imported_mihrace
Active member
Yaşlı kadın dinine oldukça düşkün bir insandı… Her sabah kapısının önüne çıkar ve yüksek sesle duâ ederdi:
- Allahım! Verdiğin nimetler için sana şükürler olsun!
Ve ardından da her seferinde, inançsız olan yan komşusunun sesi duyulurdu:
- Allah yok kadın, Allah yok!
Yaşlı kadın komşusuna sinirlense de bir şey demez, yine her sabah duâ eder, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırdı…
Bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun oynamaya kalkar… Dükkâna gidip meyve ve sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurup, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakır.
Ertesi sabah yaşlı kadın, kapıyı açıp da yiyecekleri görünce sevinçle bağırır:
- Sana şükürler olsun Allahım! Bu gönderdiğin yiyecekler için de sana şükürler olsun.
Ve ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenir:
- Allah yok kadın, Allah yok! O yiyecekleri ben aldım!
Kadın hiç istifini bozmaz:
- Yüce Allahım! Sana ne kadar şükretsem azdır! Hem yiyecekleri göndermiş, hem de parasını SANA inanmayan birisine ödetmişsin…
- Allahım! Verdiğin nimetler için sana şükürler olsun!
Ve ardından da her seferinde, inançsız olan yan komşusunun sesi duyulurdu:
- Allah yok kadın, Allah yok!
Yaşlı kadın komşusuna sinirlense de bir şey demez, yine her sabah duâ eder, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırdı…
Bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun oynamaya kalkar… Dükkâna gidip meyve ve sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurup, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakır.
Ertesi sabah yaşlı kadın, kapıyı açıp da yiyecekleri görünce sevinçle bağırır:
- Sana şükürler olsun Allahım! Bu gönderdiğin yiyecekler için de sana şükürler olsun.
Ve ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenir:
- Allah yok kadın, Allah yok! O yiyecekleri ben aldım!
Kadın hiç istifini bozmaz:
- Yüce Allahım! Sana ne kadar şükretsem azdır! Hem yiyecekleri göndermiş, hem de parasını SANA inanmayan birisine ödetmişsin…