Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 567191" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em><strong>Dördüncü Nokta: </strong>Lafzındaki fesahat-ı hârikasıdır.</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>Evet Kur'an manen üslûb-u beyan cihetiyle fevkalâde belig olduğu gibi, lafzında gayet selis bir fesahatı vardır. Fesahatın kat'î vücuduna, usandırmaması delildir. Ve fesahatın hikmetine, fenn-i beyan ve maânînin dâhî ülemasının şehadetleri bir bürhan-ı bahirdir. </em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>Evet binler defa tekrar edilse usandırmıyor, belki lezzet veriyor. Küçük basit bir çocuğun hâfızasına ağır gelmiyor, hıfzedebilir. En hastalıklı, az bir sözden müteezzi olan bir kulağa nâhoş gelmiyor, hoş geliyor. Sekeratta olanın damağına şerbet gibi oluyor. Zemzeme-i Kur'an onun kulağında ve dimağında, aynen ağzında ve damağında mâ-i zemzem gibi leziz geliyor.</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>Usandırmamasının sırr-ı hikmeti şudur ki:</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>Kur'an, kulûbe kut ve gıda ve ukûle kuvvet ve gınadır ve ruha mâ ve ziya ve nüfusa deva ve şifa olduğundan usandırmaz. Her gün ekmek yeriz, usanmayız. Fakat en güzel bir meyveyi her gün yesek, usandıracak. Demek Kur'an, hak ve hakikat ve sıdk ve hidayet ve hârika bir fesahat olduğundandır ki, usandırmıyor, daima gençliğini muhafaza ettiği gibi taravetini, halâvetini de muhafaza ediyor. Hattâ Kureyş'in rüesasından müdakkik bir belig, müşrikler tarafından, Kur'anı dinlemek için gitmiş. Dinlemiş, dönmüş, demiş ki: Şu kelâmın öyle bir halâveti ve taraveti var ki, kelâm-ı beşere benzemez. Ben şâirleri, kâhinleri biliyorum. Bu onların hiç sözlerine benzemez. Olsa olsa etbaımızı kandırmak için sihir demeliyiz." İşte Kur'an-ı Hakîm'in en muannid düşmanları bile fesahatından hayran oluyorlar.</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>Kur'an-ı Hakîm'in âyetlerinde, kelâmlarında, cümlelerinde fesahatın esbabını izah çok uzun gider. Onun için sözü kısa kesip yalnız nümune olarak bir âyetteki huruf-u hecaiyenin vaziyetiyle hasıl olan bir selaset ve fesahat-ı lafziyeyi ve o vaziyetten parlayan bir lem'a-i i'cazı göstereceğiz. </em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>İşte:</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px">ﺛُﻢَّ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪِ ﺍﻟْﻐَﻢِّ ﺍَﻣَﻨَﺔً ﻧُﻌَﺎﺳًﺎ ﻳَﻐْﺸَﻰ ﻃَٓﺎﺋِﻔَﺔً ﻣِﻨْﻜُﻢْ</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"></span></span></span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">ilâ âhir. İşte şu âyette bütün huruf-u heca mevcuddur. </span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Bak ki, sakil, ağır bütün aksam-ı huruf beraber olduğu halde selasetini bozmamış. Belki bir revnak ve muhtelif tellerden mütenasib, mütesanid bir nağme-i fesahat katmış. </span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem şu lem'a-i i'caza dikkat et ki, huruf-u hecadan "ya" ile "elif" en hafif ve birbirine kalbolduğu için iki kardeş gibi her birisi yirmibir kerre tekrarı var. "Mim" ile "nun" <span style="color: #008000">{(Haşiye-1): Tenvin dahi nundur.} </span>birbirinin kardeşi ve birbirinin yerine geçtiği için her birisi otuzüçer defa zikredilmiştir. </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺹ ﺱ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">mahreççe, sıfatça, savtça kardeş oldukları için her biri üç defa, </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻉ ﻍ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> kardeş oldukları halde </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻉ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> daha hafif altı defa, </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻍ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> sıkleti için yarısı olarak üç defa zikredilmiştir. </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻁ ﻅ ﺫ ﺯ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> mahreççe, sıfatça, sesçe kardeş oldukları için herbirisi ikişer defa, "lâm" ve "elif" ile beraber ikisi </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻟﺎ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">suretinde ittihad ettikleri ve "elif" </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻟﺎ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> suretinde hissesi "lâm"ın yarısıdır. Onun için "lâm" kırkiki defa, "elif" onun yarısı olarak yirmibir defa zikredilmiştir. "Hemze" "he" ile mahreççe kardeş oldukları için hemze <span style="color: #008000">{(Haşiye-2): Hemze, melfuz ve gayr-ı melfuz yirmibeştir ve hemzenin sâkin kardeşi elif'ten üç derece yukarıdır. Zira hareke üçtür.} </span>onüç, "he" bir derece daha hafif olduğu için ondört defa, </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻕ ﻑ ﻙ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">kardeş oldukları için </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻕ' </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">ın bir noktası fazla olduğu için </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻕ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> on, </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻑ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> dokuz, </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻙ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> dokuz. </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺏ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> dokuz, </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺕ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> oniki, "ta"nın derecesi üç olduğu için oniki defa zikredilmiştir. </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺭ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> "lâm"ın kardeşidir. Fakat ebced hesabıyla </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺭ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">ikiyüz, "lâm" otuzdur. Altı derece yukarı çıktığı için altı derece aşağı düşmüştür. Hem </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺭ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> telaffuzca tekerrür ettiğinden sakil olup yalnız altı defa zikredilmiştir. </span></em><span style="color: #b22222"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺥ ﺡ ﺙ ﺽ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">sıkletleri ve bazı cihat-ı münasebat için birer defa zikredilmiştir. "Vav" "he"den ve "hemze"den daha hafif ve "ya"dan ve "elif"den daha sakil olduğu için onyedi defa, sakil hemzeden dört derece yukarı, hafif eliften dört derece aşağı zikredilmiştir.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">İşte şu hurufun bu zikrinde hârikulâde bu vaziyet-i muntazama ile ve o münasebet-i hafiye ile ve o güzel intizam ve o dakik ve ince nazm ve insicam ile iki kerre iki dört eder derecede gösterir ki; beşer fikrinin haddi değil ki, şunu yapabilsin. Tesadüf ise muhaldir ki, ona karışsın. İşte şu vaziyet-i huruftaki intizam-ı acib ve nizam-ı garib, selaset ve fesahat-ı lafziyeye medar olduğu gibi, daha gizli çok hikmetleri bulunabilir. Madem hurufatında böyle intizam gözetilmiş. Elbette kelimelerinde, cümlelerinde, manalarında öyle esrarlı bir intizam, öyle envârlı bir insicam gözetilmiş ki, göz görse "Mâşâallah", akıl anlasa "Bârekâllah" diyecek.</span></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 567191, member: 1040028"] [COLOR=#000000][FONT=arial][SIZE=3][I][B]Dördüncü Nokta: [/B]Lafzındaki fesahat-ı hârikasıdır. Evet Kur'an manen üslûb-u beyan cihetiyle fevkalâde belig olduğu gibi, lafzında gayet selis bir fesahatı vardır. Fesahatın kat'î vücuduna, usandırmaması delildir. Ve fesahatın hikmetine, fenn-i beyan ve maânînin dâhî ülemasının şehadetleri bir bürhan-ı bahirdir. Evet binler defa tekrar edilse usandırmıyor, belki lezzet veriyor. Küçük basit bir çocuğun hâfızasına ağır gelmiyor, hıfzedebilir. En hastalıklı, az bir sözden müteezzi olan bir kulağa nâhoş gelmiyor, hoş geliyor. Sekeratta olanın damağına şerbet gibi oluyor. Zemzeme-i Kur'an onun kulağında ve dimağında, aynen ağzında ve damağında mâ-i zemzem gibi leziz geliyor. Usandırmamasının sırr-ı hikmeti şudur ki: Kur'an, kulûbe kut ve gıda ve ukûle kuvvet ve gınadır ve ruha mâ ve ziya ve nüfusa deva ve şifa olduğundan usandırmaz. Her gün ekmek yeriz, usanmayız. Fakat en güzel bir meyveyi her gün yesek, usandıracak. Demek Kur'an, hak ve hakikat ve sıdk ve hidayet ve hârika bir fesahat olduğundandır ki, usandırmıyor, daima gençliğini muhafaza ettiği gibi taravetini, halâvetini de muhafaza ediyor. Hattâ Kureyş'in rüesasından müdakkik bir belig, müşrikler tarafından, Kur'anı dinlemek için gitmiş. Dinlemiş, dönmüş, demiş ki: Şu kelâmın öyle bir halâveti ve taraveti var ki, kelâm-ı beşere benzemez. Ben şâirleri, kâhinleri biliyorum. Bu onların hiç sözlerine benzemez. Olsa olsa etbaımızı kandırmak için sihir demeliyiz." İşte Kur'an-ı Hakîm'in en muannid düşmanları bile fesahatından hayran oluyorlar. Kur'an-ı Hakîm'in âyetlerinde, kelâmlarında, cümlelerinde fesahatın esbabını izah çok uzun gider. Onun için sözü kısa kesip yalnız nümune olarak bir âyetteki huruf-u hecaiyenin vaziyetiyle hasıl olan bir selaset ve fesahat-ı lafziyeyi ve o vaziyetten parlayan bir lem'a-i i'cazı göstereceğiz. İşte: [/I][COLOR=#b22222][SIZE=5]ﺛُﻢَّ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪِ ﺍﻟْﻐَﻢِّ ﺍَﻣَﻨَﺔً ﻧُﻌَﺎﺳًﺎ ﻳَﻐْﺸَﻰ ﻃَٓﺎﺋِﻔَﺔً ﻣِﻨْﻜُﻢْ [/SIZE][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][SIZE=3][COLOR=#000000][I] [FONT=arial]ilâ âhir. İşte şu âyette bütün huruf-u heca mevcuddur. Bak ki, sakil, ağır bütün aksam-ı huruf beraber olduğu halde selasetini bozmamış. Belki bir revnak ve muhtelif tellerden mütenasib, mütesanid bir nağme-i fesahat katmış. Hem şu lem'a-i i'caza dikkat et ki, huruf-u hecadan "ya" ile "elif" en hafif ve birbirine kalbolduğu için iki kardeş gibi her birisi yirmibir kerre tekrarı var. "Mim" ile "nun" [COLOR=#008000]{(Haşiye-1): Tenvin dahi nundur.} [/COLOR]birbirinin kardeşi ve birbirinin yerine geçtiği için her birisi otuzüçer defa zikredilmiştir. [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺹ ﺱ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]mahreççe, sıfatça, savtça kardeş oldukları için her biri üç defa, [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻉ ﻍ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] kardeş oldukları halde [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻉ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] daha hafif altı defa, [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻍ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] sıkleti için yarısı olarak üç defa zikredilmiştir. [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻁ ﻅ ﺫ ﺯ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] mahreççe, sıfatça, sesçe kardeş oldukları için herbirisi ikişer defa, "lâm" ve "elif" ile beraber ikisi [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻟﺎ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]suretinde ittihad ettikleri ve "elif" [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻟﺎ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] suretinde hissesi "lâm"ın yarısıdır. Onun için "lâm" kırkiki defa, "elif" onun yarısı olarak yirmibir defa zikredilmiştir. "Hemze" "he" ile mahreççe kardeş oldukları için hemze [COLOR=#008000]{(Haşiye-2): Hemze, melfuz ve gayr-ı melfuz yirmibeştir ve hemzenin sâkin kardeşi elif'ten üç derece yukarıdır. Zira hareke üçtür.} [/COLOR]onüç, "he" bir derece daha hafif olduğu için ondört defa, [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻕ ﻑ ﻙ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]kardeş oldukları için [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻕ' [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]ın bir noktası fazla olduğu için [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻕ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] on, [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻑ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] dokuz, [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﻙ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] dokuz. [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺏ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] dokuz, [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺕ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] oniki, "ta"nın derecesi üç olduğu için oniki defa zikredilmiştir. [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺭ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] "lâm"ın kardeşidir. Fakat ebced hesabıyla [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺭ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]ikiyüz, "lâm" otuzdur. Altı derece yukarı çıktığı için altı derece aşağı düşmüştür. Hem [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺭ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] telaffuzca tekerrür ettiğinden sakil olup yalnız altı defa zikredilmiştir. [/FONT][/I][COLOR=#b22222][SIZE=5][FONT=arial]ﺥ ﺡ ﺙ ﺽ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]sıkletleri ve bazı cihat-ı münasebat için birer defa zikredilmiştir. "Vav" "he"den ve "hemze"den daha hafif ve "ya"dan ve "elif"den daha sakil olduğu için onyedi defa, sakil hemzeden dört derece yukarı, hafif eliften dört derece aşağı zikredilmiştir. İşte şu hurufun bu zikrinde hârikulâde bu vaziyet-i muntazama ile ve o münasebet-i hafiye ile ve o güzel intizam ve o dakik ve ince nazm ve insicam ile iki kerre iki dört eder derecede gösterir ki; beşer fikrinin haddi değil ki, şunu yapabilsin. Tesadüf ise muhaldir ki, ona karışsın. İşte şu vaziyet-i huruftaki intizam-ı acib ve nizam-ı garib, selaset ve fesahat-ı lafziyeye medar olduğu gibi, daha gizli çok hikmetleri bulunabilir. Madem hurufatında böyle intizam gözetilmiş. Elbette kelimelerinde, cümlelerinde, manalarında öyle esrarlı bir intizam, öyle envârlı bir insicam gözetilmiş ki, göz görse "Mâşâallah", akıl anlasa "Bârekâllah" diyecek.[/FONT][/I][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst