Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Sungur Agabey'in dilinden
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 88189" data-attributes="member: 2492"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Kur'an hakikatlarını mütalaa ve müzakere ede ede tenevvür ve tefeyyüz deryasına dalmışlardan olan Mustafa Sungur Ağabey'in hatıralarını derleyen İhsan Atasoy Bey "Üstad'ın Manevî Evladı, fena fin-nur: Mustafa Sungur" isimli kitabı ile ufuk açacak, ibret ve ders olacak pek çok şeyi de bir araya getirmiş...</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> Bazı bölümlerini Mustafa Sungur Ağabey'in dilinden aktarmak istiyorum: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">"Bir gün Eskişehir'de, Yıldız Oteli'nin üst katında Hz. Üstad'ın odasında hizmetindeydik. Bir kuşluk vakti idi. Beş adet jet uçağı otelin üstünden şiddetli ses çıkararak geçtiler. Pencereler de açık idi. Hz. Üstad gülümseyerek, 'İnşaallah bunlar bir zaman İslamiyet'e büyük hizmet edecekler' dedi. İlâve olarak da 'Sungur, askeriyede bir ruh var. O ruh, benimle dosttur. Bilmiyorum, ya o bir kişidir veya cemaattir; ya sağdır veya ölüdür; ya velidir veya kutuptur. Bilmiyorum, fakat bir ruh var ki, o ruh benimle dosttur.' diye beyanda bulundu. (...) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Üstad Hazretleri, iman nuru ile baktığı için Anadolu'yu çok severdi. Türkiye'ye İslam'ın ileri karakolu olarak bakardı. Burada meskûn ahaliye kalbinin tâ derinliğinden şefkat gösterirdi. Türk milletini çok severdi. 'Ben dikkat ediyordum, kim bana zulmediyor, onlar katiyen Türk değillerdi. Çünkü hakiki Türklerde zulmetmek damarı yoktur. Bana zulmedenler Türklük perdesi altına girmiş başka milletindir ve her milletten ziyade yüksek bir haslet, bir manevî kahramanlık Türklerde görüyorum.' derdi. (...) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Üstad bir gün demişti ki: 'Muhyiddin-i Arabî benden çok bahsetmiş. Ama mesleğini biraz tashih ettiğim için gizli bahsetmiş.' (...) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">1954 yılıydı. Bir gün Isparta'da gezerken, Üstad: 'Bu zamanda namaz kılmayanlardan, veliler gibi İslam'a hizmet edenler var!' Eşref Edip'ler, Necip Fazıl'lar, Osman Yüksel Serdengeçti'ler, Menderes'ler gibi.' demişti. (...) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Üstadımız Barla'da iken Eşref Edip'in yazdığı İslamiyet ve Kur'an hakkında takdir ile kanaat izhar eden Prens Bismark ve Carlayle gibi kırk küsur ecnebi feylesof için, 'İsimlerini yazın, ben bunlara dua edeceğim.' demişti. Biz de bir kağıda isimlerini yazdık, yanında muhafaza ediyordu. Bir-iki ay sonra ziyaretine gelen bazı zevâta bu feylesoflara dua ettiğini, bir asır önce yaptıkları bu müsbet beyanatları ile İslam'ın inkişafına ve bazılarının İslam'a girmelerine vesile oldukları için kabirlerinde istifade edeceklerini beyan buyurmuştur. Bu hadiseyi Manisa ulemasından muhterem İsmail Hakkı Efendi'ye arz ettiğimde çok hayret etmiş, Üstadımızın bu gibi hallerini onun fevkalâde mânevî tasarrufuna ve mazhariyetine hamletmişti. (...) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">(Üstadımız Barla'daki evine seneler sonra tekrar gelip girince) Biraz sonra (Risale-i Nur'un ilk katiplerinden) Şamlı Hafız Tevfik geldi. Üstadımız onunla sohbet etti. Şöyle dediğini duydum: 'Kardeşim sana müjde veriyorum. Senin o zaman Risale-i Nur'un telifindeki yazı ile hizmetin ne kadar ehemmiyetli ise, bu zamanda talebelere Kur'an dersi vermen de aynı kıymettedir.' Ben hayret ettim. Bunu te'yiden başka bir hatıra da şöyle: Van'da Molla Hamid'e ve bir talebeye Üstad Elifbâ'dan başlatıp Kur'an öğretmiş. Bir talebesinin, 'Seyda bırak bunları!' dediğinde cevaben, 'Yook Molla Resul! Şimdi bu zamanda Kur'an öğretmek, eski zamanda on iki ilmi öğretmekten indallah (Allah katında) daha makbuldür. Çünkü şimdi dinin hayatı bunlarladır.' dedi." </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Abdullah Aymaz</span></span></span><span style="color: DarkSlateGray"></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 88189, member: 2492"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] Kur'an hakikatlarını mütalaa ve müzakere ede ede tenevvür ve tefeyyüz deryasına dalmışlardan olan Mustafa Sungur Ağabey'in hatıralarını derleyen İhsan Atasoy Bey "Üstad'ın Manevî Evladı, fena fin-nur: Mustafa Sungur" isimli kitabı ile ufuk açacak, ibret ve ders olacak pek çok şeyi de bir araya getirmiş... [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] Bazı bölümlerini Mustafa Sungur Ağabey'in dilinden aktarmak istiyorum: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]"Bir gün Eskişehir'de, Yıldız Oteli'nin üst katında Hz. Üstad'ın odasında hizmetindeydik. Bir kuşluk vakti idi. Beş adet jet uçağı otelin üstünden şiddetli ses çıkararak geçtiler. Pencereler de açık idi. Hz. Üstad gülümseyerek, 'İnşaallah bunlar bir zaman İslamiyet'e büyük hizmet edecekler' dedi. İlâve olarak da 'Sungur, askeriyede bir ruh var. O ruh, benimle dosttur. Bilmiyorum, ya o bir kişidir veya cemaattir; ya sağdır veya ölüdür; ya velidir veya kutuptur. Bilmiyorum, fakat bir ruh var ki, o ruh benimle dosttur.' diye beyanda bulundu. (...) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Üstad Hazretleri, iman nuru ile baktığı için Anadolu'yu çok severdi. Türkiye'ye İslam'ın ileri karakolu olarak bakardı. Burada meskûn ahaliye kalbinin tâ derinliğinden şefkat gösterirdi. Türk milletini çok severdi. 'Ben dikkat ediyordum, kim bana zulmediyor, onlar katiyen Türk değillerdi. Çünkü hakiki Türklerde zulmetmek damarı yoktur. Bana zulmedenler Türklük perdesi altına girmiş başka milletindir ve her milletten ziyade yüksek bir haslet, bir manevî kahramanlık Türklerde görüyorum.' derdi. (...) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Üstad bir gün demişti ki: 'Muhyiddin-i Arabî benden çok bahsetmiş. Ama mesleğini biraz tashih ettiğim için gizli bahsetmiş.' (...) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]1954 yılıydı. Bir gün Isparta'da gezerken, Üstad: 'Bu zamanda namaz kılmayanlardan, veliler gibi İslam'a hizmet edenler var!' Eşref Edip'ler, Necip Fazıl'lar, Osman Yüksel Serdengeçti'ler, Menderes'ler gibi.' demişti. (...) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Üstadımız Barla'da iken Eşref Edip'in yazdığı İslamiyet ve Kur'an hakkında takdir ile kanaat izhar eden Prens Bismark ve Carlayle gibi kırk küsur ecnebi feylesof için, 'İsimlerini yazın, ben bunlara dua edeceğim.' demişti. Biz de bir kağıda isimlerini yazdık, yanında muhafaza ediyordu. Bir-iki ay sonra ziyaretine gelen bazı zevâta bu feylesoflara dua ettiğini, bir asır önce yaptıkları bu müsbet beyanatları ile İslam'ın inkişafına ve bazılarının İslam'a girmelerine vesile oldukları için kabirlerinde istifade edeceklerini beyan buyurmuştur. Bu hadiseyi Manisa ulemasından muhterem İsmail Hakkı Efendi'ye arz ettiğimde çok hayret etmiş, Üstadımızın bu gibi hallerini onun fevkalâde mânevî tasarrufuna ve mazhariyetine hamletmişti. (...) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray](Üstadımız Barla'daki evine seneler sonra tekrar gelip girince) Biraz sonra (Risale-i Nur'un ilk katiplerinden) Şamlı Hafız Tevfik geldi. Üstadımız onunla sohbet etti. Şöyle dediğini duydum: 'Kardeşim sana müjde veriyorum. Senin o zaman Risale-i Nur'un telifindeki yazı ile hizmetin ne kadar ehemmiyetli ise, bu zamanda talebelere Kur'an dersi vermen de aynı kıymettedir.' Ben hayret ettim. Bunu te'yiden başka bir hatıra da şöyle: Van'da Molla Hamid'e ve bir talebeye Üstad Elifbâ'dan başlatıp Kur'an öğretmiş. Bir talebesinin, 'Seyda bırak bunları!' dediğinde cevaben, 'Yook Molla Resul! Şimdi bu zamanda Kur'an öğretmek, eski zamanda on iki ilmi öğretmekten indallah (Allah katında) daha makbuldür. Çünkü şimdi dinin hayatı bunlarladır.' dedi." [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Abdullah Aymaz[/COLOR][/SIZE][/FONT][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Sungur Agabey'in dilinden
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst