Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Açıklamalı
Sözler
Sözler 10. Ders - Üçüncü Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="faris" data-source="post: 718166" data-attributes="member: 1006387"><p><strong>Üçüncü Söz, </strong>ibadeti ahiret kazancı olmanın ötesinde, insanın dünyadaki psikolojik ve varoluşsal problemlerine çözüm olarak sunar. İbadet zahiren bir yük gibi görünse de, hakikatte insanı korkudan, yalnızlıktan ve anlamsızlıktan kurtaran ilahi bir güven sistemidir. Günah ise zahiren rahat, hakikatte insanı içten içe kemiren bir esaret halidir. Bediüzzaman bu temsille insana şunu söyler: <strong>Asıl hürriyet Allah’a kul olmakta, asıl esaret ise nefse kul olmaktadır.</strong></p><p></p><h2>İbadet: Zarar Gibi Görünen Büyük Kazanç</h2><p></p><p><strong>Üçüncü Söz</strong>, insanın hayat yolculuğunda karşı karşıya kaldığı en temel tercihi ele alır:</p><p><strong>İtaat mi, isyan mı? İbadet mi, heva mı?</strong></p><p>Bediüzzaman bu hakikati soyut felsefeyle değil, son derece somut bir <strong>temsille (hikâye ile)</strong> anlatır.</p><p></p><h3>Temsilin Özeti: İki Asker, İki Yol</h3><p></p><p>İki asker uzak bir şehre gitmekle emrolur. Yol ikiye ayrılır:</p><p></p><ul> <li data-xf-list-type="ul"><strong>Sağ yol:</strong><br /> Disiplinli, düzenli, askerî.<br /> Yolcu çanta ve silah taşır (zahiren ağır).</li> <li data-xf-list-type="ul"><strong>Sol yol:</strong><br /> Başına buyruk, nizamsız.<br /> Yolcu serbesttir, yükü yok (zahiren hafif).</li> </ul><p>Akla ilk gelen şudur:</p><p>“Yüksüz yol daha rahat değil mi?”</p><p></p><p>Fakat sonuç tam tersidir:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Sağ yoldaki asker:<ul> <li data-xf-list-type="ul">Kimseye minnet etmez</li> <li data-xf-list-type="ul">Korkmaz</li> <li data-xf-list-type="ul">Güven içindedir</li> <li data-xf-list-type="ul">Sonunda mükâfat alır</li> </ul></li> <li data-xf-list-type="ul">Sol yoldaki asker:<ul> <li data-xf-list-type="ul">Herkese muhtaç olur</li> <li data-xf-list-type="ul">Her şeyden korkar</li> <li data-xf-list-type="ul">Sürekli endişe içindedir</li> <li data-xf-list-type="ul">Sonunda ceza görür</li> </ul></li> </ul><p></p><h3>Temsilin Hakikati: Hayat Yoludur.</h3><p></p><p>Bediüzzaman temsili çözer:</p><p></p><p></p><table style='width: 100%'><tr><th>Temsilde</th><th>Hakikatte</th></tr><tr><td>Asker</td><td>İnsan</td></tr><tr><td>Yol</td><td>Hayat</td></tr><tr><td>Çanta ve silah</td><td>İbadet ve takva</td></tr><tr><td>Sağ yol</td><td>Allah’a itaat</td></tr><tr><td>Sol yol</td><td>Heva ve isyan</td></tr><tr><td>Şehir</td><td>Âhiret</td></tr></table><p></p><p>Yani mesele şudur:</p><p></p><p></p><p></p><hr /><p></p><h2>İbadetin Psikolojik Hakikati</h2><p></p><p>Bediüzzaman ibadeti sadece “sevap kazanmak” olarak görmez.</p><p>Asıl vurguladığı nokta şudur:</p><p></p><p></p><p></p><p>Çünkü insan:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Sonsuz ihtiyaçlara sahiptir.</li> <li data-xf-list-type="ul">Ama gücü sınırlıdır.</li> <li data-xf-list-type="ul">Ölüm, hastalık, musibet kaçınılmazdır.</li> </ul><p>Bu durumda iki seçenek vardır:</p><h3>1. İmansız insan:</h3> <ul> <li data-xf-list-type="ul">Her şeyi kendi sırtında taşır.</li> <li data-xf-list-type="ul">Kontrol edemediği olaylardan korkar.</li> <li data-xf-list-type="ul">Yalnızdır.</li> <li data-xf-list-type="ul">Sürekli kaygı içindedir.</li> </ul><h3>2. İmanlı insan:</h3> <ul> <li data-xf-list-type="ul">Her şeyi Allah’a havale eder.</li> <li data-xf-list-type="ul">Sahibi olduğunu bilir.</li> <li data-xf-list-type="ul">Tevekkül eder.</li> <li data-xf-list-type="ul">İçsel güven yaşar.</li> </ul><p></p><p>Bu yüzden Bediüzzaman der ki:</p><p></p><p></p><p></p><hr /><p></p><h2>İbadet Neden “Yük” Gibi Görünür?</h2><p></p><p>Çünkü ibadet:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Nefse ağır gelir</li> <li data-xf-list-type="ul">Disiplin ister</li> <li data-xf-list-type="ul">Sorumluluk yükler</li> </ul><p></p><p>Ama hakikatte:</p><p></p><p></p><p>Bugün modern insanın yaşadığı:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Depresyon</li> <li data-xf-list-type="ul">Anksiyete</li> <li data-xf-list-type="ul">Varoluş boşluğu</li> </ul><p>tam olarak <strong>“sol yolun psikolojik bedeli"</strong>dir.</p><p></p><hr /><p></p><h2>Cesaret ve Korkunun Kaynağı</h2><p></p><p>Üçüncü Söz'de çok çarpıcı bir tespit:</p><p></p><p></p><p></p><p>Yani:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Mümin: Büyük felaket karşısında bile sarsılmaz.</li> <li data-xf-list-type="ul">İmansız: Küçük bir ihtimalde bile paniğe kapılır.</li> </ul><p>Misal:</p><p>Bir mümin için dünya patlasa bile<strong> “Allah’ın kudreti”</strong>dir.</p><p>Bir inkârcı için gökteki yıldız bile tehdittir.</p><p></p><hr /><p></p><h2>Asıl Ticaret: Ebedî Kazanç – Ebedî Zarar</h2><p></p><p>Bediüzzaman meseleyi matematik gibi koyar:</p><p></p><table style='width: 100%'><tr><th>Yol</th><th>Sonuç</th></tr><tr><td>İbadet</td><td>%90 ihtimalle ebedî saadet</td></tr><tr><td>Günah</td><td>%90 ihtimalle ebedî felaket</td></tr></table><p></p><p><strong>Dünya ticaretinde bile:</strong></p><p></p><p></p><p></p><p>Bu, insanın <strong>aklı değil, nefsinin yönetimde olduğunu</strong> gösterir.</p><p></p><hr /><p></p><h2>Sonuç: İbadet Yük Değil, Kurtuluştur</h2><p></p><p>Üçüncü Söz’ün özü tek cümlede şudur:</p><p></p><p></p><p></p><p>İnsan ibadet edince:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Daha çok şey yüklenmez</li> <li data-xf-list-type="ul">Aksine omzundan yük iner</li> </ul><p>Çünkü artık:</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">Sahipsiz değildir</li> <li data-xf-list-type="ul">Yalnız değildir</li> <li data-xf-list-type="ul">Kendi kendine yetmeye çalışmaz</li> </ul><p>Ve işte bu yüzden Bediüzzaman şöyle bitirir:</p><p></p><p></p><p></p><hr /></blockquote><p></p>
[QUOTE="faris, post: 718166, member: 1006387"] [B]Üçüncü Söz, [/B]ibadeti ahiret kazancı olmanın ötesinde, insanın dünyadaki psikolojik ve varoluşsal problemlerine çözüm olarak sunar. İbadet zahiren bir yük gibi görünse de, hakikatte insanı korkudan, yalnızlıktan ve anlamsızlıktan kurtaran ilahi bir güven sistemidir. Günah ise zahiren rahat, hakikatte insanı içten içe kemiren bir esaret halidir. Bediüzzaman bu temsille insana şunu söyler: [B]Asıl hürriyet Allah’a kul olmakta, asıl esaret ise nefse kul olmaktadır.[/B] [HEADING=1]İbadet: Zarar Gibi Görünen Büyük Kazanç[/HEADING] [B]Üçüncü Söz[/B], insanın hayat yolculuğunda karşı karşıya kaldığı en temel tercihi ele alır: [B]İtaat mi, isyan mı? İbadet mi, heva mı?[/B] Bediüzzaman bu hakikati soyut felsefeyle değil, son derece somut bir [B]temsille (hikâye ile)[/B] anlatır. [HEADING=2]Temsilin Özeti: İki Asker, İki Yol[/HEADING] İki asker uzak bir şehre gitmekle emrolur. Yol ikiye ayrılır: [LIST] [*][B]Sağ yol:[/B] Disiplinli, düzenli, askerî. Yolcu çanta ve silah taşır (zahiren ağır). [*][B]Sol yol:[/B] Başına buyruk, nizamsız. Yolcu serbesttir, yükü yok (zahiren hafif). [/LIST] Akla ilk gelen şudur: “Yüksüz yol daha rahat değil mi?” Fakat sonuç tam tersidir: [LIST] [*]Sağ yoldaki asker: [LIST] [*]Kimseye minnet etmez [*]Korkmaz [*]Güven içindedir [*]Sonunda mükâfat alır [/LIST] [*]Sol yoldaki asker: [LIST] [*]Herkese muhtaç olur [*]Her şeyden korkar [*]Sürekli endişe içindedir [*]Sonunda ceza görür [/LIST] [/LIST] [HEADING=2]Temsilin Hakikati: Hayat Yoludur.[/HEADING] Bediüzzaman temsili çözer: [TABLE] [TR] [TH]Temsilde[/TH] [TH]Hakikatte[/TH] [/TR] [TR] [TD]Asker[/TD] [TD]İnsan[/TD] [/TR] [TR] [TD]Yol[/TD] [TD]Hayat[/TD] [/TR] [TR] [TD]Çanta ve silah[/TD] [TD]İbadet ve takva[/TD] [/TR] [TR] [TD]Sağ yol[/TD] [TD]Allah’a itaat[/TD] [/TR] [TR] [TD]Sol yol[/TD] [TD]Heva ve isyan[/TD] [/TR] [TR] [TD]Şehir[/TD] [TD]Âhiret[/TD] [/TR] [/TABLE] Yani mesele şudur: [HR][/HR] [HEADING=1]İbadetin Psikolojik Hakikati[/HEADING] Bediüzzaman ibadeti sadece “sevap kazanmak” olarak görmez. Asıl vurguladığı nokta şudur: Çünkü insan: [LIST] [*]Sonsuz ihtiyaçlara sahiptir. [*]Ama gücü sınırlıdır. [*]Ölüm, hastalık, musibet kaçınılmazdır. [/LIST] Bu durumda iki seçenek vardır: [HEADING=2]1. İmansız insan:[/HEADING] [LIST] [*]Her şeyi kendi sırtında taşır. [*]Kontrol edemediği olaylardan korkar. [*]Yalnızdır. [*]Sürekli kaygı içindedir. [/LIST] [HEADING=2]2. İmanlı insan:[/HEADING] [LIST] [*]Her şeyi Allah’a havale eder. [*]Sahibi olduğunu bilir. [*]Tevekkül eder. [*]İçsel güven yaşar. [/LIST] Bu yüzden Bediüzzaman der ki: [HR][/HR] [HEADING=1]İbadet Neden “Yük” Gibi Görünür?[/HEADING] Çünkü ibadet: [LIST] [*]Nefse ağır gelir [*]Disiplin ister [*]Sorumluluk yükler [/LIST] Ama hakikatte: Bugün modern insanın yaşadığı: [LIST] [*]Depresyon [*]Anksiyete [*]Varoluş boşluğu [/LIST] tam olarak [B]“sol yolun psikolojik bedeli"[/B]dir. [HR][/HR] [HEADING=1]Cesaret ve Korkunun Kaynağı[/HEADING] Üçüncü Söz'de çok çarpıcı bir tespit: Yani: [LIST] [*]Mümin: Büyük felaket karşısında bile sarsılmaz. [*]İmansız: Küçük bir ihtimalde bile paniğe kapılır. [/LIST] Misal: Bir mümin için dünya patlasa bile[B] “Allah’ın kudreti”[/B]dir. Bir inkârcı için gökteki yıldız bile tehdittir. [HR][/HR] [HEADING=1]Asıl Ticaret: Ebedî Kazanç – Ebedî Zarar[/HEADING] Bediüzzaman meseleyi matematik gibi koyar: [TABLE] [TR] [TH]Yol[/TH] [TH]Sonuç[/TH] [/TR] [TR] [TD]İbadet[/TD] [TD]%90 ihtimalle ebedî saadet[/TD] [/TR] [TR] [TD]Günah[/TD] [TD]%90 ihtimalle ebedî felaket[/TD] [/TR] [/TABLE] [B]Dünya ticaretinde bile:[/B] Bu, insanın [B]aklı değil, nefsinin yönetimde olduğunu[/B] gösterir. [HR][/HR] [HEADING=1]Sonuç: İbadet Yük Değil, Kurtuluştur[/HEADING] Üçüncü Söz’ün özü tek cümlede şudur: İnsan ibadet edince: [LIST] [*]Daha çok şey yüklenmez [*]Aksine omzundan yük iner [/LIST] Çünkü artık: [LIST] [*]Sahipsiz değildir [*]Yalnız değildir [*]Kendi kendine yetmeye çalışmaz [/LIST] Ve işte bu yüzden Bediüzzaman şöyle bitirir: [HR][/HR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Açıklamalı
Sözler
Sözler 10. Ders - Üçüncü Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst