Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatı
Tarih Tariih BEDİÜZZAMAN(r.a)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurul reþha" data-source="post: 211084" data-attributes="member: 1008015"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Bediüzzaman'ın Hayat Seyri ve Safahatından Mühim Bir Kısmının Tarihleri</em></span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1877-1978</strong></span></p><p>Said Nursî Hazretlerinin Bitlis Vilayeti Hizan İlçesi Nurs Köyü'nde doğumu</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1885 (Yaş 9)</strong></span></p><p>Said Nursî ilk tahsile başlamak için ailesinden ayrılıp Tağ Köyü Medresesine gelmesi… Burada çok az bir süre kalıp tekrar köyüne dönmüştür.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1891 (Yaş 14)</span></strong></p><p>Hz. Üstad'ın Resulullahı (A.S.M.) rüyasında görmesi ve emsalsiz üç aylık tahsilini yaptığı yer olan Doğu Beyazıt'a gitmesi… Bu sıralarda kendisinin lakabı, Molla Said-i Meşhur'dur.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1892</span></strong></p><p>Said Nursî Hazretleri, görülen hârika haller ve zamana uymayan durumlar karşısında Bediüzzaman unvanının kendisine verilmesi ve böyle anılmaya başlanması.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1893 (Yaş 16)</strong></span></p><p>Bitlis ve Siirt civarında çeşitli yerlerde bulunup, daha sonra Siirt'in Tillo kasabasında bir kubbede inzivaya çekilmesi… Karınca ve arı milletlerinin cumhuriyetçi olduklarını söylemesi…</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1894</span></strong></p><p>Bediüzzaman Hazretleri, Abdulkadir-i Geylanî Hazretlerinden rüyasında aldığı emir üzerine, Cizre'de aşiret reislerinden Mustafa Paşa'yı ikaz için Cizre ve Mardin taraflarında bulunması… Mardin'de siyaset-i İslâmiye ve içtimaî mes'elelerle ilgilenmesi…</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1895</strong></span></p><p>Mardin'den nefiy ile Bitlis'e gelmesi ve iki yıl orada valinin ilme hürmetinden dolayı tahsis ettiği odada kalması…</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1897</span></strong></p><p>Van Valisi Hasan Paşa'nın daveti üzerine Van'a gitmesi ve Valinin konağında kalması Müspet ilimlerle meşgul olarak hârikulâde bilgi sahibi olması. Bu zamana kadar hıfzına aldığı 80–90 cilt kitabı, üç ayda bir ezberden devretmesi.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1900</span></strong></p><p>İngiliz Müstemlekât Nâzırı Gladiston'un gazetelerde çıkan beyanatı üzerine Bediüzzaman o zamana kadar elde ettiği bütün ilimleri, Kur'anın hakikatlerine çıkmak için basamak yapmaya karar verir ve der: <strong>"Kur'anın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim!"</strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1907</span></strong></p><p>Din ilimleriyle fen ilimlerinin beraber okutulacağı ve Arapça, Türkçe, Kürtçe tedrisat yapabilecek bir İslâm Üniversitesi’nin Şark’ta tesisi için İstanbul'a gelmesi. Kaldığı yerin kapısına "Her suale cevap verilir" levhasını asıp, âlimleri sual sormaya daveti Sultan Abdülhamid'e Şark'ta üniversite açılması için müracaatı. Yıldız Divan-i Harbi'ne verilmesi.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1908</span></strong></p><p>Meşrutiyete, yani seçim ve meclis sistemine sahip çıkması.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1909</span></strong></p><p>31 Mart'ta Bediüzzaman'ın yatıştırıcılığı. İsyan etmiş olan sekiz taburu itaate getirmesi. Bediüzzaman'ın Divan-i Harb'e verilişi. Divan-i Harb'de beraet edişi ve serbest bırakılması.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1910</span></strong></p><p>Divan-i Harb'den beraat eden Bediüzzaman'ın Van'a gitmek üzere İstanbul'dan ayrılması. Şark'ta aşiretleri dolaşarak hürriyeti, meşrutiyeti anlatması ve içtimaî dersler vermesi.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1911</strong></span></p><p>Sam'a gelişi ve Câmi-i Emeviye'de muhteşem bir hutbe ile İslâm Âleminin dertlerini ortaya koyması ve hal çarelerini göstermesi Sultan Reşad'la beraber Rumeli seyahatine çıkması.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1913</span></strong></p><p>Van'a gitmesi ve Şark Üniversitesinin temelini attırması.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1915</span></strong></p><p>Milis Kumandanı Bediüzzaman, Pasinler cephesinde Ruslarla çarpışıyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1916</span></strong></p><p>Bediüzzaman'ın Ruslara esir düşmesi ve iki yıl esaret hayatı.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1918</strong></span></p><p>Bediüzzaman'ın Kosturma'dan firar edişi.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">17 Haziran 1918</span></strong></p><p>Bediüzzaman'ın Varşova, Viyana ve Sofya üzerinden İstanbul'a avdeti Enver Paşa’nın vazife teklifini kabul etmeyen Bediüzzaman'a, Harbiye Nezareti ikramiye ve harb madalyası veriyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">13 Ağustos 1918</span></strong></p><p>Ordu-yu Hümayun’un tavsiyesiyle Dâr-ül Hikmet'e âzâ oluşu.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1919</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">19 Nisan 1919</span>: </strong>Bediüzzaman'ın Dâr-ül Hikmet'ten altı ay izne ayrılması. Sultan Vahdeddin, Bediüzzaman'a "Mahreç" pâyesi veriyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1920</span></strong></p><p>İngiliz işgaline karşı "Hutuvat-ı Sitte’yi neşrederek mücadele etmesi.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1921</strong></span></p><p>Bediüzzaman'ın Anglikan Kilisesi'ne cevabı. Bediüzzaman, Kuvâ-yı Milliyeyi destekliyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1922</span></strong></p><p>Bediüzzaman davet üzerine İstanbul'dan Ankara'ya geliyor.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>9 Kasım 1922:</strong></span></p><p>Bediüzzaman'a Meclis'de hoşâmedî merasimi yapılması.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1923</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">19 Ocak 1923:</span> </strong>Bediüzzaman Meclis’te mebuslara hitaben bir beyanname neşrediyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">17 Nisan 1923:</span></strong> Ankara'da umduğunu bulamayan ve kendisine yapılan bütün teklifleri reddeden Bediüzzaman'ın Van'a gitmek üzere yola çıkması.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1925–1927 </strong></span></p><p>Bediüzzaman'ın Van'dan nefyi. Bediüzzaman Van'dan İstanbul'a oradan da Burdur'a getiriliyor. Isparta'da bir müddet kalan Bediüzzaman, önce Eğridir oradan da Barla'ya getiriliyor. Başta Sözler, Mektubat, Lem'alar'ın bir kısmı olmak üzere Risale-i Nur'lar te'lif edilmeye başlanıyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1934</span></strong></p><p>Barla'dan alınan Bediüzzaman'ın Isparta’ya getirilişi.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>27 Nisan 1935:</strong></span></p><p>Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya ve Jandarma Umum Kumandanı askerî bir kıt’a ile Isparta’ya geliyor ve Bediüzzaman tevkif olunuyor. Tevkif edilen Bediüzzaman ve talebeleri, muhakeme edilmek üzere Eskişehir’e götürülüyor. Tesettür âyetinin tefsirinden dolayı Bediüzzaman'a 11 ay ceza veriliyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1936</span></strong></p><p>Temyiz edilen mahkûmiyet kararının neticesi Temyiz'den gelmeden hapis müddeti tamamlandığı için Bediüzzaman tahliye ediliyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">27 Mart 1936:</span></strong></p><p>Tahliye edilen Bediüzzaman, Kastamonu'da ikamete mecbur ediliyor. Üç ay karakolda kalan Bediüzzaman, karakol karşısında bir eve yerleştiriliyor. Burada da bir kısım insanlar ona talebe oluyorlar. Âyet-ül Kübra ve bir kısım risalelerin telifi yapılıyor. Başka yerlerdeki talebeleriyle, Kastamonu Lâhikası adıyla toplanan itaptaki mektuplarla haberleşiyor ve hizmet metotları hakkında ikazlarda bulunuyor.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1943</strong></span></p><p><strong><span style="color: red">20 Eylül 1943:</span> </strong>Bediüzzaman'ın tevkif edilerek Ankara, Isparta ve oradan Denizli'ye getirilmesi.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1944</span></strong></p><p>Denizli mahkemesinin başlaması.</p><p><strong><span style="color: red">15 Haziran 1944</span></strong> Denizli Ağır ceza Mahkemesi Bediüzzaman'ın beraatını ilân ediyor.</p><p><strong><span style="color: red">Ağustos 1944</span> </strong>sonlarında Ankara'dan gelen emirle Bediüzzaman Emirdağ’da ikamete mecbur ediliyor.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1948</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">23 Ocak 1948:</span> </strong>Emirdağ’da kış ortasında Bediüzzaman ve talebelerinin tevkif edilişi ve Afyon mahkemesine sevki.</p><p><strong><span style="color: red">6 Aralık 1948:</span> </strong>Afyon Mahkemesinin mevhum ve mesnetsiz iddialarla Bediüzzaman ve talebelerine mahkûmiyet kararı verişi ve temyiz…</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1949</strong></span></p><p><strong><span style="color: red">20 Eylül 1949</span> </strong>Yirmi ay mevkuf tutulan Bediüzzaman Hazretleri, halkın tezahüratına mâni olmak için Afyon hapishanesinden şafak vakti tahliye ediliyor.</p><p><strong><span style="color: red">20 Kasım 1949</span> </strong>Bediüzzaman'ın tekrar Emirdağ’a getirilişi.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1952</span></strong></p><p>Ocak 1952'de Gençlik Rehberi mahkemesi için Bediüzzaman İstanbul'a geldi.</p><p><strong><span style="color: red">22 Ocak 1952</span> </strong>Salı Gençlik Rehberi mahkemesinin ilk duruşması.</p><p><strong><span style="color: red">5 Mart 1952</span> </strong>Salı: Bediüzzaman'ın Gençlik Rehberi dâvasından beraatı.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1953 </strong></span></p><p><strong><span style="color: red">Nisan 1953:</span> </strong>Bediüzzaman tekrar Emirdağ’a geldi.</p><p><strong><span style="color: red">Mayıs 1953:</span></strong> İstanbul'a gelen Bediüzzaman'in üç ay kadar kalması.</p><p>Bediüzzaman'ın Patrik Athenagoras'la görüşmesi. On sekiz yıllık ayrılıktan sonra Barla'ya gelişi.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1956</strong></span></p><p><strong><span style="color: red">23 Mayıs 1956:</span> </strong>Sekiz senedir devam eden Afyon Mahkemesinde Risale-i Nurların beraatı ve iade edilmesi.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">1957–1958</span></strong></p><p>Nur Risalelerinin ve bu arada Tarihçe-i Hayat'ın matbaalarda neşredilmesi.</p><p> </p><p><span style="color: red"><strong>1960</strong></span></p><p><strong><span style="color: red">23 </span><span style="color: red">Mart 1960</span> </strong>Çarşamba: Bediüzzaman, Ramazan’ın 25. günü gece saat 03.00 civarında bu fani âleme veda etti.</p><p> </p><p><strong><span style="color: red">12 Temmuz 1960</span></strong> Salı: Mezarı açılan Bediüzzaman'ın naaşı çıkarılarak askerî bir helikopterle meçhul bir istikamete götürülüyor.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurul reþha, post: 211084, member: 1008015"] [SIZE=4][COLOR=red][I]Bediüzzaman'ın Hayat Seyri ve Safahatından Mühim Bir Kısmının Tarihleri[/I][/COLOR][/SIZE] [COLOR=red][B]1877-1978[/B][/COLOR] Said Nursî Hazretlerinin Bitlis Vilayeti Hizan İlçesi Nurs Köyü'nde doğumu [COLOR=red][B]1885 (Yaş 9)[/B][/COLOR] Said Nursî ilk tahsile başlamak için ailesinden ayrılıp Tağ Köyü Medresesine gelmesi… Burada çok az bir süre kalıp tekrar köyüne dönmüştür. [B][COLOR=red]1891 (Yaş 14)[/COLOR][/B] Hz. Üstad'ın Resulullahı (A.S.M.) rüyasında görmesi ve emsalsiz üç aylık tahsilini yaptığı yer olan Doğu Beyazıt'a gitmesi… Bu sıralarda kendisinin lakabı, Molla Said-i Meşhur'dur. [B][COLOR=red]1892[/COLOR][/B] Said Nursî Hazretleri, görülen hârika haller ve zamana uymayan durumlar karşısında Bediüzzaman unvanının kendisine verilmesi ve böyle anılmaya başlanması. [COLOR=red][B]1893 (Yaş 16)[/B][/COLOR] Bitlis ve Siirt civarında çeşitli yerlerde bulunup, daha sonra Siirt'in Tillo kasabasında bir kubbede inzivaya çekilmesi… Karınca ve arı milletlerinin cumhuriyetçi olduklarını söylemesi… [B][COLOR=red]1894[/COLOR][/B] Bediüzzaman Hazretleri, Abdulkadir-i Geylanî Hazretlerinden rüyasında aldığı emir üzerine, Cizre'de aşiret reislerinden Mustafa Paşa'yı ikaz için Cizre ve Mardin taraflarında bulunması… Mardin'de siyaset-i İslâmiye ve içtimaî mes'elelerle ilgilenmesi… [COLOR=red][B]1895[/B][/COLOR] Mardin'den nefiy ile Bitlis'e gelmesi ve iki yıl orada valinin ilme hürmetinden dolayı tahsis ettiği odada kalması… [B][COLOR=red]1897[/COLOR][/B] Van Valisi Hasan Paşa'nın daveti üzerine Van'a gitmesi ve Valinin konağında kalması Müspet ilimlerle meşgul olarak hârikulâde bilgi sahibi olması. Bu zamana kadar hıfzına aldığı 80–90 cilt kitabı, üç ayda bir ezberden devretmesi. [B][COLOR=red]1900[/COLOR][/B] İngiliz Müstemlekât Nâzırı Gladiston'un gazetelerde çıkan beyanatı üzerine Bediüzzaman o zamana kadar elde ettiği bütün ilimleri, Kur'anın hakikatlerine çıkmak için basamak yapmaya karar verir ve der: [B]"Kur'anın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim!"[/B] [B][COLOR=red]1907[/COLOR][/B] Din ilimleriyle fen ilimlerinin beraber okutulacağı ve Arapça, Türkçe, Kürtçe tedrisat yapabilecek bir İslâm Üniversitesi’nin Şark’ta tesisi için İstanbul'a gelmesi. Kaldığı yerin kapısına "Her suale cevap verilir" levhasını asıp, âlimleri sual sormaya daveti Sultan Abdülhamid'e Şark'ta üniversite açılması için müracaatı. Yıldız Divan-i Harbi'ne verilmesi. [B][COLOR=red]1908[/COLOR][/B] Meşrutiyete, yani seçim ve meclis sistemine sahip çıkması. [B][COLOR=red]1909[/COLOR][/B] 31 Mart'ta Bediüzzaman'ın yatıştırıcılığı. İsyan etmiş olan sekiz taburu itaate getirmesi. Bediüzzaman'ın Divan-i Harb'e verilişi. Divan-i Harb'de beraet edişi ve serbest bırakılması. [B][COLOR=red]1910[/COLOR][/B] Divan-i Harb'den beraat eden Bediüzzaman'ın Van'a gitmek üzere İstanbul'dan ayrılması. Şark'ta aşiretleri dolaşarak hürriyeti, meşrutiyeti anlatması ve içtimaî dersler vermesi. [COLOR=red][B]1911[/B][/COLOR] Sam'a gelişi ve Câmi-i Emeviye'de muhteşem bir hutbe ile İslâm Âleminin dertlerini ortaya koyması ve hal çarelerini göstermesi Sultan Reşad'la beraber Rumeli seyahatine çıkması. [B][COLOR=red]1913[/COLOR][/B] Van'a gitmesi ve Şark Üniversitesinin temelini attırması. [B][COLOR=red]1915[/COLOR][/B] Milis Kumandanı Bediüzzaman, Pasinler cephesinde Ruslarla çarpışıyor. [B][COLOR=red]1916[/COLOR][/B] Bediüzzaman'ın Ruslara esir düşmesi ve iki yıl esaret hayatı. [COLOR=red][B]1918[/B][/COLOR] Bediüzzaman'ın Kosturma'dan firar edişi. [B][COLOR=red]17 Haziran 1918[/COLOR][/B] Bediüzzaman'ın Varşova, Viyana ve Sofya üzerinden İstanbul'a avdeti Enver Paşa’nın vazife teklifini kabul etmeyen Bediüzzaman'a, Harbiye Nezareti ikramiye ve harb madalyası veriyor. [B][COLOR=red]13 Ağustos 1918[/COLOR][/B] Ordu-yu Hümayun’un tavsiyesiyle Dâr-ül Hikmet'e âzâ oluşu. [B][COLOR=red]1919[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]19 Nisan 1919[/COLOR]: [/B]Bediüzzaman'ın Dâr-ül Hikmet'ten altı ay izne ayrılması. Sultan Vahdeddin, Bediüzzaman'a "Mahreç" pâyesi veriyor. [B][COLOR=red]1920[/COLOR][/B] İngiliz işgaline karşı "Hutuvat-ı Sitte’yi neşrederek mücadele etmesi. [COLOR=red][B]1921[/B][/COLOR] Bediüzzaman'ın Anglikan Kilisesi'ne cevabı. Bediüzzaman, Kuvâ-yı Milliyeyi destekliyor. [B][COLOR=red]1922[/COLOR][/B] Bediüzzaman davet üzerine İstanbul'dan Ankara'ya geliyor. [COLOR=red][B]9 Kasım 1922:[/B][/COLOR] Bediüzzaman'a Meclis'de hoşâmedî merasimi yapılması. [B][COLOR=red]1923[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]19 Ocak 1923:[/COLOR] [/B]Bediüzzaman Meclis’te mebuslara hitaben bir beyanname neşrediyor. [B][COLOR=red]17 Nisan 1923:[/COLOR][/B] Ankara'da umduğunu bulamayan ve kendisine yapılan bütün teklifleri reddeden Bediüzzaman'ın Van'a gitmek üzere yola çıkması. [COLOR=red][B]1925–1927 [/B][/COLOR] Bediüzzaman'ın Van'dan nefyi. Bediüzzaman Van'dan İstanbul'a oradan da Burdur'a getiriliyor. Isparta'da bir müddet kalan Bediüzzaman, önce Eğridir oradan da Barla'ya getiriliyor. Başta Sözler, Mektubat, Lem'alar'ın bir kısmı olmak üzere Risale-i Nur'lar te'lif edilmeye başlanıyor. [B][COLOR=red]1934[/COLOR][/B] Barla'dan alınan Bediüzzaman'ın Isparta’ya getirilişi. [COLOR=red][B]27 Nisan 1935:[/B][/COLOR] Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya ve Jandarma Umum Kumandanı askerî bir kıt’a ile Isparta’ya geliyor ve Bediüzzaman tevkif olunuyor. Tevkif edilen Bediüzzaman ve talebeleri, muhakeme edilmek üzere Eskişehir’e götürülüyor. Tesettür âyetinin tefsirinden dolayı Bediüzzaman'a 11 ay ceza veriliyor. [B][COLOR=red]1936[/COLOR][/B] Temyiz edilen mahkûmiyet kararının neticesi Temyiz'den gelmeden hapis müddeti tamamlandığı için Bediüzzaman tahliye ediliyor. [B][COLOR=red]27 Mart 1936:[/COLOR][/B] Tahliye edilen Bediüzzaman, Kastamonu'da ikamete mecbur ediliyor. Üç ay karakolda kalan Bediüzzaman, karakol karşısında bir eve yerleştiriliyor. Burada da bir kısım insanlar ona talebe oluyorlar. Âyet-ül Kübra ve bir kısım risalelerin telifi yapılıyor. Başka yerlerdeki talebeleriyle, Kastamonu Lâhikası adıyla toplanan itaptaki mektuplarla haberleşiyor ve hizmet metotları hakkında ikazlarda bulunuyor. [COLOR=red][B]1943[/B][/COLOR] [B][COLOR=red]20 Eylül 1943:[/COLOR] [/B]Bediüzzaman'ın tevkif edilerek Ankara, Isparta ve oradan Denizli'ye getirilmesi. [B][COLOR=red]1944[/COLOR][/B] Denizli mahkemesinin başlaması. [B][COLOR=red]15 Haziran 1944[/COLOR][/B] Denizli Ağır ceza Mahkemesi Bediüzzaman'ın beraatını ilân ediyor. [B][COLOR=red]Ağustos 1944[/COLOR] [/B]sonlarında Ankara'dan gelen emirle Bediüzzaman Emirdağ’da ikamete mecbur ediliyor. [B][COLOR=red]1948[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]23 Ocak 1948:[/COLOR] [/B]Emirdağ’da kış ortasında Bediüzzaman ve talebelerinin tevkif edilişi ve Afyon mahkemesine sevki. [B][COLOR=red]6 Aralık 1948:[/COLOR] [/B]Afyon Mahkemesinin mevhum ve mesnetsiz iddialarla Bediüzzaman ve talebelerine mahkûmiyet kararı verişi ve temyiz… [COLOR=red][B]1949[/B][/COLOR] [B][COLOR=red]20 Eylül 1949[/COLOR] [/B]Yirmi ay mevkuf tutulan Bediüzzaman Hazretleri, halkın tezahüratına mâni olmak için Afyon hapishanesinden şafak vakti tahliye ediliyor. [B][COLOR=red]20 Kasım 1949[/COLOR] [/B]Bediüzzaman'ın tekrar Emirdağ’a getirilişi. [B][COLOR=red]1952[/COLOR][/B] Ocak 1952'de Gençlik Rehberi mahkemesi için Bediüzzaman İstanbul'a geldi. [B][COLOR=red]22 Ocak 1952[/COLOR] [/B]Salı Gençlik Rehberi mahkemesinin ilk duruşması. [B][COLOR=red]5 Mart 1952[/COLOR] [/B]Salı: Bediüzzaman'ın Gençlik Rehberi dâvasından beraatı. [COLOR=red][B]1953 [/B][/COLOR] [B][COLOR=red]Nisan 1953:[/COLOR] [/B]Bediüzzaman tekrar Emirdağ’a geldi. [B][COLOR=red]Mayıs 1953:[/COLOR][/B] İstanbul'a gelen Bediüzzaman'in üç ay kadar kalması. Bediüzzaman'ın Patrik Athenagoras'la görüşmesi. On sekiz yıllık ayrılıktan sonra Barla'ya gelişi. [COLOR=red][B]1956[/B][/COLOR] [B][COLOR=red]23 Mayıs 1956:[/COLOR] [/B]Sekiz senedir devam eden Afyon Mahkemesinde Risale-i Nurların beraatı ve iade edilmesi. [B][COLOR=red]1957–1958[/COLOR][/B] Nur Risalelerinin ve bu arada Tarihçe-i Hayat'ın matbaalarda neşredilmesi. [COLOR=red][B]1960[/B][/COLOR] [B][COLOR=red]23 [/COLOR][COLOR=red]Mart 1960[/COLOR] [/B]Çarşamba: Bediüzzaman, Ramazan’ın 25. günü gece saat 03.00 civarında bu fani âleme veda etti. [B][COLOR=red]12 Temmuz 1960[/COLOR][/B] Salı: Mezarı açılan Bediüzzaman'ın naaşı çıkarılarak askerî bir helikopterle meçhul bir istikamete götürülüyor. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatı
Tarih Tariih BEDİÜZZAMAN(r.a)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst