Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sonra yaparım demek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 176625" data-attributes="member: 8625"><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</strong>İman edip, Ehl-i sünnet âlimlerini tanıyan ve onların yolunda olan Müslümanlar, ne kadar şükretse azdır. Kur’an-ı kerimde, Allahü teâlâyı tanımayan için, açıkça, <strong>(Gözleri vardır, görmezler)</strong> buyuruluyor. Ehl-i sünnet âlimlerini görmez, din kitaplarını görmez, hizmetleri görmez, camileri görmez. <strong>(Kulakları vardır işitmezler)</strong> buyuruluyor. Ezanı işitmez, dinî nasihatleri işitmez. Sonra, <strong>(Çünkü onların kalbleri mühürlüdür)</strong>buyuruluyor. Kapı kilitli, kapalı. Göz ne kadar bakarsa baksın, kulak ne kadar açık olursa olsun, eğer içerde bir işitme veya görme işi olmazsa, baksa da görmez, işitse de duymaz; çünkü duyuracak olan kulağın kendisi değil, Cenab-ı Hak’tır.</span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ehl-i sünnet âlimlerini, Silsile-i aliyye büyüklerini, kitaplarını tanımak, onların yolunda hizmette bulunmak nimetleri çok büyüktür. Bunun ne kadar kıymetli ve büyük olduğu, dünyada pek anlaşılmasa da, ölünce hepimiz anlayacağız. Ne büyük bir fırsatı elden kaçırdığımıza yanacağız. Bir daha geriye dönebilir miyiz? Bir daha tevbe edebilir miyiz? Onun için, Peygamber efendimiz, <strong>(Ölmeden önce ölün)</strong> buyuruyor. İnsanlar ahirette feryat edecektir. <strong>(Yâ Rabbi, bizi tekrar dünyaya gönder, hiç günah işlemeyeceğiz, hep ibadet edeceğiz, hep dinine hizmet edeceğiz)</strong> diyecekler. Onlara<strong>,(Zaten oradan geldiniz ya...)</strong> denilecektir.</span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Başarılı olmak isteyen, din büyüklerimizin yoluna sarılmalı. Onların yolunda, işi geciktirmek yoktur; çünkü Peygamber efendimiz, <strong><span style="color: darkred">(Sonra yaparım diyenler, işini sonraya bırakanlar helak oldu)</span></strong> buyuruyor. Araya sonra girdi mi, o iş kaldı demektir; çünkü unuturuz, bir mani çıkar, hastalık olur, ölüm olur, bir daha o işi yapamayız.</span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: darkred">Her başarının engeli, insanın kendi nefsidir.</span></strong> Önümüze konan duvar gibidir. Allahü teâlâdan gelen yardıma, evliya zatlardan gelen feyze, insanın nefsi, kibri, engeldir. Bu aradan ne kadar çekilirse, o kadar feyz gelir. Biz nerdeyse, hep o gelen feyzi kapatmanın yollarını arıyoruz. Devamlı, benim dediğim olsun, bana tâbi olun, benim sözüm olsun, benim mevkiim olsun diyoruz. O benim dediğimiz her şey, bir gün gelecek, başımıza bela olacak. Öldükten sonra hepsini anlayacağız.</span></p><p></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir şeyi iyi yapmak, ilmini bilerek, onu çok ve devamlı yapmakla mümkündür. Mesela bir terzi, ne kadar çok kumaş keserse, o kadar iyi bir terzi olur. İnsan da kendini ölüme ne kadar alıştırırsa, yani her şeyi bırakacağına, bu işlerin hepsinin geçici olduğuna ne kadar alıştırırsa o kadar rahat ölür. Demek ki, ölüme hazırlanarak kendimizi ölüme alıştırmamız gerekir.</span></em></strong></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: navy"><strong>Mehmet Ali Demirbaş</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 176625, member: 8625"] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B]Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:[/B]İman edip, Ehl-i sünnet âlimlerini tanıyan ve onların yolunda olan Müslümanlar, ne kadar şükretse azdır. Kur’an-ı kerimde, Allahü teâlâyı tanımayan için, açıkça, [B](Gözleri vardır, görmezler)[/B] buyuruluyor. Ehl-i sünnet âlimlerini görmez, din kitaplarını görmez, hizmetleri görmez, camileri görmez. [B](Kulakları vardır işitmezler)[/B] buyuruluyor. Ezanı işitmez, dinî nasihatleri işitmez. Sonra, [B](Çünkü onların kalbleri mühürlüdür)[/B]buyuruluyor. Kapı kilitli, kapalı. Göz ne kadar bakarsa baksın, kulak ne kadar açık olursa olsun, eğer içerde bir işitme veya görme işi olmazsa, baksa da görmez, işitse de duymaz; çünkü duyuracak olan kulağın kendisi değil, Cenab-ı Hak’tır.[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Ehl-i sünnet âlimlerini, Silsile-i aliyye büyüklerini, kitaplarını tanımak, onların yolunda hizmette bulunmak nimetleri çok büyüktür. Bunun ne kadar kıymetli ve büyük olduğu, dünyada pek anlaşılmasa da, ölünce hepimiz anlayacağız. Ne büyük bir fırsatı elden kaçırdığımıza yanacağız. Bir daha geriye dönebilir miyiz? Bir daha tevbe edebilir miyiz? Onun için, Peygamber efendimiz, [B](Ölmeden önce ölün)[/B] buyuruyor. İnsanlar ahirette feryat edecektir. [B](Yâ Rabbi, bizi tekrar dünyaya gönder, hiç günah işlemeyeceğiz, hep ibadet edeceğiz, hep dinine hizmet edeceğiz)[/B] diyecekler. Onlara[B],(Zaten oradan geldiniz ya...)[/B] denilecektir.[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Başarılı olmak isteyen, din büyüklerimizin yoluna sarılmalı. Onların yolunda, işi geciktirmek yoktur; çünkü Peygamber efendimiz, [B][COLOR=darkred](Sonra yaparım diyenler, işini sonraya bırakanlar helak oldu)[/COLOR][/B] buyuruyor. Araya sonra girdi mi, o iş kaldı demektir; çünkü unuturuz, bir mani çıkar, hastalık olur, ölüm olur, bir daha o işi yapamayız.[/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=darkred]Her başarının engeli, insanın kendi nefsidir.[/COLOR][/B] Önümüze konan duvar gibidir. Allahü teâlâdan gelen yardıma, evliya zatlardan gelen feyze, insanın nefsi, kibri, engeldir. Bu aradan ne kadar çekilirse, o kadar feyz gelir. Biz nerdeyse, hep o gelen feyzi kapatmanın yollarını arıyoruz. Devamlı, benim dediğim olsun, bana tâbi olun, benim sözüm olsun, benim mevkiim olsun diyoruz. O benim dediğimiz her şey, bir gün gelecek, başımıza bela olacak. Öldükten sonra hepsini anlayacağız.[/FONT] [B][I][FONT=Comic Sans MS]Bir şeyi iyi yapmak, ilmini bilerek, onu çok ve devamlı yapmakla mümkündür. Mesela bir terzi, ne kadar çok kumaş keserse, o kadar iyi bir terzi olur. İnsan da kendini ölüme ne kadar alıştırırsa, yani her şeyi bırakacağına, bu işlerin hepsinin geçici olduğuna ne kadar alıştırırsa o kadar rahat ölür. Demek ki, ölüme hazırlanarak kendimizi ölüme alıştırmamız gerekir.[/FONT][/I][/B] [B][I][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/I][/B] [B][I][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/I][/B] [RIGHT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=navy][B]Mehmet Ali Demirbaş[/B][/COLOR][/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sonra yaparım demek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst