Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Süfyan aldatmakla iş görecek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Bîçare S.V." data-source="post: 230599" data-attributes="member: 1008987"><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Süfyan aldatmakla iş görecek</strong></span> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong>08.01.2011</strong></span></p><p><img src="http://www.yeniasya.com.tr/Uploads/haber/ilave/2011-01-07_161331.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong><a href="http://www.nurtalebesiyiz.biz/haber_detay2.asp?id=2108" target="_blank"><img src="http://www.nurtalebesiyiz.biz/Uploads/haber/ilave/2011-01-07_161331.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></strong></span> <span style="font-size: 15px"><strong>İslâmların Deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali’nin (ra) dediği gibi demişler ki: Onların Deccalı Süfyandır, İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Altıncı Mesele </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Rivayette var ki, “Fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz.” (Süyûtî, el-Fethü’l-Kebîr: 1:315, 2:185, 3: 9; el-Hâvî Li’l-Fetâva: 2: 217; Ebû Abdullah Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs: 1: 266.) Bunun için bin üç yüz sene zarfında emr-i Peygamberî ile bütün ümmet o fitneden istiâze etmiş, azab-ı kabirden sonra “Min fitneti’d-deccâli ve min fitneti âhiri’z-zaman” (Mesih Deccalın fitnesinden... Ahirzaman fitnesinden... (sana sığınıyoruz Allah’ım).” (Buhari, Daavât: 37, 39, 44, 45, 46, Ezan: 149, Cenâiz: 88, Fiten: 26; Müslim, Mesâcid: 127, 128, 130-134; Müsned, 6:139.) vird-i ümmet olmuş. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Allahu a’lem bissavâb, bunun bir tevili şudur ki: O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiyarlarıyla, belki zevkle irtikâp ederler. Meselâ, Rusya’da hamamlarda kadın-erkek beraber çıplak girerler. Ve kadın, kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından, seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar. Ve fıtraten cemalperest erkekler dahi, nefsine mağlûp olup o ateşe sarhoşâne bir sürurla düşer, yanar. İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyâtları ve kebâirleri ve bid’aları, birer câzibedarlıkla pervâne gibi nefisperestleri etrafına toplar, sersem eder. Yoksa, cebr-i mutlakla olsa ihtiyar kalmaz, günah dahi olmaz. </strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Yedinci Mesele</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Rivayette var ki, “Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi olacaklar.” </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Ve’l-ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine taraftar eder ve din derslerinden tecerrüt eden maarifi rehber edip tâmimine şiddetle çalışır, demektir. </strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Sekizinci Mesele </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Rivayetler, Deccalın dehşetli fitnesi İslâmlarda olacağını (Süyûtî, el-Örfî Va’di fî Ahbari’l-Mehdî 2:234) gösterir ki, bütün ümmet istiâze etmiş. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Lâ ya’lemu’l-gaybe illallah (Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez). Bunun bir tevili şudur ki: İslâmların Deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali’nin (ra) dediği gibi demişler ki: Onların Deccalı Süfyandır, İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccalı ayrıdır. Yoksa Büyük Deccalın cebir ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz. </strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Dokuzuncu Mesele </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Rivayetlerde, vukuât-ı Süfyaniye ve hâdisât-ı istikbaliye Şam’ın etrafında ve Arabistan’da tasvir edilmiş. Allahu a’lem, bunun bir tevili şudur ki: Merkez-i hilâfet eski zamanda Irak’ta ve Şam’da ve Medine’de bulunduğundan, râvîler kendi içtihadlarıyla, daimî öyle kalacak gibi mânâ verip, merkez-i Hükûmet-i İslâmiye yakınlarında tasvir etmişler, “Halep ve Şam” demişler. Hadisin mücmel haberlerini, kendi içtihadlarıyla tafsil etmişler. </strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Onuncu Mesele </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Rivayetlerde, eşhas-ı âhirzamanın fevkalâde iktidarlarından bahsedilmiş. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Vel’ilmü indallah, bunun tevili şudur ki: O şahısların temsil ettikleri mânevî şahsiyetin azametinden kinâyedir. Bir vakit Rusya’yı mağlûp eden Japon Başkumandanının sûreti, bir ayağı Bahr-i Muhitte, diğer ayağı Port Arthur Kalesinde olarak gösterildiği gibi, şahs-ı mânevînin dehşetli azameti, o şahsiyetin mümessilinde, hem o mümessilin büyük heykellerinde gösteriliyor. Amma fevkalâde ve harika iktidarları ise, ekser icraatları tahribat ve müştehiyât olduğundan, fevkalâde bir iktidar görünür. Çünkü tahrip kolaydır. Bir kibrit bir köyü yakar. Müştehiyat ise, nefisler taraftar olduğundan çabuk sirayet eder. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Şuâlar, 5. Şuâ’nın 2. Makam ve Meseleleri, s. 912</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><a href="http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=2108" target="_blank">Süfyan aldatmakla iş görecek</a></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Bîçare S.V., post: 230599, member: 1008987"] [SIZE=4][B] Süfyan aldatmakla iş görecek[/B][/SIZE] [SIZE=4][B]08.01.2011[/B][/SIZE] [IMG]http://www.yeniasya.com.tr/Uploads/haber/ilave/2011-01-07_161331.jpg[/IMG] [SIZE=4][B][URL="http://www.nurtalebesiyiz.biz/haber_detay2.asp?id=2108"][IMG]http://www.nurtalebesiyiz.biz/Uploads/haber/ilave/2011-01-07_161331.jpg[/IMG][/URL][/B][/SIZE] [SIZE=4][B]İslâmların Deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali’nin (ra) dediği gibi demişler ki: Onların Deccalı Süfyandır, İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek.[/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Altıncı Mesele Rivayette var ki, “Fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz.” (Süyûtî, el-Fethü’l-Kebîr: 1:315, 2:185, 3: 9; el-Hâvî Li’l-Fetâva: 2: 217; Ebû Abdullah Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs: 1: 266.) Bunun için bin üç yüz sene zarfında emr-i Peygamberî ile bütün ümmet o fitneden istiâze etmiş, azab-ı kabirden sonra “Min fitneti’d-deccâli ve min fitneti âhiri’z-zaman” (Mesih Deccalın fitnesinden... Ahirzaman fitnesinden... (sana sığınıyoruz Allah’ım).” (Buhari, Daavât: 37, 39, 44, 45, 46, Ezan: 149, Cenâiz: 88, Fiten: 26; Müslim, Mesâcid: 127, 128, 130-134; Müsned, 6:139.) vird-i ümmet olmuş. Allahu a’lem bissavâb, bunun bir tevili şudur ki: O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. İnsanlar ihtiyarlarıyla, belki zevkle irtikâp ederler. Meselâ, Rusya’da hamamlarda kadın-erkek beraber çıplak girerler. Ve kadın, kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından, seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar. Ve fıtraten cemalperest erkekler dahi, nefsine mağlûp olup o ateşe sarhoşâne bir sürurla düşer, yanar. İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyâtları ve kebâirleri ve bid’aları, birer câzibedarlıkla pervâne gibi nefisperestleri etrafına toplar, sersem eder. Yoksa, cebr-i mutlakla olsa ihtiyar kalmaz, günah dahi olmaz. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Yedinci Mesele Rivayette var ki, “Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi olacaklar.” Ve’l-ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine taraftar eder ve din derslerinden tecerrüt eden maarifi rehber edip tâmimine şiddetle çalışır, demektir. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Sekizinci Mesele Rivayetler, Deccalın dehşetli fitnesi İslâmlarda olacağını (Süyûtî, el-Örfî Va’di fî Ahbari’l-Mehdî 2:234) gösterir ki, bütün ümmet istiâze etmiş. Lâ ya’lemu’l-gaybe illallah (Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez). Bunun bir tevili şudur ki: İslâmların Deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali’nin (ra) dediği gibi demişler ki: Onların Deccalı Süfyandır, İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccalı ayrıdır. Yoksa Büyük Deccalın cebir ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Dokuzuncu Mesele Rivayetlerde, vukuât-ı Süfyaniye ve hâdisât-ı istikbaliye Şam’ın etrafında ve Arabistan’da tasvir edilmiş. Allahu a’lem, bunun bir tevili şudur ki: Merkez-i hilâfet eski zamanda Irak’ta ve Şam’da ve Medine’de bulunduğundan, râvîler kendi içtihadlarıyla, daimî öyle kalacak gibi mânâ verip, merkez-i Hükûmet-i İslâmiye yakınlarında tasvir etmişler, “Halep ve Şam” demişler. Hadisin mücmel haberlerini, kendi içtihadlarıyla tafsil etmişler. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Onuncu Mesele Rivayetlerde, eşhas-ı âhirzamanın fevkalâde iktidarlarından bahsedilmiş. Vel’ilmü indallah, bunun tevili şudur ki: O şahısların temsil ettikleri mânevî şahsiyetin azametinden kinâyedir. Bir vakit Rusya’yı mağlûp eden Japon Başkumandanının sûreti, bir ayağı Bahr-i Muhitte, diğer ayağı Port Arthur Kalesinde olarak gösterildiği gibi, şahs-ı mânevînin dehşetli azameti, o şahsiyetin mümessilinde, hem o mümessilin büyük heykellerinde gösteriliyor. Amma fevkalâde ve harika iktidarları ise, ekser icraatları tahribat ve müştehiyât olduğundan, fevkalâde bir iktidar görünür. Çünkü tahrip kolaydır. Bir kibrit bir köyü yakar. Müştehiyat ise, nefisler taraftar olduğundan çabuk sirayet eder. Şuâlar, 5. Şuâ’nın 2. Makam ve Meseleleri, s. 912 [url=http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=2108]Süfyan aldatmakla iş görecek[/url] [/B][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Süfyan aldatmakla iş görecek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst