Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Sözler-3- özet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 223087" data-attributes="member: 10"><p>·“ Dinin zaruriyatı ki, içtihat ona giremez.” Sh: 442 (Yeni Asya)</p><p></p><p>.Şu anda bütün gayretimizi dinin usulünün ihyasına vermek lazım. Yani iman hakikatlerinin. Sh:443</p><p></p><p>·Üstâd hazretleri içtihâd imamlarının yorumları için şu tabiri kullanıyor. “ Selefin içtihad-ı sâfiyane ve halisanesiyle bütün zamanların hacatına dar gelmeyen efkarları” sh:443</p><p></p><p>·20. asrın sosyal hayatında en fazla teşhir edilen ve pazarlanan metalar; Siyaset, derd-i maişet, felsefi görüşler. Sh:443</p><p></p><p>·Asr-ı saadet insanının nazarı ahirete müteveccihti. Dünyaya tebei bakıyordu. Şimdi ise dünya birinci plandadır. Ahiret ise sisli bir halde ikinci planda kalıyor. Sh:443</p><p></p><p>·"Şu zamanda medeniyet-i Avrupa’nın tahakkümüyle felsefe-i tabiiyyenin tasallutuyla, şerâit-i hayatı dünyeviyyenin ağırlaşmasıyla EFKAR ve KULUB dağılmış HİMMETİNAYET inkisam etmiştir. ZİHİNLER maneviyata karşı yabanileşmiştir." Sh:443</p><p></p><p>·“ 4 yaşında Kur’an-ı hıfzedip alimlerle mübahese eden Süfyan ibn-i Uyeyne” sh:443</p><p></p><p>·Şu zamanın materyalist felsefesi zihinleri maneviyata karşı boğuyor, yabancılaştırıyor. Sh:443</p><p></p><p>·Zamanın dünyevi anlayışı Müslüman bir kalbi bile sersem ediyor, köreltiyor. Sh:443</p><p></p><p>·Üstad günümüzdeki müctehid taslakları ile ilgili şu harika yorumu yapıyor: “zaruriyatı terk eden ve hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye tercih eden ve felsefe-i maddiye ile âlude olanlardan olan o meylü’t-tevsi ve irade-i içtihad, vücud-u İslamiyeyi tahrip ve boynundaki şer-i zincirini çıkarmaya vesiledir." sh:444</p><p></p><p>·Bir hükmün hikmeti aynıdır,illeti ayrıdır. Sh:444</p><p></p><p>·Şu zamanın nazar-ı ruh-u şeriattan yabanidir. Sh:444</p><p></p><p>·"Zaruret eğer haram yolla olmamış ise haramı helal etmeye sebebiyet verir. Yoksa su-i ihtiyarıyla gayr-i meşru sebeplerle zaruret olmuş ise haram helal edemez.Ruhsatlı ahkamlara medar olamaz, özür teşkil etmez." Sh:444</p><p></p><p>·Üstad’a göre günümüz politikası “ o kadar yalan ve hile ve şeytaniyet içine girmiş ki “vesvese-i şeyatin” hükmüne geçmiştir.” Sh:445</p><p></p><p>·"Minber, vahy-i ilahinin tebliğ makamı olduğundan" sh:445</p><p></p><p>· tezkirlerine, teşviklerine mukabil gelebilsin." Sh:445</p><p></p><p>·"Müseylimeyi esfel-i safiline düşüren kizb olduğu gibi, Muhammedü’l Emin’i (a.s.v) ala-yı illiyyine çıkaran sıdktır ve doğruluktur." Sh:446</p><p></p><p>·Üstad yalanı olarak görüyor. Sh:446</p><p></p><p>·"Şu zamanda kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki adeta omuz omuza vermişler. Sıdktan yalana pek kolay gidiliyor.Hatta siyaset propagandası vasıtasıyla yalancılık doğruluğa tercih ediliyor." Sh:446</p><p></p><p>·"Hatem-ül Enbiyadan sonra Şeriat-ı Kübrası her asırda her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç</p><p>kalmamıştır.Fakat teferruatta bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiyaç kalmıştır. Sh:446</p><p></p><p>·"Ahkam-ı şeriyenin teferruat kısmı ahval-i beşeriyeye bakar. Ona göre gelir, ilaç olur." Sh:446</p><p></p><p>·Üstada göre şâfiilik, daha çok kırsal kesime, hanefilik ise şehir ve devlet hayatına uygun. Sh:447</p><p></p><p>·"Cüzi bir fazilette ve hususi bir kemalde mercuh, racihe tereccüh edilebilir." Sh:451</p><p></p><p>·"Tevrat, İncil ve Kur’an'ın medih ve senasına mazhar olan sahabelere fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez." Sh:451</p><p></p><p>·"Sohbet-i nebeviyye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar olan bir zat senelerle seyrü sülüka mukabil hakikatın envarına mazhaz olur." Sh: 451</p><p></p><p>·"Sohbette insibağ ve inikas vardır." Sh:451</p><p></p><p>·Sohbetteki insibağ sırrıyla en büyük bir veli en küçük bir sahabenin seviyesine çıkamıyor." Sh:451</p><p></p><p>·Üstâd, Muhyiddin Arabi için “harika zat” ifadesini kullanıyor. Sh:452</p><p></p><p>·Üstad bir seferinde sahabelerin demesine benzer bir “sübhane rabbiyel âlâ" demeye muvaffak olabilmiş. Öyle bir vakit namazın bir sene ibadetten daha feyizli olduğuna hükmetmiş. Sh:452</p><p></p><p>·Üstad sahabelerin ibadetteki derecelerine</p><p>erişilemeyeceğini söylüyor. Sh:452</p><p></p><p>·Üstad, sahabelere 3 cihette yetişilemeyeceğini söylüyor:</p><p></p><p>1.Kur’an-ı manaları anlamdaki mevkileri</p><p>2.Allah’a yakınlıkta kazandıkları makam</p><p>3.Sevapları noktasında sh:453-454</p><p></p><p>·Velayete erişmenin minimum süresi 40 gün. Sh:454</p><p></p><p>·Üstada göre, sahabeye yetişmek için hakiki sahabe olmak lazım yani onlara yetişilemez. Sh:455</p><p></p><p>·Takvanın kuvveti ve ibadete düşkünlük imanın kuvvetini gösteriyor. Sh:455</p><p></p><p>·Cennet bütün lezaiz-i maneviyeye medar olduğu gibi bütün lezaiz-i cismaniyeye de medardır. Sh:458</p><p></p><p>·"Cismaniyet en câmi, en muhit, en zengin bir ayine-i tecelliyat-ı esma-i ilahidir." Sh:459</p><p></p><p>·Ahiret hayatı dünya hayatına bir nebze de olsa benzer, onun esaslarını muhafaza eder bir konumda. Sh: 459</p><p></p><p>·Ahirette cennette taş ve ağaç gibi varlıklar dahi şuurlu ve hayatlı. Sh:460</p><p></p><p>·Cennet insanın maddi-manevi bütün duygularını tatmin edecek bir güzellikler meşheri. Sh: 461</p><p></p><p>·Cennette tuvalete çıkma da yok. Sh:461</p><p></p><p>·Evliyanın bir nevi garibi olan abdalların. Sh:462</p><p></p><p>·Cennet ehlinin cisimleri ruh kuvvetinde ve hafifliğinde ve hayal süratindedir. Sh: 463</p><p></p><p>·Üstad meleklerin ve ruhani varlıkların muhtelif cinsleri olduğunu ve semadaki gezegenlerin onların bir kısmının meskenleri olduğunu söylüyor. Sh:465</p><p></p><p>."Hayat vücudun ruhudur, şuur hayatın ziyasıdır." Sh:467</p><p></p><p>·Hayat, "mevcudatın keşşafı." Sh:467</p><p></p><p>·"Hayat zat-ı zülcelalin en parlak bir bürhan-i vahdeti ve en büyük bir maden-i nimeti ve ne latif bir tecel-i merhameti ve en hafi ve bilinmez bir akş-ı nezih-i sanatıdır." Sh:467</p><p></p><p>·"Adem-i rüyet adem-i vücuda delalet etmez. Görünmemek olmamaya hüccet olamaz." Sh:469</p><p></p><p>·Melaikenin , cinlerin ve ruhaniyetin muhtelif şekil ve cinsleri,cinlerin çeşitli ırkları vardır, büyüklük ve küçüklükleri, özellikleri ayrı ayrıdır. Sh:469</p><p></p><p>·Madde mana ile kaim, ona hizmet için var. Asıl değil, gölge. Sh: 469</p><p></p><p>·"Şu alem-i maddiyat ve şehadet ise alem-i melekut ve ervah üstünde serpilmiş, tenteneli bir perdedir. Sh:470</p><p></p><p>·"Hiç mümkün müdür ki, hakikatsiz bir vehim, bütün inkilabat-ı beşeriyede bütün akaid-i insaniyede istimrar etsin, beka bulsun." Sh:477</p><p></p><p>·İki ehli ihtisas, binler diğerlerine müreccahtır. Sh:478</p><p></p><p>·"Ruh katiyyen bakidir." Sh:476</p><p></p><p>·Üstâd hazretleri, pozitivist materyalizmin zihinleri allak bullak ettiğini söylüyor; ” Bu zamanda maddiyun fikri herkesi sersem ettiğinden en bedihi bir şeyde vesvese vermiş." Sh:477</p><p></p><p>·"Cesed ruhun hanesi ve yuvasıdır, libası değil." Sh:478</p><p></p><p>·"Ruhun libası bir derece sabit ve letafetçe ruha münasip bir gılaf-ı latifi ve bir beden-i misalisi vardır. Öyle ise mevt hengamında bütün bütün çıplak olmaz, yuvasından çıkar beden-i misalisini giyer." Sh: 478</p><p></p><p>·Üstad mantık iliminden bir kaide söylüyor: Bir tek ferdde görülen zati özellik diğer fertlerde de olduğuna hükmedilir. sh:478</p><p></p><p>·Üstad hazretleri keşfel kubur bir veli olarak, kabir ehline gönderdiğimiz hediyelerin onlara ulaştığını söylüyor.Sh: 478</p><p></p><p>·Ruhun tarifi: “ zihayat, zişuur, nurani vücud-u harici giydirilmiş, cami, hakikattar külliyet kesb etmeye müsait bir kanun-i emridir." Sh:478</p><p></p><p>·"Saadet-i ebediye muktezi vardır ve o saadeti verecek fail-i zülcelal de muktedirdir." Sh:479</p><p></p><p>·Üstada göre insanın temel maddeciği ve “nüveler ve tohumlar hükmünde olan ve hadiste acbüzzenep tabir edilen ecza-i esasiye ve zerrat-ı asliye ikinci neşe için kafi bir esastır, temeldir.sani-i hakim beden-i insaniyi onların üstünde bina eder.Sh:484</p><p></p><p>·"Şu dar-i dünya beşerin ruhunda mündemiç olan hadsiz istidatların sünbüllenmesine müsait değildir." Sh: 484</p><p></p><p>·"Evet kim kendi uyanık viçdanını dinlese “ebed, ebed” sesini işitecektir." Sh:482</p><p></p><p>·"Hilkat-ı eşya, vahid-i Ehade verilse, bütün eşya bir şey gibi kolay olur. Eğer esbaba verilse, bir şey bütün eşya kadar külfetli, ağır olur. Sh:486</p><p></p><p>·"Kudret melekutiyet-i eşyaya taalluk eder." Sh:486</p><p></p><p>·Eşyanın iki ciheti var: 1- Mülk 2-Melekut sh:486</p><p></p><p>·"Mülk ciheti zıdların cevelengahıdır." Sh:486</p><p></p><p>·"Haşirde bütün zevil ervahın ihyası bir sineğin baharda ihyasından daha ziyade kudrete ağır olamaz." Sh:488</p><p></p><p>·"Nasıl ki insan küçük bir alemdir, yıkılmaktan kurtulamaz. Alem dahi büyük bir insandır. O dahi ölümün pençesinden kurtulamaz." Sh: 489</p><p></p><p>·Lafız mana zararına kalınlaşır. Sh: 489</p><p></p><p>·Ruh ceset hesabına inceleşir. Sh:489</p><p></p><p>·Üstad hazretleri kıyamet günü için, şu güzel izahı yapıyor: “ işte şu mevt ve sekerat ile Kadir-i Ezeli kainatı çalkalar, kainatı tasfiye edip cehennem ve cehennemin maddeleri bir tarafa, cennet ve cennetin mevadd-i münasipleri başka tarafa çekilir, alem-i ahiret tezahür eder.” Sh:490</p><p></p><p>· "Madem Alem-i Beka şu Alem-i faniden yapılacaktır. Elbette anasır-ı esasiyesi bekaya ve ebede gidecektir." Sh: 490</p><p></p><p>·"Cennet-cehennem secere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden iki dalın meyvesidir. Sh: 490</p><p></p><p>·Üstad, Ahzab 72’ de bahsedilen emanetin bir vechinin “ene” olduğunu söylüyor. Sh:494</p><p></p><p>·"Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i ilahiyenin anahtarı olduğu gibi, kainatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-i müşkülküşadır, bir tılsım-ı hayret fezadır." Sh: 494</p><p></p><p>·Ene, bir vahid-i kıyasi, bir mevhum hat, bir manay-ı harfidir. Sh: 495</p><p></p><p>·"Enenin dürbünü ile Esma-i ilahi anlaşılır." Sh: 496</p><p></p><p>·Şahıs enaniyetleri, cemaat ve grup enaniyetlerine ve sonunda ırkçı enaniyete götürür. Sh: 496</p><p></p><p>·Felsefe, eneye mana-i ismiyle bakmış. Sh: 498</p><p></p><p>·Üstad, felsefenin tarih boyunun dalaletlerini şu şekilde sıralıyor: </p><p>1.Eneye manay-i ismi cihetiyle bakması.</p><p>2.İnsanın gayelerin gayesi ilahlaşmaktır demeleri (tesabih-i bilvacip)</p><p>3."Kuvvette hak vardır" görüşleri</p><p>4.Evren’e Rabbinden kopuk, gayesiz olarak bakmaları </p><p>5."Hayat bir mücadeledir" fikirleri</p><p>6.İşrakçi felsefenin yaradılışı Rabblere ve 10 akla indirgemesi</p><p>7."Her canlının neticesi kendisine bakar" diyerek Halık-Mahluk ilişkisini koparması</p><p>8.Bir kısmı Cenab-ı Hak için “Mucib-i bizzat” diyerek iradesini nefyetmiştir</p><p>9.Bir kısım felsefeciler de “Cüziyata İlm-i İlahi taalluk etmiyor” diye İlm-i İlahiyi nefyetmişler" </p><p></p><p>·"Şeytanlar, güya enenin gafa ve pençesiyle dinsiz feylesofların akıllarrını havaya kaldırıp, dalalet derelerine atıp dağıtmıştır." Sh:501</p><p></p><p>·Küçük alemde ene, büyük alemde tağutlardandır. Sh:501</p><p></p><p>·"Tahavvülat-ı zerrat, nakkaş-ı ezelinin kalem-i kudreti kitab-ı kainatta yazdığı ayatı tekviniyenin hengamında ihtizatı ve cevalanıdır." Sh:504</p><p></p><p>·"Feya Sübhanallah! Zındık Maddiyun Gavurlar bir vacibul vucüdu kabul etmediklerinden zerrat adedince batıl aliheleri kabul etmeye mezheplerine göre muzdar kalıyorlar. Sh: 510</p><p></p><p>· Velayeti Ahmediyye’nin (asm) bütün velayatın fevkinde bir külliyat,bir ulviyet suretinde bir tezahürüdür ki bütün kainatın Rabbi ismiyle, bütün mevcudatın Halıkı ünvanıyla Cenab-ı Hakkın sohbetine ve münacatına müşerrefiyettir." Sh: 516</p><p></p><p>·Hz. İsa’da Esma-i İlahi’den en baskın isim Kadir ismi Hz. Musa’da ise Mütekellim ismi. Sh: 519</p><p></p><p>."Alem-i Süflinin manevi tezgahları ve külli kanunları avalim-i ulviyededir." (envar) Sh: 580</p><p></p><p>·Üstad, yapılan zikir ve tesbihatın meva cennetinde temessül ettiğini söylüyor. Sh: 580</p><p></p><p>·Üstad, Resulullahın (sav) mirac’ta Zat-ı Zülcelal’i gördüğünü söylüyor. Sh: 581</p><p></p><p>·Sad-ı Taftazani’ye göre şakkı kamer hadisesi mütevatirdir. Sh : 609</p><p></p><p>·"Bir tek Zat-ı müşahhas, muhtelif ayineler vasıtasıyla külliyet kesbeder." Sh: 609</p><p></p><p>·Üstad’ın izahına göre haşrin mertebeleri var. Bir kısmına iman farzdır. Diğer bir kısmı ruhi ve fikri terakki ile kavranabilir.Sh:614</p><p></p><p>·Kur-an’daki “Ahsen-ün halıkin” lafzı “Halıkıyet mertebelerinin en ahsenindedir.” demektir. Sh :617</p><p></p><p>·Seyyid Şerif Cürcani Şerh-ul Mevakıf'ta diyor ki:</p><p>"sevginin sebebi: </p><p>1.lezzet</p><p>2.menfaat</p><p>3.müşakelet (güzellik)</p><p>4.kemal sh: 619</p><p></p><p>·“ Kemal mahbub-u lizatihidir.” Sh: 619</p><p></p><p>·"Umum kainattaki umum Kemalat bir zat-ı zülcelalin kemalinin ayatıdır ve cemalatının işaratıdır."Sh:620</p><p></p><p>·"Ef’al esmaya, esma sıfata, sıfat zat’a delalet eder." Sh: 620</p><p></p><p>·"Şu seyl-i kainattaki muvakkat parlayan mehasin ve kemalat bir şems-i sermedinin lemaat-ı cemal-i esmasıdır." Sh:621</p><p></p><p>·"Bütün mevcudatın hakaiki bütün kainatın hakikatı, Esma-i ilahiyeye istinad eder." Sh:627</p><p></p><p>·"Şirk ve dalaletin ve fısk sefahatin yolu insanı nihayet derecede sükut ettiriyor. Hadsiz elemler içinde nihayetsiz ağır bir yükü zaif ve aciz beline yükletir." Sh: 632</p><p></p><p>·"Gayr-i meşru bir muhabbetin neticesi merhametsiz azab çekmektir." Sh:634</p><p></p><p>·"Sefahat ve sarhoşluk perdedir. Muvakkaten hissettirmez." Sh:635</p><p></p><p>·Pederine isyan eden ve onu rencide eden insan bozması bir canavardır." Sh: 639</p><p></p><p>·Üstad, kadının hakiki ve parlak güzelliğinin onun ahlak ve şefkati olduğunu söylüyor. sh:640</p><p></p><p>·"Dünyayı ve ondaki mahlukatı manayı harfi ile sev, manayı ismi ile sevme." Sh:640</p><p></p><p>·“Ne kadar güzel yapılmış” de “ne kadar güzeldir” deme. Sh: 640</p><p></p><p>·"İnsanın mahiyeti ulviyye, fıtratı camia olduğundan binler enva-i hacet ile bin bir esma-i ilahiyeye her bir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır." Sh: 642</p><p></p><p>·"Muzaaf ihtiyaç iştiyaktır. Muzaaf iştiyak, muhabbettir. Muzaaf muhabbet dahi aşktır." Sh: 642</p><p></p><p>·"Ruhun tekemmülatına göre meratib-i muhabbet, meratib-i esmaya göre inkişaf eder." Sh:642</p><p></p><p>·"Ehl-i gaflet ve ehl-i dünya tarzında ve nefis hesabına olan muhabbetlerin dünyada belaları, elemleri, meşakkatları çoktur safaları,lezzetleri rahatları azdır." Sh:643</p><p></p><p>·"Gençlikte kazandığın ibadetler o fani gençliğin baki meyveleridir." Sh:645</p><p></p><p>·"Letaif-i Cennet, Cilve-i Esmanın temessülatıdır." İmam Rabbani sh:649</p><p></p><p>·Kudrete nisbeten her şey müsavidir. Sh: 699</p><p></p><p>·Kainatı elinde tutamayan zerreyi halk edemez. Sh: 700</p><p></p><p>·"İhya-yı nev ihya-yı ferd gibidir." Sh: 700</p><p></p><p>·"Vicdan cezbesi ile Allah’ı tanır." Sh: 700</p><p></p><p>·"Fıtratın şahadeti sadıkadır." Sh:700</p><p></p><p>·"Tebe-i nazar muhali mümkün görür." Sh: 703</p><p></p><p>·Dimağda anlayış mertebelerinin sıralaması tahayyül –—> tasavvur ––> taakkul ——> tasdik ——> iz’an ——> iltizam ——> itikad . Sh: 706</p><p></p><p>·"Hazm olmayan ilim telkin edilmemeli." Sh: 706</p><p></p><p>·Aciz kişi tahribe meyilli olur. Sh: 706</p><p></p><p>·"Lisanı siyasette lafız, mananın zıddıdır." Sh: 707</p><p></p><p>·"Şu zamanda gösterdi , cehennem luzümsuz olmaz cennet ucuz değildir." Sh:708</p><p></p><p>·"Enesini sevenler başkaları sevmezler." Sh: 708</p><p></p><p>·"Beşer salah isterse, hayatını severse, zekatı var etmeli, ribayı kaldırmalı." Sh: 709</p><p></p><p>·Üstada göre, mutluluğun tahrip edicisi ve hayatın katili iki şeydir: Suizan ve ümitsizlik. Sh: 711</p><p></p><p>·"Mübalağa zemn-i zımnidir." Sh: 716</p><p></p><p>·"Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası ihyayı din ile olur şu milletin ihyası." Sh:717</p><p></p><p>·"Kim hayatı isterse, şehadet istemeli." Sh: 717</p><p></p><p>·"Beğendiğin şeyde ifrat etme." Sh: 718</p><p></p><p>·"Bir derdin dermanı başka derde dert olur." Sh: 718</p><p></p><p>·"Zihniyet-i inhisar hubb-u nefisten geliyor." Sh: 719</p><p></p><p>·İslam aleminin hayatiyetini devam ettirmesi ittihata bağlı. Sh: 719</p><p></p><p>·"Meziyetin varsa hafa turabında kalsın, ta neşuünema bulsun." Sh: 720</p><p></p><p>·"İsraf sefahetin, sefahat sefaletin kapısıdır." Sh: 721</p><p></p><p>·Her musibette bir ciheti nimet var. Sh: 724</p><p></p><p>·"Büyük görünme, küçülürsün." Sh: 724</p><p></p><p>·"Kamillerde büyüklük mikyasıdır küçüklük, nakıslarda küçüklük mizanıdır büyüklük." sh: 724</p><p></p><p>·"Mimsiz medeniyet taife-i nisayı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metan yapmış Şer-i İslam onları Rahmeten davet eder eski yuvalarına." sh:727</p><p></p><p>·Üstad hazretleri Asrımızın bozulmaya çok elverişli olduğunu şu sözüyle anlatıyor: “Bunca esbab-ı ifsad, demir sebat kararı lazımdır ta dayansın." Sh. 727</p><p></p><p>·Üstada göre kadınların sosyal hayattaki serbestisi beşerde birden bire kötü ahlakın inhişafını sebebiyet vermiş. Sh: 727</p><p></p><p>·Üstad medeniyetin insanların ruhlarını hırçınlaştırdığını söylüyor. Sh: 727</p><p></p><p>·"İmanın rükunlarından birisinde hasıl olacak bir şüphe veya inkar dinin teferruatında yapılan lakaydlıktan pek çok defa daha felaketli ve zararlıdır." Zübeyir Gündüzalp sh:749</p><p></p><p>·"Taklidi bir iman, hususun bu zamandaki dalalet sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner." Zübeyir Gündüzalp sh:749</p><p></p><p>·Zübeyir abi hakikatlerin anlaşılmasına mani bazı kötü hasretleri sayıyor ki, bu aynı zamanda Risale-i Nuru anlama önündeki engellerden bazılarını muhtevidir: "Benlik, gurur, ucub, enaniyet" vs. sh: 751</p><p></p><p>·Böyle dehşetli bir asırda insanın en büyük meselesi iman kurtarmak ve kaybetmek davasıdır. Sh: 752</p><p></p><p>·Zübeyir ağabey Risale-i Nur’da 3 esası şöyle sıralıyor:</p><p>1.Hakikat-i İslamiye</p><p>2.Şehameti İslamiye</p><p>3.İzzet-i İslamiye</p><p></p><p>·Zübeyir ağabey Türkçe ezan için “ o uydurma ezan” ifadesini kullanıyor. Sh:757</p><p></p><p>·"Hazreti Üstad Resulü Ekrem (sav) efendimizin Sünnet-i Seniyyesine tam iktida etmiştir." ZG.Sh:757</p><p></p><p>·Üstad, cihad ubudiyyet ve takvayı beraber yürütmüş, birini yaparken diğerini terk etmemiş. Sh:757</p><p></p><p>·Üstad “ Birkaç adamın imanını kurtarmak için cehenneme girmeye razıyım” demiştir. Sh:757</p><p></p><p>Üstad “ Bütün ahkam-ı şeriyye ve hakaik-i imaniyye aklidir. Akli olduğunu ispata hazırım” demiştir. Sh:764</p><p></p><p>Salih Okur</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 223087, member: 10"] ·“ Dinin zaruriyatı ki, içtihat ona giremez.” Sh: 442 (Yeni Asya) .Şu anda bütün gayretimizi dinin usulünün ihyasına vermek lazım. Yani iman hakikatlerinin. Sh:443 ·Üstâd hazretleri içtihâd imamlarının yorumları için şu tabiri kullanıyor. “ Selefin içtihad-ı sâfiyane ve halisanesiyle bütün zamanların hacatına dar gelmeyen efkarları” sh:443 ·20. asrın sosyal hayatında en fazla teşhir edilen ve pazarlanan metalar; Siyaset, derd-i maişet, felsefi görüşler. Sh:443 ·Asr-ı saadet insanının nazarı ahirete müteveccihti. Dünyaya tebei bakıyordu. Şimdi ise dünya birinci plandadır. Ahiret ise sisli bir halde ikinci planda kalıyor. Sh:443 ·"Şu zamanda medeniyet-i Avrupa’nın tahakkümüyle felsefe-i tabiiyyenin tasallutuyla, şerâit-i hayatı dünyeviyyenin ağırlaşmasıyla EFKAR ve KULUB dağılmış HİMMETİNAYET inkisam etmiştir. ZİHİNLER maneviyata karşı yabanileşmiştir." Sh:443 ·“ 4 yaşında Kur’an-ı hıfzedip alimlerle mübahese eden Süfyan ibn-i Uyeyne” sh:443 ·Şu zamanın materyalist felsefesi zihinleri maneviyata karşı boğuyor, yabancılaştırıyor. Sh:443 ·Zamanın dünyevi anlayışı Müslüman bir kalbi bile sersem ediyor, köreltiyor. Sh:443 ·Üstad günümüzdeki müctehid taslakları ile ilgili şu harika yorumu yapıyor: “zaruriyatı terk eden ve hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye tercih eden ve felsefe-i maddiye ile âlude olanlardan olan o meylü’t-tevsi ve irade-i içtihad, vücud-u İslamiyeyi tahrip ve boynundaki şer-i zincirini çıkarmaya vesiledir." sh:444 ·Bir hükmün hikmeti aynıdır,illeti ayrıdır. Sh:444 ·Şu zamanın nazar-ı ruh-u şeriattan yabanidir. Sh:444 ·"Zaruret eğer haram yolla olmamış ise haramı helal etmeye sebebiyet verir. Yoksa su-i ihtiyarıyla gayr-i meşru sebeplerle zaruret olmuş ise haram helal edemez.Ruhsatlı ahkamlara medar olamaz, özür teşkil etmez." Sh:444 ·Üstad’a göre günümüz politikası “ o kadar yalan ve hile ve şeytaniyet içine girmiş ki “vesvese-i şeyatin” hükmüne geçmiştir.” Sh:445 ·"Minber, vahy-i ilahinin tebliğ makamı olduğundan" sh:445 · tezkirlerine, teşviklerine mukabil gelebilsin." Sh:445 ·"Müseylimeyi esfel-i safiline düşüren kizb olduğu gibi, Muhammedü’l Emin’i (a.s.v) ala-yı illiyyine çıkaran sıdktır ve doğruluktur." Sh:446 ·Üstad yalanı olarak görüyor. Sh:446 ·"Şu zamanda kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki adeta omuz omuza vermişler. Sıdktan yalana pek kolay gidiliyor.Hatta siyaset propagandası vasıtasıyla yalancılık doğruluğa tercih ediliyor." Sh:446 ·"Hatem-ül Enbiyadan sonra Şeriat-ı Kübrası her asırda her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.Fakat teferruatta bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiyaç kalmıştır. Sh:446 ·"Ahkam-ı şeriyenin teferruat kısmı ahval-i beşeriyeye bakar. Ona göre gelir, ilaç olur." Sh:446 ·Üstada göre şâfiilik, daha çok kırsal kesime, hanefilik ise şehir ve devlet hayatına uygun. Sh:447 ·"Cüzi bir fazilette ve hususi bir kemalde mercuh, racihe tereccüh edilebilir." Sh:451 ·"Tevrat, İncil ve Kur’an'ın medih ve senasına mazhar olan sahabelere fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez." Sh:451 ·"Sohbet-i nebeviyye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar olan bir zat senelerle seyrü sülüka mukabil hakikatın envarına mazhaz olur." Sh: 451 ·"Sohbette insibağ ve inikas vardır." Sh:451 ·Sohbetteki insibağ sırrıyla en büyük bir veli en küçük bir sahabenin seviyesine çıkamıyor." Sh:451 ·Üstâd, Muhyiddin Arabi için “harika zat” ifadesini kullanıyor. Sh:452 ·Üstad bir seferinde sahabelerin demesine benzer bir “sübhane rabbiyel âlâ" demeye muvaffak olabilmiş. Öyle bir vakit namazın bir sene ibadetten daha feyizli olduğuna hükmetmiş. Sh:452 ·Üstad sahabelerin ibadetteki derecelerine erişilemeyeceğini söylüyor. Sh:452 ·Üstad, sahabelere 3 cihette yetişilemeyeceğini söylüyor: 1.Kur’an-ı manaları anlamdaki mevkileri 2.Allah’a yakınlıkta kazandıkları makam 3.Sevapları noktasında sh:453-454 ·Velayete erişmenin minimum süresi 40 gün. Sh:454 ·Üstada göre, sahabeye yetişmek için hakiki sahabe olmak lazım yani onlara yetişilemez. Sh:455 ·Takvanın kuvveti ve ibadete düşkünlük imanın kuvvetini gösteriyor. Sh:455 ·Cennet bütün lezaiz-i maneviyeye medar olduğu gibi bütün lezaiz-i cismaniyeye de medardır. Sh:458 ·"Cismaniyet en câmi, en muhit, en zengin bir ayine-i tecelliyat-ı esma-i ilahidir." Sh:459 ·Ahiret hayatı dünya hayatına bir nebze de olsa benzer, onun esaslarını muhafaza eder bir konumda. Sh: 459 ·Ahirette cennette taş ve ağaç gibi varlıklar dahi şuurlu ve hayatlı. Sh:460 ·Cennet insanın maddi-manevi bütün duygularını tatmin edecek bir güzellikler meşheri. Sh: 461 ·Cennette tuvalete çıkma da yok. Sh:461 ·Evliyanın bir nevi garibi olan abdalların. Sh:462 ·Cennet ehlinin cisimleri ruh kuvvetinde ve hafifliğinde ve hayal süratindedir. Sh: 463 ·Üstad meleklerin ve ruhani varlıkların muhtelif cinsleri olduğunu ve semadaki gezegenlerin onların bir kısmının meskenleri olduğunu söylüyor. Sh:465 ."Hayat vücudun ruhudur, şuur hayatın ziyasıdır." Sh:467 ·Hayat, "mevcudatın keşşafı." Sh:467 ·"Hayat zat-ı zülcelalin en parlak bir bürhan-i vahdeti ve en büyük bir maden-i nimeti ve ne latif bir tecel-i merhameti ve en hafi ve bilinmez bir akş-ı nezih-i sanatıdır." Sh:467 ·"Adem-i rüyet adem-i vücuda delalet etmez. Görünmemek olmamaya hüccet olamaz." Sh:469 ·Melaikenin , cinlerin ve ruhaniyetin muhtelif şekil ve cinsleri,cinlerin çeşitli ırkları vardır, büyüklük ve küçüklükleri, özellikleri ayrı ayrıdır. Sh:469 ·Madde mana ile kaim, ona hizmet için var. Asıl değil, gölge. Sh: 469 ·"Şu alem-i maddiyat ve şehadet ise alem-i melekut ve ervah üstünde serpilmiş, tenteneli bir perdedir. Sh:470 ·"Hiç mümkün müdür ki, hakikatsiz bir vehim, bütün inkilabat-ı beşeriyede bütün akaid-i insaniyede istimrar etsin, beka bulsun." Sh:477 ·İki ehli ihtisas, binler diğerlerine müreccahtır. Sh:478 ·"Ruh katiyyen bakidir." Sh:476 ·Üstâd hazretleri, pozitivist materyalizmin zihinleri allak bullak ettiğini söylüyor; ” Bu zamanda maddiyun fikri herkesi sersem ettiğinden en bedihi bir şeyde vesvese vermiş." Sh:477 ·"Cesed ruhun hanesi ve yuvasıdır, libası değil." Sh:478 ·"Ruhun libası bir derece sabit ve letafetçe ruha münasip bir gılaf-ı latifi ve bir beden-i misalisi vardır. Öyle ise mevt hengamında bütün bütün çıplak olmaz, yuvasından çıkar beden-i misalisini giyer." Sh: 478 ·Üstad mantık iliminden bir kaide söylüyor: Bir tek ferdde görülen zati özellik diğer fertlerde de olduğuna hükmedilir. sh:478 ·Üstad hazretleri keşfel kubur bir veli olarak, kabir ehline gönderdiğimiz hediyelerin onlara ulaştığını söylüyor.Sh: 478 ·Ruhun tarifi: “ zihayat, zişuur, nurani vücud-u harici giydirilmiş, cami, hakikattar külliyet kesb etmeye müsait bir kanun-i emridir." Sh:478 ·"Saadet-i ebediye muktezi vardır ve o saadeti verecek fail-i zülcelal de muktedirdir." Sh:479 ·Üstada göre insanın temel maddeciği ve “nüveler ve tohumlar hükmünde olan ve hadiste acbüzzenep tabir edilen ecza-i esasiye ve zerrat-ı asliye ikinci neşe için kafi bir esastır, temeldir.sani-i hakim beden-i insaniyi onların üstünde bina eder.Sh:484 ·"Şu dar-i dünya beşerin ruhunda mündemiç olan hadsiz istidatların sünbüllenmesine müsait değildir." Sh: 484 ·"Evet kim kendi uyanık viçdanını dinlese “ebed, ebed” sesini işitecektir." Sh:482 ·"Hilkat-ı eşya, vahid-i Ehade verilse, bütün eşya bir şey gibi kolay olur. Eğer esbaba verilse, bir şey bütün eşya kadar külfetli, ağır olur. Sh:486 ·"Kudret melekutiyet-i eşyaya taalluk eder." Sh:486 ·Eşyanın iki ciheti var: 1- Mülk 2-Melekut sh:486 ·"Mülk ciheti zıdların cevelengahıdır." Sh:486 ·"Haşirde bütün zevil ervahın ihyası bir sineğin baharda ihyasından daha ziyade kudrete ağır olamaz." Sh:488 ·"Nasıl ki insan küçük bir alemdir, yıkılmaktan kurtulamaz. Alem dahi büyük bir insandır. O dahi ölümün pençesinden kurtulamaz." Sh: 489 ·Lafız mana zararına kalınlaşır. Sh: 489 ·Ruh ceset hesabına inceleşir. Sh:489 ·Üstad hazretleri kıyamet günü için, şu güzel izahı yapıyor: “ işte şu mevt ve sekerat ile Kadir-i Ezeli kainatı çalkalar, kainatı tasfiye edip cehennem ve cehennemin maddeleri bir tarafa, cennet ve cennetin mevadd-i münasipleri başka tarafa çekilir, alem-i ahiret tezahür eder.” Sh:490 · "Madem Alem-i Beka şu Alem-i faniden yapılacaktır. Elbette anasır-ı esasiyesi bekaya ve ebede gidecektir." Sh: 490 ·"Cennet-cehennem secere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden iki dalın meyvesidir. Sh: 490 ·Üstad, Ahzab 72’ de bahsedilen emanetin bir vechinin “ene” olduğunu söylüyor. Sh:494 ·"Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i ilahiyenin anahtarı olduğu gibi, kainatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-i müşkülküşadır, bir tılsım-ı hayret fezadır." Sh: 494 ·Ene, bir vahid-i kıyasi, bir mevhum hat, bir manay-ı harfidir. Sh: 495 ·"Enenin dürbünü ile Esma-i ilahi anlaşılır." Sh: 496 ·Şahıs enaniyetleri, cemaat ve grup enaniyetlerine ve sonunda ırkçı enaniyete götürür. Sh: 496 ·Felsefe, eneye mana-i ismiyle bakmış. Sh: 498 ·Üstad, felsefenin tarih boyunun dalaletlerini şu şekilde sıralıyor: 1.Eneye manay-i ismi cihetiyle bakması. 2.İnsanın gayelerin gayesi ilahlaşmaktır demeleri (tesabih-i bilvacip) 3."Kuvvette hak vardır" görüşleri 4.Evren’e Rabbinden kopuk, gayesiz olarak bakmaları 5."Hayat bir mücadeledir" fikirleri 6.İşrakçi felsefenin yaradılışı Rabblere ve 10 akla indirgemesi 7."Her canlının neticesi kendisine bakar" diyerek Halık-Mahluk ilişkisini koparması 8.Bir kısmı Cenab-ı Hak için “Mucib-i bizzat” diyerek iradesini nefyetmiştir 9.Bir kısım felsefeciler de “Cüziyata İlm-i İlahi taalluk etmiyor” diye İlm-i İlahiyi nefyetmişler" ·"Şeytanlar, güya enenin gafa ve pençesiyle dinsiz feylesofların akıllarrını havaya kaldırıp, dalalet derelerine atıp dağıtmıştır." Sh:501 ·Küçük alemde ene, büyük alemde tağutlardandır. Sh:501 ·"Tahavvülat-ı zerrat, nakkaş-ı ezelinin kalem-i kudreti kitab-ı kainatta yazdığı ayatı tekviniyenin hengamında ihtizatı ve cevalanıdır." Sh:504 ·"Feya Sübhanallah! Zındık Maddiyun Gavurlar bir vacibul vucüdu kabul etmediklerinden zerrat adedince batıl aliheleri kabul etmeye mezheplerine göre muzdar kalıyorlar. Sh: 510 · Velayeti Ahmediyye’nin (asm) bütün velayatın fevkinde bir külliyat,bir ulviyet suretinde bir tezahürüdür ki bütün kainatın Rabbi ismiyle, bütün mevcudatın Halıkı ünvanıyla Cenab-ı Hakkın sohbetine ve münacatına müşerrefiyettir." Sh: 516 ·Hz. İsa’da Esma-i İlahi’den en baskın isim Kadir ismi Hz. Musa’da ise Mütekellim ismi. Sh: 519 ."Alem-i Süflinin manevi tezgahları ve külli kanunları avalim-i ulviyededir." (envar) Sh: 580 ·Üstad, yapılan zikir ve tesbihatın meva cennetinde temessül ettiğini söylüyor. Sh: 580 ·Üstad, Resulullahın (sav) mirac’ta Zat-ı Zülcelal’i gördüğünü söylüyor. Sh: 581 ·Sad-ı Taftazani’ye göre şakkı kamer hadisesi mütevatirdir. Sh : 609 ·"Bir tek Zat-ı müşahhas, muhtelif ayineler vasıtasıyla külliyet kesbeder." Sh: 609 ·Üstad’ın izahına göre haşrin mertebeleri var. Bir kısmına iman farzdır. Diğer bir kısmı ruhi ve fikri terakki ile kavranabilir.Sh:614 ·Kur-an’daki “Ahsen-ün halıkin” lafzı “Halıkıyet mertebelerinin en ahsenindedir.” demektir. Sh :617 ·Seyyid Şerif Cürcani Şerh-ul Mevakıf'ta diyor ki: "sevginin sebebi: 1.lezzet 2.menfaat 3.müşakelet (güzellik) 4.kemal sh: 619 ·“ Kemal mahbub-u lizatihidir.” Sh: 619 ·"Umum kainattaki umum Kemalat bir zat-ı zülcelalin kemalinin ayatıdır ve cemalatının işaratıdır."Sh:620 ·"Ef’al esmaya, esma sıfata, sıfat zat’a delalet eder." Sh: 620 ·"Şu seyl-i kainattaki muvakkat parlayan mehasin ve kemalat bir şems-i sermedinin lemaat-ı cemal-i esmasıdır." Sh:621 ·"Bütün mevcudatın hakaiki bütün kainatın hakikatı, Esma-i ilahiyeye istinad eder." Sh:627 ·"Şirk ve dalaletin ve fısk sefahatin yolu insanı nihayet derecede sükut ettiriyor. Hadsiz elemler içinde nihayetsiz ağır bir yükü zaif ve aciz beline yükletir." Sh: 632 ·"Gayr-i meşru bir muhabbetin neticesi merhametsiz azab çekmektir." Sh:634 ·"Sefahat ve sarhoşluk perdedir. Muvakkaten hissettirmez." Sh:635 ·Pederine isyan eden ve onu rencide eden insan bozması bir canavardır." Sh: 639 ·Üstad, kadının hakiki ve parlak güzelliğinin onun ahlak ve şefkati olduğunu söylüyor. sh:640 ·"Dünyayı ve ondaki mahlukatı manayı harfi ile sev, manayı ismi ile sevme." Sh:640 ·“Ne kadar güzel yapılmış” de “ne kadar güzeldir” deme. Sh: 640 ·"İnsanın mahiyeti ulviyye, fıtratı camia olduğundan binler enva-i hacet ile bin bir esma-i ilahiyeye her bir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır." Sh: 642 ·"Muzaaf ihtiyaç iştiyaktır. Muzaaf iştiyak, muhabbettir. Muzaaf muhabbet dahi aşktır." Sh: 642 ·"Ruhun tekemmülatına göre meratib-i muhabbet, meratib-i esmaya göre inkişaf eder." Sh:642 ·"Ehl-i gaflet ve ehl-i dünya tarzında ve nefis hesabına olan muhabbetlerin dünyada belaları, elemleri, meşakkatları çoktur safaları,lezzetleri rahatları azdır." Sh:643 ·"Gençlikte kazandığın ibadetler o fani gençliğin baki meyveleridir." Sh:645 ·"Letaif-i Cennet, Cilve-i Esmanın temessülatıdır." İmam Rabbani sh:649 ·Kudrete nisbeten her şey müsavidir. Sh: 699 ·Kainatı elinde tutamayan zerreyi halk edemez. Sh: 700 ·"İhya-yı nev ihya-yı ferd gibidir." Sh: 700 ·"Vicdan cezbesi ile Allah’ı tanır." Sh: 700 ·"Fıtratın şahadeti sadıkadır." Sh:700 ·"Tebe-i nazar muhali mümkün görür." Sh: 703 ·Dimağda anlayış mertebelerinin sıralaması tahayyül –—> tasavvur ––> taakkul ——> tasdik ——> iz’an ——> iltizam ——> itikad . Sh: 706 ·"Hazm olmayan ilim telkin edilmemeli." Sh: 706 ·Aciz kişi tahribe meyilli olur. Sh: 706 ·"Lisanı siyasette lafız, mananın zıddıdır." Sh: 707 ·"Şu zamanda gösterdi , cehennem luzümsuz olmaz cennet ucuz değildir." Sh:708 ·"Enesini sevenler başkaları sevmezler." Sh: 708 ·"Beşer salah isterse, hayatını severse, zekatı var etmeli, ribayı kaldırmalı." Sh: 709 ·Üstada göre, mutluluğun tahrip edicisi ve hayatın katili iki şeydir: Suizan ve ümitsizlik. Sh: 711 ·"Mübalağa zemn-i zımnidir." Sh: 716 ·"Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası ihyayı din ile olur şu milletin ihyası." Sh:717 ·"Kim hayatı isterse, şehadet istemeli." Sh: 717 ·"Beğendiğin şeyde ifrat etme." Sh: 718 ·"Bir derdin dermanı başka derde dert olur." Sh: 718 ·"Zihniyet-i inhisar hubb-u nefisten geliyor." Sh: 719 ·İslam aleminin hayatiyetini devam ettirmesi ittihata bağlı. Sh: 719 ·"Meziyetin varsa hafa turabında kalsın, ta neşuünema bulsun." Sh: 720 ·"İsraf sefahetin, sefahat sefaletin kapısıdır." Sh: 721 ·Her musibette bir ciheti nimet var. Sh: 724 ·"Büyük görünme, küçülürsün." Sh: 724 ·"Kamillerde büyüklük mikyasıdır küçüklük, nakıslarda küçüklük mizanıdır büyüklük." sh: 724 ·"Mimsiz medeniyet taife-i nisayı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metan yapmış Şer-i İslam onları Rahmeten davet eder eski yuvalarına." sh:727 ·Üstad hazretleri Asrımızın bozulmaya çok elverişli olduğunu şu sözüyle anlatıyor: “Bunca esbab-ı ifsad, demir sebat kararı lazımdır ta dayansın." Sh. 727 ·Üstada göre kadınların sosyal hayattaki serbestisi beşerde birden bire kötü ahlakın inhişafını sebebiyet vermiş. Sh: 727 ·Üstad medeniyetin insanların ruhlarını hırçınlaştırdığını söylüyor. Sh: 727 ·"İmanın rükunlarından birisinde hasıl olacak bir şüphe veya inkar dinin teferruatında yapılan lakaydlıktan pek çok defa daha felaketli ve zararlıdır." Zübeyir Gündüzalp sh:749 ·"Taklidi bir iman, hususun bu zamandaki dalalet sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner." Zübeyir Gündüzalp sh:749 ·Zübeyir abi hakikatlerin anlaşılmasına mani bazı kötü hasretleri sayıyor ki, bu aynı zamanda Risale-i Nuru anlama önündeki engellerden bazılarını muhtevidir: "Benlik, gurur, ucub, enaniyet" vs. sh: 751 ·Böyle dehşetli bir asırda insanın en büyük meselesi iman kurtarmak ve kaybetmek davasıdır. Sh: 752 ·Zübeyir ağabey Risale-i Nur’da 3 esası şöyle sıralıyor: 1.Hakikat-i İslamiye 2.Şehameti İslamiye 3.İzzet-i İslamiye ·Zübeyir ağabey Türkçe ezan için “ o uydurma ezan” ifadesini kullanıyor. Sh:757 ·"Hazreti Üstad Resulü Ekrem (sav) efendimizin Sünnet-i Seniyyesine tam iktida etmiştir." ZG.Sh:757 ·Üstad, cihad ubudiyyet ve takvayı beraber yürütmüş, birini yaparken diğerini terk etmemiş. Sh:757 ·Üstad “ Birkaç adamın imanını kurtarmak için cehenneme girmeye razıyım” demiştir. Sh:757 Üstad “ Bütün ahkam-ı şeriyye ve hakaik-i imaniyye aklidir. Akli olduğunu ispata hazırım” demiştir. Sh:764 Salih Okur [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Sözler-3- özet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst