Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihte İbretli Olaylar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 89444" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Padişahlı MasaI Yasağı</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Yeni Cumhuriyet düzeniyle birlikte, eskiye ait değer hükümlerinin ve bunları temsil eden şahısların hafızalardan silinmesi için olağanüstü gayretler sarfedildiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Prof. Pertev Naili Boratav ın o dönemin panoramasını çizerken konu ile alakalı olarak:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">"Bir Maarif şurası'nda, hatırlarım, çocuk kitapları meselesi üzerinde tartışılırken, 'Masallarda padişahtan söz edilmesi, çocukların cumhuriyet düzenine olan bağlarını gevşetebilir. padişahsız, şehzadesiz masallar yazılmalı çocuklar için biçiminde düşünceler ortaya atılmıştı." diyerek binlerce yıllık ananevi halk kültürünün ürünleri olan anonim masallarımızın ortadan kaldırılmak istenildiğini... (361)</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Ismarlama Milletvekili</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>1931 yılında 2. Ordu Müfettişi Fahreddin Altay'a, Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreteri Recep Peker'den bir telgraf gelip, telgrafta kendisinden bir "köylü meb'us" bulmasını istediğini. Gönderilen telgrafta, ısmarlanan meb'usun özellikleri ile alakalı olarak :</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Paşa hazretlerine,</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Konya'dan bir çiftçi meb'us yapmak kararındayız. Reisi cumhur hazretleri arzu edilen evsafta bir namzet bulunması işinin bizzat zat-ı devletlerine havalesini irade buyurdular. Namzette arzu edilen evsafın esaslarını aşağıda yazıyorum:</span></span></em></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Namzet mütegallibe olmamalı, kimsenin adamı bulunmamalı, az çok arazi ve çift çubuk sahibi olmalıdır. Civar veya tensib buyurulacak köylerden bizzat görülüp seçilmesi hususunda zat-ı devletlerinin zahmet ihtiyar buyurmalarını rica ederim. Eskiden askerlik yapanlar tercih edilebilir Esaslar şunlardır.</span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>1- Namzet meb'us seçildikten sonra da çiftçi kalacak, hayatını terketmeyecek, mesleğine daima sadık kalacaktır.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Meb'usluğunda, tatil zamanında yine mesleğine merbut kalacak, tatilinde köyünde aynı hayat tarzını yaşayacaktır</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">2- Behemehal milliyetperver olacak, beynelmilel her cereyana aleyhtar bulunacak, gerek meclisteki hal, vaziyet söz ve faaliyetinde ve gerek meslekdaşları ile temaslarında daima bu nokta-i nazarı takip edecek.</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>3- Cumhuriyet Halk Fıkrası'na ve onun bütün prensiplerine, akidelerine, hareketlerine tam sadakat sahibi olacak ve meb'usluğu müddetince bu vaziyetini muhafaza edecek,mutaassıp olmayacak.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>4- Meclis'teki hayatında hal ve vaziyeti ve kıyafeti esas memleketindeki gibi olacak, meclis içtimalarına ve her yere kasketi, poturu ile gelecek, gündelik hayat tarzını değiştirmeyecek, yalnız merasim günlerinde herkes gibi frak-jaketredingot giyecek.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">5- Yeni harflerle az çok okur-yazar olacak, bu hususta eksikliği varsa meclisteki hizmeti esnasında çalışıp tamamlayacak.</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>6- Konuşkan, zeki ve akl-ı selim sahibi olacak, çok yaşlı ve mütegallibe olmayacak.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>7- Mücadele-i Milliye'de bir lekesi olmamalı, muhitinde nazar-ı dikkati calip bir kusur ve sevimsizliği bulunmamalı.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Milli Mücadele'de hizmet etmeleri ve intibahatta ve diğer vesilelerle fırkamıza hizmet etmiş olması arzu olunur. Hiç olmazsa muarız bulunmamış olmalı, fırkaya kaydı yoksa derhal yaptırılmalıdır" diye yazıldığını...</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Fahreddin Altay'ın bu siparişi alır almaz Konya'nın merkez ilçelerinde günler süren aramalar sonucunda aranan vasfa uygun biri olarak Mustafa Lütfi Bey'i bulduğunu ve bu ısmarlama zatın mecliste sekiz yıl milletvekilliği yaptığını . (362)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Osmanlı 'ya Karşı Batının Çirkin Yüzü ve Pis Oyunları</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Batılıların emperyalist gayeli entrikalarına karşı 33 yıl fasılasız mücadele veren büyük siyaset dahisi Abdülhamid Han'a, gayelerine vasıl olamayan bu batılılar tarafından akla hayale gelmedik iftiralar atıldığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Albert Vandal'ın "Le Sultan Rouğe" (Kızıl Sultan) sloganının, maşası haline gelen Jöntürkler tarafından benimsendiğini .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Yine Osmanlı düşmanı İngiliz Başbakanı Glodstone' un Sultan Abdülhamid için uydurduğu "The Great Crimminal" (Büyük Cani) yakıştırmasının Jöntürkler tarafından pek beğenilerek devrim tarihçiliği terminolojisine kazandırıldığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Beş parasız yurt dışına kaçan bu Jöntürkler'in Sultan Abdülhamid 'e karşı Avrupa'nın (hatta ABD'nin) toplam 29 büyük kentinde 160 gazete yayınladıklarını.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Aynı zaman zarfında bütün Osmanlı Devleti sınırları içinde 125 gazete çıkarıldığı hesaba katılırsa batılı emperyalist güçlerin Osmanlı'yı parçalamak için böylesine büyük maddi finansman ortaya döktüklerini... (363)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>İnönü Devri Basın İstibdadı</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Gazeteci yazar Ziyad Ebuzziya'nın 1940-47 yılları arasın da çıkarmış olduğu Tasvir efkar" Tasvir " gazetelerinin ve devrin tek parti idaresi tarafın onaltı defa kapatıldığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Bunların çoğunda sadece görülen lüzum üzerine" veya"kapatılmıştır" sözleriyle yetinilip kapatma sebebi bildirilme tenezzülü ve cesareti göstermeyip, ekseriyetle de bu kararların telefonla bildirildiğini . . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Yine Ziyad Ebuzziya'nın Tasvir-i Efkar gazetesi, devrin milli şefi İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün Ankara' da bir okuldan çıkarken çekilen resminin gazetenin üçüncü sayfasına konulmasının hakaret sayılarak on gün kapatıldığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Yine bu yıllarda, zamanın Matbuat Umum Müdürü Selim Sarper in,. Bir gazetenin şeref yerinin sağ üst köşe mi? Sol üst köşe mi?" olduğunu tartışarak, İnönü'nün resmini ve hakkında çıkacak haberlerin buraya konulmasını, aksi takdirde gazetelerin kapatılacağını ihtar ettiğini . . (364)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>İstiklal Marşımıza Hücumlar</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Dindar bir adam yazmıştır" diye değiştirilmeye ve hor görülmeye başlanan "İstiklal Marşı"mıza karşı ilk hücumların İsmet İnönu hükümeti zamanında ve Cumhuriyet Halk Partisı nin yayın organı gazeteler tarafından organize edildiğini . </em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>İlahi takdire bakın ki, bu milli marşımızın kırkiki yıl da yirmibir defa değiştirilmek istenilmesine rağmen o günden bu güne hiç bir faninin ve eli dilinin bunu başaramadığını. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>(365) </em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Cumhuriyet Aydınının İnanç Tablosu</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Zekeriya Sertel'in l927'de çıkardıgı Resimli Ay mecmuasının düzenlediği "inanç" konulu ankete cevap veren yazar Reşat Nuri Güntekin'in:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Dünyaya gözlerimizi kapar kapamaz başka bir dünyaya doğacağımızı, bütün düşündüğümüz, istediğimiz, sevdiğimiz şeyleri orada bulacağımızı ümit etmek çok güzel şey.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>. Fakat ben bu saadeti çoktan kaybettim." diye ümitsiz bir cevap verdiğini . . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Selim Sırrı Tarcan'ın, "Mahşer'e, Cennet ve Cehennem'e inanacak kadar safdil olmadığını söylediğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Abdullah Cevdet'in ahiret inancını tamamen reddederek bu inancın "ecdaddan intikal etmiş hasletler" olduğunu beyan ettiğini . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Ve ilahiyat pröfesörü ve müstakbel CHP başkanlarından Şemseddin Günaltay'ın ise "İnanç" ile alakalı olarak "dünya, yalnız dünya" felsefesiyle görüyorsunuz, hep dünya işleriyle meşgulüm" cevabını verdiğini...(366)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Milli Koruma Kanunu</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Cumhuriyet sonrası ekonomiyi savaş şartlarına göre düzenlemek için çıkartılan "Milli Koruma Kanunu" ile memleketimizde tam bir sefalet döneminin başladığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Bu "Milli Koruma kanunu"na göre 40 dönümden az arazisi olan küçük çiftçilerin bütün öküzlerine devletçe el konulduğunu. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Tarım ürünlerinin büyük bir bölümüne devletçe el konulduğundan , Trakya bölgemizin köylerinde açlıktan ölenlerin olduğunu. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Toprak Mahsuleri Ofisi'nin yeni kurulmasından dolayı depolanamayan buğdayların tren yolu kenarlarında çürümeye terk edildiğini . . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun: "Zengin ve paralı adamlar için bir mesele mevcut değildir" diyerek bu durumu itiraf ettiğini. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Vurguncu ve stokçular zümresinin türeyip, Saraçoğlu'nun ardından Başbakan olan Refik Saydamın bile evinde çuvallarla stoklanmış malların bulunduğnu... (367)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Osmanlı'nın Dayısı</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Osmanlı Devleti'nin Cezayir Beylerbeyi Dayı Hasan Paşa ile ABD Cumhurbaşkanı George Washington arasında 1795'te yapılan bir anlaşmaya göre, Dayı Hasan Paşa'nın Amerikan gemilerini vergiye, daha doğrusu haraca bağladığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>ABD'nin yabancı dille(Türkçe) yapmış olduğu bu ilk ve tek anlaşmaya göre Amerikalıların 12 bin Cezayir sikkesi veya 642 bin ABD altını vergi(haraç) vermeyi kabul etmek zorunda kaldıklarını. . .( 368 )</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Fatih'in Topları</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Büyük dahi Sultan Mehmed'in, İstanbul'un fethi için balistik hesaplarını bizzat kendisinin yaptığı, yaklaşık 17 ton bakır kullanılarak dökülen ve 1,5 ton ağırlığındaki mermileri 1000 metre uzağa atabilen "şahi" adını verdiği muazzam toplar döktürdüğünü...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>50 çift manda ve 700 askerle iki ayda Edirne'den İstanbul yakınlarına getirilebilen bu, o zamana kadar misli görülmemiş topların ilk deneme atışları yapılmadan önce yakında bulunan kimselerin dillerini yutmamaları ve gebe kadınların çocuklarını düşürmemeleri için şehrin her tarafına münadiler salınarak topların atılacağı zamanın ilan ettirildiğini... (369)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Osmanlı Düşmanlığının Böylesi</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Cumhuriyet'in ilanından sonra 3 Mart 1924 tarihinde 431 sayılı kanun ile Hilafet'in kaldırılıp Osmanlı hanedanına mensup kimselerin yurt dışına sürgü gönderilmesine karar verildiğini. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Bu konunun mecliste görüşülmesi sırasında bazılarının hiç olmazsa kadınların memleketten çıkartılmamasına dair bir teklif ileri sürmesi üzerine, mecliste bulunan bazı meb'usların masaların üzerine çıkıp tepinerek "Olamaz!" diye haykırdıklarını... </em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Topçu İhsan namındaki ecdad düşmanı bir kendini bilmez birinin de :</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Osmanlı hanedanının hepsi sürülmelidir. Ne erkeği kalsın ne kadını... Hatta ölülerinin kemiklerini bile mezarlarından çıkarıp atmak lazım gelir." deme utanmazlığını göstererek, Horasan'dan kopup gelerek Söğüt'e yerleşip oradan da koca bir cihan devleti çıkaran Osmanı Hanedanı için böylesine haysiyet kırıcı teklifler ortaya atabildiklerini...(370)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Ütopya ve Türkler</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Hristiyan Avrupa'nın akıldışı yönetimi karşısında arayış içine giren batılı filozofların "Yaşayanlara kusursuz bir düzen içinde var olma imkanı sağladığını kabul edilen ideal ülke ütopya" arayışı içine girdiklerini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bu filozoflardan biri olan Tommaso Campanella' nın, 1602'de bu gaye ile La Citta del sole (Güneş Ülkesi) eserini yazdığını ve bu eserinin hayata uygulanabilirliğini ispat sadedinde :</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Güneş ülkeyi yer yüzünde bulmak mümkün mü? Fikir hürriyetine, vicdan hürriyetine, lisan hürriyetine ilişmeyen Türklerin mevcudiyeti hiç olmazsa yarın böyle bir ülkenin olacağını zannettiriyor bana . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Madem ki; düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var, üzerinde yalnız hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir Güneş Ülke niçin vücut bulmasın!..." dediğini...(371)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Avrupa ve Biz</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Cumhuriyet'in 10. yılı münasebeti ile düzenlenen bir mitingde konuşan hatibin bir ara coşarak:"On yılda Avrupa'yı on asır geride bıraktık!. ." diye haykırması üzerine, şair Yahya Kemal Beyatlı'nın esefle dizine vurarak:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Yahu, şu Avrupa ile bir türlü beraber olamadık. Ya geriye kalıyoruz, ya geçiyoruz..." dediğini...(372)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Kıyamete Kadar Çan Sesi Dinlemek</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Ahmet Vefik Paşa' nın, Rumelihisarı' nın üst tarafında kurulan "Robert Kolej" adlı misyoner yuvasının arsasını Amerikalı protestan misyonerlere sattığını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Bu zatın, öldüğünde vasiyet ettiği gibi Eyyüb Sultan 'a gömülmek istediğini, fakat zamanın padişahı Abdülhamid Han'ın buna kat'iyen müsaade etmeyerek:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Protestanlara arsa satan adam, kıyamete dek onların çan sesini dinlesin" diyerek Eyyüb Sultan'a değil, sattığı arsanın hemen önündeki Rumeli mezarlığına gömülmesini emrettiğini. . .(373) </em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">CHP'nin Seçim Zorbalıkları </span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>l946'daki çok partili seçimlerde iktidarı bırakmak istemeyen C.H.P'nin seçimlere müdahale ettiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Demokrat Parti'nin, seçimi kazanıp 23 milletvekili çıkardığı tam olarak besbelli olduğu halde, İstanbul'un neticesinin derhal ilan edilmediğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Vali Lütfi Kırdar'ın dönemin meşhur bir gazetecisini makamına çağırıp :</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">"Size güvenim olduğu için memlekete ait bir davayı danışmak istiyorum. Evet, İstanbul'da DP seçimi kesin bir şekilde kazandı. Fakat buradan Kazım Karabekir , Hamdullah Suphi Tanrıöver, Cemil Cahit Toydemir, Refet Bele ve Hüseyin Cahit Yalçın'ın çıkarılması ve DP'ye ancak 18 kişilik bir yer bırakılması hakkında sıkı bir emir aldım. Dürüst bir memur ve memleketçi sıfatıyla nasıl hareket edeyim? Bu emri yerine getirmezsem İstanbul seçimlerini kökünden bozmak için bahane aranması ve yeni partinin bu 18 kişilik mühim kuvveti elinden kaçırması ihtimali vardır. Bana ne tavsiye edersiniz?" diye sorduğunu...</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Ve hakikaten de 24 Temmuz'da İstanbul DP'den seçimi kazananlar listesinin 18 kişi olarak ilan edildiğini.... (374)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Orta Çağ Avrupasında Kitap</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Orta Çağ'da İslam dünyasında 10 milyon mevcutlu dev kütüphaneler bulunduğunu . İslam dünyasının 10. yüzyılda, hem derlemelerin zenginliği, hem de kütüphanecilik yöntemleri bakımından Avrupa kütüphaneciliğinden 200-300 yıl ileride olduğunu...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Aynı Orta Çağ Avrupası kütüphanelerinde kitapların raflara zincirlerle bağlandığını ve okuyucu kitap okumak istediği zaman bu kitabın rahleye zincirlerle bağlanarak verildiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Daha da ileri gidilerek kitapların demir parmaklıklar arasından okutulduğunu . . . (375)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Manidar Bir İtiraf</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>ultan Abdülhamidin II. Meşrutiyet'in ilanından onbeş gün sonra Meclisi Mebusan azalarına bir ziyafet verdiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Bu mühim hadiseyi, o akşamki ziyafette bulunmuş olan İttihatçıların meşhur kalemşörü ,Abdülhamid düşmanı Hüseyin Cahit(Yalçın)'ın "Meşrutiyet Hatıraları"nda:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">"Abdülhamid ile görüşen Avrupalılar onun pek çekici ve bağlayıcı bir nezaketi ve şahsiyeti olduğunu öteden beri yazarlardı. Bunu dalkavukluğa ve menfaatperestliğe hamlederek inanmazdık. Fakat bu gece Abdülhamid'deki büyük cazibeyi ben de yakından gördüm. Ziyafet sonunda hemen bütün mebusların kalbini kazanmıştı" diye itiraf ettiğini.. .(376)</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">CHP' nin İhtilal Metotları </span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>27 Mayıs 1960 darbesinden önceki dönemde CHP ve iktidardaki DP arasında "ilan edilmemiş bir savaş"ın olduğunu ve DP yönetimine karşı muhalefetini sertleştiren İnönü' nün iktidara darbe tehditlerinde bulunduğunu...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>İsmet İnönü'nün o zamanki demeçleri arasında:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Seçim güvenliği üzerinde ısrar edeceğiz. Vermezsen gideceksin hem de çok fena gideceksin. (17 Ekim 1958),</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Biz ihtilal ve inkılap rejiminden geldik." (18 Ekim 1958),</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Sabık Başbakan olmaktan korkan zatın korktuğu en kısa zamanda başına gelecektir. " (17 Ocak 1960)gibi yakışıksız ifadelerin bulunduğunu . . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Mayıs 1960'a yaklaştıkça demeçlerin daha da sertleşerek:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Biz ihtilal metodlarını izleriz.",</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Biz ihtilalden yetişmiş insanlarız.", "Eğer insan hakları yürütülmez, vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa, ihtilal mutlaka olur". ,</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"şartlar tamam olduğu zaman, milletler için ihtilal meşru haktır. ",</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Eğer ihtilal ,Vatandaş için başka çıkar yol yoktur' kanaati zihinlere yerleşirse, meşru bir hak olarak kullanılacaktır. Bundan kaçınmak mümkün değildir." şekline dönüştüğünü...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>27 Mayıs darbesinin liderlerinden Orhan Erkanlı'nın da, yıllar sonra hatıralarında bu sözlerin kendilerini nasıl etkilediğini:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">'İsmet Paşa'nın Meclis'te 'Şartlar tamam olduğu zaman ihtilal meşru olur' dediği günün gecesi, İstanbul'da bulunan arkadaşlarla toplanarak bu sözün manasını değerlendirdiğimizi hatırlarım. Bizim için en önemli problemlerden biri, İsmet Paşa faktörü idi. O gece anlaşıldı ki, paşa bizimle olmasa dahi, ihtilalin karşısında vaziyet almayacaktır. Bu sonuç bize güç ve hız verdi.</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Paşanın bizim örgütümüzle direkt bir irtibatı hiçbir zaman olmamıştır. Eminim ki haberi olsaydı bizi resmi makamlara bildirirdi. Fakat bizim için bu sözler birer yeşil ışıktı. Paşanın da durumu bizim gibi görmesi, maneviyatımızı yükseltiyordu" diyerek itiraf ettiğini... (377) </em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Rumeli Hisarının Planı </span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Planları başta Fatih Sultan Mehmed olmak üzere Mimar Muslihiddin tarafından çizilen ve inşaatında Koca Sultan ın , bile taştaşıdığı Rumeli Hisarı'nın, altı bin işçinin geceli gündüzlü vecd ve iman havasının lezzeti ve heyecanı içinde çalışması sayesinde yüzotuziki gün gibi akıl almaz bir zamanda bitirildiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Hisarın planına kuş bakışı nazar edildiği zaman, Arapça 'Muhammed" yazısı okunacak şekilde olduğunu. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bu muazzam abidenin "Mim" harflerinin olduğu yerde kulelerin , "Ha " ve "Dal" harflerinin olduğu yerde ise istihkamların yer aldığını... ( 378 ) </span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Hassa Tacirleri</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Zaman şeridini biraz geriye çevirip baktığımızda , İstanbul sokaklarında başı bereli, ince tel gözlüklü Yahudilerin "eskiciii " diye bağırarak para kazanmaya çalıştıklarını ve Karaköy'de çöp bidonuna atılmış balık kafalarını toplayıp, eve götürerek karınlarını doyurduklarını İnşaat işlerini Ermeni kalfaciyanların, tuğlacıyanların yapıp , demircilerin ve kömürcülerin Rumlardan olduğunu...</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Aynı dönemde Osmanlı tüccarlarının Hassa Tacirleri" ünvanıyla Çin , Yemen , Moskova, Avusturya arasında padişah fermanının gölgesinde gümrüksüz ve ülkesine girdiği devletin koruması altında ticaret yaptıklarını...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Milletlerarası ticaret yapıp "Hassa Taciri" ünvanını almanın ancak ehl-i namus, dürüst Müslümanlara has olduğunu...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Bunların, yurt içinde derbentler tarafından güvenlikleri sağlanıp, Yurt dışında da padişah fermanıyla emniyet içinde dolaştıklarını ve mallarına zarar geldiğinde devlet tarafından tazmin edildiğini. . .(379)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>İnönü Ansiklopedisi ve Bir İtiraf</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>İsmet İnönü'nün Milli Şef ve Değişmez Genel Başkan" ünvanıyla anıldığı dönemde, Milli Eğitim Bakanlığı'nca 1943 yılının Cumhuriyet Bayramı'ndan itibaren "lnönü Ansiklopedisi " adıyla neşrine başlanıp, daha sonra "Türk Ansiklopedis i" adını alan bu eserin ancak kırk yılda tamamlanabildiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bu ansiklopedideki 'Sultan Vahdeddin" maddesinde:</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Zeki ve bütün tarihi belgelerden anlaşılacağı üzere son derece namuslu" diye yazılarak, resmi görüşün rağmına hakikatin ifade edilebildiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Ancak bu gerçeğin, bir devlet ansiklopedisinde bu şekilde itiraf edilmesinin bazı kimseleri oldukça tedirgin ettiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>CHP Kocaeli milletvekili İsmail Arar'ın TBMM başkanlığına bir takrir (önerge) vererek ansiklopedideki bu maddenin kim tarafından yazıldığını Milli Eğitim Bakanlığı'ndan açıklamasını istediğini . . . (3 8 0)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Hüsnü Hatta Verilen Değer</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Osmanlılarda ilim ve sanat erbabına verilen ehemmiyetin bir göstergesi olarak hüsn-ü hat (güzel yazı) erbabına pek ziyade hürmet edildiğini . . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Çoğu Osmanlı kibarlarının, konaklarına her gün bir hattatı davet ederek Kur'an-ı Kerim, Buhari veya şifa-i şerif gibi kitaplardan hiç olmazsa bir-iki satır olsun mutlaka yazdırarak teberrük edildiğini (mübarek sayıldığını)...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Ve birçok Osmanlı zengininin, hüsn-ü hatla kazanılan parayı, asıl helal para gözüyle bakarak hiç ihtiyaçları olmadığı halde kitap yazıp para kazandıklarını ve vefat ettiklerinde techiz ve tekfin masraflarının bu paradan karşılanmasını vasiyet etiklerini. . .(3 8 1)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em>Çarşafa ve Peçeye Dair</em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Cumhuriyet devrinin meşhur edebiyatçılarından Yakup Kadri Karaosmaoğlunun, 1913 yılında yazıp, on yıl sonra neşretiği Kadınlık ve Kadınlarımız" adlı eserine de aldığı</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Çarşafa ve Peçeye Dair" isimli yazısında bunlar hakkındaki fikirlerini :</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Bu çirkin asrın ve bu çirkin muhitin yegane süsü, yegane güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. Yalnız bunlardır ki, gözlere hala bakmak tahammülünü, bakmak arzusunu veriyor. Niçin ondan müşteki (şikayetçi) gibisiniz? O mazrufa bu zarftan daha muvafık ne olabilir?</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Sizi böyle gördükçe bir kadının nasıl böyle giyinebileceğini düşünüyorum ve çarşafsız, peçesiz bir kadın tahayyül edemiyorum . .. " diye başlayan çok güzel bir yazı ile ifade ettiğini...</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Yine Yakup Kadri'nin bu yazıyı neşrinden bir müddet sonra "Hakimiyet-i Milliye" gazetesine başyazar olduğunu..</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Daha sonra "Ulus" adını alarak Halk Partisi'nin yayın organı haline gelen bu gazetede yazılarına devam eden Yakup Kadri'nin, 'Kıyafet Devrimi" yapıldıktan sonra yüzseksen derece çark ederek ülkesi ve ülkesinin değerleri ile göbek bağını koparıp çarşaf ve peçenin Türk cemiyeti üzerinde bir kara leke olduğuna dair" yazılar yazabildiğini...( 382 )</span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Yakup Kadri'nin Vasiyeti </span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Hayatı hep zikzaklar içinde geçmiş olan Cumhuriyet devrinin meşhur yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun öldüğü zaman okunan vasiyetnamesinde:</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Karımdan ve dostlarımdan son dileğim, ölümümden sonra ne resmi ne de dini merasim isterim. Hastaneye kaldırılacak cesedimin doğrudan doğruya mezarlığa nakli..." diye yazdığını . . . (3 8 3)</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Hürmetin Böylesi </span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Muhammed" isminde çok sevdiği bir hizmetçisi bulunan 'Putkıran" lakaplı Hindistan fatihi Gazneli Mahmud 'un, bu hizmetçisini devamlı ismiyle hitap ederek çağırdığını. . .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>Gazneli Mahmud'un, bu hizmetçisini günün birinde kendi ismiyle değil de, babasının ismiyle çağırması üzerine kalbi kırılan hizmetçisinin böyle davranmasının sebebini sorması üzerine Peygamberimiz,in(sav) delicesine aşığı olan Gazneli Mahmud'un: .</em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em>"Evladım, hergün sana 'Muhammed' isminle hitap ediyordum. Zira abdestli bulunuyordum. Şu anda ise abdestim yok, 'Muhammed' ismini abdestsiz söylemekten haya ediyorum. Onun için seni babanın ismiyle çağırdım. " diye cevap verdiğini... (3 8 4) </em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: blue">BİLİYOR MUYDUNUZ?</span></span></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">BİTTİ...</span></span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 89444, member: 27"] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Padişahlı MasaI Yasağı[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Yeni Cumhuriyet düzeniyle birlikte, eskiye ait değer hükümlerinin ve bunları temsil eden şahısların hafızalardan silinmesi için olağanüstü gayretler sarfedildiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Prof. Pertev Naili Boratav ın o dönemin panoramasını çizerken konu ile alakalı olarak:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]"Bir Maarif şurası'nda, hatırlarım, çocuk kitapları meselesi üzerinde tartışılırken, 'Masallarda padişahtan söz edilmesi, çocukların cumhuriyet düzenine olan bağlarını gevşetebilir. padişahsız, şehzadesiz masallar yazılmalı çocuklar için biçiminde düşünceler ortaya atılmıştı." diyerek binlerce yıllık ananevi halk kültürünün ürünleri olan anonim masallarımızın ortadan kaldırılmak istenildiğini... (361)[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Ismarlama Milletvekili[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]1931 yılında 2. Ordu Müfettişi Fahreddin Altay'a, Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreteri Recep Peker'den bir telgraf gelip, telgrafta kendisinden bir "köylü meb'us" bulmasını istediğini. Gönderilen telgrafta, ısmarlanan meb'usun özellikleri ile alakalı olarak :[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Paşa hazretlerine,[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Konya'dan bir çiftçi meb'us yapmak kararındayız. Reisi cumhur hazretleri arzu edilen evsafta bir namzet bulunması işinin bizzat zat-ı devletlerine havalesini irade buyurdular. Namzette arzu edilen evsafın esaslarını aşağıda yazıyorum:[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Namzet mütegallibe olmamalı, kimsenin adamı bulunmamalı, az çok arazi ve çift çubuk sahibi olmalıdır. Civar veya tensib buyurulacak köylerden bizzat görülüp seçilmesi hususunda zat-ı devletlerinin zahmet ihtiyar buyurmalarını rica ederim. Eskiden askerlik yapanlar tercih edilebilir Esaslar şunlardır.[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]1- Namzet meb'us seçildikten sonra da çiftçi kalacak, hayatını terketmeyecek, mesleğine daima sadık kalacaktır.[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Meb'usluğunda, tatil zamanında yine mesleğine merbut kalacak, tatilinde köyünde aynı hayat tarzını yaşayacaktır[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]2- Behemehal milliyetperver olacak, beynelmilel her cereyana aleyhtar bulunacak, gerek meclisteki hal, vaziyet söz ve faaliyetinde ve gerek meslekdaşları ile temaslarında daima bu nokta-i nazarı takip edecek.[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]3- Cumhuriyet Halk Fıkrası'na ve onun bütün prensiplerine, akidelerine, hareketlerine tam sadakat sahibi olacak ve meb'usluğu müddetince bu vaziyetini muhafaza edecek,mutaassıp olmayacak.[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]4- Meclis'teki hayatında hal ve vaziyeti ve kıyafeti esas memleketindeki gibi olacak, meclis içtimalarına ve her yere kasketi, poturu ile gelecek, gündelik hayat tarzını değiştirmeyecek, yalnız merasim günlerinde herkes gibi frak-jaketredingot giyecek.[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]5- Yeni harflerle az çok okur-yazar olacak, bu hususta eksikliği varsa meclisteki hizmeti esnasında çalışıp tamamlayacak.[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]6- Konuşkan, zeki ve akl-ı selim sahibi olacak, çok yaşlı ve mütegallibe olmayacak.[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]7- Mücadele-i Milliye'de bir lekesi olmamalı, muhitinde nazar-ı dikkati calip bir kusur ve sevimsizliği bulunmamalı.[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Milli Mücadele'de hizmet etmeleri ve intibahatta ve diğer vesilelerle fırkamıza hizmet etmiş olması arzu olunur. Hiç olmazsa muarız bulunmamış olmalı, fırkaya kaydı yoksa derhal yaptırılmalıdır" diye yazıldığını...[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Fahreddin Altay'ın bu siparişi alır almaz Konya'nın merkez ilçelerinde günler süren aramalar sonucunda aranan vasfa uygun biri olarak Mustafa Lütfi Bey'i bulduğunu ve bu ısmarlama zatın mecliste sekiz yıl milletvekilliği yaptığını . (362)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Osmanlı 'ya Karşı Batının Çirkin Yüzü ve Pis Oyunları[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Batılıların emperyalist gayeli entrikalarına karşı 33 yıl fasılasız mücadele veren büyük siyaset dahisi Abdülhamid Han'a, gayelerine vasıl olamayan bu batılılar tarafından akla hayale gelmedik iftiralar atıldığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Albert Vandal'ın "Le Sultan Rouğe" (Kızıl Sultan) sloganının, maşası haline gelen Jöntürkler tarafından benimsendiğini .[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Yine Osmanlı düşmanı İngiliz Başbakanı Glodstone' un Sultan Abdülhamid için uydurduğu "The Great Crimminal" (Büyük Cani) yakıştırmasının Jöntürkler tarafından pek beğenilerek devrim tarihçiliği terminolojisine kazandırıldığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Beş parasız yurt dışına kaçan bu Jöntürkler'in Sultan Abdülhamid 'e karşı Avrupa'nın (hatta ABD'nin) toplam 29 büyük kentinde 160 gazete yayınladıklarını.[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Aynı zaman zarfında bütün Osmanlı Devleti sınırları içinde 125 gazete çıkarıldığı hesaba katılırsa batılı emperyalist güçlerin Osmanlı'yı parçalamak için böylesine büyük maddi finansman ortaya döktüklerini... (363)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]İnönü Devri Basın İstibdadı[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Gazeteci yazar Ziyad Ebuzziya'nın 1940-47 yılları arasın da çıkarmış olduğu Tasvir efkar" Tasvir " gazetelerinin ve devrin tek parti idaresi tarafın onaltı defa kapatıldığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Bunların çoğunda sadece görülen lüzum üzerine" veya"kapatılmıştır" sözleriyle yetinilip kapatma sebebi bildirilme tenezzülü ve cesareti göstermeyip, ekseriyetle de bu kararların telefonla bildirildiğini . . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Yine Ziyad Ebuzziya'nın Tasvir-i Efkar gazetesi, devrin milli şefi İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün Ankara' da bir okuldan çıkarken çekilen resminin gazetenin üçüncü sayfasına konulmasının hakaret sayılarak on gün kapatıldığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Yine bu yıllarda, zamanın Matbuat Umum Müdürü Selim Sarper in,. Bir gazetenin şeref yerinin sağ üst köşe mi? Sol üst köşe mi?" olduğunu tartışarak, İnönü'nün resmini ve hakkında çıkacak haberlerin buraya konulmasını, aksi takdirde gazetelerin kapatılacağını ihtar ettiğini . . (364)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]İstiklal Marşımıza Hücumlar[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Dindar bir adam yazmıştır" diye değiştirilmeye ve hor görülmeye başlanan "İstiklal Marşı"mıza karşı ilk hücumların İsmet İnönu hükümeti zamanında ve Cumhuriyet Halk Partisı nin yayın organı gazeteler tarafından organize edildiğini . [/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]İlahi takdire bakın ki, bu milli marşımızın kırkiki yıl da yirmibir defa değiştirilmek istenilmesine rağmen o günden bu güne hiç bir faninin ve eli dilinin bunu başaramadığını. . .[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I](365) [/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Cumhuriyet Aydınının İnanç Tablosu[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Zekeriya Sertel'in l927'de çıkardıgı Resimli Ay mecmuasının düzenlediği "inanç" konulu ankete cevap veren yazar Reşat Nuri Güntekin'in:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Dünyaya gözlerimizi kapar kapamaz başka bir dünyaya doğacağımızı, bütün düşündüğümüz, istediğimiz, sevdiğimiz şeyleri orada bulacağımızı ümit etmek çok güzel şey.[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]. Fakat ben bu saadeti çoktan kaybettim." diye ümitsiz bir cevap verdiğini . . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Selim Sırrı Tarcan'ın, "Mahşer'e, Cennet ve Cehennem'e inanacak kadar safdil olmadığını söylediğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Abdullah Cevdet'in ahiret inancını tamamen reddederek bu inancın "ecdaddan intikal etmiş hasletler" olduğunu beyan ettiğini . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Ve ilahiyat pröfesörü ve müstakbel CHP başkanlarından Şemseddin Günaltay'ın ise "İnanç" ile alakalı olarak "dünya, yalnız dünya" felsefesiyle görüyorsunuz, hep dünya işleriyle meşgulüm" cevabını verdiğini...(366)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Milli Koruma Kanunu[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Cumhuriyet sonrası ekonomiyi savaş şartlarına göre düzenlemek için çıkartılan "Milli Koruma Kanunu" ile memleketimizde tam bir sefalet döneminin başladığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Bu "Milli Koruma kanunu"na göre 40 dönümden az arazisi olan küçük çiftçilerin bütün öküzlerine devletçe el konulduğunu. . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Tarım ürünlerinin büyük bir bölümüne devletçe el konulduğundan , Trakya bölgemizin köylerinde açlıktan ölenlerin olduğunu. . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Toprak Mahsuleri Ofisi'nin yeni kurulmasından dolayı depolanamayan buğdayların tren yolu kenarlarında çürümeye terk edildiğini . . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun: "Zengin ve paralı adamlar için bir mesele mevcut değildir" diyerek bu durumu itiraf ettiğini. . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Vurguncu ve stokçular zümresinin türeyip, Saraçoğlu'nun ardından Başbakan olan Refik Saydamın bile evinde çuvallarla stoklanmış malların bulunduğnu... (367)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Osmanlı'nın Dayısı[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Osmanlı Devleti'nin Cezayir Beylerbeyi Dayı Hasan Paşa ile ABD Cumhurbaşkanı George Washington arasında 1795'te yapılan bir anlaşmaya göre, Dayı Hasan Paşa'nın Amerikan gemilerini vergiye, daha doğrusu haraca bağladığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]ABD'nin yabancı dille(Türkçe) yapmış olduğu bu ilk ve tek anlaşmaya göre Amerikalıların 12 bin Cezayir sikkesi veya 642 bin ABD altını vergi(haraç) vermeyi kabul etmek zorunda kaldıklarını. . .( 368 )[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Fatih'in Topları[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Büyük dahi Sultan Mehmed'in, İstanbul'un fethi için balistik hesaplarını bizzat kendisinin yaptığı, yaklaşık 17 ton bakır kullanılarak dökülen ve 1,5 ton ağırlığındaki mermileri 1000 metre uzağa atabilen "şahi" adını verdiği muazzam toplar döktürdüğünü...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]50 çift manda ve 700 askerle iki ayda Edirne'den İstanbul yakınlarına getirilebilen bu, o zamana kadar misli görülmemiş topların ilk deneme atışları yapılmadan önce yakında bulunan kimselerin dillerini yutmamaları ve gebe kadınların çocuklarını düşürmemeleri için şehrin her tarafına münadiler salınarak topların atılacağı zamanın ilan ettirildiğini... (369)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Osmanlı Düşmanlığının Böylesi[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Cumhuriyet'in ilanından sonra 3 Mart 1924 tarihinde 431 sayılı kanun ile Hilafet'in kaldırılıp Osmanlı hanedanına mensup kimselerin yurt dışına sürgü gönderilmesine karar verildiğini. . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Bu konunun mecliste görüşülmesi sırasında bazılarının hiç olmazsa kadınların memleketten çıkartılmamasına dair bir teklif ileri sürmesi üzerine, mecliste bulunan bazı meb'usların masaların üzerine çıkıp tepinerek "Olamaz!" diye haykırdıklarını... [/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Topçu İhsan namındaki ecdad düşmanı bir kendini bilmez birinin de :[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Osmanlı hanedanının hepsi sürülmelidir. Ne erkeği kalsın ne kadını... Hatta ölülerinin kemiklerini bile mezarlarından çıkarıp atmak lazım gelir." deme utanmazlığını göstererek, Horasan'dan kopup gelerek Söğüt'e yerleşip oradan da koca bir cihan devleti çıkaran Osmanı Hanedanı için böylesine haysiyet kırıcı teklifler ortaya atabildiklerini...(370)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Ütopya ve Türkler[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Hristiyan Avrupa'nın akıldışı yönetimi karşısında arayış içine giren batılı filozofların "Yaşayanlara kusursuz bir düzen içinde var olma imkanı sağladığını kabul edilen ideal ülke ütopya" arayışı içine girdiklerini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bu filozoflardan biri olan Tommaso Campanella' nın, 1602'de bu gaye ile La Citta del sole (Güneş Ülkesi) eserini yazdığını ve bu eserinin hayata uygulanabilirliğini ispat sadedinde :[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Güneş ülkeyi yer yüzünde bulmak mümkün mü? Fikir hürriyetine, vicdan hürriyetine, lisan hürriyetine ilişmeyen Türklerin mevcudiyeti hiç olmazsa yarın böyle bir ülkenin olacağını zannettiriyor bana . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Madem ki; düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var, üzerinde yalnız hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir Güneş Ülke niçin vücut bulmasın!..." dediğini...(371)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Avrupa ve Biz[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Cumhuriyet'in 10. yılı münasebeti ile düzenlenen bir mitingde konuşan hatibin bir ara coşarak:"On yılda Avrupa'yı on asır geride bıraktık!. ." diye haykırması üzerine, şair Yahya Kemal Beyatlı'nın esefle dizine vurarak:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Yahu, şu Avrupa ile bir türlü beraber olamadık. Ya geriye kalıyoruz, ya geçiyoruz..." dediğini...(372)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Kıyamete Kadar Çan Sesi Dinlemek[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Ahmet Vefik Paşa' nın, Rumelihisarı' nın üst tarafında kurulan "Robert Kolej" adlı misyoner yuvasının arsasını Amerikalı protestan misyonerlere sattığını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Bu zatın, öldüğünde vasiyet ettiği gibi Eyyüb Sultan 'a gömülmek istediğini, fakat zamanın padişahı Abdülhamid Han'ın buna kat'iyen müsaade etmeyerek:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Protestanlara arsa satan adam, kıyamete dek onların çan sesini dinlesin" diyerek Eyyüb Sultan'a değil, sattığı arsanın hemen önündeki Rumeli mezarlığına gömülmesini emrettiğini. . .(373) [/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]CHP'nin Seçim Zorbalıkları [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]l946'daki çok partili seçimlerde iktidarı bırakmak istemeyen C.H.P'nin seçimlere müdahale ettiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Demokrat Parti'nin, seçimi kazanıp 23 milletvekili çıkardığı tam olarak besbelli olduğu halde, İstanbul'un neticesinin derhal ilan edilmediğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Vali Lütfi Kırdar'ın dönemin meşhur bir gazetecisini makamına çağırıp :[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]"Size güvenim olduğu için memlekete ait bir davayı danışmak istiyorum. Evet, İstanbul'da DP seçimi kesin bir şekilde kazandı. Fakat buradan Kazım Karabekir , Hamdullah Suphi Tanrıöver, Cemil Cahit Toydemir, Refet Bele ve Hüseyin Cahit Yalçın'ın çıkarılması ve DP'ye ancak 18 kişilik bir yer bırakılması hakkında sıkı bir emir aldım. Dürüst bir memur ve memleketçi sıfatıyla nasıl hareket edeyim? Bu emri yerine getirmezsem İstanbul seçimlerini kökünden bozmak için bahane aranması ve yeni partinin bu 18 kişilik mühim kuvveti elinden kaçırması ihtimali vardır. Bana ne tavsiye edersiniz?" diye sorduğunu...[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Ve hakikaten de 24 Temmuz'da İstanbul DP'den seçimi kazananlar listesinin 18 kişi olarak ilan edildiğini.... (374)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Orta Çağ Avrupasında Kitap[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Orta Çağ'da İslam dünyasında 10 milyon mevcutlu dev kütüphaneler bulunduğunu . İslam dünyasının 10. yüzyılda, hem derlemelerin zenginliği, hem de kütüphanecilik yöntemleri bakımından Avrupa kütüphaneciliğinden 200-300 yıl ileride olduğunu...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Aynı Orta Çağ Avrupası kütüphanelerinde kitapların raflara zincirlerle bağlandığını ve okuyucu kitap okumak istediği zaman bu kitabın rahleye zincirlerle bağlanarak verildiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Daha da ileri gidilerek kitapların demir parmaklıklar arasından okutulduğunu . . . (375)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Manidar Bir İtiraf[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]ultan Abdülhamidin II. Meşrutiyet'in ilanından onbeş gün sonra Meclisi Mebusan azalarına bir ziyafet verdiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Bu mühim hadiseyi, o akşamki ziyafette bulunmuş olan İttihatçıların meşhur kalemşörü ,Abdülhamid düşmanı Hüseyin Cahit(Yalçın)'ın "Meşrutiyet Hatıraları"nda:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]"Abdülhamid ile görüşen Avrupalılar onun pek çekici ve bağlayıcı bir nezaketi ve şahsiyeti olduğunu öteden beri yazarlardı. Bunu dalkavukluğa ve menfaatperestliğe hamlederek inanmazdık. Fakat bu gece Abdülhamid'deki büyük cazibeyi ben de yakından gördüm. Ziyafet sonunda hemen bütün mebusların kalbini kazanmıştı" diye itiraf ettiğini.. .(376)[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]CHP' nin İhtilal Metotları [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]27 Mayıs 1960 darbesinden önceki dönemde CHP ve iktidardaki DP arasında "ilan edilmemiş bir savaş"ın olduğunu ve DP yönetimine karşı muhalefetini sertleştiren İnönü' nün iktidara darbe tehditlerinde bulunduğunu...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]İsmet İnönü'nün o zamanki demeçleri arasında:[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Seçim güvenliği üzerinde ısrar edeceğiz. Vermezsen gideceksin hem de çok fena gideceksin. (17 Ekim 1958),[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Biz ihtilal ve inkılap rejiminden geldik." (18 Ekim 1958),[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Sabık Başbakan olmaktan korkan zatın korktuğu en kısa zamanda başına gelecektir. " (17 Ocak 1960)gibi yakışıksız ifadelerin bulunduğunu . . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Mayıs 1960'a yaklaştıkça demeçlerin daha da sertleşerek:[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Biz ihtilal metodlarını izleriz.",[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Biz ihtilalden yetişmiş insanlarız.", "Eğer insan hakları yürütülmez, vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa, ihtilal mutlaka olur". ,[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"şartlar tamam olduğu zaman, milletler için ihtilal meşru haktır. ",[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Eğer ihtilal ,Vatandaş için başka çıkar yol yoktur' kanaati zihinlere yerleşirse, meşru bir hak olarak kullanılacaktır. Bundan kaçınmak mümkün değildir." şekline dönüştüğünü...[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]27 Mayıs darbesinin liderlerinden Orhan Erkanlı'nın da, yıllar sonra hatıralarında bu sözlerin kendilerini nasıl etkilediğini:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]'İsmet Paşa'nın Meclis'te 'Şartlar tamam olduğu zaman ihtilal meşru olur' dediği günün gecesi, İstanbul'da bulunan arkadaşlarla toplanarak bu sözün manasını değerlendirdiğimizi hatırlarım. Bizim için en önemli problemlerden biri, İsmet Paşa faktörü idi. O gece anlaşıldı ki, paşa bizimle olmasa dahi, ihtilalin karşısında vaziyet almayacaktır. Bu sonuç bize güç ve hız verdi.[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Paşanın bizim örgütümüzle direkt bir irtibatı hiçbir zaman olmamıştır. Eminim ki haberi olsaydı bizi resmi makamlara bildirirdi. Fakat bizim için bu sözler birer yeşil ışıktı. Paşanın da durumu bizim gibi görmesi, maneviyatımızı yükseltiyordu" diyerek itiraf ettiğini... (377) [/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Rumeli Hisarının Planı [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Planları başta Fatih Sultan Mehmed olmak üzere Mimar Muslihiddin tarafından çizilen ve inşaatında Koca Sultan ın , bile taştaşıdığı Rumeli Hisarı'nın, altı bin işçinin geceli gündüzlü vecd ve iman havasının lezzeti ve heyecanı içinde çalışması sayesinde yüzotuziki gün gibi akıl almaz bir zamanda bitirildiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Hisarın planına kuş bakışı nazar edildiği zaman, Arapça 'Muhammed" yazısı okunacak şekilde olduğunu. . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bu muazzam abidenin "Mim" harflerinin olduğu yerde kulelerin , "Ha " ve "Dal" harflerinin olduğu yerde ise istihkamların yer aldığını... ( 378 ) [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Hassa Tacirleri[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Zaman şeridini biraz geriye çevirip baktığımızda , İstanbul sokaklarında başı bereli, ince tel gözlüklü Yahudilerin "eskiciii " diye bağırarak para kazanmaya çalıştıklarını ve Karaköy'de çöp bidonuna atılmış balık kafalarını toplayıp, eve götürerek karınlarını doyurduklarını İnşaat işlerini Ermeni kalfaciyanların, tuğlacıyanların yapıp , demircilerin ve kömürcülerin Rumlardan olduğunu...[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Aynı dönemde Osmanlı tüccarlarının Hassa Tacirleri" ünvanıyla Çin , Yemen , Moskova, Avusturya arasında padişah fermanının gölgesinde gümrüksüz ve ülkesine girdiği devletin koruması altında ticaret yaptıklarını...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Milletlerarası ticaret yapıp "Hassa Taciri" ünvanını almanın ancak ehl-i namus, dürüst Müslümanlara has olduğunu...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Bunların, yurt içinde derbentler tarafından güvenlikleri sağlanıp, Yurt dışında da padişah fermanıyla emniyet içinde dolaştıklarını ve mallarına zarar geldiğinde devlet tarafından tazmin edildiğini. . .(379)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]İnönü Ansiklopedisi ve Bir İtiraf[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]İsmet İnönü'nün Milli Şef ve Değişmez Genel Başkan" ünvanıyla anıldığı dönemde, Milli Eğitim Bakanlığı'nca 1943 yılının Cumhuriyet Bayramı'ndan itibaren "lnönü Ansiklopedisi " adıyla neşrine başlanıp, daha sonra "Türk Ansiklopedis i" adını alan bu eserin ancak kırk yılda tamamlanabildiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bu ansiklopedideki 'Sultan Vahdeddin" maddesinde:[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Zeki ve bütün tarihi belgelerden anlaşılacağı üzere son derece namuslu" diye yazılarak, resmi görüşün rağmına hakikatin ifade edilebildiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Ancak bu gerçeğin, bir devlet ansiklopedisinde bu şekilde itiraf edilmesinin bazı kimseleri oldukça tedirgin ettiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]CHP Kocaeli milletvekili İsmail Arar'ın TBMM başkanlığına bir takrir (önerge) vererek ansiklopedideki bu maddenin kim tarafından yazıldığını Milli Eğitim Bakanlığı'ndan açıklamasını istediğini . . . (3 8 0)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Hüsnü Hatta Verilen Değer[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Osmanlılarda ilim ve sanat erbabına verilen ehemmiyetin bir göstergesi olarak hüsn-ü hat (güzel yazı) erbabına pek ziyade hürmet edildiğini . . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Çoğu Osmanlı kibarlarının, konaklarına her gün bir hattatı davet ederek Kur'an-ı Kerim, Buhari veya şifa-i şerif gibi kitaplardan hiç olmazsa bir-iki satır olsun mutlaka yazdırarak teberrük edildiğini (mübarek sayıldığını)...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Ve birçok Osmanlı zengininin, hüsn-ü hatla kazanılan parayı, asıl helal para gözüyle bakarak hiç ihtiyaçları olmadığı halde kitap yazıp para kazandıklarını ve vefat ettiklerinde techiz ve tekfin masraflarının bu paradan karşılanmasını vasiyet etiklerini. . .(3 8 1)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][I]Çarşafa ve Peçeye Dair[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Cumhuriyet devrinin meşhur edebiyatçılarından Yakup Kadri Karaosmaoğlunun, 1913 yılında yazıp, on yıl sonra neşretiği Kadınlık ve Kadınlarımız" adlı eserine de aldığı[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Çarşafa ve Peçeye Dair" isimli yazısında bunlar hakkındaki fikirlerini :[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Bu çirkin asrın ve bu çirkin muhitin yegane süsü, yegane güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. Yalnız bunlardır ki, gözlere hala bakmak tahammülünü, bakmak arzusunu veriyor. Niçin ondan müşteki (şikayetçi) gibisiniz? O mazrufa bu zarftan daha muvafık ne olabilir?[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Sizi böyle gördükçe bir kadının nasıl böyle giyinebileceğini düşünüyorum ve çarşafsız, peçesiz bir kadın tahayyül edemiyorum . .. " diye başlayan çok güzel bir yazı ile ifade ettiğini...[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Yine Yakup Kadri'nin bu yazıyı neşrinden bir müddet sonra "Hakimiyet-i Milliye" gazetesine başyazar olduğunu..[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Daha sonra "Ulus" adını alarak Halk Partisi'nin yayın organı haline gelen bu gazetede yazılarına devam eden Yakup Kadri'nin, 'Kıyafet Devrimi" yapıldıktan sonra yüzseksen derece çark ederek ülkesi ve ülkesinin değerleri ile göbek bağını koparıp çarşaf ve peçenin Türk cemiyeti üzerinde bir kara leke olduğuna dair" yazılar yazabildiğini...( 382 )[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Yakup Kadri'nin Vasiyeti [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Hayatı hep zikzaklar içinde geçmiş olan Cumhuriyet devrinin meşhur yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun öldüğü zaman okunan vasiyetnamesinde:[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Karımdan ve dostlarımdan son dileğim, ölümümden sonra ne resmi ne de dini merasim isterim. Hastaneye kaldırılacak cesedimin doğrudan doğruya mezarlığa nakli..." diye yazdığını . . . (3 8 3)[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]Hürmetin Böylesi [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Muhammed" isminde çok sevdiği bir hizmetçisi bulunan 'Putkıran" lakaplı Hindistan fatihi Gazneli Mahmud 'un, bu hizmetçisini devamlı ismiyle hitap ederek çağırdığını. . .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]Gazneli Mahmud'un, bu hizmetçisini günün birinde kendi ismiyle değil de, babasının ismiyle çağırması üzerine kalbi kırılan hizmetçisinin böyle davranmasının sebebini sorması üzerine Peygamberimiz,in(sav) delicesine aşığı olan Gazneli Mahmud'un: .[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I]"Evladım, hergün sana 'Muhammed' isminle hitap ediyordum. Zira abdestli bulunuyordum. Şu anda ise abdestim yok, 'Muhammed' ismini abdestsiz söylemekten haya ediyorum. Onun için seni babanın ismiyle çağırdım. " diye cevap verdiğini... (3 8 4) [/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=blue]BİLİYOR MUYDUNUZ?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#0000ff][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#0000ff][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=red]BİTTİ...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihte İbretli Olaylar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst