Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Tarım Mumyaları (+13)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 126075" data-attributes="member: 1298"><p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: indigo">...:::Tarım Mumyaları:::...</span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Fixedsys'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: darkgreen"><em><strong><u>Tarih: İÖ I800 - İS 400</u></strong></em></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Fixedsys'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: darkgreen"><em><strong><u>Yer: Batı Çin</u></strong></em></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Kurumuş derisi ve çökük göz boşlukları dışında uyuyan bir adama benzeyen kişiye bakarken garip bir duyguya kapıldım ve böylece çağımızın çok eski yüzyıllarında bu kasvetli Lop bölgesine yerleşmiş ve herhalde buradan hoşlanmış olan yerli halkın bir temsilcisiyle karşı karşıya olduğumu hissettim.</strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>AUREL STEIN, 1928.</strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Dünyanın en îyi korunmuş mumyaları Mısır'da ya da Peru'da değil, Batı Çin'de Tarım Havzası'nın büyük bir kısmını oluşturan Taklamakan Çölü'nde bulunmuştur, insanın biçimini öldükten sonra yapay olarak korumayı isteyen eski Mısır ve İnka uygarlıkları ile seleflerinin mumyalarının aksine Tarım mumyaları, Avrasya'nın ikinci büyük çölünün kuru ve tuzlu kumları arasında son derece doğal olarak korunmuştur.</strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Tarım mumyaları ilk olarak 20. yüzyılın başında İsveçli Sven Hedin, Alman Albert Von La Coq ve İngiliz Aurel Stein'in Çin'i batıya bağlayan İpek Yolu'nun kuzey ve güney omurgalarını oluşturan vaha kentlerini ortaya çıkarma seferlerinde bulunmuştur. Bu ilk seferlerde mumyalar çıkarılmış, fotoğrafları çekilmiş ve tarifleri yapılmıştı. Ancak bunları koruyacak ya da Batı müzelerine nakledecek tesisler yoktu.</strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Çinli ve Uygur arkeologlar ancak son zamanlarda bölgenin daha bilimsel araştırmalarım gerçekleştirmişlerdir. Uluslararası ilgiyi uyandıran da, onların daha sonra buldukları mumyalardır. Şu anda Batı Çin'de İÖ 1800 yıllarından Han Hanedanı'nın gücünü batıya doğru yaydığı İÖ ilk yüzyıllara kadar uzanan dönemden kalma en az 300 mumya vardır. Bundan sonraki tarihi döneme ait oldukları bilinenlerin sayısıysa daha fazladır.</strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong><img src="http://www.bilgilik.com/images/giz226.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><strong>Zaghunluk'ta bulunmuş mumya adam (İÖ 1000-600 yılları). Şakağına aşı boyasıyla sarmallar çizilmiş, ağzının kapalı durması için boynuna bir bağ geçirilmiş.</strong></span></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 15px"><strong><u>MEZARLAR VE KUMAŞLAR</u></strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Tarım mumyaları arasında belirli bir mumya insanı yoktur: Mumyalar çeşitli yer ve kültürlerden, özellikle de eski İpek Yolu'nun güneybatı ve kuzeybatı boylarındandır. Arkeologlar mumyaları sığ çukur mezarlarda, kat kat saz, kütük ve hayvan postu altında derin çukurlarda ve tuğla odalarda bulmuşlardır.</strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kurumuş olan Lobnur tuz gölü yakınlarındaki yerlerde ve Kavrighul mezarlığında bulunan en eski mumyalar en basit örtülerle, yünlü battaniyelere sarılıdırlar ama İÖ 1000 yılından sonra kalanlar giyimli ve tüylü şapkalı (bir adam on şapkayla gömülmüştü), gömlekli, pelerinli, pantolonlu, renkli çoraplıdırlar ve hatta ekose kumaşlara sarınmışlar-dır. İpek Yolu'nun kuzeyindeki Subeshi'de başlarında cadıların sivri başlıklarını andıran çok uzun şapkalı üç kadın mumyası da bulunmuştur.</strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Mumyalar dokuma uzmanları için çok büyük bir tarih öncesi kumaş kaynağıdır ve bu uzmanlar, kalıntıları ancak yeni yeni derinlemesine analiz etmeye başlamışlardır. Ancak bu mumyaların en büyük esrarı yüzlerindedir. Bu mumyalanmış insanlar, günümüzde Doğu Asya'ya hâkim olan Mongoloit tiplerden değillerdir.</strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Açık renk saç ve sakalları Tarım havzasının bu ilk yerleşimcilerinin Kafkasya'dan ya da Avrupa'dan gelmiş olacaklarını göstermektedir. Batının bu yabancılarını teşhis etmek, son zamanların arkeolojik keşiflerinin en büyük muammalarından biridir.</strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong><img src="http://www.bilgilik.com/images/giz227.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://www.bilgilik.com/images/giz228.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><strong>(Solda) Uzun "cadı" şapkalı Subeshi'li üç kadından biri (İÖ 500-400). Üzerinde yünlü etek ve bluz, koyun postu bir pelerin ve deri ayakkabılar var. Sol eli deri bir eldiven içinde, sağ eli çıplak. (Sağda) Alnı ve gözkapakları dövmeli, kaşları siyaha boyalı, saçları örgülü Zaghunluk kadını (İÖ 1000-600).</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 15px"><strong><u>BU İNSANLAR KİMDİ?</u></strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Sincan'ın Tunç Çağı, yani İÖ 1800'den öncesi arkeolojisi hakkında çok az bilgi vardır ve bölgeye ilk kez ne zaman yerleşildiği bilinmediği için Tarım Havzası'nın bu hiç de çekici olmayan dünyasına ilk yerleşenler hakkında ancak bir tahmin yürütebiliriz. Ancak Tunç ve Demir çağları için varolan aşırı miktardaki kanıtlar, bunların ya batı sıradağlarından ya da kuzey steplerinden gelen Kafkas ırkından insanlar olduğunu göstermiştir.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Mumyaların yanı sıra mezarlarda iskeletler de vardır ve incelenen tarih öncesi 300 kaf atasından yalnızca yüzde 11'i Mongoloit fizik tipine uygundur ve bunlar da Sincan'ın doğusunda bulunmuşlardır. Sincan'ın hemen batısında olan Gansu bölgesinin ilk Çinli çiftçilerinin kendilerini çöl vahalarına çekecek bir şey bulamadıkları anlaşılmaktadır.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kaderin bu kadar iyi koruduğu bu insanlar kimlerdi? Eğer yazılı tarihe geçecek kadar yaşamayan meçhul bir grup iseler o zaman bu konuda hiçbir şey öğrenemeyeceğiz demektir ve yapabileceğimiz ancak bunlara Sincan'ın Tunç ve Demir çağlarının bilinen çeşitli arkeolojik kültürlerinin adlarını vermektir. Ancak bu insanların haleflerinin yazılı belge dönemine erişebildiklerini inanmak için bazı nedenler vardır. Hatta pek çok kimse, bunların soyundan gelenlerin kendi varlıklarının hikâyesini bıraktıklarına inanmaktadır.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Tarım Havzası yalnızca çok sayıda insanı ve diğer organik kalıntıları korumakla kalmamış, çok geniş bir ilk elyazmaları koleksiyonu da korumuştur: Burası Çin'in Budizmi benimseyen ilk bölgelerinden biriydi ve Budizm de yazılı söze büyük değer veren bir dindi. Elyazmalarının çoğu Sanskrit gibi Hindistan'ın daha yakın zamanlarda ithal ettiği dillerde yazılmış olup Budist manastırlarında bulunmaktadır. Yerli halkın dillerinde yazılmış olanlar ise iki gruba ayrılabilir.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Birincisi Hotanca ya da Hotan-Sakaca olup Güney Tarım'ın eski Hotan kentinde ve çevresinde ve Tarım Havzası'nın kuzeybatısındaki bazı vahalarda konuşulan dildir. Dil, Farsça ve Orta Asya'nın batısının pek çok dilini içeren İran grubuna dahildir. Saka Dili'ne en yakın dil, Avrupa'da İskitler olarak tanınan bozkır göçebelerinin dilidir.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu dil, Tarım Havzası'nın güneyinde ve batısında temsil edilmekteyse de, mumyalar genelde Hotanca'nın izine rastlanılmadığı güneydoğu ve kuzeydoğuda toplanmışlardır. Bu bölgelerde İran dilleri izleri varsa da, bunlar genelde ticaret dili olup halkın kullandığı dil değildi.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong><img src="http://www.bilgilik.com/images/giz229.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></span></p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><strong>Mumyaların yerleri (üçgenler) İran Sakalarından çok Toharlar'la uyuşmakta.</strong></span></span></span></p><p></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 18px"><strong><u>TOHARLAR</u></strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Mumyaların en çoğunun bulunduğu Tarım ve Turpan havzalarıyla Lobnur çevresindeki bölge, Tohar dillerinin daha sonraki dağılımıyla daha uyumludur. Toharca, Hint-Avrupa dilleri grubundandır, yani Avrupa'nın pek çok diliyle Asya'nın Iran ve Hint dilleriyle aynı tarih öncesi dilden kaynaklanmaktadır.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Toharcada pacer, mâcer, procer, ser, keu, okso, âu, twere, nuwe sözcükleri İngilizce'de sırasıyla father, mother, brother, sister, cow, ox, ewe, door ve new sözcükleriyle aynı Hint-Avrupa atasını paylaşır.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>İpek Yolu'nun güney bölgesinden saf Toharca metin kalmamasına rağmen Hint belgelerinde o dilden alınmış kelimeler ve kişi adları bulunmaktadır. Toharlar erken Orta Çağ'dan kalma Budist mağaralarındaki resimlerde Kafkas ırkı yüz hatları ve gözlerle, açık renkli saç ve sakallarla çizilmişlerdir. Tarih öncesi mumyalardan birinin DNA analizinde mumyanın çağdaş Avrupalılar'ın yüzde 40'ında tipik olan aynı genetik mirası paylaşmakta olduğu görülmüştür.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>İÖ 1000 yılından sonra kalma mumyalarda bulunan ekose kumaşlar da, Avrupa'nın Avusturya Alpleri'nde Hallstatt'ta bulunan en eski ekoselerine şaşırtıcı bir benzerlik göstermektedir. Elizabeth Barber, Avrupa ve Tarım ekoselerinin bu tür kumaşların en eski örneklerinin bulunduğu Kafkaslar'ın kuzeyinde ortak bir uzak kökeni paylaştıklarını ileri sürmüştür.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Toharlar, Hindikuş Dağları ile Ceyhun Irmağı arasında eski bir ülke olan Toharistan'a (Baktriane: Bugün Afganistan'ın ve Özbekistan ile Tacikistan topraklarının bir bölümü) adını veren eski bir halk olarak bilinir. Toharlar, Hunlar tarafından İÖ 3. yüzyılda batıya sürülen ve Çinlilerdin Yüeçi dediği halkla birlikte, kendi adlarını verdikleri bölgeye yerleştiler, buralara egemen oldular ve egemenliklerini Kushanlar olarak bilinen toplulukla birlikte Kuzeybatı Hindistan'a doğru genişlettiler.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kushanlar'ın etkisiyle Budacılığı benimseyen Toharlar'ın egemenliği, 5. yüzyılda bölgeye Akhunlar'ın gelmesiyle son buldu. Tarım vahalarının en eski topluluklarından olan Toharlar, gelenekleriyle kendilerinden sonra Toharistan'da kurulan Kushan ve Akhun devletleri ile Türk hanlıklarını da etkilemişlerdir.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Tohar dillerinin diğer Hint-Avrupa dillerinden çok erken bir tarihte ayrıldığı, Hint ve İran dilleri konuşan komşularından ayrı olarak geliştikleri anlaşılmaktadır. Bu Toharların atalarının ÎÖ 4. binyılın ortalarında Kafkas ırkından bir grubun Volga-Ural bölgesinden doğuya doğru yapılan büyük göçün bir parçası olduğu iddia edilmiştir.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Afanasevanlar olarak bilinen bu insanlar, Sincan'ın kuzeyindeki Altay Dağları ile Minusinsk Havzası'na yerleşmişlerdir. Afanasevanlar'ın Tarım Havzası'na yerleşmek üzere İÖ 2000 yıllarında güneye göç etmiş olduklarını gösteren bazı kanıtlar da vardır.</strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu model her ne kadar kanıtlanmamışsa da, aslında Avrupa'dan gelen bir halk tarafından konuşulan bir Hint-Avrupa dilinin, Tarım Havzası'nın batısına kadar nasıl gittiğini gösteren ilginç bir açıklamadır. Böyle bir hareket en eski mumyalar için de bir dil kimliği sağlayacaktır.</strong></span></span></p><p></span></p><p> <span style="color: black"></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong><img src="http://www.bilgilik.com/images/giz230.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://www.bilgilik.com/images/giz231.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></span></p><p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: black"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><strong>(Solda) Tarım Havzası'nın en eski Tunç Çağı yerleşimcileri olan Kavrighul kültürü, Sibirya'nın Afanasevo kültüründen gelmiş olabilir. (Sağda) Bezeklik'ten bir Tohar keşişi resmi (İS 9-10. yüzyıllar).</strong></span></span></p><p></span><p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 126075, member: 1298"] [LEFT][B][FONT=times new roman][SIZE=5][COLOR=indigo]...:::Tarım Mumyaları:::...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [CENTER][FONT=Fixedsys][SIZE=5][COLOR=darkgreen][I][B][U]Tarih: İÖ I800 - İS 400[/U][/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Fixedsys][SIZE=5][COLOR=darkgreen][I][B][U]Yer: Batı Çin[/U][/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=black][B]Kurumuş derisi ve çökük göz boşlukları dışında uyuyan bir adama benzeyen kişiye bakarken garip bir duyguya kapıldım ve böylece çağımızın çok eski yüzyıllarında bu kasvetli Lop bölgesine yerleşmiş ve herhalde buradan hoşlanmış olan yerli halkın bir temsilcisiyle karşı karşıya olduğumu hissettim.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=black][B]AUREL STEIN, 1928.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=black][B]Dünyanın en îyi korunmuş mumyaları Mısır'da ya da Peru'da değil, Batı Çin'de Tarım Havzası'nın büyük bir kısmını oluşturan Taklamakan Çölü'nde bulunmuştur, insanın biçimini öldükten sonra yapay olarak korumayı isteyen eski Mısır ve İnka uygarlıkları ile seleflerinin mumyalarının aksine Tarım mumyaları, Avrasya'nın ikinci büyük çölünün kuru ve tuzlu kumları arasında son derece doğal olarak korunmuştur.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=black][B]Tarım mumyaları ilk olarak 20. yüzyılın başında İsveçli Sven Hedin, Alman Albert Von La Coq ve İngiliz Aurel Stein'in Çin'i batıya bağlayan İpek Yolu'nun kuzey ve güney omurgalarını oluşturan vaha kentlerini ortaya çıkarma seferlerinde bulunmuştur. Bu ilk seferlerde mumyalar çıkarılmış, fotoğrafları çekilmiş ve tarifleri yapılmıştı. Ancak bunları koruyacak ya da Batı müzelerine nakledecek tesisler yoktu.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=black][B]Çinli ve Uygur arkeologlar ancak son zamanlarda bölgenin daha bilimsel araştırmalarım gerçekleştirmişlerdir. Uluslararası ilgiyi uyandıran da, onların daha sonra buldukları mumyalardır. Şu anda Batı Çin'de İÖ 1800 yıllarından Han Hanedanı'nın gücünü batıya doğru yaydığı İÖ ilk yüzyıllara kadar uzanan dönemden kalma en az 300 mumya vardır. Bundan sonraki tarihi döneme ait oldukları bilinenlerin sayısıysa daha fazladır.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=black][B][IMG]http://www.bilgilik.com/images/giz226.jpg[/IMG][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][COLOR=black][SIZE=3][COLOR=green][B]Zaghunluk'ta bulunmuş mumya adam (İÖ 1000-600 yılları). Şakağına aşı boyasıyla sarmallar çizilmiş, ağzının kapalı durması için boynuna bir bağ geçirilmiş.[/B][/COLOR][/SIZE][/COLOR][/FONT][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=4][B][U]MEZARLAR VE KUMAŞLAR[/U][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Tarım mumyaları arasında belirli bir mumya insanı yoktur: Mumyalar çeşitli yer ve kültürlerden, özellikle de eski İpek Yolu'nun güneybatı ve kuzeybatı boylarındandır. Arkeologlar mumyaları sığ çukur mezarlarda, kat kat saz, kütük ve hayvan postu altında derin çukurlarda ve tuğla odalarda bulmuşlardır.[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Kurumuş olan Lobnur tuz gölü yakınlarındaki yerlerde ve Kavrighul mezarlığında bulunan en eski mumyalar en basit örtülerle, yünlü battaniyelere sarılıdırlar ama İÖ 1000 yılından sonra kalanlar giyimli ve tüylü şapkalı (bir adam on şapkayla gömülmüştü), gömlekli, pelerinli, pantolonlu, renkli çoraplıdırlar ve hatta ekose kumaşlara sarınmışlar-dır. İpek Yolu'nun kuzeyindeki Subeshi'de başlarında cadıların sivri başlıklarını andıran çok uzun şapkalı üç kadın mumyası da bulunmuştur.[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Mumyalar dokuma uzmanları için çok büyük bir tarih öncesi kumaş kaynağıdır ve bu uzmanlar, kalıntıları ancak yeni yeni derinlemesine analiz etmeye başlamışlardır. Ancak bu mumyaların en büyük esrarı yüzlerindedir. Bu mumyalanmış insanlar, günümüzde Doğu Asya'ya hâkim olan Mongoloit tiplerden değillerdir.[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Açık renk saç ve sakalları Tarım havzasının bu ilk yerleşimcilerinin Kafkasya'dan ya da Avrupa'dan gelmiş olacaklarını göstermektedir. Batının bu yabancılarını teşhis etmek, son zamanların arkeolojik keşiflerinin en büyük muammalarından biridir.[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B][IMG]http://www.bilgilik.com/images/giz227.jpg[/IMG] [IMG]http://www.bilgilik.com/images/giz228.jpg[/IMG][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER] [CENTER][COLOR=black][FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=green][B](Solda) Uzun "cadı" şapkalı Subeshi'li üç kadından biri (İÖ 500-400). Üzerinde yünlü etek ve bluz, koyun postu bir pelerin ve deri ayakkabılar var. Sol eli deri bir eldiven içinde, sağ eli çıplak. (Sağda) Alnı ve gözkapakları dövmeli, kaşları siyaha boyalı, saçları örgülü Zaghunluk kadını (İÖ 1000-600).[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER][COLOR=black] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=4][B][U]BU İNSANLAR KİMDİ?[/U][/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Sincan'ın Tunç Çağı, yani İÖ 1800'den öncesi arkeolojisi hakkında çok az bilgi vardır ve bölgeye ilk kez ne zaman yerleşildiği bilinmediği için Tarım Havzası'nın bu hiç de çekici olmayan dünyasına ilk yerleşenler hakkında ancak bir tahmin yürütebiliriz. Ancak Tunç ve Demir çağları için varolan aşırı miktardaki kanıtlar, bunların ya batı sıradağlarından ya da kuzey steplerinden gelen Kafkas ırkından insanlar olduğunu göstermiştir.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Mumyaların yanı sıra mezarlarda iskeletler de vardır ve incelenen tarih öncesi 300 kaf atasından yalnızca yüzde 11'i Mongoloit fizik tipine uygundur ve bunlar da Sincan'ın doğusunda bulunmuşlardır. Sincan'ın hemen batısında olan Gansu bölgesinin ilk Çinli çiftçilerinin kendilerini çöl vahalarına çekecek bir şey bulamadıkları anlaşılmaktadır.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Kaderin bu kadar iyi koruduğu bu insanlar kimlerdi? Eğer yazılı tarihe geçecek kadar yaşamayan meçhul bir grup iseler o zaman bu konuda hiçbir şey öğrenemeyeceğiz demektir ve yapabileceğimiz ancak bunlara Sincan'ın Tunç ve Demir çağlarının bilinen çeşitli arkeolojik kültürlerinin adlarını vermektir. Ancak bu insanların haleflerinin yazılı belge dönemine erişebildiklerini inanmak için bazı nedenler vardır. Hatta pek çok kimse, bunların soyundan gelenlerin kendi varlıklarının hikâyesini bıraktıklarına inanmaktadır.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Tarım Havzası yalnızca çok sayıda insanı ve diğer organik kalıntıları korumakla kalmamış, çok geniş bir ilk elyazmaları koleksiyonu da korumuştur: Burası Çin'in Budizmi benimseyen ilk bölgelerinden biriydi ve Budizm de yazılı söze büyük değer veren bir dindi. Elyazmalarının çoğu Sanskrit gibi Hindistan'ın daha yakın zamanlarda ithal ettiği dillerde yazılmış olup Budist manastırlarında bulunmaktadır. Yerli halkın dillerinde yazılmış olanlar ise iki gruba ayrılabilir.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Birincisi Hotanca ya da Hotan-Sakaca olup Güney Tarım'ın eski Hotan kentinde ve çevresinde ve Tarım Havzası'nın kuzeybatısındaki bazı vahalarda konuşulan dildir. Dil, Farsça ve Orta Asya'nın batısının pek çok dilini içeren İran grubuna dahildir. Saka Dili'ne en yakın dil, Avrupa'da İskitler olarak tanınan bozkır göçebelerinin dilidir.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Bu dil, Tarım Havzası'nın güneyinde ve batısında temsil edilmekteyse de, mumyalar genelde Hotanca'nın izine rastlanılmadığı güneydoğu ve kuzeydoğuda toplanmışlardır. Bu bölgelerde İran dilleri izleri varsa da, bunlar genelde ticaret dili olup halkın kullandığı dil değildi.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B][IMG]http://www.bilgilik.com/images/giz229.jpg[/IMG][/B][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=green][B]Mumyaların yerleri (üçgenler) İran Sakalarından çok Toharlar'la uyuşmakta.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=5][B][U]TOHARLAR[/U][/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Mumyaların en çoğunun bulunduğu Tarım ve Turpan havzalarıyla Lobnur çevresindeki bölge, Tohar dillerinin daha sonraki dağılımıyla daha uyumludur. Toharca, Hint-Avrupa dilleri grubundandır, yani Avrupa'nın pek çok diliyle Asya'nın Iran ve Hint dilleriyle aynı tarih öncesi dilden kaynaklanmaktadır.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Toharcada pacer, mâcer, procer, ser, keu, okso, âu, twere, nuwe sözcükleri İngilizce'de sırasıyla father, mother, brother, sister, cow, ox, ewe, door ve new sözcükleriyle aynı Hint-Avrupa atasını paylaşır.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]İpek Yolu'nun güney bölgesinden saf Toharca metin kalmamasına rağmen Hint belgelerinde o dilden alınmış kelimeler ve kişi adları bulunmaktadır. Toharlar erken Orta Çağ'dan kalma Budist mağaralarındaki resimlerde Kafkas ırkı yüz hatları ve gözlerle, açık renkli saç ve sakallarla çizilmişlerdir. Tarih öncesi mumyalardan birinin DNA analizinde mumyanın çağdaş Avrupalılar'ın yüzde 40'ında tipik olan aynı genetik mirası paylaşmakta olduğu görülmüştür.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]İÖ 1000 yılından sonra kalma mumyalarda bulunan ekose kumaşlar da, Avrupa'nın Avusturya Alpleri'nde Hallstatt'ta bulunan en eski ekoselerine şaşırtıcı bir benzerlik göstermektedir. Elizabeth Barber, Avrupa ve Tarım ekoselerinin bu tür kumaşların en eski örneklerinin bulunduğu Kafkaslar'ın kuzeyinde ortak bir uzak kökeni paylaştıklarını ileri sürmüştür.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Toharlar, Hindikuş Dağları ile Ceyhun Irmağı arasında eski bir ülke olan Toharistan'a (Baktriane: Bugün Afganistan'ın ve Özbekistan ile Tacikistan topraklarının bir bölümü) adını veren eski bir halk olarak bilinir. Toharlar, Hunlar tarafından İÖ 3. yüzyılda batıya sürülen ve Çinlilerdin Yüeçi dediği halkla birlikte, kendi adlarını verdikleri bölgeye yerleştiler, buralara egemen oldular ve egemenliklerini Kushanlar olarak bilinen toplulukla birlikte Kuzeybatı Hindistan'a doğru genişlettiler.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Kushanlar'ın etkisiyle Budacılığı benimseyen Toharlar'ın egemenliği, 5. yüzyılda bölgeye Akhunlar'ın gelmesiyle son buldu. Tarım vahalarının en eski topluluklarından olan Toharlar, gelenekleriyle kendilerinden sonra Toharistan'da kurulan Kushan ve Akhun devletleri ile Türk hanlıklarını da etkilemişlerdir.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Tohar dillerinin diğer Hint-Avrupa dillerinden çok erken bir tarihte ayrıldığı, Hint ve İran dilleri konuşan komşularından ayrı olarak geliştikleri anlaşılmaktadır. Bu Toharların atalarının ÎÖ 4. binyılın ortalarında Kafkas ırkından bir grubun Volga-Ural bölgesinden doğuya doğru yapılan büyük göçün bir parçası olduğu iddia edilmiştir.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Afanasevanlar olarak bilinen bu insanlar, Sincan'ın kuzeyindeki Altay Dağları ile Minusinsk Havzası'na yerleşmişlerdir. Afanasevanlar'ın Tarım Havzası'na yerleşmek üzere İÖ 2000 yıllarında güneye göç etmiş olduklarını gösteren bazı kanıtlar da vardır.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B]Bu model her ne kadar kanıtlanmamışsa da, aslında Avrupa'dan gelen bir halk tarafından konuşulan bir Hint-Avrupa dilinin, Tarım Havzası'nın batısına kadar nasıl gittiğini gösteren ilginç bir açıklamadır. Böyle bir hareket en eski mumyalar için de bir dil kimliği sağlayacaktır.[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B][IMG]http://www.bilgilik.com/images/giz230.jpg[/IMG] [IMG]http://www.bilgilik.com/images/giz231.jpg[/IMG][/B][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=comic sans ms][SIZE=3][B](Solda) Tarım Havzası'nın en eski Tunç Çağı yerleşimcileri olan Kavrighul kültürü, Sibirya'nın Afanasevo kültüründen gelmiş olabilir. (Sağda) Bezeklik'ten bir Tohar keşişi resmi (İS 9-10. yüzyıllar).[/B][/SIZE][/FONT][/CENTER][/COLOR][CENTER][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Tarım Mumyaları (+13)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst