Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sorumlu yönetici, ülkesini ve halkını nasıl görür? AHMED ŞAHİN 31/03/2009 1950-60'larda Fatih
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 241986" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Sorumlu yönetici, ülkesini ve halkını nasıl görür? AHMED ŞAHİN 31/03/2009 1950-60'larda Fatih</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #cc0000"><span style="color: #cc0000"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em>Sorumlu yönetici, ülkesini ve halkını nasıl görür?</em></strong></span></span></span></span></span></strong></p><p> </p><p> <span style="color: #000000"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>AHMED ŞAHİN </strong></span></span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>31/03/2009</strong></span></span></span></span></strong> </span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p>[FONT=verdana,sans-serif]1950-60'larda Fatih Camii baş imamlığını yapan Gümülcineli Mustafa Efendi, vaazlarına hep şu sözlerle başlardı:[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px"><em><strong>- Ne oldum deme, ne olacağım de! Bugünkü zaferini düşünerek şımarma, yarınki geleceğini hesap ederek mütevazi ol! Her çıkışın bir inişi olur, onu da hiç unutma! </strong></em></span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">Bu sözler, insanın kazandığı başarıdan sonra başının dönmesini önleyecek açıklıkta ikaz sözleri. Ne var ki, insan çiğ süt emmiş derler ya. Bazen kazandığı başarıdan başı döner, ne oldum der, fakat ne olacağım, demez. Bir de bakarsınız ki, şatahat dolu sözler söylemeye başlamış. Nitekim bir seçim akşamı sonuçları getiren görevli, muhtar adayının kulağına fısıldamış: Gözün aydın, muhtarlık seçimini sen kazandın! Kazandığını duyar duymaz oturduğu yerden fırlayıp ayağa kalkan muhtar adayı, çevresine şöyle bir göz gezdirdikten sonra: </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">- Arkadaşlar! demiş, şu Allah'ın işine bakın, biraz önce ben de sizin gibi bir adamdım! </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">Evet, biraz önce o da bizim gibi bir adamdı. Şimdi de bizim gibi bir adam değil mi? Değil. Çünkü o artık bir baştır. 'İnsan bir baş olsun da isterse soğan başı olsun!' diye boşuna dememişler. Demek ki baş olmak bazı insanların başını döndürüyor. İsterse muhtarlık olsun bu başlık. </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">Halbuki baş olmanın getirisi olduğu gibi götürüsü de vardır, muhtarlık bile olsa baş olmanın sorumluluğu ağırdır. İrşat kitaplarındaki ikazlara baktığımızda görüyoruz ki, dünyada on kişiye de olsa başkanlık edenler, mahşerde elleri başlarına bağlı olarak gelecekler başlık ettikleri insanların karşılarına. Helalleşebilirlerse elleri çözülecek, helalleşemezlerse elleri başlarına bağlı olarak sürülecekler yönettikleri halkla hesaplaşacakları yere. </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">Demek ki baş olmanın sadece getirisi yok, elleri başlarına bağlı olarak hesaplaşmak gibi ağır götürüsü de var sonunda. Ama bunu ancak sorumluluk sahibi başlar düşünür. Bundan dolayı makamının sorumluluğu altında ezilen Halife Harun Reşid, maneviyat büyüğü Fudayl bin İyaz'a sorar: </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">- "Yüklendiğim mükellefiyetin ağırlığı altında eziliyor, geceleri uyuyamıyorum. Bana ne tavsiye edersiniz? Nasıl bir anlayış ve tutum içinde olayım yönettiğim halka karşı?" </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">Maneviyat büyüğü, sorumluluk sahibi yöneticinin halkına karşı tutumunu şöyle tarif eder: </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em>- Sen der, ülkeni kendi evin, ülke halkını da kendi ev halkın bil, ülkenin yaşlılarını kendi anan-baban, gençlerini de kendi oğlun-kızın kabul et. Anana-babana, oğluna-kızına neleri layık görürsen ülke halkına da onları layık gör, öyle muamele eyle. İşte bundan sonra görevini yaptığını düşünerek rahat uyuyabilirsin! </em></strong></span></span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">Sözlerini şöyle bağlar maneviyat büyüğü: </span>[/FONT]</p><p> [FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 12px">- Şayet tavsiyemi tutar da ülkeni evin, ülke halkını da ev halkın bilir, onlara kendi ev halkına layık gördüklerini layık görür, layık görmediklerini de layık görmez, bir ayırım yapmadan hepsine de eşit muamele yaparsan, senin bu adaletli hizmetinin her saati, 1(bir) senelik nafile ibadet derecesine yükselir, bunu da böyle bil. Efendimiz, adil bir yöneticinin hizmette geçen her saatinin, sıradan kimselerin 1(bir) senelik nafile ibadetinden üstün olduğunu haber vermiş, sorumluluk sahibi gerçek yöneticiyi böyle tarif buyurmuştur. </span>[/FONT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 241986, member: 1008315"] [b]Sorumlu yönetici, ülkesini ve halkını nasıl görür? AHMED ŞAHİN 31/03/2009 1950-60'larda Fatih[/b] [B][FONT=Verdana][SIZE=5][COLOR=#cc0000][COLOR=#cc0000][FONT=Verdana][B][I]Sorumlu yönetici, ülkesini ve halkını nasıl görür?[/I][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Arial][SIZE=4][COLOR=#111111][COLOR=#111111][FONT=Arial][B] [/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [COLOR=#000000][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=blue][FONT=Verdana][B]AHMED ŞAHİN [/B][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=blue][FONT=Verdana][B]31/03/2009[/B][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [/COLOR] [FONT=verdana,sans-serif]1950-60'larda Fatih Camii baş imamlığını yapan Gümülcineli Mustafa Efendi, vaazlarına hep şu sözlerle başlardı:[/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3][I][B]- Ne oldum deme, ne olacağım de! Bugünkü zaferini düşünerek şımarma, yarınki geleceğini hesap ederek mütevazi ol! Her çıkışın bir inişi olur, onu da hiç unutma! [/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]Bu sözler, insanın kazandığı başarıdan sonra başının dönmesini önleyecek açıklıkta ikaz sözleri. Ne var ki, insan çiğ süt emmiş derler ya. Bazen kazandığı başarıdan başı döner, ne oldum der, fakat ne olacağım, demez. Bir de bakarsınız ki, şatahat dolu sözler söylemeye başlamış. Nitekim bir seçim akşamı sonuçları getiren görevli, muhtar adayının kulağına fısıldamış: Gözün aydın, muhtarlık seçimini sen kazandın! Kazandığını duyar duymaz oturduğu yerden fırlayıp ayağa kalkan muhtar adayı, çevresine şöyle bir göz gezdirdikten sonra: [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]- Arkadaşlar! demiş, şu Allah'ın işine bakın, biraz önce ben de sizin gibi bir adamdım! [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]Evet, biraz önce o da bizim gibi bir adamdı. Şimdi de bizim gibi bir adam değil mi? Değil. Çünkü o artık bir baştır. 'İnsan bir baş olsun da isterse soğan başı olsun!' diye boşuna dememişler. Demek ki baş olmak bazı insanların başını döndürüyor. İsterse muhtarlık olsun bu başlık. [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]Halbuki baş olmanın getirisi olduğu gibi götürüsü de vardır, muhtarlık bile olsa baş olmanın sorumluluğu ağırdır. İrşat kitaplarındaki ikazlara baktığımızda görüyoruz ki, dünyada on kişiye de olsa başkanlık edenler, mahşerde elleri başlarına bağlı olarak gelecekler başlık ettikleri insanların karşılarına. Helalleşebilirlerse elleri çözülecek, helalleşemezlerse elleri başlarına bağlı olarak sürülecekler yönettikleri halkla hesaplaşacakları yere. [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]Demek ki baş olmanın sadece getirisi yok, elleri başlarına bağlı olarak hesaplaşmak gibi ağır götürüsü de var sonunda. Ama bunu ancak sorumluluk sahibi başlar düşünür. Bundan dolayı makamının sorumluluğu altında ezilen Halife Harun Reşid, maneviyat büyüğü Fudayl bin İyaz'a sorar: [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]- "Yüklendiğim mükellefiyetin ağırlığı altında eziliyor, geceleri uyuyamıyorum. Bana ne tavsiye edersiniz? Nasıl bir anlayış ve tutum içinde olayım yönettiğim halka karşı?" [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]Maneviyat büyüğü, sorumluluk sahibi yöneticinin halkına karşı tutumunu şöyle tarif eder: [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=2][FONT=Verdana][B][I]- Sen der, ülkeni kendi evin, ülke halkını da kendi ev halkın bil, ülkenin yaşlılarını kendi anan-baban, gençlerini de kendi oğlun-kızın kabul et. Anana-babana, oğluna-kızına neleri layık görürsen ülke halkına da onları layık gör, öyle muamele eyle. İşte bundan sonra görevini yaptığını düşünerek rahat uyuyabilirsin! [/I][/B][/FONT][/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]Sözlerini şöyle bağlar maneviyat büyüğü: [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=3]- Şayet tavsiyemi tutar da ülkeni evin, ülke halkını da ev halkın bilir, onlara kendi ev halkına layık gördüklerini layık görür, layık görmediklerini de layık görmez, bir ayırım yapmadan hepsine de eşit muamele yaparsan, senin bu adaletli hizmetinin her saati, 1(bir) senelik nafile ibadet derecesine yükselir, bunu da böyle bil. Efendimiz, adil bir yöneticinin hizmette geçen her saatinin, sıradan kimselerin 1(bir) senelik nafile ibadetinden üstün olduğunu haber vermiş, sorumluluk sahibi gerçek yöneticiyi böyle tarif buyurmuştur. [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sorumlu yönetici, ülkesini ve halkını nasıl görür? AHMED ŞAHİN 31/03/2009 1950-60'larda Fatih
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst