Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Tefekkür İbadettir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 554068" data-attributes="member: 1004566"><p>Tefekkür İbadettir</p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Eğer Biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz.” (Haşr, 21)</p><p></p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Allâh’ın yarattıkları üzerinde tefekkür edin...” (Deylemî, II, 56; Heysemî, I, 81)</p><p></p><p></p><p>Peygamber Efendimiz (sav), tefekkür husûsundaki fermân-ı ilâhîye, daha risâlet vazîfesine başlamadan önce bile, Hira Mağarası’ndaki inzivâ ve tefekkür hayâtı ile tâbî olmuş durumda idi. O’nun Hira’daki ibâdeti, tefekkür etmek, atası İbrahim (as) gibi göklerin ve yerin melekûtundan (görünen âlemin ötesindeki kudret ve azamet-i ilâhîden) ibret almak ve Kâbe’yi seyretmek şeklindeydi. O günlerde olduğu gibi Rasûlullah (sav), daha sonraki hayâtında da dâimâ mahzun ve düşünceliydi. Konuşması zikir, sükûtu tefekkür idi. Nitekim hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardı:</p><p></p><p>“Rabbim bana sükûtumun tefekkür olmasını emretti, (ben de size tavsiye ediyorum.)” (İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, XVI, 252, hadis no: 5838.)</p><p></p><p> “Tefekkür gibi ibâdet yoktur.” (Ali el-Müttakî, XVI, 121)</p><p></p><p>Velhâsıl, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Fahr-i Kâinât Efendimiz’e lâyık olabilmek için hayat ve kâinatta sergilenen derin hikmetlere gönül vererek tefekkür iklîminde yaşamamız îcâb etmektedir. Zira bu âlemde olup biten her şeyi îman penceresinden ibret nazarıyla temâşâ edip rûhu tefekkürle inkişâf ettirmek zarûrîdir. Neticede, hâdiselerin özündeki ilâhî murâda dâir hikmet parıltıları, Allâh’ın izniyle damla damla gönle akacaktır. (Sâdık Dânâ, Erkam Yay. Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>el-Kuddûs: Hatadan, gafletten, her türlü eksiklikten ve noksanlıktan münezzeh; pâk, temiz olan, bütün kemâl sıfatları üzerinde toplamış olan ve ne kadar övülürse övülsün tüm övgülerin üstünde olan demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Tefekkür ile ulvî bir ruh kıvamına eren mü’minin kulluk hayâtında ve ibâdetlerinde yüksek bir feyz ve rûhâniyet hâsıl olur.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 554068, member: 1004566"] Tefekkür İbadettir Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Eğer Biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz.” (Haşr, 21) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Allâh’ın yarattıkları üzerinde tefekkür edin...” (Deylemî, II, 56; Heysemî, I, 81) Peygamber Efendimiz (sav), tefekkür husûsundaki fermân-ı ilâhîye, daha risâlet vazîfesine başlamadan önce bile, Hira Mağarası’ndaki inzivâ ve tefekkür hayâtı ile tâbî olmuş durumda idi. O’nun Hira’daki ibâdeti, tefekkür etmek, atası İbrahim (as) gibi göklerin ve yerin melekûtundan (görünen âlemin ötesindeki kudret ve azamet-i ilâhîden) ibret almak ve Kâbe’yi seyretmek şeklindeydi. O günlerde olduğu gibi Rasûlullah (sav), daha sonraki hayâtında da dâimâ mahzun ve düşünceliydi. Konuşması zikir, sükûtu tefekkür idi. Nitekim hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardı: “Rabbim bana sükûtumun tefekkür olmasını emretti, (ben de size tavsiye ediyorum.)” (İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, XVI, 252, hadis no: 5838.) “Tefekkür gibi ibâdet yoktur.” (Ali el-Müttakî, XVI, 121) Velhâsıl, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Fahr-i Kâinât Efendimiz’e lâyık olabilmek için hayat ve kâinatta sergilenen derin hikmetlere gönül vererek tefekkür iklîminde yaşamamız îcâb etmektedir. Zira bu âlemde olup biten her şeyi îman penceresinden ibret nazarıyla temâşâ edip rûhu tefekkürle inkişâf ettirmek zarûrîdir. Neticede, hâdiselerin özündeki ilâhî murâda dâir hikmet parıltıları, Allâh’ın izniyle damla damla gönle akacaktır. (Sâdık Dânâ, Erkam Yay. Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Kuddûs: Hatadan, gafletten, her türlü eksiklikten ve noksanlıktan münezzeh; pâk, temiz olan, bütün kemâl sıfatları üzerinde toplamış olan ve ne kadar övülürse övülsün tüm övgülerin üstünde olan demektir. Kısa Günün Kârı Tefekkür ile ulvî bir ruh kıvamına eren mü’minin kulluk hayâtında ve ibâdetlerinde yüksek bir feyz ve rûhâniyet hâsıl olur. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Tefekkür İbadettir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst