Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
susmanın fazilet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 22953" data-attributes="member: 22"><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Susmanın Fazileti </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dili muhafaza etmek her zaman ve her yerde en mühim işlerdendir. Çünkü dil, kalp de bulunanların tercümanıdır. Bu yüzden dilin hatalardan arındırılması ancak kalbe bağlı kalmasıyla mümkün olabilir. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Düşündüklerimiz dile getirilmeden evvel bizim hakimiyetimizde iken, ağzımızdan çıktıktan sonra biz onların hakimiyetine gireriz. Hepimiz hayatımızın bir anında mutlaka dilimizden dolayı zor durumda kalmışızdır! Sonra keşkeler birbirini kovalayıp, “Dilimi eşek arısı soksun” diye geçirsek de içimizden artık yapacak bir şey yoktur. Hz. Ebu Bekir Sıdık (r.a) ağzına küçük taşlar koyar, onlarla nefsini konuşmaktan men ederdi. Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir;” Beni tehlikeli ve zor işlere sokan, budur!” (Kimya-ı Saadet) </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Sarf edilen her bir kelime bizim sorumluluğumuzda karşıdakine gönderilmiş kişilik mesajlarıdır. Her zaman düşünerek konuşmadığımızı ve farklı ruh hallerinin bizi düşürdüğü farklı durumlarda ise konuşmalarımız, geri dönüşü olmayan birer ok misali muhatabını yaralar. Oysa Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği emin kişidir. Hasan-ı Basri (k.s)”Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir.” Derken dinine bağlı samimi bir Müslüman’ın dilini her türlü lüzumsuz söz ve konuşmalardan arındırması gerektiğini kastetmiştir. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Yanıltır bizi çok konuşmak, yalana sevk eder! Bazen ekleriz biraz üstüne, bazen hoşlanmadığımız yerlerini kırparak anlatırız. Çünkü artık bizim olaya bakışımızı aktarmalıdır cümleler; yeni haline bizim kelimelerimiz yön verir, bizim ağzımızdan çıktığı için. Kimi zaman konuştukça batılla dolarız. Bir kavganın fitilini ateşler kimi sözlerimiz. Hakikat, hakikat olmaktan çıkar da kendimizi bile inandırırız bu yeni haline. En çirkin hali ise halka eziyet eden boş sözlerimizdir. Başkalarının namusuna uzanan bir dil aynı zamanda, günde beş vakit nasıl teşbih eder Kelamullah’ı ? </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamın;”susan kurtulmuştur.”(Tirmizi), “Susmak hikmettir. Susan ise pek az!...(Deylemi) buyurmaları bütün bu saydığımız (gıybet, fitne, yalan, alaya almak, kovuculuk, riya,…..) kötü hallerden bizi kurtaracağı içindir. Yapılması gerekeni ise yine başka hadis ile anlamamızı istiyor:”Size ibadetlerin en kolayını haber vereyim mi? Diliniz susun.” (Müslim, Buhari, Saffan b. Selimden rivayetle) </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Konuşma-susma konusunda kurulan en iyi dengeyi Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselatı vesselamın hayatın da görüyoruz. “Cevamiul kelim” sıfatıyla; duruma ve ihtiyaca göre, genellikle kısa ve özlü, sade ve iddiasız konuşurlardı. Konuşmaları her zaman batıl ve gereksiz unsurlardan uzaktı. Ya Kuran-ı Kerimi açıklamak, ya herhangi bir hükmü beyan etmek, ya bir iyiliğe çağırmak, ya kötülükten uzaklaştırmak, ya da insanların dünya ve ahirette faydalanacakları bir hikmet ortaya koymak için konuşurlardı. Yerine göre konuşmadaki fazileti; İslam’a davet ettiği herkesin nasılda hemen kalplerinin yumuşayarak iman etmeleriyle bizlere defalarca kez göstermiştir. Tıpkı ayeti kerimede buyrulan;”Sadaka ve hayır buyurmak ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur.” Denildiği gibi Peygamber Efendimizde bizlere dilimize sahip olmamız için öğütler vermiştir. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Ademoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki;” Bizim hakkımızda <img src="http://www.cennetyolculari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lafz.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen, biz de inhirat eder, haktan ayrılırız…”(Tirmizi, Said b. Cabir’den rivayetle.) </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. Komşusunun şerrinden emin olmadığı bir kimse cennete giremez.”(Haraiti; Enes b. Malik’ten rivayetle) </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kişi konuşurken “ Ya hayır söylemeli ya da susmalı” kendine bir nimet bilip oturmalı. Aksi halde kendisine zarar dan başka bir şey gelmez. “Susmak ibadetin başıdır” Dilini gönlüne indirip yalnızca <img src="http://www.cennetyolculari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lafz.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’ın razı olacağı işi, hareketi yapma gayretine girince sonuçta muhakkak hayır olacaktır. Elimizden geliyorsa, Emri bil maruf için konuşmalıyız ancak gücümüz yetmiyorsa sükut ile selamet bulacağımız gerçeğine sığınmalıyız. Çünkü şeytanı ancak sükut ile mağlup edebiliriz. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kutsi bir hadiste <img src="http://www.cennetyolculari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lafz.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-u Teala;”Ademoğlunun cesedi üçe ayrılır. Kalbi, dili ve diğer duyguları” Kalbe kendi zatını bilmeyi, şehadeti ikram etti. Dile de kuran okumayı, ihsan eyledi. Diğer duygulara da namaz, oruç vb. ibadetleri yapmayı ihsan etti. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kalbi korunmasını bizzat kendisi üzerine aldı. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dilin korunmasına hafaza meleklerini tayin etti.”(İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın (Kaf Suresi 18 ayet) </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Diğer duygular için ise emri ve yasağı getirdi. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kalpten beklenen vefa imanda sebat, kimseye haset düşmanlık hile etmemek iken, dilden beklenen vefa gıybet etmemek yalan söylememek, üstüne düşmeyen sözü etmemektir. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir kimse kalbinden gelen vefayı bozarsa münafık olur. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Aynı şeyi dile getirirse kafir olur. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Diğer duygularının vefasını bozan ise asi olur. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Susmak.../ Anlayana... </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">susmak, kabullenmek değil yazgıyı... </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">başını eğip, boyun bükmek değil. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">inadına konuşmak gerçeği </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">susarken avaz avaz haykırmak </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">sadece beklemek anlayan yüreği </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">ve al bir hüzün damlatmak dudaktan </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">kavgalara uzatılan bir güldür susmak. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">kan kokusunu gülyağına bandırmak... </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">gözlere yağmur indirmek değil, </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">gül kondurmaktır </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">sevgiliye, dosta, sırdaşa </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">uzatılan eldir susmak. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">yoldur çok sesli şarkılara... </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">hep bir, aynı dilden konuşmaktır </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">susmak, çok şey söylemektir. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">anlayana...</span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 22953, member: 22"] [B][I][FONT=Comic Sans MS]Susmanın Fazileti Dili muhafaza etmek her zaman ve her yerde en mühim işlerdendir. Çünkü dil, kalp de bulunanların tercümanıdır. Bu yüzden dilin hatalardan arındırılması ancak kalbe bağlı kalmasıyla mümkün olabilir. Düşündüklerimiz dile getirilmeden evvel bizim hakimiyetimizde iken, ağzımızdan çıktıktan sonra biz onların hakimiyetine gireriz. Hepimiz hayatımızın bir anında mutlaka dilimizden dolayı zor durumda kalmışızdır! Sonra keşkeler birbirini kovalayıp, “Dilimi eşek arısı soksun” diye geçirsek de içimizden artık yapacak bir şey yoktur. Hz. Ebu Bekir Sıdık (r.a) ağzına küçük taşlar koyar, onlarla nefsini konuşmaktan men ederdi. Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir;” Beni tehlikeli ve zor işlere sokan, budur!” (Kimya-ı Saadet) Sarf edilen her bir kelime bizim sorumluluğumuzda karşıdakine gönderilmiş kişilik mesajlarıdır. Her zaman düşünerek konuşmadığımızı ve farklı ruh hallerinin bizi düşürdüğü farklı durumlarda ise konuşmalarımız, geri dönüşü olmayan birer ok misali muhatabını yaralar. Oysa Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği emin kişidir. Hasan-ı Basri (k.s)”Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir.” Derken dinine bağlı samimi bir Müslüman’ın dilini her türlü lüzumsuz söz ve konuşmalardan arındırması gerektiğini kastetmiştir. Yanıltır bizi çok konuşmak, yalana sevk eder! Bazen ekleriz biraz üstüne, bazen hoşlanmadığımız yerlerini kırparak anlatırız. Çünkü artık bizim olaya bakışımızı aktarmalıdır cümleler; yeni haline bizim kelimelerimiz yön verir, bizim ağzımızdan çıktığı için. Kimi zaman konuştukça batılla dolarız. Bir kavganın fitilini ateşler kimi sözlerimiz. Hakikat, hakikat olmaktan çıkar da kendimizi bile inandırırız bu yeni haline. En çirkin hali ise halka eziyet eden boş sözlerimizdir. Başkalarının namusuna uzanan bir dil aynı zamanda, günde beş vakit nasıl teşbih eder Kelamullah’ı ? Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamın;”susan kurtulmuştur.”(Tirmizi), “Susmak hikmettir. Susan ise pek az!...(Deylemi) buyurmaları bütün bu saydığımız (gıybet, fitne, yalan, alaya almak, kovuculuk, riya,…..) kötü hallerden bizi kurtaracağı içindir. Yapılması gerekeni ise yine başka hadis ile anlamamızı istiyor:”Size ibadetlerin en kolayını haber vereyim mi? Diliniz susun.” (Müslim, Buhari, Saffan b. Selimden rivayetle) Konuşma-susma konusunda kurulan en iyi dengeyi Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselatı vesselamın hayatın da görüyoruz. “Cevamiul kelim” sıfatıyla; duruma ve ihtiyaca göre, genellikle kısa ve özlü, sade ve iddiasız konuşurlardı. Konuşmaları her zaman batıl ve gereksiz unsurlardan uzaktı. Ya Kuran-ı Kerimi açıklamak, ya herhangi bir hükmü beyan etmek, ya bir iyiliğe çağırmak, ya kötülükten uzaklaştırmak, ya da insanların dünya ve ahirette faydalanacakları bir hikmet ortaya koymak için konuşurlardı. Yerine göre konuşmadaki fazileti; İslam’a davet ettiği herkesin nasılda hemen kalplerinin yumuşayarak iman etmeleriyle bizlere defalarca kez göstermiştir. Tıpkı ayeti kerimede buyrulan;”Sadaka ve hayır buyurmak ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur.” Denildiği gibi Peygamber Efendimizde bizlere dilimize sahip olmamız için öğütler vermiştir. “Ademoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki;” Bizim hakkımızda [IMG]http://www.cennetyolculari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lafz.gif[/IMG]’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen, biz de inhirat eder, haktan ayrılırız…”(Tirmizi, Said b. Cabir’den rivayetle.) “Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. Komşusunun şerrinden emin olmadığı bir kimse cennete giremez.”(Haraiti; Enes b. Malik’ten rivayetle) Kişi konuşurken “ Ya hayır söylemeli ya da susmalı” kendine bir nimet bilip oturmalı. Aksi halde kendisine zarar dan başka bir şey gelmez. “Susmak ibadetin başıdır” Dilini gönlüne indirip yalnızca [IMG]http://www.cennetyolculari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lafz.gif[/IMG]’ın razı olacağı işi, hareketi yapma gayretine girince sonuçta muhakkak hayır olacaktır. Elimizden geliyorsa, Emri bil maruf için konuşmalıyız ancak gücümüz yetmiyorsa sükut ile selamet bulacağımız gerçeğine sığınmalıyız. Çünkü şeytanı ancak sükut ile mağlup edebiliriz. Kutsi bir hadiste [IMG]http://www.cennetyolculari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lafz.gif[/IMG]-u Teala;”Ademoğlunun cesedi üçe ayrılır. Kalbi, dili ve diğer duyguları” Kalbe kendi zatını bilmeyi, şehadeti ikram etti. Dile de kuran okumayı, ihsan eyledi. Diğer duygulara da namaz, oruç vb. ibadetleri yapmayı ihsan etti. Kalbi korunmasını bizzat kendisi üzerine aldı. Dilin korunmasına hafaza meleklerini tayin etti.”(İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın (Kaf Suresi 18 ayet) Diğer duygular için ise emri ve yasağı getirdi. Kalpten beklenen vefa imanda sebat, kimseye haset düşmanlık hile etmemek iken, dilden beklenen vefa gıybet etmemek yalan söylememek, üstüne düşmeyen sözü etmemektir. Bir kimse kalbinden gelen vefayı bozarsa münafık olur. Aynı şeyi dile getirirse kafir olur. Diğer duygularının vefasını bozan ise asi olur. Susmak.../ Anlayana... susmak, kabullenmek değil yazgıyı... başını eğip, boyun bükmek değil. inadına konuşmak gerçeği susarken avaz avaz haykırmak sadece beklemek anlayan yüreği ve al bir hüzün damlatmak dudaktan kavgalara uzatılan bir güldür susmak. kan kokusunu gülyağına bandırmak... gözlere yağmur indirmek değil, gül kondurmaktır sevgiliye, dosta, sırdaşa uzatılan eldir susmak. yoldur çok sesli şarkılara... hep bir, aynı dilden konuşmaktır susmak, çok şey söylemektir. anlayana...[/FONT][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
susmanın fazilet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst