Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Sosyal bir olgu olarak cemaatleşme
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 180315" data-attributes="member: 8679"><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400">Cihanşumûl/evrensel bir din olan İslâmiyet; bireyi öne çıkarmakla birlikte; aynı zamanda sosyal hayatı ve dolayısıyla cemaatleşmeyi de hayatlandırır. Ferd, âile, cemiyet, hattâ milletlerarası münâsebet, sorumluluk ve görgü kurallarını detaylı olarak açıklar. </span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400"></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400">İmân şartları, bütün mü’minleri aynı inanç ve temel fikir etrafında toplar. Kur’ân, mü’minleri “Kurşunla kaynatılmış binalar”</span><span style="color: red">1</span><span style="color: #006400"> olarak vasıflandırarak “cemaat” olgusuna derin mânâlar yükler. “Cemaatteki ferdin, bir cesedin organı gibi” olduğuna dikkat çeken Hz. Peygamber (asm) “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın” </span><span style="color: red">2 </span><span style="color: #006400">âyetindeki “Allah’ın ipi” tâbirini “cemaat” olarak yorumlamış ve “Cemaate sarılın” emrini vermiştir.</span><span style="color: red">3 </span><span style="color: #006400">Yine, daha önce semâvî kitap verilenlerin ayrılığa düşüp parçalandıklarını, kendi ümmetinden de tefrikaya düşecekler olacağını, “Cemaate sarılanların dışındakilerin ateşte olacaklarını” haber vererek; cemaatleşmenin önemini vurgular.</span><span style="color: red">4 </span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400">Peygamberimiz (asm), yine “Size cemaat hâlinde bulunmanızı tavsiye eder; ayrılıp dağılmaktan şiddetle kaçınmanızı isterim. Zîrâ, şeytan, yalnız başına yaşayan insana yakın olup beraber bulunan iki kişiden daha uzaktır. Kim Cennetin tâ ortasında yaşamayı isterse cemaat halinde bulunmaya baksın; Allah’ın yardım ve inâyeti cemaatle beraberdir”; “Müslüman Cemaatinden bir karış da olsa ayrılan kimse, boynundaki İslâm bağını çözmüş demektir”; “Cemaatten ayrılmayınız. Şunu bilin ki, sürüden ayrılan koyunu kurt kapar!”</span><span style="color: red">5</span></span></em></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400"><strong><em> </em></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400"><strong><em></em></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400"><strong><em>İslâm şartları/ibâdetler ise; cemaatleşmeyi pratiğe geçirir. İlâhî fermanın tertip sırasının ilk sûresi Fâtiha, ilk iki âyette inananları ulûhiyet ve rubûbiyet (İlâhlık ve her şeyi terbiye etme) ekseninde yoğurduktan sonra; bu iki mânânın karşısındaki durumlarını vurgular: “Ancak Sana ibâdet ederiz, ancak Senden yardım dileriz.” </em></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400"><strong><em></em></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400"><strong><em>Bu bize, ibâdetlerin “cemaat” hâlinde olmasının fazîletini hatırlatırken; sosyal hayattaki konumumuzun da “cemaat” hâlinde olmasını ihtar ediyor olmalıdır. Tek başına namaz kılınırken bile, en az kırk sefer, “E’budu” (Ben ibâdet ederim) değil, “Na’budu” (Biz ibâdet ederiz) dememiz de mânidardır. Bu, toplanmayı ve cemaatleşmeyi gerektirir. Bediüzzaman, bu anlayışı daha da ileri götürerek, yeryüzünün bir mescid hükmünde olduğunu söyler. Doğudan batıya kadar namaz kılmak için dizilmiş olan bütün Müslümanların aynı düşünce, aynı şuûr etrafında halkalandıklarını belirtir. Cemaate, diğer bütün varlıkları da katar.</em></strong></span></span><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">6 </span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #006400">Cuma, bayram ve cenâze namazları cemaatleşmeyi gerektirmektedir. Ve yine Hac meselesinde de, herkesten eşit olarak ve birlikte Allah’ın evinin ziyaret edilmesi ve onun prensiplerine uyulması istenir. Oruç, insanların toplum hayatında önemli bir yardımlaşma ve kaynaşma işlevi görür. Oruç tutan, aç kalmanın ne demek olduğunu anlar ve diğer insanlara yardım eder.</span><span style="color: red">7</span><span style="color: #006400"> Yine İslâm şartlarının en mühim erkânlarından olan zekât, sosyal dayanışmayı ve kaynaşmayı gerektirir. “Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne!” gibi dehşetli bir anlayışı “zekâtın farziyeti”; “Sen çalış ben yiyeyim!” felsefesini “faiz yasağı” kökünden keser. Bu düşünce ve uygulama ferd ve toplumun mutluluğuna hizmet eder.</span><span style="color: red">8</span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong><span style="color: red"><strong><span style="color: black">Dipnotlar: </span></strong></span></p><p><span style="color: red"><strong><span style="color: black"></span></strong></span></p><p><span style="color: red"><strong></strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>1- Saff Suresi: 4; 2- Al-i İmrân Suresi: 103; 3-Taberî, IV, 30-31; 4-Kurtubî, 1V, s. 160; 5-Tirmizi, Fiten, 7.; Age, 78; Ebû Dâvûd, Salat, 46; 6-Mesnevî-i Nûriye, s. 63; 7-Mektûbât, s. 387; 8-Age, s. 265</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong></strong></span></p><p></p><p><strong>Ali Ferşadoğlu</strong> - Yeni Asya</p><p>09/02/2010</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 180315, member: 8679"] [B][I][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#006400]Cihanşumûl/evrensel bir din olan İslâmiyet; bireyi öne çıkarmakla birlikte; aynı zamanda sosyal hayatı ve dolayısıyla cemaatleşmeyi de hayatlandırır. Ferd, âile, cemiyet, hattâ milletlerarası münâsebet, sorumluluk ve görgü kurallarını detaylı olarak açıklar. İmân şartları, bütün mü’minleri aynı inanç ve temel fikir etrafında toplar. Kur’ân, mü’minleri “Kurşunla kaynatılmış binalar”[/COLOR][COLOR=red]1[/COLOR][COLOR=#006400] olarak vasıflandırarak “cemaat” olgusuna derin mânâlar yükler. “Cemaatteki ferdin, bir cesedin organı gibi” olduğuna dikkat çeken Hz. Peygamber (asm) “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın” [/COLOR][COLOR=red]2 [/COLOR][COLOR=#006400]âyetindeki “Allah’ın ipi” tâbirini “cemaat” olarak yorumlamış ve “Cemaate sarılın” emrini vermiştir.[/COLOR][COLOR=red]3 [/COLOR][COLOR=#006400]Yine, daha önce semâvî kitap verilenlerin ayrılığa düşüp parçalandıklarını, kendi ümmetinden de tefrikaya düşecekler olacağını, “Cemaate sarılanların dışındakilerin ateşte olacaklarını” haber vererek; cemaatleşmenin önemini vurgular.[/COLOR][COLOR=red]4 [/COLOR] [COLOR=#006400]Peygamberimiz (asm), yine “Size cemaat hâlinde bulunmanızı tavsiye eder; ayrılıp dağılmaktan şiddetle kaçınmanızı isterim. Zîrâ, şeytan, yalnız başına yaşayan insana yakın olup beraber bulunan iki kişiden daha uzaktır. Kim Cennetin tâ ortasında yaşamayı isterse cemaat halinde bulunmaya baksın; Allah’ın yardım ve inâyeti cemaatle beraberdir”; “Müslüman Cemaatinden bir karış da olsa ayrılan kimse, boynundaki İslâm bağını çözmüş demektir”; “Cemaatten ayrılmayınız. Şunu bilin ki, sürüden ayrılan koyunu kurt kapar!”[/COLOR][COLOR=red]5[/COLOR][/FONT][/I][/B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#006400][B][I] İslâm şartları/ibâdetler ise; cemaatleşmeyi pratiğe geçirir. İlâhî fermanın tertip sırasının ilk sûresi Fâtiha, ilk iki âyette inananları ulûhiyet ve rubûbiyet (İlâhlık ve her şeyi terbiye etme) ekseninde yoğurduktan sonra; bu iki mânânın karşısındaki durumlarını vurgular: “Ancak Sana ibâdet ederiz, ancak Senden yardım dileriz.” Bu bize, ibâdetlerin “cemaat” hâlinde olmasının fazîletini hatırlatırken; sosyal hayattaki konumumuzun da “cemaat” hâlinde olmasını ihtar ediyor olmalıdır. Tek başına namaz kılınırken bile, en az kırk sefer, “E’budu” (Ben ibâdet ederim) değil, “Na’budu” (Biz ibâdet ederiz) dememiz de mânidardır. Bu, toplanmayı ve cemaatleşmeyi gerektirir. Bediüzzaman, bu anlayışı daha da ileri götürerek, yeryüzünün bir mescid hükmünde olduğunu söyler. Doğudan batıya kadar namaz kılmak için dizilmiş olan bütün Müslümanların aynı düşünce, aynı şuûr etrafında halkalandıklarını belirtir. Cemaate, diğer bütün varlıkları da katar.[/I][/B][/COLOR][/FONT][B][I][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]6 [/COLOR] [COLOR=#006400]Cuma, bayram ve cenâze namazları cemaatleşmeyi gerektirmektedir. Ve yine Hac meselesinde de, herkesten eşit olarak ve birlikte Allah’ın evinin ziyaret edilmesi ve onun prensiplerine uyulması istenir. Oruç, insanların toplum hayatında önemli bir yardımlaşma ve kaynaşma işlevi görür. Oruç tutan, aç kalmanın ne demek olduğunu anlar ve diğer insanlara yardım eder.[/COLOR][COLOR=red]7[/COLOR][COLOR=#006400] Yine İslâm şartlarının en mühim erkânlarından olan zekât, sosyal dayanışmayı ve kaynaşmayı gerektirir. “Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne!” gibi dehşetli bir anlayışı “zekâtın farziyeti”; “Sen çalış ben yiyeyim!” felsefesini “faiz yasağı” kökünden keser. Bu düşünce ve uygulama ferd ve toplumun mutluluğuna hizmet eder.[/COLOR][COLOR=red]8[/COLOR] [/FONT][/I][/B][COLOR=red][B][COLOR=black]Dipnotlar: [/COLOR] 1- Saff Suresi: 4; 2- Al-i İmrân Suresi: 103; 3-Taberî, IV, 30-31; 4-Kurtubî, 1V, s. 160; 5-Tirmizi, Fiten, 7.; Age, 78; Ebû Dâvûd, Salat, 46; 6-Mesnevî-i Nûriye, s. 63; 7-Mektûbât, s. 387; 8-Age, s. 265 [/B][/COLOR] [B]Ali Ferşadoğlu[/B] - Yeni Asya 09/02/2010 [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Sosyal bir olgu olarak cemaatleşme
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst