Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Tarihten sayfalar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ruh" data-source="post: 144988" data-attributes="member: 1370"><p><strong><em><span style="color: green">“Padişah benim ama o benim hocamdır”</span></em></strong></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: green">20 Temmuz 2009 Pazartesi</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">14 asır önce müjdelenmişti İstanbul’un fethi, kıymetlilerin en kıymetlisi tarafından. Âlemde kaç kişiye nasip olurdu, Allah’ın sevgilisinin övgüsüne mazhar olmak? Allah aşkı için, Resulu Ekrem sevdası uğruna; gözü, gönlü Allah’a dönük nice Hak dostu, nice Hak sevdalısı dayanmıştı surların kapısına. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Ama bir Osmanlı vardı ki Onu kuranlar hamurunu imanla yoğurmuş, aşkla işlemişti. Osmanlı sultanlarının her biri bu şerefe mazhar olmak için dayanmıştı Bizans’ın kapısına...</span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: green">“Küffâr üzerine yürüyünüz!”</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Zaman ırmağı sonsuza doğru aktı, günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovaladı ve Sultan Murad Han oğlu Mehmed Han Osmanlı tahtına çıktı... Hiç vakit kaybetmeden bütün âlimleri Edirne’ye dâvet etti ve onlardan sordu. Herkes fikrini söyledi. Sıra “Ak Şeyh”e, yani Akşemseddin hazretlerine gelince o, şöyle dedi:</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">- Allah Resûlü’nün iltifat-ı seniyyesi size vâki olmuştur! Gayret sizden, yardım yüce Allah’tan... Hiç tereddüt etmeden küffâr üzerine yürüyünüz!...</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Her zaman keskin bir bıçak gibi parlayan zekânın sahibi İkinci Mehmed Han, ordusuna dikkat emrini verdi ve fetih ordusu nurdan bir ırmak gibi Kostantiniyye üzerine aktı...</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Tekbir sesleri, ezan ve Kur’ân nağmeleri surlarda bulutların kanadına konup semâ semâ yükselirken beklenen an geldi ve İstanbul kapıları ebedî olarak Müslümanlara açıldı... Fetih, Akşemseddin hazretlerinin dediği demde olmuştu... Hünkâr, saâdetinden uçacak gibiydi... Mübârek yüzünden nurlar akıyordu... Beyaz atı üstünde ilerliyordu... Hemen yanı başında yüce mürşidi bulunuyordu.</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Muzaffer orduyu selâmlayan mağlûplar, Akşemseddin’i hünkâr sanarak ona doğru koştular ve ellerindeki çiçekleri Ak Şeyh’e uzattılar:</span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: green">“Yine ona gidiniz!..”</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">- Buyurunuz, ey âlem padişahı!..</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Yüce şeyh, eliyle Fatih Sultan Mehmed Han’ı işaret ederek:</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">- Sultan odur, ona gidiniz!..</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">O zaman, genç ve muzaffer kumandan gülümsedi ve dedi ki:</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">- Gidiniz, yine ona gidiniz!.. Evet, ben padişahım, ama o benim hocamdır!</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: green">Bir hoca, bir üstâd ve bir rehber için bundan büyük saâdet hayâl edilebilir mi?.. </span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ruh, post: 144988, member: 1370"] [B][I][COLOR=green]“Padişah benim ama o benim hocamdır”[/COLOR][/I][/B] [I][B][COLOR=green]20 Temmuz 2009 Pazartesi[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]14 asır önce müjdelenmişti İstanbul’un fethi, kıymetlilerin en kıymetlisi tarafından. Âlemde kaç kişiye nasip olurdu, Allah’ın sevgilisinin övgüsüne mazhar olmak? Allah aşkı için, Resulu Ekrem sevdası uğruna; gözü, gönlü Allah’a dönük nice Hak dostu, nice Hak sevdalısı dayanmıştı surların kapısına. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Ama bir Osmanlı vardı ki Onu kuranlar hamurunu imanla yoğurmuş, aşkla işlemişti. Osmanlı sultanlarının her biri bu şerefe mazhar olmak için dayanmıştı Bizans’ın kapısına...[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]“Küffâr üzerine yürüyünüz!”[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Zaman ırmağı sonsuza doğru aktı, günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovaladı ve Sultan Murad Han oğlu Mehmed Han Osmanlı tahtına çıktı... Hiç vakit kaybetmeden bütün âlimleri Edirne’ye dâvet etti ve onlardan sordu. Herkes fikrini söyledi. Sıra “Ak Şeyh”e, yani Akşemseddin hazretlerine gelince o, şöyle dedi:[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]- Allah Resûlü’nün iltifat-ı seniyyesi size vâki olmuştur! Gayret sizden, yardım yüce Allah’tan... Hiç tereddüt etmeden küffâr üzerine yürüyünüz!...[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Her zaman keskin bir bıçak gibi parlayan zekânın sahibi İkinci Mehmed Han, ordusuna dikkat emrini verdi ve fetih ordusu nurdan bir ırmak gibi Kostantiniyye üzerine aktı...[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Tekbir sesleri, ezan ve Kur’ân nağmeleri surlarda bulutların kanadına konup semâ semâ yükselirken beklenen an geldi ve İstanbul kapıları ebedî olarak Müslümanlara açıldı... Fetih, Akşemseddin hazretlerinin dediği demde olmuştu... Hünkâr, saâdetinden uçacak gibiydi... Mübârek yüzünden nurlar akıyordu... Beyaz atı üstünde ilerliyordu... Hemen yanı başında yüce mürşidi bulunuyordu.[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Muzaffer orduyu selâmlayan mağlûplar, Akşemseddin’i hünkâr sanarak ona doğru koştular ve ellerindeki çiçekleri Ak Şeyh’e uzattılar:[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]“Yine ona gidiniz!..”[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]- Buyurunuz, ey âlem padişahı!..[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Yüce şeyh, eliyle Fatih Sultan Mehmed Han’ı işaret ederek:[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]- Sultan odur, ona gidiniz!..[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]O zaman, genç ve muzaffer kumandan gülümsedi ve dedi ki:[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]- Gidiniz, yine ona gidiniz!.. Evet, ben padişahım, ama o benim hocamdır![/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Bir hoca, bir üstâd ve bir rehber için bundan büyük saâdet hayâl edilebilir mi?.. [/COLOR][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Tarihten sayfalar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst