Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Mustafa Sungur
Sungur Ağabeyin İslâm Birliği ile Alâkalı Görüşleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ukbaa" data-source="post: 235943" data-attributes="member: 15165"><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>SUNGUR AĞABEYİN İSLÂM BİRLİĞİ İLE ALÂKALI GÖRÜŞLERİ</strong></span></span></span></span></p><p></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bediüzzaman'ın vârisleri arasında yer alan Mustafa Sungur, Nur Camiası'nın en önemli isimleri arasında kabul ediliyor.Nur tarihinde gelişen olaylar ile ilgili fazla konuşmak istemeyen Sungur, <strong>Bediüzzaman'ın en büyük hedeflerinden birinin İslâm birliğini kurmak olduğunu belirtti.</strong> İlerlemiş yaşına rağmen Nur hizmetleri için koşturan Sungur'un, anılarını büyük bir heyecan ve şevk içinde anlatması dikkat çekti.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Bediüzzaman'la ilgili birkaç anınınızı anlatır mısınız?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Üstad, Arapça yazılan 90 adet kitabı ezberleyerek, bunu hafızasında üç ayda bir tekrar ederdi. Bunlar temel kitaplardı. Bir gün "Cenab-ı Hakk'a şükürler olsun. Bütün 90 kitabı ezberlemem ve bunları sürekli tekrar etmem, beni Kur'an'a götürdü. Kur'an bana kâfi geliyor. Kur'an'dan başka kitaba ihtiyacım kalmadı" dedi. Allah ona böyle bir zekâ vermiş. Üstad, her gece 90 kitabı hafızasında tekrar ederken, çevredeki insanlar onu zikrediyor sanıyorlardı.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Üstad, bize ders verirken gençleşirdi. Bazen bir, bazen de dört saat ders yapardı. Tahiri, Zübeyr, Ceylan ve Bayram abilerle ders yapardık. Biz önce Mesnevi Nuriye'yi, sonra da İşaratül İcaz'ı ders aldık. Sonra Ankara'dan formalar halinde gelen risaleleri tashih ederdik.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Bediüzzaman'ın vârisleri arasındasınız. Risalelerde birçok yerde isminiz geçiyor. Ne hissediyorsunuz?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- Elhamdülillah, varisleriyiz. Allah bize talebeliği layık gördü. Hayretle, dikkatle ve şükranla karşılıyorum. Ama <strong>Üstad, her halis talebenin de varisi olduğunu söylüyor. 'Benim gibi binlerce vârisleri bulunan Nurlar' diyor. Nurlara sarılıp icaplarını yerine getirdikten sonra herkes vâristir.</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Risalelerin tamamı basıldı mı?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- Birkaç kitap basılmadı. 18 ve 28. Lema basılmadı. Bu risalelerde İmam-ı Ali'nin bu zamana işaretleri yer alıyor.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong><span style="color: darkred">- Bediüzzaman, İslâm âleminin birliği için çok uğraştı. Bu konudaki görüşleriniz nedir?</span> </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>- Biz de İslam Birliği için çalışıyoruz.</strong> Üstad bunu çok arzu etti. Bunun için Hutbe-i Şamiye adlı eserini 1950 yılında bastırdı. Şam'da okuduğu hutbede İslâm âleminin hastalıklarını teşhis ederek, çözüm yollarını gösterdi. Mısır'da bulunan Ezher Üniversitesi'nin kız kardeşi olarak gördüğü bir üniversiteyi Van'da açmak istedi. Bu hayal, gaye ve arzu ile, coğrafi bölge olarak <strong>Kürdistan, İran, Arabistan ve Türkistan'ın ortasında bir İslâm Üniversitesi kurmak için çaba gösterdi.</strong> Bu üniversitede hem dini ilimler, hem de fen ilimleri görülecekti. Van'da bunun temelini attı. Ama I. Dünya Savaşı çıkınca bu gerçekleşmedi. 1950'de de devlet adamlarına gönderdiği mektupta, bunları dile getirdi.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Kürdistan kelimesini çok rahat kullandınız. Bu kelimenin yıllarca yasaklandığını biliyoruz. Bediüzzaman'ın Kürt olmasının 'Kürdistan' kelimesini kullanmanızda bir etkisi var mı?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- Osmanlı İmparatorluğu 'Ne mutlu Türküm' demiyor. 'Ne mutlu Müslümanım diyene' diyor. Viyana'dan Yemen'e kadar birçok farklı ırk ve dine mensup insanları bir potada tutmayı başardı. Osmanlı, ırkçılığa dayanmadı. Sonra ırkçılık yayıldı. Üstad asla ırkçılığı kabul etmiyor. İslâm kardeşliğini esas alıyor. <strong>Türk milletini de çok seviyor. </strong>Türkleri İslâm'ın kahraman ordusu ve bayraktarı olarak görüyor. Kürtlerden daha ziyade Türkleri överdi. Ayrıca <strong>Van'da kurmak istediği proje de İslâm birliğinin en önemli parçasıydı.</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>İslâm'ın ebedi düsturlarının Müslümanlar için yeterli olduğunu belirten Mustafa Sungur, Müslümanların meseleleri ve<u> İslâm Birliği</u> üzerine sorularımızı cevaplandırdı...</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Van’daki üniversite açılsaydı, İslâm dünyasının parçalanması önlenebilir miydi?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>- Evet. Eğer bu proje gerçekleşse idi, Müslümanlar bu durumda olmazdı. Üstad’ın fikirlerine uysalardı, bu sıkıntılar yaşanmazdı.</strong> Üniversite projesini Demokrat Parti zamanında bile gündeme getirdi. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Bu projenin günümüzde gerçekleşme imkânı var mı?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- Her tarafta Risale-i Nurlar'ın neşri yapılıyor.<strong> İslâm ülkeleri birlik ve beraberlik istiyor. Kıyamete kadar bu arzu devam edecek.</strong> Ama dünyanın sonu da yaklaştı. Dünyanın ömrü fazla kalmadı. Ahir zamandayız. Bütün Müslümanlar hal ve hareketlerine dikkat etsinler. Bütün kuvvetinizle İslâmiyet'e kuvvet verin.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Bediüzzaman’ın siyasete yaklaşımını nasıl görüyorsunuz?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- Üstad, siyasetten Allah’a sığındı. Doğrudan doğruya iman hakikatlerinin neşriyle uğraştı. Ama <strong>Üstad, İslâm Birliğine eserlerinde de önem veriyor.</strong> Bunu da siyaset adına yapmıyor. Hükümete karşı bir hareket olarak anlatmıyor. Siyasetten uzak, halis ebedi hayatı kazanmaya ve Kur’an hakikatlerine uygun bir şekilde yapıyor. Üçüncü Said döneminde bunları söylüyor. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Bediüzzaman niçin Menderes’i destekledi?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- 1960’da DP’ye ehven-i şer olarak bakılmasını söyledi. Vefatından evvel derslerinde kısmen DP’yi ehven-i şer olarak destekledi. Üstad, asırları ve kainatı kucaklayan bir âlimdi. Kur’an dellalı idi. Bizler de siyasi heyecanlara kapılmadık. Bizler kimiz ki içtihat yapalım. İçtihat yapmadık. Üstad, CHP karşısında DP’yi ehven-i şer diye destekledi. Erbakan’a karşı olumsuz bir tutumumuz da olmadı. Kendisi dindar bir insan. Hararete kapılarak siyaset yapılmadı. Üstad’ın dersleri doğrultusunda yapıldı. Bütün partilere Risale-i Nur hakikatlerini anlattık. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- ABD, Irak ve Afganistan’a girdi. Bundan sonra Müslümanların nasıl bir yol izlemesi gerekir?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>- İslâm birliği zamanında kurulmadığı için bu sıkıntılarla karşı karşıya kalındı. Bağdat Paktı ile birlik sağlanmak istendi. Ama bırakmadılar. </strong>Şimdi AB var. Sonuçlarına bakacağız. <strong>Aslında AB’ye ihtiyaç yok.</strong> <strong><u>Üstad, İslâm birliği diyor.</u></strong> Ama bugün Avrupa değerleri diyorlar. Bizim için Kur’an ve İslâm’ın değerleri önemli. Mesala, zina olayı. Bizim için zina büyük günahlardandır. Ancak, onlar “Zina suç değildir” diyor. Bu doğrudan doğruya Kur’an’a karşıdır. Bizim ebedi düsturlarımız var. Bunlar Müslümanlara yeter. Üstad, dünya ve medeniyet bakımından Avrupalılara dost olun diyor. Din bakımından “dost olun” demiyor. Onlardan ticaret ve teknik alanlarında istifade edebiliriz. Yoksa onların âdet ve inançları bize ters. Üstad, Hıristiyan ruhanilerine böyle bakıyor.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>- Türkiye’nin birçok sorunu var. AB sürecinde Kıbrıs ve Kürt sorunu daha çok tartışılacak. Çözüm önerileriniz nedir?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">- Kıbrıs konusunda Üstad’ın bir gün gelecek “Bütün Kıbrıs bizim olacak” dediğini biliyoruz. <strong>Kürt sorununa gelince, bu İttihad-ı İslâm ruhuyla çözülür. İslâm kardeşliği ile bu halledilir. Üstad, bunun için Van’da Medresetül Zehra üniversitesini kurmak istedi.</strong> Bugün hapisten çıkan Leyla Zanalar bütün Kürt halkını temsil edemez. Bizim Diyarbakır ve Van’da öyle Kürt kardeşlerimiz var. Onlarla hiçbir sorunumuz yok. Beraber ders yapıyoruz. Hepsi Nur talebesi olup, Üstad’ın talebeleridir. <strong>Üstad daima İslâm kardeşliğini dile getirdi. İslâm kardeşliğini savundu.</strong> Asırlardan beri bütün ırklar kaynaşmışlar. İslâm potasında birbirlerinden kız alıp vermişler. Kürt kardeşlerimiz de mert ve yiğitler. <strong>Ama devlet kuramazlar</strong>. Birbirlerine tabi olamıyorlar. <strong>Üstad’ın “İran, Irak, Suriye ve Türkiye’de Kürtlerin bulunması İttihad-ı İslâm'a vesile olacaktır”</strong> ifadesini kullandığı söylenir. Ben duymadım. Ama Üstad'ı gören bazı arkadaşlar, Bediüzzaman’dan bu ifadeleri anlatıyor.</span></span></span></p><p> </p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Vakit Gazetesi </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ukbaa, post: 235943, member: 15165"] [FONT=Times New Roman][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black][B]SUNGUR AĞABEYİN İSLÂM BİRLİĞİ İLE ALÂKALI GÖRÜŞLERİ[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]Bediüzzaman'ın vârisleri arasında yer alan Mustafa Sungur, Nur Camiası'nın en önemli isimleri arasında kabul ediliyor.Nur tarihinde gelişen olaylar ile ilgili fazla konuşmak istemeyen Sungur, [B]Bediüzzaman'ın en büyük hedeflerinden birinin İslâm birliğini kurmak olduğunu belirtti.[/B] İlerlemiş yaşına rağmen Nur hizmetleri için koşturan Sungur'un, anılarını büyük bir heyecan ve şevk içinde anlatması dikkat çekti.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Bediüzzaman'la ilgili birkaç anınınızı anlatır mısınız?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]Üstad, Arapça yazılan 90 adet kitabı ezberleyerek, bunu hafızasında üç ayda bir tekrar ederdi. Bunlar temel kitaplardı. Bir gün "Cenab-ı Hakk'a şükürler olsun. Bütün 90 kitabı ezberlemem ve bunları sürekli tekrar etmem, beni Kur'an'a götürdü. Kur'an bana kâfi geliyor. Kur'an'dan başka kitaba ihtiyacım kalmadı" dedi. Allah ona böyle bir zekâ vermiş. Üstad, her gece 90 kitabı hafızasında tekrar ederken, çevredeki insanlar onu zikrediyor sanıyorlardı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]Üstad, bize ders verirken gençleşirdi. Bazen bir, bazen de dört saat ders yapardı. Tahiri, Zübeyr, Ceylan ve Bayram abilerle ders yapardık. Biz önce Mesnevi Nuriye'yi, sonra da İşaratül İcaz'ı ders aldık. Sonra Ankara'dan formalar halinde gelen risaleleri tashih ederdik.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Bediüzzaman'ın vârisleri arasındasınız. Risalelerde birçok yerde isminiz geçiyor. Ne hissediyorsunuz?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- Elhamdülillah, varisleriyiz. Allah bize talebeliği layık gördü. Hayretle, dikkatle ve şükranla karşılıyorum. Ama [B]Üstad, her halis talebenin de varisi olduğunu söylüyor. 'Benim gibi binlerce vârisleri bulunan Nurlar' diyor. Nurlara sarılıp icaplarını yerine getirdikten sonra herkes vâristir.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Risalelerin tamamı basıldı mı?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- Birkaç kitap basılmadı. 18 ve 28. Lema basılmadı. Bu risalelerde İmam-ı Ali'nin bu zamana işaretleri yer alıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black][B][COLOR=darkred]- Bediüzzaman, İslâm âleminin birliği için çok uğraştı. Bu konudaki görüşleriniz nedir?[/COLOR] [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black][B]- Biz de İslam Birliği için çalışıyoruz.[/B] Üstad bunu çok arzu etti. Bunun için Hutbe-i Şamiye adlı eserini 1950 yılında bastırdı. Şam'da okuduğu hutbede İslâm âleminin hastalıklarını teşhis ederek, çözüm yollarını gösterdi. Mısır'da bulunan Ezher Üniversitesi'nin kız kardeşi olarak gördüğü bir üniversiteyi Van'da açmak istedi. Bu hayal, gaye ve arzu ile, coğrafi bölge olarak [B]Kürdistan, İran, Arabistan ve Türkistan'ın ortasında bir İslâm Üniversitesi kurmak için çaba gösterdi.[/B] Bu üniversitede hem dini ilimler, hem de fen ilimleri görülecekti. Van'da bunun temelini attı. Ama I. Dünya Savaşı çıkınca bu gerçekleşmedi. 1950'de de devlet adamlarına gönderdiği mektupta, bunları dile getirdi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Kürdistan kelimesini çok rahat kullandınız. Bu kelimenin yıllarca yasaklandığını biliyoruz. Bediüzzaman'ın Kürt olmasının 'Kürdistan' kelimesini kullanmanızda bir etkisi var mı?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- Osmanlı İmparatorluğu 'Ne mutlu Türküm' demiyor. 'Ne mutlu Müslümanım diyene' diyor. Viyana'dan Yemen'e kadar birçok farklı ırk ve dine mensup insanları bir potada tutmayı başardı. Osmanlı, ırkçılığa dayanmadı. Sonra ırkçılık yayıldı. Üstad asla ırkçılığı kabul etmiyor. İslâm kardeşliğini esas alıyor. [B]Türk milletini de çok seviyor. [/B]Türkleri İslâm'ın kahraman ordusu ve bayraktarı olarak görüyor. Kürtlerden daha ziyade Türkleri överdi. Ayrıca [B]Van'da kurmak istediği proje de İslâm birliğinin en önemli parçasıydı.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black][B]İslâm'ın ebedi düsturlarının Müslümanlar için yeterli olduğunu belirten Mustafa Sungur, Müslümanların meseleleri ve[U] İslâm Birliği[/U] üzerine sorularımızı cevaplandırdı...[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Van’daki üniversite açılsaydı, İslâm dünyasının parçalanması önlenebilir miydi?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black][B]- Evet. Eğer bu proje gerçekleşse idi, Müslümanlar bu durumda olmazdı. Üstad’ın fikirlerine uysalardı, bu sıkıntılar yaşanmazdı.[/B] Üniversite projesini Demokrat Parti zamanında bile gündeme getirdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Bu projenin günümüzde gerçekleşme imkânı var mı?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- Her tarafta Risale-i Nurlar'ın neşri yapılıyor.[B] İslâm ülkeleri birlik ve beraberlik istiyor. Kıyamete kadar bu arzu devam edecek.[/B] Ama dünyanın sonu da yaklaştı. Dünyanın ömrü fazla kalmadı. Ahir zamandayız. Bütün Müslümanlar hal ve hareketlerine dikkat etsinler. Bütün kuvvetinizle İslâmiyet'e kuvvet verin.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Bediüzzaman’ın siyasete yaklaşımını nasıl görüyorsunuz?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- Üstad, siyasetten Allah’a sığındı. Doğrudan doğruya iman hakikatlerinin neşriyle uğraştı. Ama [B]Üstad, İslâm Birliğine eserlerinde de önem veriyor.[/B] Bunu da siyaset adına yapmıyor. Hükümete karşı bir hareket olarak anlatmıyor. Siyasetten uzak, halis ebedi hayatı kazanmaya ve Kur’an hakikatlerine uygun bir şekilde yapıyor. Üçüncü Said döneminde bunları söylüyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Bediüzzaman niçin Menderes’i destekledi?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- 1960’da DP’ye ehven-i şer olarak bakılmasını söyledi. Vefatından evvel derslerinde kısmen DP’yi ehven-i şer olarak destekledi. Üstad, asırları ve kainatı kucaklayan bir âlimdi. Kur’an dellalı idi. Bizler de siyasi heyecanlara kapılmadık. Bizler kimiz ki içtihat yapalım. İçtihat yapmadık. Üstad, CHP karşısında DP’yi ehven-i şer diye destekledi. Erbakan’a karşı olumsuz bir tutumumuz da olmadı. Kendisi dindar bir insan. Hararete kapılarak siyaset yapılmadı. Üstad’ın dersleri doğrultusunda yapıldı. Bütün partilere Risale-i Nur hakikatlerini anlattık. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- ABD, Irak ve Afganistan’a girdi. Bundan sonra Müslümanların nasıl bir yol izlemesi gerekir?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black][B]- İslâm birliği zamanında kurulmadığı için bu sıkıntılarla karşı karşıya kalındı. Bağdat Paktı ile birlik sağlanmak istendi. Ama bırakmadılar. [/B]Şimdi AB var. Sonuçlarına bakacağız. [B]Aslında AB’ye ihtiyaç yok.[/B] [B][U]Üstad, İslâm birliği diyor.[/U][/B] Ama bugün Avrupa değerleri diyorlar. Bizim için Kur’an ve İslâm’ın değerleri önemli. Mesala, zina olayı. Bizim için zina büyük günahlardandır. Ancak, onlar “Zina suç değildir” diyor. Bu doğrudan doğruya Kur’an’a karşıdır. Bizim ebedi düsturlarımız var. Bunlar Müslümanlara yeter. Üstad, dünya ve medeniyet bakımından Avrupalılara dost olun diyor. Din bakımından “dost olun” demiyor. Onlardan ticaret ve teknik alanlarında istifade edebiliriz. Yoksa onların âdet ve inançları bize ters. Üstad, Hıristiyan ruhanilerine böyle bakıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkred][B]- Türkiye’nin birçok sorunu var. AB sürecinde Kıbrıs ve Kürt sorunu daha çok tartışılacak. Çözüm önerileriniz nedir?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]- Kıbrıs konusunda Üstad’ın bir gün gelecek “Bütün Kıbrıs bizim olacak” dediğini biliyoruz. [B]Kürt sorununa gelince, bu İttihad-ı İslâm ruhuyla çözülür. İslâm kardeşliği ile bu halledilir. Üstad, bunun için Van’da Medresetül Zehra üniversitesini kurmak istedi.[/B] Bugün hapisten çıkan Leyla Zanalar bütün Kürt halkını temsil edemez. Bizim Diyarbakır ve Van’da öyle Kürt kardeşlerimiz var. Onlarla hiçbir sorunumuz yok. Beraber ders yapıyoruz. Hepsi Nur talebesi olup, Üstad’ın talebeleridir. [B]Üstad daima İslâm kardeşliğini dile getirdi. İslâm kardeşliğini savundu.[/B] Asırlardan beri bütün ırklar kaynaşmışlar. İslâm potasında birbirlerinden kız alıp vermişler. Kürt kardeşlerimiz de mert ve yiğitler. [B]Ama devlet kuramazlar[/B]. Birbirlerine tabi olamıyorlar. [B]Üstad’ın “İran, Irak, Suriye ve Türkiye’de Kürtlerin bulunması İttihad-ı İslâm'a vesile olacaktır”[/B] ifadesini kullandığı söylenir. Ben duymadım. Ama Üstad'ı gören bazı arkadaşlar, Bediüzzaman’dan bu ifadeleri anlatıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [RIGHT][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=black]Vakit Gazetesi [/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Mustafa Sungur
Sungur Ağabeyin İslâm Birliği ile Alâkalı Görüşleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst