Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tebrikler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 139028" data-attributes="member: 22"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler</span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler size, ey ehl-i namaz!.. Namazda dâim olmayı, huşû ile kılmayı, ilk vaktinde edâ etmeyi, kazaya bırakmamayı başarıyorsunuz mübârek olsun! </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Abdülkadir Geylânî Hazretleri’nin çilesinin son deminde gâipten bir ses gelir: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“–Kulum, artık senden namaz emrini kaldırıyorum.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Geylânî Hazretleri aldanmaz, kovar pis şeytanı!.. Dikkat buyurun “artık namaz kılma” diyor; Âdemoğlunun daha derin zaafı olmasına rağmen “İçki iç, zina et!..” demiyor, “Namaz kılma” diyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Mefhum-ı muhâlifinden yola çıkarsak, demek ki, namaz çok önemli bir kale bizim için. Onu şeytan ele geçirse, pek çok günaha kapı açılacak yahut namaz öyle kıymetli ki, onu bizden alsa, her şeye bedel, her şeye değer!.. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler, “Kör şeytan, git başımdan!..” dediniz ve namaz kılmaya karar verdiniz! Her gün, her vakit bu savaşı yaptınız. Bazen sabahlara, bazen yatsılara hücum etti, şeytan; bazen öğle ve ikindi namazlarına, bazen akşamlara... Tebrikler! Her seferinde üstesinden gelmeyi başardınız. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Namazları kazaya bırakmaktan kurtuldunuz. Tek tük derken epey fire veriyordunuz namazlardan... Şeytan, her seferinde sizi aldatmayı başarıyordu. Sabahları kalkmamak âdet oluyordu nerdeyse... Nicedir mahrumdunuz kuş sesleri eşliğinde güneşin doğuşunu beklemekten... Özlemiştiniz iyiden iyiye, sabah namazını hiç kaçırmamayı... Öğle ve ikindiler iyice karmaşıktı; okul, iş, misafir derken bir bakıyordunuz namaz vakti çıkmış! Akşamlar yemek, yolculuk, TV derken gelip geçiyordu. Yatsılar uykulara kapılmakla… Hayat gâilesi, “gâile”liğini ortaya koyuyor muydu yoksa, şeytan, güzelim hayatınızın başına çorap mı örüyordu? Biliyordunuz doğrusunu. Sonunda “Yeter!..” dediniz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler, gevşeyen her şeyi, büze büze toparladınız. Olması gerekenleri... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler, gafleti ve tembelliği yendiniz!..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler, başardınız ezân okununca namazınızı hemen kılmayı!.. Nasıl derd ediyordunuz bunu... Şu, bu derken saate baktığınızda namaz vaktinin son yarım saatinin kaldığını yahut ilk bir saatinin geçiverdiğini görmekten nefret ediyordunuz. Hele arkadaşlarla sohbet ederken, hele bilgisayar başındayken bunun olması, rûhunuzu öfkeden deli ediyordu. Çok kızıyordunuz kendinize, çok!.. Nihayet yönetime el koydunuz. Atınızın alnının ortasına kurulmuş olan şeytanı bir kırbaç darbesiyle attınız oradan ve yola düştünüz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Zaman disiplini oluşturmayı başardınız. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Nihayet seheri, teheccüd vaktini ihyâ etmeyi problem olmaktan çıkardınız, lezzete dönüştürdünüz. Akşam erken yatınca oluyormuş. Peygamberimiz’in bu çok mühim sünnetini îfâ etmenin huzuru ve tadıyla, arada kaçırsanız da mes’utsunuz, tebrikler!</span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Namaz, yarama ilâç, yanık yerime merhem, </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Onsuz bütün dünya benim olsa istemem. </span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(Necip Fazıl Kısakürek)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler, anladınız bunu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Ciddiye aldınız namazı. Ömrünüz tükenip giderken namaza dört elle sarıldınız, tebrikler... Örnek oldunuz namaz hassasiyetinizle… Pek çok insanın namazına vesîle oldunuz, sessiz ve derinden akışınızla… Mübârek olsun. Allah Teâlâ dünyada, kabirde de ayırmasın namaz neşesinden. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Saâdet-i dâreyn diliyoruz size…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Âyet-i kerîmede buyrulur:</span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarf ederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın güzel âkıbeti, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler, her kapıdan yanlarına girip: </span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>«Sabretmenize karşılık size selâm olsun; burası dünyanın ne güzel bir neticesidir!» derler..”</strong> (er-Ra’d, 22-24)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sabır, üç yerdedir, diyor erenler… </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İlki bildiğimiz sabır; belâ ve musibet ânında kendimizi Allâh’a isyandan korumak. Rızâ-yı ilâhîyi kazanmak niyetiyle susmak. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İkincisi, günahlara karşı sabır. Allâh’a karşı gelmek korkusuyla mübah olana bile temkinli yaklaşmak!..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sabır gösterilecek üçüncü yer, iyiliklerin devamı hususunda… Nefs-i mülhemenin hâllerindendir ki, <em>“Az da olsa devamlı olan”</em> diye hadîs-i şerîfle tavsiye edilen denge hâli… Sürekli elimizdeki üç-beşi tırtıklayıp duran şeytan ve avenesine sabırdan bir set çekmek dirâyeti… Dirâyet, sabrın direği…</span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Dâne toprak içre şiddet çektiğiyçün nîce gün </span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><em>Baş çekip harmanlanır ârâyiş-i bûstân olur”</em> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(Fuzûlî)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Nicedir yüreğinizde bir tohum gibi sakladığınız sâlih ameller, neşv ü nemâ buldu hayatınızda... Çiçek açtı, içinizde ne kadar ağaç varsa, bu bahar… </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Teheccüde kaldırmak için çalan saatin alarmını her seferinde erteleyerek ancak sabah namazında kalkabiliyordunuz. Her seferinde kınıyordunuz kendinizi… Lâkin, birden bir ışık belirdi zihninizde bir gün. Madem nefsiniz geri adım atmıyordu, siz ileri gitmeyi denemeliydiniz. Sabah namazı sonrası işrak beklemeye bayılırdınız. Günün ilk ışıklarını yüreğinize salmakla beslenirdi rûhunuz… Bu bekleyişe, geceki ertelemeleri eklediniz. Âdeta kazâsını yapmaya başladınız. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kırk dakikalık kerahat vakti bitip de işrak namazını kılınca, Kur’ân-ı Kerîm okuyor yahut tesbih çekiyordunuz. Geçmiş derslerin kazaları... “Geceki her erteleme için bir sayfa daha Kur’an okuyayım.” diyordunuz yahut “Bir devir daha tesbih çekeyim.” diyerek uykuyu erteliyordunuz durmadan... Nefsiniz neye uğradığını şaşırdı, bu mukavemeti beklemiyordu sizden... Tebrikler! Artık alarmın ilk çalışında fırlıyorsunuz yerinizden... Nefsi adam etmenin yollarından birini keşfettiniz, tebrikler... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Günâha yaklaştığını düşünen Müslüman, daha bir teyakkuzda olur. Günahtan uzak olduğunu, emniyette olduğunu düşünen ise, çok çabuk aldanır. Bu emniyet hissi, şeytan için kağıttan bir perdedir âdeta. Bir tırnak darbesiyle yırtıp açar onu.. Belki bu yüzden kabz hâlini, bast hâlinden üstün tutmuş bazı âlimler… </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bast hâlinde, o bahçe sahibi gibi, “Bunun mahvolacağını sanmam.” der de ertesi sabah bahçesini yanmış bir hâlde bulur. (Bkz: Kehf, 32-42) </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kabz hâlinde ise, Firavun’un sihirbazları gibi duâya durur: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“-Ayaklarımızı sâbit kıl, üzerimize sabır yağdır.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Firavunlaşan nefse: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“-Senin sözün bu dünyada geçer!..” der. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Böyle ümitsizlik ve karamsarlıktan sersemlemişken, böyle tir tir titreyen ellerle bir şeyleri kırıp dökerim diye cam bardakları, kristal bardakları taşımaya kalkmaz, sıcak çorbalara kaşık sallamaz. Üstelik içindeki muhabbet eksikliği için Allah’tan af diler; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“–Sen, yâ Rabbe’l-Âlemîn, böylesi bir kulluğu hak etmiyorsun, sen ne güzel kulluklar görmüşsün, ben Sana lâyık kullukta bulunamıyorum, beni bağışla!..” diye yalvarır kara gecelerde, ıslak seccadelerde... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Kabz hâlinden sağ sâlim çıktınız sahil-i selâmete... Yûnus Peygamber gibi sarıldınız bir kabak yaprağına... Hasta bünyeniz iyileşti, tazelendi. Nasıl da mahvetmiş sizi, balığın midesindeki sular, o hava... Tebrikler!.. Yûnus -aleyhisselam-’ın duâsını hatırladınız da çıktınız o karanlıktan. </span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">لا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>“Sen’den başka ilâh yok, Sen sübhânsın, eksiksiz, kusursuz; ben </strong>(ise),<strong> zâlimlerden oldum.”</strong> (el-Enbiyâ, 87) </span></span></p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Bayramım imdi, bayramım imdi </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bayram ederler, yâr ile şimdi </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hamd ü senâlar hamd ü senâlar </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm” </span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(Hacı Bayrâm-ı Velî -k.s.-) </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler! Âyet-i kerime ile kınanan güruhtan olmadınız. Karaya çıkınca, gerisin geri gitmediniz, bast hâlinde de hamd ile şükr ile rağbet ettiniz Rabbinize... Emniyet hissine kapılmamak için mâtemlerin civarından ayrılmadınız. <strong>“İnfak kuşu”</strong>nu koydunuz gönül kafesine; size hatırlatıp durdu: <strong>“ihtiyaç fazlasını, ihtiyaç fazlasını…”</strong> (el-Bakara, 219) diye…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tebrikler kardeşlerim!.. Kardeşleri olmaktan dolayı mesrur olduğum güzel insanlar, eşref-i mahlûkât olma yoluna baş koydunuz. Mesâfe almaya da başladınız. Artık o yolda ölseniz de umulur ki, Cenâb-ı Hak, tamamlamış gibi muâmele eder. Şimdi tek bir hedefimiz var, değil mi? </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>“Ancak müslüman olarak ölmek”</strong> için bulunduğumuz noktada sabır göstermek... Yine duâ, hep duâ.</span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">رَبَّنَا لاتُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>“Ey Rabbimiz, bize hidâyet verdikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla!.. Şüphesiz bağışı bol olan </strong>(Vehhab)<strong> Sen’sin..” </strong>(Âl-i İmrân, )</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 139028, member: 22"] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler[/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler size, ey ehl-i namaz!.. Namazda dâim olmayı, huşû ile kılmayı, ilk vaktinde edâ etmeyi, kazaya bırakmamayı başarıyorsunuz mübârek olsun! [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Abdülkadir Geylânî Hazretleri’nin çilesinin son deminde gâipten bir ses gelir: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“–Kulum, artık senden namaz emrini kaldırıyorum.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Geylânî Hazretleri aldanmaz, kovar pis şeytanı!.. Dikkat buyurun “artık namaz kılma” diyor; Âdemoğlunun daha derin zaafı olmasına rağmen “İçki iç, zina et!..” demiyor, “Namaz kılma” diyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Mefhum-ı muhâlifinden yola çıkarsak, demek ki, namaz çok önemli bir kale bizim için. Onu şeytan ele geçirse, pek çok günaha kapı açılacak yahut namaz öyle kıymetli ki, onu bizden alsa, her şeye bedel, her şeye değer!.. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler, “Kör şeytan, git başımdan!..” dediniz ve namaz kılmaya karar verdiniz! Her gün, her vakit bu savaşı yaptınız. Bazen sabahlara, bazen yatsılara hücum etti, şeytan; bazen öğle ve ikindi namazlarına, bazen akşamlara... Tebrikler! Her seferinde üstesinden gelmeyi başardınız. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Namazları kazaya bırakmaktan kurtuldunuz. Tek tük derken epey fire veriyordunuz namazlardan... Şeytan, her seferinde sizi aldatmayı başarıyordu. Sabahları kalkmamak âdet oluyordu nerdeyse... Nicedir mahrumdunuz kuş sesleri eşliğinde güneşin doğuşunu beklemekten... Özlemiştiniz iyiden iyiye, sabah namazını hiç kaçırmamayı... Öğle ve ikindiler iyice karmaşıktı; okul, iş, misafir derken bir bakıyordunuz namaz vakti çıkmış! Akşamlar yemek, yolculuk, TV derken gelip geçiyordu. Yatsılar uykulara kapılmakla… Hayat gâilesi, “gâile”liğini ortaya koyuyor muydu yoksa, şeytan, güzelim hayatınızın başına çorap mı örüyordu? Biliyordunuz doğrusunu. Sonunda “Yeter!..” dediniz. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler, gevşeyen her şeyi, büze büze toparladınız. Olması gerekenleri... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler, gafleti ve tembelliği yendiniz!..[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler, başardınız ezân okununca namazınızı hemen kılmayı!.. Nasıl derd ediyordunuz bunu... Şu, bu derken saate baktığınızda namaz vaktinin son yarım saatinin kaldığını yahut ilk bir saatinin geçiverdiğini görmekten nefret ediyordunuz. Hele arkadaşlarla sohbet ederken, hele bilgisayar başındayken bunun olması, rûhunuzu öfkeden deli ediyordu. Çok kızıyordunuz kendinize, çok!.. Nihayet yönetime el koydunuz. Atınızın alnının ortasına kurulmuş olan şeytanı bir kırbaç darbesiyle attınız oradan ve yola düştünüz. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Zaman disiplini oluşturmayı başardınız. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Nihayet seheri, teheccüd vaktini ihyâ etmeyi problem olmaktan çıkardınız, lezzete dönüştürdünüz. Akşam erken yatınca oluyormuş. Peygamberimiz’in bu çok mühim sünnetini îfâ etmenin huzuru ve tadıyla, arada kaçırsanız da mes’utsunuz, tebrikler![/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Namaz, yarama ilâç, yanık yerime merhem, [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Onsuz bütün dünya benim olsa istemem. [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](Necip Fazıl Kısakürek)[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler, anladınız bunu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Ciddiye aldınız namazı. Ömrünüz tükenip giderken namaza dört elle sarıldınız, tebrikler... Örnek oldunuz namaz hassasiyetinizle… Pek çok insanın namazına vesîle oldunuz, sessiz ve derinden akışınızla… Mübârek olsun. Allah Teâlâ dünyada, kabirde de ayırmasın namaz neşesinden. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Saâdet-i dâreyn diliyoruz size…[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Âyet-i kerîmede buyrulur:[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarf ederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın güzel âkıbeti, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler, her kapıdan yanlarına girip: [/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=3][/SIZE][CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ [/SIZE][/FONT][/CENTER] [SIZE=3][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]«Sabretmenize karşılık size selâm olsun; burası dünyanın ne güzel bir neticesidir!» derler..”[/B] (er-Ra’d, 22-24)[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Sabır, üç yerdedir, diyor erenler… [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İlki bildiğimiz sabır; belâ ve musibet ânında kendimizi Allâh’a isyandan korumak. Rızâ-yı ilâhîyi kazanmak niyetiyle susmak. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İkincisi, günahlara karşı sabır. Allâh’a karşı gelmek korkusuyla mübah olana bile temkinli yaklaşmak!..[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Sabır gösterilecek üçüncü yer, iyiliklerin devamı hususunda… Nefs-i mülhemenin hâllerindendir ki, [I]“Az da olsa devamlı olan”[/I] diye hadîs-i şerîfle tavsiye edilen denge hâli… Sürekli elimizdeki üç-beşi tırtıklayıp duran şeytan ve avenesine sabırdan bir set çekmek dirâyeti… Dirâyet, sabrın direği…[/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Dâne toprak içre şiddet çektiğiyçün nîce gün [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][I]Baş çekip harmanlanır ârâyiş-i bûstân olur”[/I] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](Fuzûlî)[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Nicedir yüreğinizde bir tohum gibi sakladığınız sâlih ameller, neşv ü nemâ buldu hayatınızda... Çiçek açtı, içinizde ne kadar ağaç varsa, bu bahar… [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Teheccüde kaldırmak için çalan saatin alarmını her seferinde erteleyerek ancak sabah namazında kalkabiliyordunuz. Her seferinde kınıyordunuz kendinizi… Lâkin, birden bir ışık belirdi zihninizde bir gün. Madem nefsiniz geri adım atmıyordu, siz ileri gitmeyi denemeliydiniz. Sabah namazı sonrası işrak beklemeye bayılırdınız. Günün ilk ışıklarını yüreğinize salmakla beslenirdi rûhunuz… Bu bekleyişe, geceki ertelemeleri eklediniz. Âdeta kazâsını yapmaya başladınız. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Kırk dakikalık kerahat vakti bitip de işrak namazını kılınca, Kur’ân-ı Kerîm okuyor yahut tesbih çekiyordunuz. Geçmiş derslerin kazaları... “Geceki her erteleme için bir sayfa daha Kur’an okuyayım.” diyordunuz yahut “Bir devir daha tesbih çekeyim.” diyerek uykuyu erteliyordunuz durmadan... Nefsiniz neye uğradığını şaşırdı, bu mukavemeti beklemiyordu sizden... Tebrikler! Artık alarmın ilk çalışında fırlıyorsunuz yerinizden... Nefsi adam etmenin yollarından birini keşfettiniz, tebrikler... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Günâha yaklaştığını düşünen Müslüman, daha bir teyakkuzda olur. Günahtan uzak olduğunu, emniyette olduğunu düşünen ise, çok çabuk aldanır. Bu emniyet hissi, şeytan için kağıttan bir perdedir âdeta. Bir tırnak darbesiyle yırtıp açar onu.. Belki bu yüzden kabz hâlini, bast hâlinden üstün tutmuş bazı âlimler… [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bast hâlinde, o bahçe sahibi gibi, “Bunun mahvolacağını sanmam.” der de ertesi sabah bahçesini yanmış bir hâlde bulur. (Bkz: Kehf, 32-42) [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Kabz hâlinde ise, Firavun’un sihirbazları gibi duâya durur: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“-Ayaklarımızı sâbit kıl, üzerimize sabır yağdır.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Firavunlaşan nefse: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“-Senin sözün bu dünyada geçer!..” der. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Böyle ümitsizlik ve karamsarlıktan sersemlemişken, böyle tir tir titreyen ellerle bir şeyleri kırıp dökerim diye cam bardakları, kristal bardakları taşımaya kalkmaz, sıcak çorbalara kaşık sallamaz. Üstelik içindeki muhabbet eksikliği için Allah’tan af diler; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“–Sen, yâ Rabbe’l-Âlemîn, böylesi bir kulluğu hak etmiyorsun, sen ne güzel kulluklar görmüşsün, ben Sana lâyık kullukta bulunamıyorum, beni bağışla!..” diye yalvarır kara gecelerde, ıslak seccadelerde... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Kabz hâlinden sağ sâlim çıktınız sahil-i selâmete... Yûnus Peygamber gibi sarıldınız bir kabak yaprağına... Hasta bünyeniz iyileşti, tazelendi. Nasıl da mahvetmiş sizi, balığın midesindeki sular, o hava... Tebrikler!.. Yûnus -aleyhisselam-’ın duâsını hatırladınız da çıktınız o karanlıktan. [/SIZE][/FONT] [SIZE=3][/SIZE][CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]لا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ [/SIZE][/FONT][/CENTER] [SIZE=3][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]“Sen’den başka ilâh yok, Sen sübhânsın, eksiksiz, kusursuz; ben [/B](ise),[B] zâlimlerden oldum.”[/B] (el-Enbiyâ, 87) [/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [/SIZE] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Bayramım imdi, bayramım imdi [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bayram ederler, yâr ile şimdi [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hamd ü senâlar hamd ü senâlar [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm” [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](Hacı Bayrâm-ı Velî -k.s.-) [/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler! Âyet-i kerime ile kınanan güruhtan olmadınız. Karaya çıkınca, gerisin geri gitmediniz, bast hâlinde de hamd ile şükr ile rağbet ettiniz Rabbinize... Emniyet hissine kapılmamak için mâtemlerin civarından ayrılmadınız. [B]“İnfak kuşu”[/B]nu koydunuz gönül kafesine; size hatırlatıp durdu: [B]“ihtiyaç fazlasını, ihtiyaç fazlasını…”[/B] (el-Bakara, 219) diye…[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tebrikler kardeşlerim!.. Kardeşleri olmaktan dolayı mesrur olduğum güzel insanlar, eşref-i mahlûkât olma yoluna baş koydunuz. Mesâfe almaya da başladınız. Artık o yolda ölseniz de umulur ki, Cenâb-ı Hak, tamamlamış gibi muâmele eder. Şimdi tek bir hedefimiz var, değil mi? [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]“Ancak müslüman olarak ölmek”[/B] için bulunduğumuz noktada sabır göstermek... Yine duâ, hep duâ.[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][/SIZE][CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]رَبَّنَا لاتُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ [/SIZE][/FONT][/CENTER] [SIZE=3][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]“Ey Rabbimiz, bize hidâyet verdikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla!.. Şüphesiz bağışı bol olan [/B](Vehhab)[B] Sen’sin..” [/B](Âl-i İmrân, )[/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tebrikler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst