlere rahmet olarak göndermiştir. 40 yaşında kendisine risâlet vazifesi verilince, Allah'ın elçisi ebedî saadetin habercisi olduğunu haber vermiştir. Bu büyük dâvaya delil istenilince Kur'ân-ı Kerîm gibi bir fermanı göstermiş, 1000 kadar mucize fevkalâde delillerle nübüvvetini ispat etmiştir. O mucizeler o kadar kat'îdir ki, o zamanın inatçı kâfirleri dahi mucizelerin vuku ve vücutlarını inkâr edemediler. Mucizeler peygamberin Allah elçisi olduğunu gösteren nişanlardır. Peygamber olmayan mucize gösteremez. Başka insanlar ne kadar âlim ve akıllı da olsalar mucize göstermekten âcizdirler. Mucize Allah tarafından O'nun dâvasına bir tasdiktir. En büyük ve ebedî mucize olan Kur'ân'da "Muhammedü'r-Resûlullah", yâni "Muhammed Allah'ın Resulüdür. Her sözü ve hareketi doğrudur. O'na uyunuz! O'nu size rahmetimi müjdelemek ve azabımla korkutmak için şahit, rehber ve imam olarak ben gönderdim" buyurulmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (sav) risâletini ilân edip buyurmuş ki: "Ben şu kâinat Halikının meb'ûsuyum. Delilim de şudur ki: Müstemir âdetini (değişmeyen kanunlarını) benim duâ ve iltimasımla değiştirecek. İşte parmaklarıma bakınız! 5 musluklu bir çeşme gibi akıttırrıyor. Kamere bakınız! Bir parmağımın işaretiyle iki parça ediyor. Şu ağaca bakınız! Beni tasdik için yanıma geliyor, şehadet ediyor. Şu bir parça taama bakınız! İki üç adama ancak kâfi geldiği halde, işte 200 - 300 adamı tok ediyor." Aziz mü'minler! Resûl-i Ekrem'in (sav) bütün hareketleri doğruluğunu ve ciddiyetini ispat etmektedir. Allah Resulü olduğunu ispat eden deliller binlercedir. Bir kısım insanlar yalnız simasını görmekle "Şu simada yalan yok, şu yüzde hile olamaz!" diyerek îmana gelmişlerdir. O'nun mucizeleri çok çeşitlidir. Risaleti umumî olduğu için envâ-ı kâinattan birer mucizeye mazhardır. Sultan-ı kâinatın en büyük elçisi dünyaya teşrif edince herşey O'na "Merhaba! Hoşgeldin ey şanlı Nebî!" dediler. Peygamberliğini ilân edip sonsuz bir hayat ve saadet müjdesi verince bütün mahlûkat O'nu alkışlamışlardır. Pekçok mucizelerinden birkaç misal vermek gerekirse, en büyük ve ebedî mucizesi Kur'ân-ı Kerîm'dir. 14 asırdan beri kimse onun bir harfini değiştirememiştir. Allah'ın kitabı, Resûlü'nün ebedî mûcizesidir. Dertlerin devası, hastalıkların şifası, her müşkilin hal çâresidir. Kur'ân'ı görüp îman etmeyen, akıl hastasıdır. Bir defasında iki kişilik yemek üzerine duâ etti, 300 kişi yediler ve doydular. Hiç el sürülmemiş gibi kaldı. Ordu susuz kaldığı bir günde 10 parmağından 10 musluk gibi su akmış, su ihtiyacı mu’cize olarak karşılanmıştır. Et ve kemikten su akmasına bir ordu şahit olmuştur. Ağaç huzuruna gelip "Esselâmü aleyke yâ Resûlallah!" dedi, nübüvvetini tasdik eyledi. Ağaçların, taşların tanıyıp itaat ettiği bir peygamberi tanımayan, itaat etmeyen insanlara yazıklar olsun! Resûl-i Ekrem'in (sav) duâsıyla ve nefes-i mübârekiyle meydana gelen mucizelerinden birkaç misal vererek bu uzun dersi kısa keselim: Uhud harbinde Katâde ibn-i Nu'mân'ın gözüne bir ok isabet etmiş, gözünü çıkarıp yüzünün üstüne indirmişti. Resûl-i Ekrem (sav) mübarek şifalı eliyle onun gözünü aldı, eski yuvasına yerleştirdi. İki gözünden en güzeli olarak hiçbirşey olmamış gibi şifa buldu. Hayber gazâsmda Hz. Ali'yi (ra) bayraktar tâyin ettiği halde Aliyy-i Hayderî'nin gözleri hasta ve çok ağrıyordu. En tesirli bir göz ilacı gibi mübarek tükürüğünü gözüne sürdüğü dakikada şifa bularak hiçbirşey kalmadı. Birgün huzura bir âmâ geldi. "Gözlerimin açılması için duâ et!" dedi. Efendimiz ferman etti: "Git, abdest al! İki rek'at namaz kıl! Sonra şöyle duâ et: Allahım! Habibin hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Hz. Muhammed'in (sav) şefaatine sana teveccüh ediyorum! Gözlerimi aç!' de!" O adam gitti, öyle yaptı, gözleri açıldı. Bedir gazasında Muavviz İbn-i Afrâ'nın (ra) Ebû Cehil laîn tarafından bir eli kesilmişti. Öteki eliyle elini tutup Resûl-i Ekrem'in (sav) yanına geldi. Allah Resulü onun elini yerine yapıştırdı. İlaç olarak tükürüğünü ona sürdü. Birden şifa buldu, yine harbe gitti. Şehit oluncaya kadar harbetti. Aliyyi'bni'l-Hakem'in Hendek gazasında ayağı kırıldı. Resûl-i Ekrem (sav) meshetti, dakikasında öyle şifâ buldu ki, atından inmedi. Nakl-i sahihle Hz. İbn-i Abbas (ra) demiş ki: "Resûl-i Ekrem'e (sav) mecnun bir çocuk getirildi. Mübarek elini onun göğsüne koydu. Birden çocuk istifra etti. İçinden küçük hıyar kadar siyah birşey çıktı. Çocuk şifa bulup gitti." Dili var fakat konuşamayan büyükçe bir çocuk Resûl-i Ekrem'in (sav) yanına geldi. Efendimiz çocuğa sordu: "Ben kimim?" Hiç konuşmayan dilsiz çocuk, "Ente Resûlullah!" deyip konuşmaya başladı. İşte bu misaller gibi yüzlerce misal 19. Mektup'ta, siyer ve hadis kitaplarında beyan edilmiştir. Evet, çok musibetlere giriftar olan nev'-i beşere Resûl-i Ekrem'in (sav) mübarek eli Hekîm-i Lokman'ın bir eczahânesi gibi ve tükürüğü Hz. Hıdır'ın âb-ı hayat çeşmesi gibi ve nefesi Hz. îsâ'nın (as) nefesi gibi mededres ve şifaresan olmuştur. Pekçok hasta, çocuk, akıl hastası, âmâ, dilsiz gelmiş; cümlesi şifa bulup gitmiştir. Şifa bulmayan kalmamıştır. Bizler de bu asrın Müslümanları olarak maddî ve manevî dertlerimize derman için O'na uyalım, sünnetine sarılalım, Allah Resulü'nün yolundan ve izinden ayrılmayalım. kaynak:sorularla islamiyet[/B][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Son peygamber'in mucizeleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst