Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Süleymaniye camii ve SIRLARI
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kayýp_gül" data-source="post: 32988" data-attributes="member: 3579"><p><span style="color: blue"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><u>Süleymaniye camii...</u> </span></span></span></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: blue">Mimar Sinan, 'tek kütleli mabet' sırrını nasıl yeniden çözdü? Süleymaniye Cami'nin akustik sorunu nasıl halledildi? Neden Süleymaniye'nin dört minaresi var? Neden bunlardan biri 'Cevahir Minaresi' adını taşır?.. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Popüler Tarih dergisi Temmuz 2005 sayısında, işte bu ve benzeri soruların yanıtlarını "Sinan'ın Süleymaniye sırları" başlığı altında, kapak konusu yaptı...</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Kanunî'nin mimarbaşı 'Sinan Ağa' bir gün, dostlarından ve devrinin şair ve ediplerinden Mustafa Saî Çelebi'ye gelerek, "Çok kocadım. İsterim ki, öldükten sonra adım unutulmasın. Hizmetlerim anılıp hayırla anılayım. Anlatacağım hatıralarımı nazım ve nesir diliyle yazar mısın?" der. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bunun üzerine Çelebi, Mimar Sinan'ın anlattıklarını yazmaya başlar ve küçük bir kitap ortaya çıkar. Saî Mustafa Çelebi'nin Mimar Sinan'ın ağzından kaleme aldığı, "Tezkiretü'l Bünyan" ve "Tezkiretü'l Ebniye" adını verdiği ve günümüzde 'Yapılar Kitabı' adı altında toplanarak yayımlanan bu eseri, büyük ustanın yaşam öyküsünü, eserlerinin envanterini ve kendi dönemine ait gözlemlerini içermektedir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Mimar Sinan'ın yaşantısına dair birçok ayrıntıyı, eserlerini, döneminin insanları hakkındaki düşüncelerini bu kitap ile, Sinan'ın kendi ağzından öğrendiğimiz gibi, Süleymaniye Cami'nin sırlarını da belli ölçülerde, bu kitapta bulabiliyoruz. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Mustafa Saî Çelebi'nin 'Yapılar Kitabı'ndaki anlatım tarzına u..... ama konuya da Süleymaniye'den başla..... girelim dedik...</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Mimar Sinan, Süleymaniye Cami'nde, bir çok sorunu olduğu gibi, akustik sorununu da mükemmel bir biçimde halletmiştir. Bu konuda yine rivayete dayanan hoş bir hikâye vardır: Cami inşa edilirken, Sinan'ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar varır. Kanunî, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar ki, Sinan gerçekten mihrapta nargile tokurdatıyor. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">"Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun hikmeti" diye sorar.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Sinan şöyle cevap verir: "Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70 metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği kontrol ediyorum." </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Mimar Sinan'ın 'çıraklık eseri' İstanbul Şehzade Camii (1548) ile 'ustalık eseri' Edirne Selimiye Camii (1566-1574) arasındaki bir dönemde inşa edilmiş olan Süleymaniye (1550-1557), yapıların yerleştirilmesindeki ustalığın yanında, gerek ekonomik ve kültürel işlevleriyle, gerekse sanatla politik gücün birleşimini temsil edişiyle, Türkiye için büyük ve önemli bir geçmişi hatırlatmaktadır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bunun yanı sıra, Süleymaniye'nin kendine has sırları da vardır. Stefanos Yerasimos'un, 'Süleymaniye' adlı eserinde (Yapı Kredi Yayınları, Mart 2002, İstanbul) vurguladığı gibi, İustinianos İmparatorluğu'nun takipçisi bir imparatorluğun hayal gücünün ürünü olmasıyla birlikte, Süleymaniye Camii, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun bir asırdır yeniden keşfetmeye uğraştığı 'tek kütleli mabet' örneği ile, büyük bir kubbenin sırlarına yolculuk etme sürecinin son aşamalarından biri olmuştur. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Gerçekten de, Ulya Vogt-Göknil'in 'Mimar Sinan' adlı kitabında da değindiği üzere, Osmanlı İmparatorluğu, 'Muhteşem Süleyman' çağında, İustinianos devri Roma İmparatorluğu ile karşılaştırılabilecek bir büyüklük ve güce erişmiş; özellikle -Mimar Sinan'ın deyimiyle kendisinin ve Osmanlı mimarlığının 'kalfalık eseri' olan- Süleymaniye Camii ile, elindeki insan gücü ve ekonomik kudret sayesinde açıkça, ama basit bir taklitle yetinmeyerek onu aşmak amacında bir 'meydan okuma' işine kalkışır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">İşte belki de, Süleymaniye'nin en büyük sırrı budur!</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Ama, caminin, ayrıntıya inildikçe insanı etkileyen başka özellikleri de vardır...</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir çöküntü olmaması için, inşaata bir yıl ara verilir. Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han, inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanunî'ye yollar. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan'a vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını buyurur.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye 'Cevahir Minaresi' adı verilir. Evliya Çelebi zamanla sıcaktan bozulduğunu ve taşların pırıltısının kaybolduğunu belirtir... </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Süleymaniye'nin dört minaresi İstanbul'da yaşamış dört büyük hükümdarı; Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman'ı ya da camiyi yaptıranın İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olduğunu temsil eder... İki uzun minaredeki üçer, iki kısa minaredeki ikişer şerefeleriyle toplam on şerefe de, o devre kadar hüküm sürmüş on padişahı ya da camiyi yaptıran Kanunî'nin onuncu padişah olduğunu temsil eder... Minarelerin uzun ve kısa düzenlenişi, ana kütleyle beraber yapıya modüler sistemde piramidal bir görünüm kazandırır. Uzaktan bakıldığında, birbiri üzerinde göklere yükselen bir merdiven gibi duran bu orantı ustalığı, Hıristiyan öğretide, "Yakub'un Merdiveni" ile anlam bulur... </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue">Caminin içinde yanan yaklaşık 250-300 kadar kandilin isi, yukarıdaki bir akımla kapı üstündeki dört pencereden is odasına çekilirdi. Kitap yazımında ve hattatlıkta kullanılan mürekkebin en güzeli bu isten elde edilirdi. Halen Süleymaniye Kütüphanesi'nde mevcut olan bazı kitaplar bu isle yapılan mürekkeple yazılmıştır... </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kayýp_gül, post: 32988, member: 3579"] [COLOR=blue][SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][U]Süleymaniye camii...[/U] [/FONT][/SIZE][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=blue]Mimar Sinan, 'tek kütleli mabet' sırrını nasıl yeniden çözdü? Süleymaniye Cami'nin akustik sorunu nasıl halledildi? Neden Süleymaniye'nin dört minaresi var? Neden bunlardan biri 'Cevahir Minaresi' adını taşır?.. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Popüler Tarih dergisi Temmuz 2005 sayısında, işte bu ve benzeri soruların yanıtlarını "Sinan'ın Süleymaniye sırları" başlığı altında, kapak konusu yaptı...[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Kanunî'nin mimarbaşı 'Sinan Ağa' bir gün, dostlarından ve devrinin şair ve ediplerinden Mustafa Saî Çelebi'ye gelerek, "Çok kocadım. İsterim ki, öldükten sonra adım unutulmasın. Hizmetlerim anılıp hayırla anılayım. Anlatacağım hatıralarımı nazım ve nesir diliyle yazar mısın?" der. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Bunun üzerine Çelebi, Mimar Sinan'ın anlattıklarını yazmaya başlar ve küçük bir kitap ortaya çıkar. Saî Mustafa Çelebi'nin Mimar Sinan'ın ağzından kaleme aldığı, "Tezkiretü'l Bünyan" ve "Tezkiretü'l Ebniye" adını verdiği ve günümüzde 'Yapılar Kitabı' adı altında toplanarak yayımlanan bu eseri, büyük ustanın yaşam öyküsünü, eserlerinin envanterini ve kendi dönemine ait gözlemlerini içermektedir. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Mimar Sinan'ın yaşantısına dair birçok ayrıntıyı, eserlerini, döneminin insanları hakkındaki düşüncelerini bu kitap ile, Sinan'ın kendi ağzından öğrendiğimiz gibi, Süleymaniye Cami'nin sırlarını da belli ölçülerde, bu kitapta bulabiliyoruz. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Mustafa Saî Çelebi'nin 'Yapılar Kitabı'ndaki anlatım tarzına u..... ama konuya da Süleymaniye'den başla..... girelim dedik...[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Mimar Sinan, Süleymaniye Cami'nde, bir çok sorunu olduğu gibi, akustik sorununu da mükemmel bir biçimde halletmiştir. Bu konuda yine rivayete dayanan hoş bir hikâye vardır: Cami inşa edilirken, Sinan'ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar varır. Kanunî, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar ki, Sinan gerçekten mihrapta nargile tokurdatıyor. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]"Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun hikmeti" diye sorar.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Sinan şöyle cevap verir: "Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70 metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği kontrol ediyorum." [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Mimar Sinan'ın 'çıraklık eseri' İstanbul Şehzade Camii (1548) ile 'ustalık eseri' Edirne Selimiye Camii (1566-1574) arasındaki bir dönemde inşa edilmiş olan Süleymaniye (1550-1557), yapıların yerleştirilmesindeki ustalığın yanında, gerek ekonomik ve kültürel işlevleriyle, gerekse sanatla politik gücün birleşimini temsil edişiyle, Türkiye için büyük ve önemli bir geçmişi hatırlatmaktadır. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Bunun yanı sıra, Süleymaniye'nin kendine has sırları da vardır. Stefanos Yerasimos'un, 'Süleymaniye' adlı eserinde (Yapı Kredi Yayınları, Mart 2002, İstanbul) vurguladığı gibi, İustinianos İmparatorluğu'nun takipçisi bir imparatorluğun hayal gücünün ürünü olmasıyla birlikte, Süleymaniye Camii, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun bir asırdır yeniden keşfetmeye uğraştığı 'tek kütleli mabet' örneği ile, büyük bir kubbenin sırlarına yolculuk etme sürecinin son aşamalarından biri olmuştur. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Gerçekten de, Ulya Vogt-Göknil'in 'Mimar Sinan' adlı kitabında da değindiği üzere, Osmanlı İmparatorluğu, 'Muhteşem Süleyman' çağında, İustinianos devri Roma İmparatorluğu ile karşılaştırılabilecek bir büyüklük ve güce erişmiş; özellikle -Mimar Sinan'ın deyimiyle kendisinin ve Osmanlı mimarlığının 'kalfalık eseri' olan- Süleymaniye Camii ile, elindeki insan gücü ve ekonomik kudret sayesinde açıkça, ama basit bir taklitle yetinmeyerek onu aşmak amacında bir 'meydan okuma' işine kalkışır. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]İşte belki de, Süleymaniye'nin en büyük sırrı budur![/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Ama, caminin, ayrıntıya inildikçe insanı etkileyen başka özellikleri de vardır...[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir çöküntü olmaması için, inşaata bir yıl ara verilir. Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han, inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanunî'ye yollar. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan'a vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını buyurur.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye 'Cevahir Minaresi' adı verilir. Evliya Çelebi zamanla sıcaktan bozulduğunu ve taşların pırıltısının kaybolduğunu belirtir... [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Süleymaniye'nin dört minaresi İstanbul'da yaşamış dört büyük hükümdarı; Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman'ı ya da camiyi yaptıranın İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olduğunu temsil eder... İki uzun minaredeki üçer, iki kısa minaredeki ikişer şerefeleriyle toplam on şerefe de, o devre kadar hüküm sürmüş on padişahı ya da camiyi yaptıran Kanunî'nin onuncu padişah olduğunu temsil eder... Minarelerin uzun ve kısa düzenlenişi, ana kütleyle beraber yapıya modüler sistemde piramidal bir görünüm kazandırır. Uzaktan bakıldığında, birbiri üzerinde göklere yükselen bir merdiven gibi duran bu orantı ustalığı, Hıristiyan öğretide, "Yakub'un Merdiveni" ile anlam bulur... [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue]Caminin içinde yanan yaklaşık 250-300 kadar kandilin isi, yukarıdaki bir akımla kapı üstündeki dört pencereden is odasına çekilirdi. Kitap yazımında ve hattatlıkta kullanılan mürekkebin en güzeli bu isten elde edilirdi. Halen Süleymaniye Kütüphanesi'nde mevcut olan bazı kitaplar bu isle yapılan mürekkeple yazılmıştır... [/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Süleymaniye camii ve SIRLARI
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst