Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatı
Tarihçe-i Hayat
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 575502" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 18px">ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ</span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Birinci Mes'ele: </span></span></strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Kardeşlerimizden birisinin namaz tesbihatında tekâsül göstermesine binaen dedim: Namazdan sonraki tesbihatlar, tarîkat-ı Muhammediye'dir (A.S.M.) ve velayet-i Ahmediye'nin (A.S.M.) bir evradıdır. O noktadan ehemmiyeti büyüktür. Sonra, bu kelimenin hakikatı böyle inkişaf etti: Nasılki risalete inkılab eden velayet-i Ahmediye (A.S.M.) bütün velayetlerin fevkindedir; öyle de, o velayetin tarîkatı ve o velayet-i kübranın evrad-ı mahsusası olan namazın akabindeki tesbihat, o derece sair tarîkatların ve evradların fevkindedir. Bu sır dahi şöyle inkişaf etti:</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Nasıl zikir dairesinde bir mecliste veyahut hatm-i Nakşiyede bir mescidde birbiriyle alâkadar heyet-i mecmuada nuranî bir vaziyet hissediliyor. Kalbi hüşyar bir zât, namazdan sonra</span></span></em></span></span><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ </span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">deyip tesbihi çekerken, o daire-i zikrin reisi olan Zât-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) muvacehesinde, yüz milyon, tesbih elinde çektiklerini manen hisseder; o azamet ve ulviyetle</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ </span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">der. Sonra o serzâkirin emr-i manevîsiyle </span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ٭ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ </span></span></span><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">dediği vakit, o halka-i zikrin ve o çok geniş bulunan hatme-i Ahmediye'nin (A.S.M.) dairesinde yüz milyon müridlerin </span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ٭ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ </span></span></span><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">larından tezahür eden azametli bir hamdi düşünüp içinde</span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ </span></span></span><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">ile iştirak eder ve hâkeza... </span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ٭ ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﺍَﻛْﺒَ</span></span></span><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">ﺮُ </span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">ve duadan sonra </span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ٭ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ٭ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ </span></span></span><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">otuzüç defa o tarîkat-ı Ahmediyenin (A.S.M.) halka-i zikrinde ve hatme-i kübrasında sâbık mana ile o ihvan-ı tarîkatı nazara alıp, o halkanın serzâkiri olan Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm'a müteveccih olup </span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟْﻒُ ﺍَﻟْﻒِ ﺻَﻠﺎَﺓٍ ﻭَ ﺍَﻟْﻒُ ﺍَﻟْﻒِ ﺳَﻠﺎَﻡٍ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺳُﻮﻝَ ﺍﻟﻠَّﻪِ </span></span></span></span></span><span style="color: #000000"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>der, diye anladım ve hissettim ve hayalen gördüm. Demek tesbihat-ı salâtiyenin çok ehemmiyeti var.</em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">İkinci Mes'ele: </span></span></strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Otuzbirinci âyetin işaratının beyanında, </span></span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻳَﺴْﺘَﺤِﺒُّﻮﻥَ ﺍﻟْﺤَﻴَﻮﺓَ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ </span></span></span><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">bahsinde denilmiş ki: Bu asrın bir hâssası şudur ki; hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı bâkiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani kırılacak bir cam parçasını, bâki elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş.</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Ben bundan çok hayret ediyordum. Bugünlerde ihtar edildi ki, </span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa sair a'zâ vazifelerini kısmen bırakıp onun imdadına koşar; öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede dercedilen bir cihaz-ı insaniye, çok esbabla yaralanmış, sair letaifi kendiyle meşgul edip sukut ettirmeye başlamış; vazife-i hakikiyelerini onlara unutturmağa çalışıyor.</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Hem nasılki bir cazibedar, sefihane ve sarhoşane şaşaalı bir eğlence bulunsa, çocuklar ve serseriler gibi büyük makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanımlar dahi o cazibeye kapılıp hakikî vazifelerini ta'til ederek iştirak ediyorlar; öyle de, bu asrın hayat-ı insaniye, hususan hayat-ı içtimaiyesi öyle dehşetli fakat cazibeli ve elîm fakat meraklı bir vaziyet almış ki; insanın ulvî latîfelerini, kalb ve aklını, nefs-i emmarenin arkasına düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor.</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Evet hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umûr-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer'iye var. Fakat yalnız bir ihtiyaca binaen, helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki; küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umûr-u diniyeyi terkeder.</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Evet insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihazı, bu asırda israfat ile ve iktisadsızlık ve kanaatsızlık ve hırs yüzünden berekâtın kalkmasıyla ve fakr u zaruret-i maişet ziyadeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve zedelenmiş ve mütemadiyen ehl-i dalalet nazar-ı dikkati şu fâni hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celbetmiş ki; edna bir hâcet-i hayatiyeyi, büyük bir mes'ele-i diniyeye tercih ettiriyor. Bu acib asrın bu acib hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın tiryakmisal ilâçlarının naşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metin, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirdleri mukavemet edebilir. Öyle ise, her şeyden evvel onun dairesine girmeli. Sadakatla, tam metanetle ve ciddî ihlas ve tam itimadla ona yapışmak lâzım ki; o acib hastalığın tesirinden kurtulsun.</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em></span></span><p style="text-align: right"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><em><strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'">Said Nursî</span></span></strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 575502, member: 1040028"] [COLOR=#a52a2a][FONT=arial][SIZE=5]ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][COLOR=#000000][FONT=arial] [/FONT][/COLOR][/COLOR][SIZE=3][COLOR=#000000][I][B][COLOR=#000000][FONT=arial]Birinci Mes'ele: [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#000000][FONT=arial]Kardeşlerimizden birisinin namaz tesbihatında tekâsül göstermesine binaen dedim: Namazdan sonraki tesbihatlar, tarîkat-ı Muhammediye'dir (A.S.M.) ve velayet-i Ahmediye'nin (A.S.M.) bir evradıdır. O noktadan ehemmiyeti büyüktür. Sonra, bu kelimenin hakikatı böyle inkişaf etti: Nasılki risalete inkılab eden velayet-i Ahmediye (A.S.M.) bütün velayetlerin fevkindedir; öyle de, o velayetin tarîkatı ve o velayet-i kübranın evrad-ı mahsusası olan namazın akabindeki tesbihat, o derece sair tarîkatların ve evradların fevkindedir. Bu sır dahi şöyle inkişaf etti: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=arial]Nasıl zikir dairesinde bir mecliste veyahut hatm-i Nakşiyede bir mescidde birbiriyle alâkadar heyet-i mecmuada nuranî bir vaziyet hissediliyor. Kalbi hüşyar bir zât, namazdan sonra[/FONT][/COLOR][/I][/COLOR][/SIZE][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][SIZE=3][COLOR=#000000][I][COLOR=#000000][FONT=arial]deyip tesbihi çekerken, o daire-i zikrin reisi olan Zât-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) muvacehesinde, yüz milyon, tesbih elinde çektiklerini manen hisseder; o azamet ve ulviyetle [/FONT][/COLOR][/I][/COLOR][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][SIZE=3][COLOR=#000000][I][COLOR=#000000][FONT=arial]der. Sonra o serzâkirin emr-i manevîsiyle [/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ٭ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][COLOR=#000000][FONT=arial]dediği vakit, o halka-i zikrin ve o çok geniş bulunan hatme-i Ahmediye'nin (A.S.M.) dairesinde yüz milyon müridlerin [/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ٭ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][COLOR=#000000][FONT=arial]larından tezahür eden azametli bir hamdi düşünüp içinde[/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][COLOR=#000000][FONT=arial]ile iştirak eder ve hâkeza... [/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ٭ ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﺍَﻛْﺒَ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][COLOR=#000000][FONT=arial]ﺮُ [/FONT][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=arial]ve duadan sonra [/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ٭ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ٭ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][COLOR=#000000][FONT=arial]otuzüç defa o tarîkat-ı Ahmediyenin (A.S.M.) halka-i zikrinde ve hatme-i kübrasında sâbık mana ile o ihvan-ı tarîkatı nazara alıp, o halkanın serzâkiri olan Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm'a müteveccih olup [/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟْﻒُ ﺍَﻟْﻒِ ﺻَﻠﺎَﺓٍ ﻭَ ﺍَﻟْﻒُ ﺍَﻟْﻒِ ﺳَﻠﺎَﻡٍ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَﺎ ﺭَﺳُﻮﻝَ ﺍﻟﻠَّﻪِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][/COLOR][/SIZE][COLOR=#000000][COLOR=#000000][FONT=arial][SIZE=3][I]der, diye anladım ve hissettim ve hayalen gördüm. Demek tesbihat-ı salâtiyenin çok ehemmiyeti var.[/I][/SIZE] [/FONT][/COLOR][/COLOR] [SIZE=3][COLOR=#000000][I][B][COLOR=#000000][FONT=arial]İkinci Mes'ele: [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#000000][FONT=arial]Otuzbirinci âyetin işaratının beyanında, [/FONT][/COLOR][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻳَﺴْﺘَﺤِﺒُّﻮﻥَ ﺍﻟْﺤَﻴَﻮﺓَ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][COLOR=#000000][FONT=arial]bahsinde denilmiş ki: Bu asrın bir hâssası şudur ki; hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı bâkiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani kırılacak bir cam parçasını, bâki elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş. Ben bundan çok hayret ediyordum. Bugünlerde ihtar edildi ki, [/FONT][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=arial]Nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa sair a'zâ vazifelerini kısmen bırakıp onun imdadına koşar; öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede dercedilen bir cihaz-ı insaniye, çok esbabla yaralanmış, sair letaifi kendiyle meşgul edip sukut ettirmeye başlamış; vazife-i hakikiyelerini onlara unutturmağa çalışıyor. [/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=arial]Hem nasılki bir cazibedar, sefihane ve sarhoşane şaşaalı bir eğlence bulunsa, çocuklar ve serseriler gibi büyük makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanımlar dahi o cazibeye kapılıp hakikî vazifelerini ta'til ederek iştirak ediyorlar; öyle de, bu asrın hayat-ı insaniye, hususan hayat-ı içtimaiyesi öyle dehşetli fakat cazibeli ve elîm fakat meraklı bir vaziyet almış ki; insanın ulvî latîfelerini, kalb ve aklını, nefs-i emmarenin arkasına düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor. [/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=arial]Evet hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umûr-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer'iye var. Fakat yalnız bir ihtiyaca binaen, helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki; küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umûr-u diniyeyi terkeder. [/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=arial]Evet insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihazı, bu asırda israfat ile ve iktisadsızlık ve kanaatsızlık ve hırs yüzünden berekâtın kalkmasıyla ve fakr u zaruret-i maişet ziyadeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve zedelenmiş ve mütemadiyen ehl-i dalalet nazar-ı dikkati şu fâni hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celbetmiş ki; edna bir hâcet-i hayatiyeyi, büyük bir mes'ele-i diniyeye tercih ettiriyor. Bu acib asrın bu acib hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın tiryakmisal ilâçlarının naşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metin, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirdleri mukavemet edebilir. Öyle ise, her şeyden evvel onun dairesine girmeli. Sadakatla, tam metanetle ve ciddî ihlas ve tam itimadla ona yapışmak lâzım ki; o acib hastalığın tesirinden kurtulsun. [/FONT][/COLOR] [/I][/COLOR][/SIZE][RIGHT][COLOR=#000000][SIZE=3][I][B][COLOR=#000000][FONT=arial]Said Nursî[/FONT][/COLOR][/B][/I][/SIZE][/COLOR][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatı
Tarihçe-i Hayat
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst