Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
soralim cevaplayalim
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 5440" data-attributes="member: 12"><p>soru;</p><p> </p><p>Henüz evlenmemiş kişilere "nikahın vakti saati var" derler ya..gerçekten öyle mi? onlara yeri geldiğinde böyle söylemek yanlış olur mu? Aslında biliyorum, kader konusu değil mi bu, herşeyin zaten yazılmış bir zamanı yok mu?</p><p> </p><p>cevap;</p><p> </p><p><span style="color: green">Evlenmek, nasibi çıkmak veya çıkmamak da takdire bağlıdır. Allahü teâlâ, takdirine göre sebepler yaratmaktadır. Mesela bir kız dua eder, (Ya Rabbi, evlenmek hakkımda hayırlı ise, evlenmeyi bana nasip eyle) der. Duası kabul olursa evlenir. Evlenmek için tedbir almak ve sebeplere yapışmak lazımdır. Mesela kötü birisi ile evlenip de suçu kadere yüklemek doğru değildir.</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Tedbir alıp sebeplere yapıştıktan sonra evlenemedim diye kendini sıkıntılara sokmak çok yanlış olur. <strong>(Nasibuke, yusibuke) </strong>buyurmuşlardır. <strong>(Nasipse, kavuşursun) </strong>demektir. Yine, <strong>(Nasipse gelir Hint’ten, Yemen’den, nasip değilse, ne gelir elden) </strong>demişlerdir.</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Sıkıntılı şeylerden kurtulmak için,rahat ibadet edebilmek ve haramlardan kaçmak için, sabrederek dua etmek gerekir. Peygamber efendimiz, <strong>(Müminin silahı duadır) </strong>buyurdu. (İ. Ebiddünya)</span></p><p><span style="color: green">Kur’an-ı kerimde de mealen, <strong>(Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyiniz) </strong>buyuruluyor. (Bekara 153)</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Görüldüğü gibi, sabrın, namaz ve duanın önemi çok büyüktür. İnsana sıkıntı bazı şeylerde ısrar etmesinden ileri gelir. Tedbir almalı, fakat tedbire de güvenmemeli. Çünkü tedbir, takdiri bozamaz. Takdire boyun eğmek ve ona inanmak farzdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</span></p><p><span style="color: green"><strong>(Kadere rıza göstermek mutlu olmaya, rızasızlık ise mutsuzluğa alamettir.) </strong>[Tirmizi]</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:</span></p><p><span style="color: green">İnsana gelen elemler, takdir-i ilahi ile gelmektedir. Razı olmak gerekir. İbadetlere devam, elemlere, hastalıklara sabredebilmelidir. Allahü teâlânın kereminden afiyet beklemelidir! Mahluklardan bir şey beklememeli, her şeyin Hak teâlâdan geldiğini bilmelidir! Dertlerden, elemlerden kurtulmak için dua ve istiğfar etmelidir! Onun takdiri, iradesi olmadıkça, kimse kimseye zarar veremez. Bununla beraber, sebeplere yapışmak, Peygamberlerin yoludur. Sebeplerin tesirini de Allahü teâlâdan talep etmelidir! <strong>(C.1, m.72)</strong></span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: #800080">ve yine bir hikaye ile tamamlayabilirsiniz:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"></span></strong><strong><span style="color: #800080"><em>İsmail Fakirullah Hazretleri öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri. </em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em>Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki:</em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em>– Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı?</em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em>– Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü, bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? derler. </em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em>Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini. </em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em>– Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der, çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti, yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi, işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur, yoldaki kısmetinizi beklemiştir.</em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080"><em></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800080">İşte, evlenme olayındaki bekleme de, yoldaki kısmeti beklemeden başkası değildir.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 5440, member: 12"] soru; Henüz evlenmemiş kişilere "nikahın vakti saati var" derler ya..gerçekten öyle mi? onlara yeri geldiğinde böyle söylemek yanlış olur mu? Aslında biliyorum, kader konusu değil mi bu, herşeyin zaten yazılmış bir zamanı yok mu? cevap; [COLOR=green]Evlenmek, nasibi çıkmak veya çıkmamak da takdire bağlıdır. Allahü teâlâ, takdirine göre sebepler yaratmaktadır. Mesela bir kız dua eder, (Ya Rabbi, evlenmek hakkımda hayırlı ise, evlenmeyi bana nasip eyle) der. Duası kabul olursa evlenir. Evlenmek için tedbir almak ve sebeplere yapışmak lazımdır. Mesela kötü birisi ile evlenip de suçu kadere yüklemek doğru değildir. Tedbir alıp sebeplere yapıştıktan sonra evlenemedim diye kendini sıkıntılara sokmak çok yanlış olur. [B](Nasibuke, yusibuke) [/B]buyurmuşlardır. [B](Nasipse, kavuşursun) [/B]demektir. Yine, [B](Nasipse gelir Hint’ten, Yemen’den, nasip değilse, ne gelir elden) [/B]demişlerdir. Sıkıntılı şeylerden kurtulmak için,rahat ibadet edebilmek ve haramlardan kaçmak için, sabrederek dua etmek gerekir. Peygamber efendimiz, [B](Müminin silahı duadır) [/B]buyurdu. (İ. Ebiddünya) Kur’an-ı kerimde de mealen, [B](Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyiniz) [/B]buyuruluyor. (Bekara 153) Görüldüğü gibi, sabrın, namaz ve duanın önemi çok büyüktür. İnsana sıkıntı bazı şeylerde ısrar etmesinden ileri gelir. Tedbir almalı, fakat tedbire de güvenmemeli. Çünkü tedbir, takdiri bozamaz. Takdire boyun eğmek ve ona inanmak farzdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: [B](Kadere rıza göstermek mutlu olmaya, rızasızlık ise mutsuzluğa alamettir.) [/B][Tirmizi] Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki: İnsana gelen elemler, takdir-i ilahi ile gelmektedir. Razı olmak gerekir. İbadetlere devam, elemlere, hastalıklara sabredebilmelidir. Allahü teâlânın kereminden afiyet beklemelidir! Mahluklardan bir şey beklememeli, her şeyin Hak teâlâdan geldiğini bilmelidir! Dertlerden, elemlerden kurtulmak için dua ve istiğfar etmelidir! Onun takdiri, iradesi olmadıkça, kimse kimseye zarar veremez. Bununla beraber, sebeplere yapışmak, Peygamberlerin yoludur. Sebeplerin tesirini de Allahü teâlâdan talep etmelidir! [B](C.1, m.72)[/B][/COLOR] [B][COLOR=#800080]ve yine bir hikaye ile tamamlayabilirsiniz: [/COLOR][/B][B][COLOR=#800080][I]İsmail Fakirullah Hazretleri öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri. Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki: – Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı? – Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü, bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? derler. Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini. – Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der, çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti, yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi, işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur, yoldaki kısmetinizi beklemiştir. [/I] İşte, evlenme olayındaki bekleme de, yoldaki kısmeti beklemeden başkası değildir.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
soralim cevaplayalim
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst