Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 264387" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><u>TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">12.12.BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000"><span style="font-family: 'Calibri'">2</span></span>[/SUP]</strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اَلسَّلاَمُ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">عَلَيْكُمْ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">وَرَحْمَةُ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اللهِ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">وَبَرَكَاتُهُ </span>[SUP]<span style="color: #cc0000"><span style="font-family: 'Calibri'">1</span></span>[/SUP]</strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">بِاسْمِهِ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">سُبْحَانَهُ</span></strong><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">Muhterem Üstadımız,</span></strong><br /> <br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Mücahede-i mâneviyenize ve sabr-ı cemilinize mükâfaten Cenâb-ı Hak tarafından ihsan buyurulan kudsî iman dâvânızın tahakkukunu, Risale-i Nur’un serbest intişarı ile idrak etmiş bulunuyoruz. Senelerden beri devam edegelen bu kudsî dâvâ, bu ideal ve bu çetin mücadele, zaferle neticelenmiş, Hakkın istediği olmuş, gönlümüzün emel ve arzusu yerine gelmiş, iman küfre galebe ederek zulmet perdeleri çatır çatır yırtılarak, âfâk-ı cihan Nurun parlak ziyası ile aydınlanmıştır. Bu neticeye ve bu zafere ulaşmak, iman nimetinin sonsuz saadetine kavuşmak ve dolayısıyla da Hakka yaklaşmak bahtiyarlığını bizlere, Türk milletine ve belki bütün insanlığa bahşeden Risale-i Nur bu muazzam ve korkunç imansızlık savaşının kurtarıcı atomu olmuş, ruhlarımızı tamir, kalblerimizi takviye, gönüllerimizi fetheylemiştir. Bu bakımdan minnet ve şükranlarımızı sevgili ve muazzez Üstadımıza arz ederken, asırlık ömr-ü mübareklerinizin geçirdiği hayat safhalarının her ânı mücadele, mücahede, işkence, eziyet, zulüm, menfâ dolu korkunç bir devrin çile ve ıztıraplarıyla geçmesine rağmen, azminizin, sadakatinizin, feragat ve cesaretinizin ve nihayet o çelikten daha kuvvetli iman ve şuurunuzun, hülâsa, İslâmiyeti anlayışta, insaniyeti kavrayışta, içte ve dışta örnek insan oluşunuzun ve bilhassa Risale-i Nur Külliyatınızın insanlık âlemi üzerine bıraktığı tesir, aksettirdiği mânâ ile daima izinizden, yolunuzdan gidecek olan, giden, gitmeye azmeden milyonlarca Nur talebeleri size meclûb, size müteşekkirdirler.<br /> <br /> Muhterem Üstadımız, artık bütün yorgunluğunuza ve ihtiyarlığınıza rağmen çetin imtihanınızın muvaffakiyetle neticelenmesi sayesinde müsterih olunuz. Artık bu kudsî dâvâyı, bu iman ve Kur’ân dâvâsını devam ettirecek istikbalin genç Said’leri yetişmiştir. İman nuru ve şuuruyla, onlar bu kudsî ve ulvî dâvâyı yürütecekler ve inşaallah kıyamete kadar devam ettirecekler ve nesilden nesile intikal ettirecekler.<br /> <br /> Muhterem Efendimiz, yarın tarihin altın sahifelerinde iftihar ve ihtişamla yâd edilecek olan yeni ve mufassal Tarihçe-i Hayat’ınızın Ankara’da tab edilip hitama ermesinin sevinci içinde bayram etmekteyiz. Zira bu Tarihçe-i Hayat, ömrünüz boyunca ille-i gaye edindiğiniz imanı kurtarmak dâvânız uğrundaki mücadele ve mücahede safhalarınızı, bin türlü mahrumiyetler içerisinde yorulmak bilmeyen bir azimle maksada vâsıl oluşunuzu ve âleme rahmet olan Risale-i Nur’ların telif, tanzim ve neşri hakkında tatminkâr malûmat vermesi bakımından büyük ehemmiyeti haizdir. Bugün milyonlarca insanı coşturup, selâmete götüren bu Nur deryası daima kükreyecek, küfrü boğacak, zulmeti yırtacak, insanlığa hâmi ve halâskâr olacaktır.<br /> <br /> Size medyun-u şükranız. En derin sevgi ve muhabbetlerimizle selâm ve hürmetlerimizi arz eder, dua-i mübareklerinize intizaren ellerinizden öperiz aziz, sevgili Üstadımız.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">İstanbul Nur talebeleri</span><br /> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP] </strong>: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. <br /> <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">2</span>[/SUP]<span style="color: #cc0000"> </span></strong>: Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">âfâk-ı cihan</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : dünyanın etrafını saran ufuklar<br /> <strong>aksetirme</strong> : yansıtma<br /> <strong>arz etme</strong> : sunma, ifade etme<br /> <strong>aziz</strong> : çok değerli, izzetli<br /> <strong>azmetme</strong> : kararlı olma</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">bahşeden</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : ihsan eden, veren<br /> <strong>bahtiyar</strong> : talihli, mutlu<br /> <strong>berâ-yı malûmat</strong> : bilgi ve malûmat için, bilgi vermek için<br /> <strong>bilhassa</strong> : özellikle </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">Cenâb-ı Hak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah<br /> <strong>derya</strong> : deniz<br /> <strong>dua-i mübarek</strong> : mübarek dua</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">emel</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : arzu, istek<br /> <strong>fethetme</strong> : açma<br /> <strong>feragat</strong> : fedakarlık, özveri, kişisel hakkından vazgeçme<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">galebe</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : üstün gelme<br /> <strong>haiz</strong> : sahip olma<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">Hak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : varlığı hak olan, her şeyi hakkıyla yaratan ve her hakkın sahibi olan Allah<br /> <strong>halâskâr</strong> : kurtarıcı<br /> <strong>hâmi</strong> : koruyucu<br /> <strong>hitam</strong> : son </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">hizmetkâr</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : hizmetçi<br /> <strong>hülâsa</strong> : kısaca, özet olarak<br /> <strong>ıztırap</strong> : aşırı elem, sıkıntı, ıstırap<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">idrak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : anlama, kavrama<br /> <strong>iftihar</strong> : övünme</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ihsan</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : bağış, ikram, lütuf<br /> <strong>ihtişam</strong> : haşmetlilik, heybetlilik, görkem<br /> <strong>ille-i gaye</strong> : esas gaye, temel amaç<br /> <strong>insaniyet</strong> : insanlık<br /> <strong>inşaallah</strong> : Allah’ın izniyle<br /> <strong>intikal</strong> : taşıma, aktarma<strong> </strong></span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>intişar</strong> : yayılma<br /> <strong>intizaren</strong> : bekleyerek, gözleyerek<br /> <strong>istikbal</strong> : gelecek<br /> <strong>kıyamet</strong> : dünyanın sonu, varlığın bozulup dağılması<br /> <strong>kudsî</strong> : kutsal, yüce<br /> <strong>küfür</strong> : inkâr, inançsızlık<br /> <strong>mahrumiyet</strong> : yoksun kalma<br /> <strong>maksad</strong> : gaye, amaç<br /> <strong>malûmat</strong> : bilgi<br /> <strong>meclûb</strong> : tutkun, aşırı bağlı<br /> <strong>medyun-u şükran</strong> : teşekkür borçlu</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">menfâ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : sürgün yeri<br /> <strong>minnet</strong> : kendini borçlu hissetme, yapılan bir iyiliğe karşı teşekkür etme<br /> <strong>muazzam</strong> : azametli, çok büyük<br /> <strong>muazzez</strong> : çok aziz, çok değerli ve şerefli<br /> <strong>mufassal</strong> : ayrıntılı<br /> <strong>muhabbet</strong> : sevgi<br /> <strong>muhterem</strong> : hürmete lâyık, saygıdeğer<br /> <strong>muvaffakiyet</strong> : başarı<br /> <strong>mücahede</strong> : cihat etme, din uğrunda çaba harcama<strong> </strong></span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>mücahede-i mâneviye</strong> : mânevî mücahede, mücadele<br /> <strong>mükâfaten</strong> : mükâfat olarak<br /> </span><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>müsterih olma</strong> : rahatlama, huzura kavuşma<br /> <strong>müteşekkir</strong> : teşekkür eden<br /> <strong>neşr</strong> : yayma, yayımlama<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">nimet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : iyilik, lütuf, ihsan<br /> <strong>ömr-ü mübarek</strong> : bereketli, hayırlı ömür<br /> <strong>rahmet</strong> : İlâhî şefkat, merhamet ve ihsan<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">saadet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : mutluluk<br /> <strong>sabr-ı cemil</strong> : güzel sabır; rıza göstererek katlanma<br /> <strong>sadakat</strong> : bağlılık<br /> <strong>safha</strong> : merhale, aşama<br /> <strong>selâmet</strong> : esenlik, güven<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">serbestiyet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : serbestlik<br /> <strong>şuur</strong> : bilinç, anlayış<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">taarruz</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : saldırı, hücum<br /> <strong>tab</strong> : matbaada basma</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tahakkuk</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : gerçekleşme<br /> <strong>taharri</strong> : arama, inceleme<br /> <strong>tahtessıfır</strong> : sıfırın altında<br /> <strong>takviye</strong> : güçlendirme, destekleme<br /> <strong>tanzim</strong> : düzenleme<br /> <strong>tatminkâr</strong> : doyurucu, ikna edici, memnun edici<br /> <strong>telif</strong> : yazma<br /> <strong>ulvî</strong> : yüce, büyük<br /> <strong>vâsıl olma</strong> : varma, ulaşma<br /> <strong>yâd edilme</strong> : anılma </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">zelzele</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : deprem, sarsıntı<br /> <strong>ziya</strong> : ışık, aydınlık<br /> <strong>zulmet</strong> : karanlık<br /> <br /> </span><br /> </td></tr></table><p></p><p> </p><p><span style="color: #888888"> -- </span><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><u>DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">2.12.İKİ MEKTEB-İ MUSİBETİN ŞEHADETNAMESİ(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">MUKADDİME(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong><u>ON BİRİNCİ CİNAYET</u></strong></span></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">Ben vilâyât-ı şarkiyede aşiretlerin hâl-i perişaniyetini görüyordum. Anladım ki, dünyevî bir saadetimiz, bir cihetle fünun-u cedide-i medeniye ile olacak. O fünunun da gayr-ı müteaffin bir mecrâsı ulema ve bir menbaı da medreseler olmak lâzımdır. Ta ulemâ-i din, fünun ile ünsiyet peyda etsin.<br /> <br /> Zira, o vilâyatta nim-bedevî vatandaşların zimâm-ı ihtiyarı, ulema elindedir. Ve o saik ile Dersaadete geldim. Saadet tevehhümü ile o vakitte-şimdi münkasim olmuş, şiddetlenmiş olan-istibdatlar, merhum Sultan-ı mahlûa isnad edildiği halde, onun Zaptiye Nâzırı ile bana verdiği maaş ve ihsan-ı şahanesini kabul etmedim, reddettim. Hatâ ettim. Fakat o hatam, medrese ilmi ile dünya malını isteyenlerin yanlışlarını göstermekle hayır oldu. Aklımı feda ettim, hürriyetimi terk etmedim. O şefkatli Sultana boyun eğmedim. Şahsî menfaatimi terk ettim.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Şimdiki sivrisinekler beni cebirle değil, muhabbetle kendilerine müttefik edebilirler. Bir buçuk senedir burada memleketimin neşr-i maarifi için çalışıyorum. İstanbul’un ekserisi bunu bilir.<br /> <br /> Ben ki bir hamalın oğluyum. Bu kadar dünya bana müyesser iken kendi nefsimi hamal oğulluğundan ve fakr-ı hâlden çıkarmadım. Ve dünya ile kökleşemediğim ve en sevdiğim mevki olan vilâyât-ı şarkıyenin yüksek dağlarını terk etmekle millet için tımarhaneye, tevkifhaneye ve Meşrutiyet zamanında işkenceli hapishaneye düşmeme sebebiyet veren öyle umurlara teşebbüs etmekle büyük bir cinayet eyledim ki, bu dehşetli mahkemeye girdim.<br /> <br /> <strong><u>YARI CİNAYET</u></strong> </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Şöyle ki: Daire-i İslâmın merkezi ve rabıtası olan nokta-i hilâfeti elinden kaçırmamak fikriyle ve sabık Sultan merhum Abdülhamid Han Hazretleri sabık içtimaî kusuratını derk ile nedamet ederek kabul-ü nasihate istidat kesbetmiş zannıyla ve “Aslâh tarik musalâhadır” mülâhazasıyla, şimdiki en çok ağraz ve infiâlâta mebde ve tohum olan bu vukua gelen şiddet sûretini daha ahsen sûrette düşündüğümden, merhum Sultan-ı sâbıka ceride lisânıyla söyledim ki:<br /> <br /> Münhasif Yıldızı darülfünun et, ta Süreyya kadar âli olsun. Ve oraya seyyahlar, zebânîler yerine ehl-i hakikat melâike-i rahmeti yerleştir, ta cennet gibi olsun. Ve Yıldız’daki milletin sana hediye ettiği servetini, milletin baş hastalığı olan cehaletini tedavi için büyük dinî darülfünunlara sarf ile millete iade et. Ve milletin mürüvvet ve muhabbetine itimad et. Zira, senin şahane idarene millet mütekeffildir. Bu ömürden sonra sırf âhireti düşünmek lâzım. Dünya seni terk etmeden evvel sen dünyayı terk et. Zekâtü’l ömrü ömr-ü sâni yolunda sarf eyle.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Şimdi muvazene edelim: Yıldız eğlence yeri olmalı veya darülfünun olmalı? Ve içinde seyyahlar gezmeli veya ulema tedris etmeli? Ve gasp edilmiş olmalı veyahut hediye edilmiş olmalı? Hangisi daha iyidir? İnsaf sahipleri hükmetsin.<br /> Ben ki bir gedayım, bir büyük padişaha nasihat ettim. Demek yarı cinayet ettim.<br /> Cinayetin öteki yarısını söylemek zamanı gelmedi. <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">HAŞİYE</span>[/SUP]</strong></span><br /> [h=3]<u><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u>[/h] <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">HAŞİYE</span>[/SUP] </strong>: O yarının zamanı, on beş sene sonra yirmi sekiz senedir müellifin sebeb-i hapsi olan Siracü’n-Nur’un âhirindeki bahse bakınız. Tam o yarı cinayeti bileceksiniz.</span><br /> </td><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ağraz</strong> : kötü niyet ve düşmanlıklar<br /> <strong>âhiret</strong> : öldükten sonra sonsuz olarak devam edecek olan hayat<br /> <strong>ahsen</strong> : en güzel, daha güzel<br /> <strong>âli</strong> : yüksek<br /> <strong>aslâh</strong> : en iyi, en uygun, en elverişli<br /> <strong>cebir</strong> : zor kullanma<br /> <strong>cehalet</strong> : cahillik, bilgisizlik<br /> <strong>ceride</strong> : gazete, basın, medya<br /> <strong>daire-i İslâm</strong> : İslâm dairesi<br /> <strong>darülfünun</strong> : üniversite<br /> <strong>dehşetli</strong> : korkunç, ürkütücü<br /> <strong>derk</strong> : anlama, bilme<br /> <strong>ehl-i hakikat</strong> : doğru ve hak yolda olan kimseler<br /> <strong>ekserisi</strong> : çoğunluğu<br /> <strong>fakr-ı hâl</strong> : fakir hâl, fakirlik<br /> <strong>içtimaî</strong> : sosyal, toplumsal<br /> <strong>infiâlât</strong> : etkilenmeler, hareketlenmeler, taşkınlıklar<br /> <strong>istidat kesbetme</strong> : yetenek kazanma<br /> <strong>itimad</strong> : güvenme<br /> <strong>kabul-ü nasihat</strong> : nasihat kabul etme<br /> <strong>kusurat</strong> : kusurlar, hatâlar<br /> <strong>mebde</strong> : başlangıç<br /> <strong>medrese</strong> : dinî ilimlerin öğretildiği okul<br /> <strong>melâike-i rahmet</strong> : rahmet melekleri<br /> <strong>menfaat</strong> : çıkar<br /> <strong>mevki</strong> : yer<br /> <strong>muhabbet</strong> : sevgi<br /> <strong>musalâha</strong> : barışma, barış<br /> <strong>mülâhaza</strong> : düşünce<br /> <strong>münhasif</strong> : sönmüş, batmış, tutulmuş<br /> <strong>mürüvvet</strong> : iyilikseverlik, cömertlik<br /> <strong>mütekeffil</strong> : kefilliği üstlenen, garantör<br /> <strong>müyesser</strong> : kolay, kolaylaştırılmış<br /> <strong>nedamet</strong> : pişman olma, pişmanlık<br /> <strong>nefis</strong> : kişinin kendisi<br /> <strong>neşr-i maarif</strong> : ilmi ve bilgiyi yayma<br /> <strong>nokta-i hilâfet</strong> : Peygamberimizin (a.s.m.) vekili olarak Müslümanların din ve dünya işlerinin tedbirini gören genel başkanlık noktası<br /> <strong>rabıta</strong> : bağ<br /> <strong>sabık</strong> : geçen, önceki<br /> <strong>sebebiyet verme</strong> : sebep olma<br /> <strong>seyyah</strong> : yolcu, gezip dolaşan<br /> <strong>Sultan-ı sâbıka</strong> : önceki sultan, padişah; İkinci Abdülhamid<br /> <strong>Süreyya</strong> : Ülker takım yıldızı<br /> <strong>şefkatli</strong> : merhametli<br /> <strong>tarik</strong> : yol<br /> <strong>teşebbüs</strong> : başvurma, girişme<br /> <strong>tevkifhane</strong> : tutuk evi, hapishane<br /> <strong>tımarhane</strong> : ruh, sinir ve akıl hastalıkları hastanesi<br /> <strong>umur</strong> : işler<br /> <strong>vilâyât-ı Şarkiye</strong> : Doğu illeri<br /> <strong>vukua gelme</strong> : meydana gelme<br /> <strong>zebânî</strong> : Cehennemde vazifeli melek, korkunç ve kötü bir iş yapan görevli</span><br /> <br /> </td></tr></table><p></p><p><span style="color: #888888"> -- </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 264387, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri][U]TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]12.12.BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][SUP][COLOR=#cc0000][FONT=Calibri]2[/FONT][/COLOR][/SUP][/B][B][FONT=Times New Roman]اَلسَّلاَمُ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]عَلَيْكُمْ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]وَرَحْمَةُ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اللهِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]وَبَرَكَاتُهُ [/FONT][SUP][COLOR=#cc0000][FONT=Calibri]1[/FONT][/COLOR][/SUP][/B][B][FONT=Times New Roman]بِاسْمِهِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]سُبْحَانَهُ[/FONT][/B] [B][FONT=Calibri]Muhterem Üstadımız,[/FONT][/B] [FONT=Calibri]Mücahede-i mâneviyenize ve sabr-ı cemilinize mükâfaten Cenâb-ı Hak tarafından ihsan buyurulan kudsî iman dâvânızın tahakkukunu, Risale-i Nur’un serbest intişarı ile idrak etmiş bulunuyoruz. Senelerden beri devam edegelen bu kudsî dâvâ, bu ideal ve bu çetin mücadele, zaferle neticelenmiş, Hakkın istediği olmuş, gönlümüzün emel ve arzusu yerine gelmiş, iman küfre galebe ederek zulmet perdeleri çatır çatır yırtılarak, âfâk-ı cihan Nurun parlak ziyası ile aydınlanmıştır. Bu neticeye ve bu zafere ulaşmak, iman nimetinin sonsuz saadetine kavuşmak ve dolayısıyla da Hakka yaklaşmak bahtiyarlığını bizlere, Türk milletine ve belki bütün insanlığa bahşeden Risale-i Nur bu muazzam ve korkunç imansızlık savaşının kurtarıcı atomu olmuş, ruhlarımızı tamir, kalblerimizi takviye, gönüllerimizi fetheylemiştir. Bu bakımdan minnet ve şükranlarımızı sevgili ve muazzez Üstadımıza arz ederken, asırlık ömr-ü mübareklerinizin geçirdiği hayat safhalarının her ânı mücadele, mücahede, işkence, eziyet, zulüm, menfâ dolu korkunç bir devrin çile ve ıztıraplarıyla geçmesine rağmen, azminizin, sadakatinizin, feragat ve cesaretinizin ve nihayet o çelikten daha kuvvetli iman ve şuurunuzun, hülâsa, İslâmiyeti anlayışta, insaniyeti kavrayışta, içte ve dışta örnek insan oluşunuzun ve bilhassa Risale-i Nur Külliyatınızın insanlık âlemi üzerine bıraktığı tesir, aksettirdiği mânâ ile daima izinizden, yolunuzdan gidecek olan, giden, gitmeye azmeden milyonlarca Nur talebeleri size meclûb, size müteşekkirdirler. Muhterem Üstadımız, artık bütün yorgunluğunuza ve ihtiyarlığınıza rağmen çetin imtihanınızın muvaffakiyetle neticelenmesi sayesinde müsterih olunuz. Artık bu kudsî dâvâyı, bu iman ve Kur’ân dâvâsını devam ettirecek istikbalin genç Said’leri yetişmiştir. İman nuru ve şuuruyla, onlar bu kudsî ve ulvî dâvâyı yürütecekler ve inşaallah kıyamete kadar devam ettirecekler ve nesilden nesile intikal ettirecekler. Muhterem Efendimiz, yarın tarihin altın sahifelerinde iftihar ve ihtişamla yâd edilecek olan yeni ve mufassal Tarihçe-i Hayat’ınızın Ankara’da tab edilip hitama ermesinin sevinci içinde bayram etmekteyiz. Zira bu Tarihçe-i Hayat, ömrünüz boyunca ille-i gaye edindiğiniz imanı kurtarmak dâvânız uğrundaki mücadele ve mücahede safhalarınızı, bin türlü mahrumiyetler içerisinde yorulmak bilmeyen bir azimle maksada vâsıl oluşunuzu ve âleme rahmet olan Risale-i Nur’ların telif, tanzim ve neşri hakkında tatminkâr malûmat vermesi bakımından büyük ehemmiyeti haizdir. Bugün milyonlarca insanı coşturup, selâmete götüren bu Nur deryası daima kükreyecek, küfrü boğacak, zulmeti yırtacak, insanlığa hâmi ve halâskâr olacaktır. Size medyun-u şükranız. En derin sevgi ve muhabbetlerimizle selâm ve hürmetlerimizi arz eder, dua-i mübareklerinize intizaren ellerinizden öperiz aziz, sevgili Üstadımız.[/FONT] [FONT=Calibri]İstanbul Nur talebeleri[/FONT] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=Calibri][B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. [B][SUP][COLOR=#cc0000]2[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [B][FONT=Calibri]âfâk-ı cihan[/FONT][/B][FONT=Calibri] : dünyanın etrafını saran ufuklar [B]aksetirme[/B] : yansıtma [B]arz etme[/B] : sunma, ifade etme [B]aziz[/B] : çok değerli, izzetli [B]azmetme[/B] : kararlı olma[/FONT] [B][FONT=Calibri]bahşeden[/FONT][/B][FONT=Calibri] : ihsan eden, veren [B]bahtiyar[/B] : talihli, mutlu [B]berâ-yı malûmat[/B] : bilgi ve malûmat için, bilgi vermek için [B]bilhassa[/B] : özellikle[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]Cenâb-ı Hak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah [B]derya[/B] : deniz [B]dua-i mübarek[/B] : mübarek dua[/FONT] [B][FONT=Calibri]emel[/FONT][/B][FONT=Calibri] : arzu, istek [B]fethetme[/B] : açma [B]feragat[/B] : fedakarlık, özveri, kişisel hakkından vazgeçme[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]galebe[/FONT][/B][FONT=Calibri] : üstün gelme [B]haiz[/B] : sahip olma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]Hak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : varlığı hak olan, her şeyi hakkıyla yaratan ve her hakkın sahibi olan Allah [B]halâskâr[/B] : kurtarıcı [B]hâmi[/B] : koruyucu [B]hitam[/B] : son[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]hizmetkâr[/FONT][/B][FONT=Calibri] : hizmetçi [B]hülâsa[/B] : kısaca, özet olarak [B]ıztırap[/B] : aşırı elem, sıkıntı, ıstırap[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]idrak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : anlama, kavrama [B]iftihar[/B] : övünme[/FONT] [B][FONT=Calibri]ihsan[/FONT][/B][FONT=Calibri] : bağış, ikram, lütuf [B]ihtişam[/B] : haşmetlilik, heybetlilik, görkem [B]ille-i gaye[/B] : esas gaye, temel amaç [B]insaniyet[/B] : insanlık [B]inşaallah[/B] : Allah’ın izniyle [B]intikal[/B] : taşıma, aktarma[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]intişar[/B] : yayılma [B]intizaren[/B] : bekleyerek, gözleyerek [B]istikbal[/B] : gelecek [B]kıyamet[/B] : dünyanın sonu, varlığın bozulup dağılması [B]kudsî[/B] : kutsal, yüce [B]küfür[/B] : inkâr, inançsızlık [B]mahrumiyet[/B] : yoksun kalma [B]maksad[/B] : gaye, amaç [B]malûmat[/B] : bilgi [B]meclûb[/B] : tutkun, aşırı bağlı [B]medyun-u şükran[/B] : teşekkür borçlu[/FONT] [B][FONT=Calibri]menfâ[/FONT][/B][FONT=Calibri] : sürgün yeri [B]minnet[/B] : kendini borçlu hissetme, yapılan bir iyiliğe karşı teşekkür etme [B]muazzam[/B] : azametli, çok büyük [B]muazzez[/B] : çok aziz, çok değerli ve şerefli [B]mufassal[/B] : ayrıntılı [B]muhabbet[/B] : sevgi [B]muhterem[/B] : hürmete lâyık, saygıdeğer [B]muvaffakiyet[/B] : başarı [B]mücahede[/B] : cihat etme, din uğrunda çaba harcama[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]mücahede-i mâneviye[/B] : mânevî mücahede, mücadele [B]mükâfaten[/B] : mükâfat olarak [/FONT][FONT=Calibri][B]müsterih olma[/B] : rahatlama, huzura kavuşma [B]müteşekkir[/B] : teşekkür eden [B]neşr[/B] : yayma, yayımlama[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]nimet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : iyilik, lütuf, ihsan [B]ömr-ü mübarek[/B] : bereketli, hayırlı ömür [B]rahmet[/B] : İlâhî şefkat, merhamet ve ihsan[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]saadet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : mutluluk [B]sabr-ı cemil[/B] : güzel sabır; rıza göstererek katlanma [B]sadakat[/B] : bağlılık [B]safha[/B] : merhale, aşama [B]selâmet[/B] : esenlik, güven[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]serbestiyet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : serbestlik [B]şuur[/B] : bilinç, anlayış[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]taarruz[/FONT][/B][FONT=Calibri] : saldırı, hücum [B]tab[/B] : matbaada basma[B][/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tahakkuk[/FONT][/B][FONT=Calibri] : gerçekleşme [B]taharri[/B] : arama, inceleme [B]tahtessıfır[/B] : sıfırın altında [B]takviye[/B] : güçlendirme, destekleme [B]tanzim[/B] : düzenleme [B]tatminkâr[/B] : doyurucu, ikna edici, memnun edici [B]telif[/B] : yazma [B]ulvî[/B] : yüce, büyük [B]vâsıl olma[/B] : varma, ulaşma [B]yâd edilme[/B] : anılma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]zelzele[/FONT][/B][FONT=Calibri] : deprem, sarsıntı [B]ziya[/B] : ışık, aydınlık [B]zulmet[/B] : karanlık [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [B][FONT=Calibri] [/FONT][/B] [FONT=Calibri] [/FONT] [COLOR=#888888] -- [/COLOR][B][FONT=Calibri][U]DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]2.12.İKİ MEKTEB-İ MUSİBETİN ŞEHADETNAMESİ(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]MUKADDİME(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B][U]ON BİRİNCİ CİNAYET[/U][/B][U][/U][/FONT] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]Ben vilâyât-ı şarkiyede aşiretlerin hâl-i perişaniyetini görüyordum. Anladım ki, dünyevî bir saadetimiz, bir cihetle fünun-u cedide-i medeniye ile olacak. O fünunun da gayr-ı müteaffin bir mecrâsı ulema ve bir menbaı da medreseler olmak lâzımdır. Ta ulemâ-i din, fünun ile ünsiyet peyda etsin. Zira, o vilâyatta nim-bedevî vatandaşların zimâm-ı ihtiyarı, ulema elindedir. Ve o saik ile Dersaadete geldim. Saadet tevehhümü ile o vakitte-şimdi münkasim olmuş, şiddetlenmiş olan-istibdatlar, merhum Sultan-ı mahlûa isnad edildiği halde, onun Zaptiye Nâzırı ile bana verdiği maaş ve ihsan-ı şahanesini kabul etmedim, reddettim. Hatâ ettim. Fakat o hatam, medrese ilmi ile dünya malını isteyenlerin yanlışlarını göstermekle hayır oldu. Aklımı feda ettim, hürriyetimi terk etmedim. O şefkatli Sultana boyun eğmedim. Şahsî menfaatimi terk ettim.[/FONT] [FONT=Calibri]Şimdiki sivrisinekler beni cebirle değil, muhabbetle kendilerine müttefik edebilirler. Bir buçuk senedir burada memleketimin neşr-i maarifi için çalışıyorum. İstanbul’un ekserisi bunu bilir. Ben ki bir hamalın oğluyum. Bu kadar dünya bana müyesser iken kendi nefsimi hamal oğulluğundan ve fakr-ı hâlden çıkarmadım. Ve dünya ile kökleşemediğim ve en sevdiğim mevki olan vilâyât-ı şarkıyenin yüksek dağlarını terk etmekle millet için tımarhaneye, tevkifhaneye ve Meşrutiyet zamanında işkenceli hapishaneye düşmeme sebebiyet veren öyle umurlara teşebbüs etmekle büyük bir cinayet eyledim ki, bu dehşetli mahkemeye girdim. [B][U]YARI CİNAYET[/U][/B] [/FONT] [FONT=Calibri]Şöyle ki: Daire-i İslâmın merkezi ve rabıtası olan nokta-i hilâfeti elinden kaçırmamak fikriyle ve sabık Sultan merhum Abdülhamid Han Hazretleri sabık içtimaî kusuratını derk ile nedamet ederek kabul-ü nasihate istidat kesbetmiş zannıyla ve “Aslâh tarik musalâhadır” mülâhazasıyla, şimdiki en çok ağraz ve infiâlâta mebde ve tohum olan bu vukua gelen şiddet sûretini daha ahsen sûrette düşündüğümden, merhum Sultan-ı sâbıka ceride lisânıyla söyledim ki: Münhasif Yıldızı darülfünun et, ta Süreyya kadar âli olsun. Ve oraya seyyahlar, zebânîler yerine ehl-i hakikat melâike-i rahmeti yerleştir, ta cennet gibi olsun. Ve Yıldız’daki milletin sana hediye ettiği servetini, milletin baş hastalığı olan cehaletini tedavi için büyük dinî darülfünunlara sarf ile millete iade et. Ve milletin mürüvvet ve muhabbetine itimad et. Zira, senin şahane idarene millet mütekeffildir. Bu ömürden sonra sırf âhireti düşünmek lâzım. Dünya seni terk etmeden evvel sen dünyayı terk et. Zekâtü’l ömrü ömr-ü sâni yolunda sarf eyle.[/FONT] [FONT=Calibri]Şimdi muvazene edelim: Yıldız eğlence yeri olmalı veya darülfünun olmalı? Ve içinde seyyahlar gezmeli veya ulema tedris etmeli? Ve gasp edilmiş olmalı veyahut hediye edilmiş olmalı? Hangisi daha iyidir? İnsaf sahipleri hükmetsin. Ben ki bir gedayım, bir büyük padişaha nasihat ettim. Demek yarı cinayet ettim. Cinayetin öteki yarısını söylemek zamanı gelmedi. [B][SUP][COLOR=#cc0000]HAŞİYE[/COLOR][/SUP][/B][/FONT] [h=3][U][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/U][/h] [FONT=Calibri][B][SUP][COLOR=#cc0000]HAŞİYE[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: O yarının zamanı, on beş sene sonra yirmi sekiz senedir müellifin sebeb-i hapsi olan Siracü’n-Nur’un âhirindeki bahse bakınız. Tam o yarı cinayeti bileceksiniz.[/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B]ağraz[/B] : kötü niyet ve düşmanlıklar [B]âhiret[/B] : öldükten sonra sonsuz olarak devam edecek olan hayat [B]ahsen[/B] : en güzel, daha güzel [B]âli[/B] : yüksek [B]aslâh[/B] : en iyi, en uygun, en elverişli [B]cebir[/B] : zor kullanma [B]cehalet[/B] : cahillik, bilgisizlik [B]ceride[/B] : gazete, basın, medya [B]daire-i İslâm[/B] : İslâm dairesi [B]darülfünun[/B] : üniversite [B]dehşetli[/B] : korkunç, ürkütücü [B]derk[/B] : anlama, bilme [B]ehl-i hakikat[/B] : doğru ve hak yolda olan kimseler [B]ekserisi[/B] : çoğunluğu [B]fakr-ı hâl[/B] : fakir hâl, fakirlik [B]içtimaî[/B] : sosyal, toplumsal [B]infiâlât[/B] : etkilenmeler, hareketlenmeler, taşkınlıklar [B]istidat kesbetme[/B] : yetenek kazanma [B]itimad[/B] : güvenme [B]kabul-ü nasihat[/B] : nasihat kabul etme [B]kusurat[/B] : kusurlar, hatâlar [B]mebde[/B] : başlangıç [B]medrese[/B] : dinî ilimlerin öğretildiği okul [B]melâike-i rahmet[/B] : rahmet melekleri [B]menfaat[/B] : çıkar [B]mevki[/B] : yer [B]muhabbet[/B] : sevgi [B]musalâha[/B] : barışma, barış [B]mülâhaza[/B] : düşünce [B]münhasif[/B] : sönmüş, batmış, tutulmuş [B]mürüvvet[/B] : iyilikseverlik, cömertlik [B]mütekeffil[/B] : kefilliği üstlenen, garantör [B]müyesser[/B] : kolay, kolaylaştırılmış [B]nedamet[/B] : pişman olma, pişmanlık [B]nefis[/B] : kişinin kendisi [B]neşr-i maarif[/B] : ilmi ve bilgiyi yayma [B]nokta-i hilâfet[/B] : Peygamberimizin (a.s.m.) vekili olarak Müslümanların din ve dünya işlerinin tedbirini gören genel başkanlık noktası [B]rabıta[/B] : bağ [B]sabık[/B] : geçen, önceki [B]sebebiyet verme[/B] : sebep olma [B]seyyah[/B] : yolcu, gezip dolaşan [B]Sultan-ı sâbıka[/B] : önceki sultan, padişah; İkinci Abdülhamid [B]Süreyya[/B] : Ülker takım yıldızı [B]şefkatli[/B] : merhametli [B]tarik[/B] : yol [B]teşebbüs[/B] : başvurma, girişme [B]tevkifhane[/B] : tutuk evi, hapishane [B]tımarhane[/B] : ruh, sinir ve akıl hastalıkları hastanesi [B]umur[/B] : işler [B]vilâyât-ı Şarkiye[/B] : Doğu illeri [B]vukua gelme[/B] : meydana gelme [B]zebânî[/B] : Cehennemde vazifeli melek, korkunç ve kötü bir iş yapan görevli[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=Calibri] [/FONT] [COLOR=#888888] -- [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst