Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Tarihten sayfalar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ruh" data-source="post: 102487" data-attributes="member: 1370"><p><strong><em><span style="color: green">“Derviş Musa” nasıl “Merkez Efendi” oldu!</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">24 Ekim 2005 Pazartesi</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Bir gün Sümbül Sinan Efendi, bir gün ders esnasında dervişlerini çetin bir imtihana tâbî tuttu. Onlara dedi ki: - Ey bir avuç topraktan ibaret olan canlar! Bu âlemin nasıl yaratılmasını isterdiniz?</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Her derviş kendi gönlünce cevaplar sundu. Sıra Muslihuddin Musa Efendi’ye geldi ve yüzünde elmaslar oynaşan Sümbül Efendi tatlı bir tebessümle:</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">- Eee, bir de sen söyle bakalım Musa Efendi, sen nasıl bir dünya isterdin? </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">“Âlem bir nizam içinde”</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Musa Efendi başını kaldırmadan cevap verdi:</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">- Efendim, bu âlem öyle tatlı bir nizam içinde ki; buna bir şey ilâve etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez!</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Sümbül Efendinin istediği de buydu. Ay yüzünde görülmemiş bir ışık belirdi ve dedi:</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">- Aferin derviş Musa! Demek her şey merkezinde, böyle olmalıydı diyorsun! Öyleyse senin adın bundan böyle Merkez Muslihuddin olsun!</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Bundan sonra derviş Musa, “Merkez Efendi” ismiyle gönüllerde taht kurdu...</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">***</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Yine dervişlerin Sümbül Efendi etrafında birer pervane misali döndüğü günlerden biri, Sümbül Efendi dervişlerini imtihana tutmak istedi.</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">- Ey dervişler, her birinizden birer demet çiçek istiyorum, dedi.</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Bütün dervişler dışarı süzüldü. Kırlara, bahçelere doğru koştular ve demet demet, kucak kucak çiçekler topladılar. </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green"></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">“Hangi çiçeğe </span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">el atsam...”</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Ancak Merkez Efendi düşünceliydi. Elinde, tek bir tane solmuş, kurumuş, cevheri gitmiş papatya vardı. Sümbül Efendi’nin önüne varıp boyun büktü ve:</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">- Efendim, hangi çiçeğe el atsam, onu Allah Allah diye zikreder buldum ve koparamadım, kusurum affola, dedi</span></em></strong></p><p><strong><em><span style="color: green">Zaten Sümbül Efendi’nin beklediği de bu değil miydi... Bu asil davranış karşısında bütün dervişlerin başı önlerine eğilmişti...</span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ruh, post: 102487, member: 1370"] [B][I][COLOR=green]“Derviş Musa” nasıl “Merkez Efendi” oldu! 24 Ekim 2005 Pazartesi Bir gün Sümbül Sinan Efendi, bir gün ders esnasında dervişlerini çetin bir imtihana tâbî tuttu. Onlara dedi ki: - Ey bir avuç topraktan ibaret olan canlar! Bu âlemin nasıl yaratılmasını isterdiniz? Her derviş kendi gönlünce cevaplar sundu. Sıra Muslihuddin Musa Efendi’ye geldi ve yüzünde elmaslar oynaşan Sümbül Efendi tatlı bir tebessümle: - Eee, bir de sen söyle bakalım Musa Efendi, sen nasıl bir dünya isterdin? “Âlem bir nizam içinde” Musa Efendi başını kaldırmadan cevap verdi: - Efendim, bu âlem öyle tatlı bir nizam içinde ki; buna bir şey ilâve etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez! Sümbül Efendinin istediği de buydu. Ay yüzünde görülmemiş bir ışık belirdi ve dedi: - Aferin derviş Musa! Demek her şey merkezinde, böyle olmalıydı diyorsun! Öyleyse senin adın bundan böyle Merkez Muslihuddin olsun! Bundan sonra derviş Musa, “Merkez Efendi” ismiyle gönüllerde taht kurdu... *** Yine dervişlerin Sümbül Efendi etrafında birer pervane misali döndüğü günlerden biri, Sümbül Efendi dervişlerini imtihana tutmak istedi. - Ey dervişler, her birinizden birer demet çiçek istiyorum, dedi. Bütün dervişler dışarı süzüldü. Kırlara, bahçelere doğru koştular ve demet demet, kucak kucak çiçekler topladılar. “Hangi çiçeğe el atsam...” Ancak Merkez Efendi düşünceliydi. Elinde, tek bir tane solmuş, kurumuş, cevheri gitmiş papatya vardı. Sümbül Efendi’nin önüne varıp boyun büktü ve: - Efendim, hangi çiçeğe el atsam, onu Allah Allah diye zikreder buldum ve koparamadım, kusurum affola, dedi Zaten Sümbül Efendi’nin beklediği de bu değil miydi... Bu asil davranış karşısında bütün dervişlerin başı önlerine eğilmişti...[/COLOR][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Tarihten sayfalar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst