Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
şükeyra
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 158234" data-attributes="member: 5"><p><strong>şükeyra-2 (düşe mersiye)</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">ŞÜKEYRA-2 (DÜŞE MERSİYE) </span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong>Şükeyra…</strong></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Unutmuş olmalısın suyu yıkayan kanı. Kanı bulandıran suyu. İnce bir çizgi çekip yeryüzünün cezm’i ile yüzünün harekesi arasına, yaşayan ve yaşamayan, susan ve dillenen, ağlayan ve ağlatan her cümleyi bir çırpıda yakmış olmalısın. Hicap aynasında aynı’nı gösteren yol bulununca, alın kaderin teriyle yıkanınca ve ferman papirüslerine damlayan mürekkep erkenden dağılıp hiç olmamışçasına yok olunca, aşkla kalbi düş bitiminde yırtmış olmalısın. İsmin karanlığında günleri mi kaybettin de adımların sana yok susuyor?</span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Şükeyra…</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Yağmura kaldı bastığın toprağı bir damlayla nefeslendirip teyemmüme sebep olmak. Güne karışınca gece, geceye yol verince ay karanlığı, imdat sesli uykuya karıştı rüya. Rüyanın çatladığı yerden sızan uğultulu güzellikle uyandın; parmaklarında izim. Bir sen kaldın içinden bîhaber düş. Bir ben kaldım aşk deyip kalemi kırınca esmeye değil yağmaya çalışan rüzgâr. Bir biz kaldık, ortasından esre geçmeyen isimleri hayata siper eden deliler. Deliliğin delili olmaz ve aşk varsa suç değildir delirmek. Bir kere de ağla tırnaklarının perdeyi yırtışına. Oysa sen aşkın hayâsı değil miydin? Aşk dendiğinde kendinden hayâ edilen ışık sendin de kalbine dokununca ellerim neden ağladın? Boydan boya savur ölüye sarılmadan yırtılan kefeni denizin üstüne çarşaf diye. İçimden giderken yalnız kalmazsın böylece.</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Şükeyra…</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Kan tuttu hikâyenin ortasında gölgemin perçemini. Şehirlerin soluğuyla kusarken aynaların paramparçalığı kalbimi kırdı. Boğazımda son nefes gibi kaldı adın. Niyet akıbete galebe çalarken, aşkın masumiyeti masalı ağlatacak kadardı. Bak bakalım yağmura karışan nefesim hâlâ sen mi kokuyor? Düş geçilir saçlarının kıyısında ağlamazsam. İstasyonlarda vadesi biter solmaz vaatlerin. Ezeli olan kadar ebedidir yüzünün beyazlığına bağışlanan aşkın yüzünün suyu. Bu güne kadar susarak ezberlettin gülüşünü de, kaç kelimeden ibaret suskunluğumun şeddesi diye hiç düşündün mü? İçinde ölen bir cesetti umut; mezar taşlarında adı kaldı aklının. Oysa delirmekten zanlıydı delirmeye alamet gözlerin. Bir bakışı bir bakışa eklemeden kendiyle baş başa kalamaz mı aşk? Yoksa günah, bir’de karar kılıp üç’e uğramadan yapamayan mı?</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Şükeyra…</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Aydınlıkları kuşanıp çıkmayı umut ettiğim yolları karanlıklar altında, köhne şehirlerin caddelerini yakarak geçtim. Sis düştü kirpiğime içimin ağrısından. Yolumu bulamadım düşün derin çizikleri ve kalbin kırıkları arasında. Oysa şehirlerarası yalnızlığıma gülüşün kadar sıcak cümlelerinle kül gibi yağsan, yağmur çıplaklığının bulut grisi kederinden sıyrılacaktı arkamda bıraktığın gözlerim. Aşkın yetim sefer sayılı yollarında yönünü şaşırmış kimsesizlik örtmedi gözlerimdeki pas tutmuş denizi. Öte yanda yarasından ağladı kendi içine dert olan dert. Yine de kirletmedim yüzümü hüzünle. Yine yağmur yağsın dudaklarıma sağanak sağanak dedim. Tufanlar kopsada yanağımın sen çukurluğunda dolunaydan tuttuğum ellerinin serin gecesinin yıldızları kıyamet nidasıyla dürülmesin istedim. Senin şehrinden geçen yolların yolculuğu aşka mâl olmasın istedim. Rengi kallavi ağıtların tozunu yuttum da gözyaşımı kusamadım. Ben seni doğurmaya çabalarken, içindeki varlığımla nasıl dönemedi saçların bana?</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Şükeyra…</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Nabzım parmak uçlarıma denk düşmedi, sayamadım nabzımın yol boyunca dakikada kaç ölüm miktarınca attığını. İçimin sökülmüşlüğünü ellerinle diksem yine sızlar mı acıyı tam canıma dayatan yanlarım? Kendimi terk ettiğim sokaklar çıkmazsa artık ve şimdi, kendine çıkmayan aşka nasıl gidilir? Ayrılık kadar büyük ağlayıp kavuşmak kadar güzel sustum. Otobüs terminalleri gibi yalnız ve yol’suzdum. Duraklarda örttüm arkamdan seslenmeyen ses/sizliğin/i. Azaldım, eksildim. Yokluğunu adını adım bilen şehirlerin iyimser çocuklarına anlatamadım. Karanlığı kucaklarken uykusuzluğum, hangi yağmurun rüyasına yattın da ayak sesimin gürültüsüne rağmen uyanamadın? Yolların simsiyahlığını aşkla çarpınca yine biz kalırız biz’den değil mi?</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Şükeyra…</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ben yine yollarda… yollarda… dudaklarım sırılsıklam… çünkü yağmur var yollarda…</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">CENGİZHAN KONUŞ</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'">2009/HAZİRAN 7</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 158234, member: 5"] [b]şükeyra-2 (düşe mersiye)[/b] [B][FONT=Times New Roman]ŞÜKEYRA-2 (DÜŞE MERSİYE) [/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua] [B]Şükeyra…[/B][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua]Unutmuş olmalısın suyu yıkayan kanı. Kanı bulandıran suyu. İnce bir çizgi çekip yeryüzünün cezm’i ile yüzünün harekesi arasına, yaşayan ve yaşamayan, susan ve dillenen, ağlayan ve ağlatan her cümleyi bir çırpıda yakmış olmalısın. Hicap aynasında aynı’nı gösteren yol bulununca, alın kaderin teriyle yıkanınca ve ferman papirüslerine damlayan mürekkep erkenden dağılıp hiç olmamışçasına yok olunca, aşkla kalbi düş bitiminde yırtmış olmalısın. İsmin karanlığında günleri mi kaybettin de adımların sana yok susuyor?[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Şükeyra…[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Yağmura kaldı bastığın toprağı bir damlayla nefeslendirip teyemmüme sebep olmak. Güne karışınca gece, geceye yol verince ay karanlığı, imdat sesli uykuya karıştı rüya. Rüyanın çatladığı yerden sızan uğultulu güzellikle uyandın; parmaklarında izim. Bir sen kaldın içinden bîhaber düş. Bir ben kaldım aşk deyip kalemi kırınca esmeye değil yağmaya çalışan rüzgâr. Bir biz kaldık, ortasından esre geçmeyen isimleri hayata siper eden deliler. Deliliğin delili olmaz ve aşk varsa suç değildir delirmek. Bir kere de ağla tırnaklarının perdeyi yırtışına. Oysa sen aşkın hayâsı değil miydin? Aşk dendiğinde kendinden hayâ edilen ışık sendin de kalbine dokununca ellerim neden ağladın? Boydan boya savur ölüye sarılmadan yırtılan kefeni denizin üstüne çarşaf diye. İçimden giderken yalnız kalmazsın böylece.[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Şükeyra…[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Kan tuttu hikâyenin ortasında gölgemin perçemini. Şehirlerin soluğuyla kusarken aynaların paramparçalığı kalbimi kırdı. Boğazımda son nefes gibi kaldı adın. Niyet akıbete galebe çalarken, aşkın masumiyeti masalı ağlatacak kadardı. Bak bakalım yağmura karışan nefesim hâlâ sen mi kokuyor? Düş geçilir saçlarının kıyısında ağlamazsam. İstasyonlarda vadesi biter solmaz vaatlerin. Ezeli olan kadar ebedidir yüzünün beyazlığına bağışlanan aşkın yüzünün suyu. Bu güne kadar susarak ezberlettin gülüşünü de, kaç kelimeden ibaret suskunluğumun şeddesi diye hiç düşündün mü? İçinde ölen bir cesetti umut; mezar taşlarında adı kaldı aklının. Oysa delirmekten zanlıydı delirmeye alamet gözlerin. Bir bakışı bir bakışa eklemeden kendiyle baş başa kalamaz mı aşk? Yoksa günah, bir’de karar kılıp üç’e uğramadan yapamayan mı?[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Şükeyra…[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Aydınlıkları kuşanıp çıkmayı umut ettiğim yolları karanlıklar altında, köhne şehirlerin caddelerini yakarak geçtim. Sis düştü kirpiğime içimin ağrısından. Yolumu bulamadım düşün derin çizikleri ve kalbin kırıkları arasında. Oysa şehirlerarası yalnızlığıma gülüşün kadar sıcak cümlelerinle kül gibi yağsan, yağmur çıplaklığının bulut grisi kederinden sıyrılacaktı arkamda bıraktığın gözlerim. Aşkın yetim sefer sayılı yollarında yönünü şaşırmış kimsesizlik örtmedi gözlerimdeki pas tutmuş denizi. Öte yanda yarasından ağladı kendi içine dert olan dert. Yine de kirletmedim yüzümü hüzünle. Yine yağmur yağsın dudaklarıma sağanak sağanak dedim. Tufanlar kopsada yanağımın sen çukurluğunda dolunaydan tuttuğum ellerinin serin gecesinin yıldızları kıyamet nidasıyla dürülmesin istedim. Senin şehrinden geçen yolların yolculuğu aşka mâl olmasın istedim. Rengi kallavi ağıtların tozunu yuttum da gözyaşımı kusamadım. Ben seni doğurmaya çabalarken, içindeki varlığımla nasıl dönemedi saçların bana?[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Şükeyra…[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Nabzım parmak uçlarıma denk düşmedi, sayamadım nabzımın yol boyunca dakikada kaç ölüm miktarınca attığını. İçimin sökülmüşlüğünü ellerinle diksem yine sızlar mı acıyı tam canıma dayatan yanlarım? Kendimi terk ettiğim sokaklar çıkmazsa artık ve şimdi, kendine çıkmayan aşka nasıl gidilir? Ayrılık kadar büyük ağlayıp kavuşmak kadar güzel sustum. Otobüs terminalleri gibi yalnız ve yol’suzdum. Duraklarda örttüm arkamdan seslenmeyen ses/sizliğin/i. Azaldım, eksildim. Yokluğunu adını adım bilen şehirlerin iyimser çocuklarına anlatamadım. Karanlığı kucaklarken uykusuzluğum, hangi yağmurun rüyasına yattın da ayak sesimin gürültüsüne rağmen uyanamadın? Yolların simsiyahlığını aşkla çarpınca yine biz kalırız biz’den değil mi?[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Şükeyra…[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]Ben yine yollarda… yollarda… dudaklarım sırılsıklam… çünkü yağmur var yollarda…[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]CENGİZHAN KONUŞ[/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua]2009/HAZİRAN 7[/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
şükeyra
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst