Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Tasavvuf bidat'mi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="tevhit06" data-source="post: 109771" data-attributes="member: 10740"><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">Tasavvuf bidat mi</span></strong></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>( Radyo sohbetinden alarak bilgisayara yazdım ve sizlerle paylaşmak isdedim)</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bazı kavramların sonradan çıkması kabul edilirse o zaman tasavvufa bidat demek gerekir ki bu ortalığı dağıtacak bir şeydir, sonradan çıkmış olduğu mümkün değil.Şöyle bir misal verelim biz kuranı kerimin kelamı kadim olduğuna inanıyormuyuz, evet peki Peygamber efendimize nazil olmadan önce kuranı kerim varmıydı ilmi ilahide evet. Onun için kelamı kadim diyoruz, ayetler deste deste nazil oldu. Peki Hz. Peygamber zamanında Musaf varmıydı , yoktu, Musaf bidat midir hadi buyurun bakalım, Madem Hz. Peygamber zamanında yoktu , bütün Mushafları kaldıralım.Yani kitaplandırılmış sahifeledirilmiş kitapları kaldıralım. Neden ,bidat. Böyle bir mantık olabilirmi.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Mekke toplumunu tanımıyoruz, bunu kabul edelim bir vakti cahiliye sözünden; hareket ederek, Mekke toplumunun cahil, hiçbir şey bilmeyen ilkel insanlar, olduğu zannındayız.Böyle bir şey yok.biz cahili bu günkü manasında cahil ve ilkel olarak anlıyoruz . Halbuki Yunus Emre söylüyor cahil nedir ‘’ilim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir sen kendini bilmezsen ha bir kuru emektir.’’</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">Ne kadar ilim sahibi olursanız olun, Allahı bilmiyorsanız cahilsiniz. Vakti cahiliyet demek; Allahı bilmemek dönemi demektir.Mekke toplumu; Sosyal olarak, içtimai olarak, ekonomik olarak. Cahil bir toplum değildir.Öyle bir yüksek devlet idaresi vardır ki; Mekke toplumunda o devlet idaresi yüksek bir medeniyetin sembolü dür . ve ilk vahiy geldiği zaman, Mekke toplumunda okuma yazma bilen sayısı 17 dir. Çünkü okuma yazma bilmek ilim öğrenmek için bir araçtır. Her okuma yazama bilen alim mi , değil.Düşünün ki okuma yazma bilmeyen, herhangi bir kabile muharebesi sırasında karşılıklı geçip bir saat bir buçuk saat şiir okuyabiliyorlar, o anda doğaçlanarak.Bu neyle olur çok yüksek bir kültürle,çok yüksek bir kelime haznesine sahip olmakla ve yüksek bir ritim duygusuna çünkü bunu kafiyeli vezinli olarak okuyor. Bunlar medeniyet ölçüsü değimlidir. Buna rağmen cahiliye toplumudur neden Allahı bilmiyor, mesele budur. Onun için çok yüksek bir topluma tebliğ edilmek üzere Efendimize, nazil olmuştur kuranı kerim. Efendimizin tebliğ edeceği toplum ilkel ve cahil bir toplum değildir.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Hz. Peygamber zamanında olmayan her şey bidat midir Musaf bidat midir onun cevabını versinler ondan sonra tasavvufu konuşalım.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Tavvufi hayatın bir başlangıcı vardır, kişide. Kişide dünyevi hayatında bir başlangıcı vardır.Bizim dünyevi hayatımız ne zaman başlar, Doğum dediğimiz hadisede bile başlamaz, ne zaman göbeğimiz kesilir, Annemizden. Göbeğimiz kesildiği anda Dünyanın nefesini alırız, ilk yaptığımız şey ağlamaktır. Dünyaya ağlayarak gelinir, İnşallah gülerek gideriz, Tasavvuf kısaca bu ilimdir. Ağlayarak gelinen dünyadan gülerek gitme sanatına tasavvuf denir.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Hz. Peygamber döneminde olmayan her şey bidat değildir. Sonradan uydurulmuş ibadete, itikada, ibadetin mükellefiyet tarafına, bu çok önemli, ibadetin mükellefiyet tarafına bir şey bir nokta koymak,veya bir nokta çıkarmak,bidattir. Açık şöyleyim şahsi kanaatim küfürdür, kendini Allah yerine koymaktır. Mükellefiyet tarafına ekleme ve çıkarmada bulunmak asla, olamaz. Ne itikada ne amele, ancak muhabbetin tezahürü olan, nefafile istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Yani ben günde elli rekat daha Namaz kılacağım,kıl. buna kimse mani olamaz. Ramazanın dışında oruç tutabilirsin ama bayramın birinci günü tutamazsın. O günde tutacağım dersen olmaz. Sana bana tabi değiliz.Allah ve Resulüne tabiyiz. Yediğin yemeğe kimse karışmadığı gibi nefafile de kimse karışmaz.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">- Mezhepler peygamber zamanında yoktu, canım sahibi şeriat varken içtihada hacet varmı. Evvela mezhebin ne olduğunu anlayalım,yanlışımız nerde, müslüman toplumu olarak, Mezhebimizi din edinmişiz, Din başka bir şeydir mezhep başka bir şeydir.Bunu anlamak lazımdır.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Biz dünya hayatına göbeğimiz kesildiği anda başlarız.Tasavvuf hayatına doğuş ise; bir mürşitten inave almakla başlar. Yani bir mürşit size , cenabı Hakkın esmalarından. Nasıl bir mürit, mürşidin önünde cenabı Hakkın esmalarını talim etmek suretiyle Tasavvuf hayatına başlar ise; Hz. Adem a.s. ilk esmayı alan zat değil midir, öyleyse ilk şeyh Hz. Allah , ilk derviş Adem a.s. dır.Aksini iddia eden buyursun.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Bakın cemiyetimizde şöyle bir yanlışlık daha var biz islamiyeti Muhammed Mustafa a.s. la başladı sanıyoruz. Hayır efendim öyle değildir açsınlar kuran okusunlar.İslam Adem a.s. la başladı Allah bir din birdir. Bir tane Allahın bin tane dini olmaz. Hz. Adem neyi söylediyse Hz.Muhammed Mustafa a.s. aynı şeyi söylemiştir, aradaki ismini bildiğimiz bilmediğimiz, hakim rivayete göre yüz yirmi dört bin adet olan peygamberanı kiram hazaratı aynı şeyi söylemiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Tasavvuf hayatı bir mürşitden esma almakla başlıyorsa ilk esma veren Hz Allah ilk esmayı alan Hz. Adem a.s. dır teknik tabirle, müesseseleşmiş tabiriyle söylersek ilk şeyh Hz. Allah, İlk derviş Adem a.s. dır.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Gelelim Efendimizin zamanı sadetine, Ashabı soffeyi kim tanıyor, yetmiş milyon Türk Müslüman içinde, Asabı soffeyi tanıyı versinler, okusunlar, nedir kimlerdir.Ve hemen yanında ehli biati tanısınlar, biat nedir ehli biat kimlerdir ashabı kiram içinde.Akabe biatı nedir. Ağacın altında Allah sizden razı oldu diye, ayet gelecek kadar, Allah tarafından yüceltilen bu zevatı kiram kimlerdir,ve bu kurum bu müessese nedir.İşte Tasavvuf budur.Kim demiş Hz. Peygamber zamanında yoktu diye.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Kuranı kerime hürmet, hükmünü yerine getirmektir.</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Hz. Abdulkadirin tarikatı diyorsun o tarikatı Muhammediyedir, Hz.Mevlananın tarikati diyorsun o da tarikati Muhammediyedir.Hz. Şahı Nakşıbent’in vesayir piranı kiram efendilerimiz hazaratının teessüs ettirdikleri değil, İçtihat buyurdukları, yollardır. Evvela içtihadın ne olduğunu bileceğiz. Tasavvufu anlamak için. Bakın fıkıhda bir kaide vardır, içtihat usulü fıkıhda değil; Füruhu fıkıhta yapılır. Yani detaylarda furuhatta yapılır. Asıllarda içhihata mesa yoktur, Boşluk bırakılmamıştır.Mesala Namaz kılarken kıyam etmek farzdır.Farz değildir diyen hiçbir imam yok, kıyamda mühim olan şey ayakta durmak değil, Tazim etmektir.Ululamaktır. İşte burada içtihatlar başlıyor, ben ayakta sakin durursam, bu ululamaktır en iyi ululamak bence budur diyor bir zatı şerif, bir zat diyor ki hayır öyle manzara seyreder gibi elini sallayarak değilde, elini kavuşturarak durmak daha tazimkardır ki Hz. Ömerde bu fikirdedir, Hz. Ömer şöyle diyor, seni biri uzaktan görürken, ayakta dururken görürse, Ellerinin bağlı olduğunu gördümü Namaz kılıyor bu adam der.Düm düz dururken bir yere bakıyor zannedebilir. Bu fikirde Hz. Ömer, İmamı azam Efendimizde bu fikirde.İmam malik kollarını bırakırsan daha tazimkar olur diyor. Şimdi burada bakın birleşilen nokta tazimdir.teferruat ise bağlama yeri göbeğinin altından tuttun altından tututun bileğini tuttun tüm bütün bunlar içtihada tabi şeylerdir, ancak Tevhit cenabı hakkın çok önem verdiği bir unsur olduğu için; Herkes her istediğini yapmasın, o kadarda serbest değil diye bir birliklik, birliktelik paylaşımı çoğaltmak, bakımından bir sistem konulmuş elini bileğinden tutacaksın, Göbeğinin altına bağlıyacaksın, Hanımlar göğüslerine bağlıyacaklar, bunu put edinmemek lazımdır. Asabı kiramın sayısı hakim rivayete göre yüz yirmidörtbin kişi aynen peygamber sayısı gibi, bunların içinde Ashabı soffe kaç kişi asahabı biat kaç kişi. İşte tasavvuf adı konmayıp müeseseleşmesede; Hz. Ademden bu yana vardır, Hz. Peygamber efendimiz zamanındada ashabı soffe ve ehli biat le müesseseleşmiştir. </span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bunları içerisinde aynı zamanda aşereyi mübeşşereden olan, Sad bin Ebi Vakkas efendimizin çok önemli bir sözü vardır; habibi Kibriya efendimiz diyor, Sad bin ebi Vakkas hazretleri, biz ashabı soffe olarak, hepimize ayrı ayrı ve ayrı ayrı adetde esmalar verdi. </span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'">-Ruhlar alemindeyken rabbimize sen bizim rabbimizsin dedik ama hatırlamıyoruz, çünkü şuur yok, Biat ise şuur ile, el ele el hakka kaidesi gereğince Allaha ayrı bir söz vermektir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em>Kaynak: Ö.Tuğrul İNANÇER Hoca Efendinin sohbetinden, Ramazan Kalaycı(</em>tevhit06<em>) tarafından derlenmiştir.</em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="tevhit06, post: 109771, member: 10740"] [B][FONT=Times New Roman]Tasavvuf bidat mi[/FONT][/B] [FONT=Times New Roman][B]( Radyo sohbetinden alarak bilgisayara yazdım ve sizlerle paylaşmak isdedim)[/B][/FONT] [FONT=Times New Roman]Bazı kavramların sonradan çıkması kabul edilirse o zaman tasavvufa bidat demek gerekir ki bu ortalığı dağıtacak bir şeydir, sonradan çıkmış olduğu mümkün değil.Şöyle bir misal verelim biz kuranı kerimin kelamı kadim olduğuna inanıyormuyuz, evet peki Peygamber efendimize nazil olmadan önce kuranı kerim varmıydı ilmi ilahide evet. Onun için kelamı kadim diyoruz, ayetler deste deste nazil oldu. Peki Hz. Peygamber zamanında Musaf varmıydı , yoktu, Musaf bidat midir hadi buyurun bakalım, Madem Hz. Peygamber zamanında yoktu , bütün Mushafları kaldıralım.Yani kitaplandırılmış sahifeledirilmiş kitapları kaldıralım. Neden ,bidat. Böyle bir mantık olabilirmi.[/FONT] [FONT=Times New Roman] [/FONT] [FONT=Times New Roman]-Mekke toplumunu tanımıyoruz, bunu kabul edelim bir vakti cahiliye sözünden; hareket ederek, Mekke toplumunun cahil, hiçbir şey bilmeyen ilkel insanlar, olduğu zannındayız.Böyle bir şey yok.biz cahili bu günkü manasında cahil ve ilkel olarak anlıyoruz . Halbuki Yunus Emre söylüyor cahil nedir ‘’ilim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir sen kendini bilmezsen ha bir kuru emektir.’’[/FONT] [FONT=Times New Roman]Ne kadar ilim sahibi olursanız olun, Allahı bilmiyorsanız cahilsiniz. Vakti cahiliyet demek; Allahı bilmemek dönemi demektir.Mekke toplumu; Sosyal olarak, içtimai olarak, ekonomik olarak. Cahil bir toplum değildir.Öyle bir yüksek devlet idaresi vardır ki; Mekke toplumunda o devlet idaresi yüksek bir medeniyetin sembolü dür . ve ilk vahiy geldiği zaman, Mekke toplumunda okuma yazma bilen sayısı 17 dir. Çünkü okuma yazma bilmek ilim öğrenmek için bir araçtır. Her okuma yazama bilen alim mi , değil.Düşünün ki okuma yazma bilmeyen, herhangi bir kabile muharebesi sırasında karşılıklı geçip bir saat bir buçuk saat şiir okuyabiliyorlar, o anda doğaçlanarak.Bu neyle olur çok yüksek bir kültürle,çok yüksek bir kelime haznesine sahip olmakla ve yüksek bir ritim duygusuna çünkü bunu kafiyeli vezinli olarak okuyor. Bunlar medeniyet ölçüsü değimlidir. Buna rağmen cahiliye toplumudur neden Allahı bilmiyor, mesele budur. Onun için çok yüksek bir topluma tebliğ edilmek üzere Efendimize, nazil olmuştur kuranı kerim. Efendimizin tebliğ edeceği toplum ilkel ve cahil bir toplum değildir.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Hz. Peygamber zamanında olmayan her şey bidat midir Musaf bidat midir onun cevabını versinler ondan sonra tasavvufu konuşalım.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Tavvufi hayatın bir başlangıcı vardır, kişide. Kişide dünyevi hayatında bir başlangıcı vardır.Bizim dünyevi hayatımız ne zaman başlar, Doğum dediğimiz hadisede bile başlamaz, ne zaman göbeğimiz kesilir, Annemizden. Göbeğimiz kesildiği anda Dünyanın nefesini alırız, ilk yaptığımız şey ağlamaktır. Dünyaya ağlayarak gelinir, İnşallah gülerek gideriz, Tasavvuf kısaca bu ilimdir. Ağlayarak gelinen dünyadan gülerek gitme sanatına tasavvuf denir.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Hz. Peygamber döneminde olmayan her şey bidat değildir. Sonradan uydurulmuş ibadete, itikada, ibadetin mükellefiyet tarafına, bu çok önemli, ibadetin mükellefiyet tarafına bir şey bir nokta koymak,veya bir nokta çıkarmak,bidattir. Açık şöyleyim şahsi kanaatim küfürdür, kendini Allah yerine koymaktır. Mükellefiyet tarafına ekleme ve çıkarmada bulunmak asla, olamaz. Ne itikada ne amele, ancak muhabbetin tezahürü olan, nefafile istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Yani ben günde elli rekat daha Namaz kılacağım,kıl. buna kimse mani olamaz. Ramazanın dışında oruç tutabilirsin ama bayramın birinci günü tutamazsın. O günde tutacağım dersen olmaz. Sana bana tabi değiliz.Allah ve Resulüne tabiyiz. Yediğin yemeğe kimse karışmadığı gibi nefafile de kimse karışmaz.[/FONT] [FONT=Times New Roman] [/FONT] [FONT=Times New Roman]- Mezhepler peygamber zamanında yoktu, canım sahibi şeriat varken içtihada hacet varmı. Evvela mezhebin ne olduğunu anlayalım,yanlışımız nerde, müslüman toplumu olarak, Mezhebimizi din edinmişiz, Din başka bir şeydir mezhep başka bir şeydir.Bunu anlamak lazımdır.[/FONT] [FONT=Times New Roman] [/FONT] [FONT=Times New Roman]-Biz dünya hayatına göbeğimiz kesildiği anda başlarız.Tasavvuf hayatına doğuş ise; bir mürşitten inave almakla başlar. Yani bir mürşit size , cenabı Hakkın esmalarından. Nasıl bir mürit, mürşidin önünde cenabı Hakkın esmalarını talim etmek suretiyle Tasavvuf hayatına başlar ise; Hz. Adem a.s. ilk esmayı alan zat değil midir, öyleyse ilk şeyh Hz. Allah , ilk derviş Adem a.s. dır.Aksini iddia eden buyursun.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Bakın cemiyetimizde şöyle bir yanlışlık daha var biz islamiyeti Muhammed Mustafa a.s. la başladı sanıyoruz. Hayır efendim öyle değildir açsınlar kuran okusunlar.İslam Adem a.s. la başladı Allah bir din birdir. Bir tane Allahın bin tane dini olmaz. Hz. Adem neyi söylediyse Hz.Muhammed Mustafa a.s. aynı şeyi söylemiştir, aradaki ismini bildiğimiz bilmediğimiz, hakim rivayete göre yüz yirmi dört bin adet olan peygamberanı kiram hazaratı aynı şeyi söylemiştir.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Tasavvuf hayatı bir mürşitden esma almakla başlıyorsa ilk esma veren Hz Allah ilk esmayı alan Hz. Adem a.s. dır teknik tabirle, müesseseleşmiş tabiriyle söylersek ilk şeyh Hz. Allah, İlk derviş Adem a.s. dır.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Gelelim Efendimizin zamanı sadetine, Ashabı soffeyi kim tanıyor, yetmiş milyon Türk Müslüman içinde, Asabı soffeyi tanıyı versinler, okusunlar, nedir kimlerdir.Ve hemen yanında ehli biati tanısınlar, biat nedir ehli biat kimlerdir ashabı kiram içinde.Akabe biatı nedir. Ağacın altında Allah sizden razı oldu diye, ayet gelecek kadar, Allah tarafından yüceltilen bu zevatı kiram kimlerdir,ve bu kurum bu müessese nedir.İşte Tasavvuf budur.Kim demiş Hz. Peygamber zamanında yoktu diye.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Kuranı kerime hürmet, hükmünü yerine getirmektir.[/FONT] [FONT=Times New Roman]-Hz. Abdulkadirin tarikatı diyorsun o tarikatı Muhammediyedir, Hz.Mevlananın tarikati diyorsun o da tarikati Muhammediyedir.Hz. Şahı Nakşıbent’in vesayir piranı kiram efendilerimiz hazaratının teessüs ettirdikleri değil, İçtihat buyurdukları, yollardır. Evvela içtihadın ne olduğunu bileceğiz. Tasavvufu anlamak için. Bakın fıkıhda bir kaide vardır, içtihat usulü fıkıhda değil; Füruhu fıkıhta yapılır. Yani detaylarda furuhatta yapılır. Asıllarda içhihata mesa yoktur, Boşluk bırakılmamıştır.Mesala Namaz kılarken kıyam etmek farzdır.Farz değildir diyen hiçbir imam yok, kıyamda mühim olan şey ayakta durmak değil, Tazim etmektir.Ululamaktır. İşte burada içtihatlar başlıyor, ben ayakta sakin durursam, bu ululamaktır en iyi ululamak bence budur diyor bir zatı şerif, bir zat diyor ki hayır öyle manzara seyreder gibi elini sallayarak değilde, elini kavuşturarak durmak daha tazimkardır ki Hz. Ömerde bu fikirdedir, Hz. Ömer şöyle diyor, seni biri uzaktan görürken, ayakta dururken görürse, Ellerinin bağlı olduğunu gördümü Namaz kılıyor bu adam der.Düm düz dururken bir yere bakıyor zannedebilir. Bu fikirde Hz. Ömer, İmamı azam Efendimizde bu fikirde.İmam malik kollarını bırakırsan daha tazimkar olur diyor. Şimdi burada bakın birleşilen nokta tazimdir.teferruat ise bağlama yeri göbeğinin altından tuttun altından tututun bileğini tuttun tüm bütün bunlar içtihada tabi şeylerdir, ancak Tevhit cenabı hakkın çok önem verdiği bir unsur olduğu için; Herkes her istediğini yapmasın, o kadarda serbest değil diye bir birliklik, birliktelik paylaşımı çoğaltmak, bakımından bir sistem konulmuş elini bileğinden tutacaksın, Göbeğinin altına bağlıyacaksın, Hanımlar göğüslerine bağlıyacaklar, bunu put edinmemek lazımdır. Asabı kiramın sayısı hakim rivayete göre yüz yirmidörtbin kişi aynen peygamber sayısı gibi, bunların içinde Ashabı soffe kaç kişi asahabı biat kaç kişi. İşte tasavvuf adı konmayıp müeseseleşmesede; Hz. Ademden bu yana vardır, Hz. Peygamber efendimiz zamanındada ashabı soffe ve ehli biat le müesseseleşmiştir. [/FONT] [FONT=Times New Roman]Bunları içerisinde aynı zamanda aşereyi mübeşşereden olan, Sad bin Ebi Vakkas efendimizin çok önemli bir sözü vardır; habibi Kibriya efendimiz diyor, Sad bin ebi Vakkas hazretleri, biz ashabı soffe olarak, hepimize ayrı ayrı ve ayrı ayrı adetde esmalar verdi. [/FONT] [FONT=Times New Roman]-Ruhlar alemindeyken rabbimize sen bizim rabbimizsin dedik ama hatırlamıyoruz, çünkü şuur yok, Biat ise şuur ile, el ele el hakka kaidesi gereğince Allaha ayrı bir söz vermektir.[/FONT] [FONT=Times New Roman] [/FONT] [FONT=Times New Roman][I]Kaynak: Ö.Tuğrul İNANÇER Hoca Efendinin sohbetinden, Ramazan Kalaycı([/I]tevhit06[I]) tarafından derlenmiştir.[/I][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Tasavvuf bidat'mi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst