Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 264500" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><u>DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">2.13.İKİ MEKTEB-İ MUSİBETİN ŞEHADETNAMESİ(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">MUKADDİME(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">Yazık! Eyvahlar olsun! Saadetimiz olan meşrutiyet-i meşrûâ, bir menba-ı hayat-ı içtimaiyemiz ve İslâmiyete uygun olan maarif-i cedideye millet nihayet derecede müştak ve susamış olduğu halde, bu hâdisede ifratperver olanlar Meşrutiyete garazlar karıştırmakla ve fikren münevver olanlar da dinsizce harekât-ı lâubaliyâne ile milletin rağbetine karşı maatteessüf set çektiler. Bu seddi çekenler, ref etmelidirler; vatan namına rica olunur.<br /> <br /> Ey paşalar, zabitler!<br /> Bu on bir buçuk cinayetin şahitleri binlerle adamdır. Belki bazılarına İstanbul’un yarısı şahittir. Bu on bir buçuk cinayetin cezasına rıza ile beraber, on bir buçuk sualime de cevap isterim. İşte bu seyyiatıma bedel bir hasenem de var. Söyleyeceğim:<br /> Herkesin şevkini kıran ve neş’esini kaçıran ve ağrazlar ve taraftarlıklar hissini uyandıran ve sebeb-i tefrika olan ırkçılık cemiyat-ı akvamiyeyi teşkiline sebebiyet veren ve ismi meşrutiyet ve mânâsı istibdat olan ve İttihad ve Terakki ismini de lekedar eden buradaki şube-i müstebidaneye muhalefet ettim.<br /> Herkesin bir fikri var. İşte sulh-u umumî, aff-ı umumî ve ref-i imtiyaz lâzım.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Ta ki, biri bir imtiyaz ile başkasına haşerat nazarıyla bakmakla nifak çıkmasın. Fahr olmasın, derim: Biz ki hakikî Müslümanız; aldanırız, fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz. Zira, biliyoruz ki,<br /> <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP]</strong></span><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اِنَّمَا</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">الْحِيلَةُ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">فِى</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">تَرْكِ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">الْحِيَلِ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> Fakat, meşru, hakikî meşrutiyetin müsemmâsına ahd ü peyman ettiğimden, istibdat ne şekilde olursa olsun, meşrutiyet libası giysin ve ismini taksın, rastgelsem sille vuracağım.<br /> Fikrimce meşrutiyetin düşmanı, meşrutiyeti gaddar, çirkin ve hilâf-ı şeriat göstermekle meşveretin de düşmanlarını çok edenlerdir. “Tebeddül-ü esmâ ile hakaik tebeddül etmez.” En büyük hatâ, insan kendini hatâsız zannetmek olduğundan, hatâmı itiraf ederim ki, nâsın nasihatini kabul etmeden nâsa nasihati kabul ettirmek istedim. Nefsimi irşad etmeden başkasının irşadına çalıştığımdan, emr-i bilmârufu tesirsiz etmekle tenzil ettim.<br /> Hem de tecrübe ile sabittir ki, ceza bir kusurun neticesidir. Fakat bazan o kusur, işlenmemiş başka kusurun sûretinde kendini gösterir, o adam mâsum iken cezaya müstehak olur. Allah musibet verir, hapse atar, adalet eder. Fakat hâkim ona ceza verir, zulmeder.<br /> Ey ulû’l-emir! Bir haysiyetim vardı, onunla İslâmiyet milliyetine hizmet edecektim; kırdınız. Kendi kendine olmuş istemediğim bir şöhret-i kâzibem vardı, onunla avama nasihatımı tesir ettiriyordum; maalmemnuniye mahvettiniz. Şimdi usandığım bir hayat-ı zaifim var; kahrolayım eğer idama esirgersem! Mert olmayayım, eğer ölmeye gülmekle gitmezsem! Sûretâ mahkûmiyetim, vicdanen mahkûmiyetinizi intaç edecektir. Bu hal bana zarar değil, belki şandır. Fakat millete zarar ettiniz. Zira nasihatimdeki tesiri kırdınız.<br /> Sâniyen: Kendinize zarardır. Zira, hasmınızın elinde bir hüccet-i kàtıa olurum. Beni mihenk taşına vurdunuz. Acaba fırka-i hâlisa dediğiniz adamlar böyle mihenge vurulsalar, kaç tanesi sağlam çıkacaktır?</span><br /> [h=3]<u><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u>[/h] <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP] </strong>: Gerçek hile, hileleri terk etmektedir.</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>adalet</strong> : hak sahibine hakkını verme, haksızı terbiye etme ve cezalandırma<br /> <strong>ahd ü peyman etme</strong> : söz verme ve yemin etme<br /> <strong>avam</strong> : sıradan halk tabakası<br /> <strong>emr-i bilmâruf</strong> : “iyilik ve güzellikleri emretme, tebliğ etme” mânâsında İslâmın bir prensibi<br /> <strong>fahr</strong> : gurur, övünç<br /> <strong>fırka</strong> : parti, grup<br /> <strong>fırka-i hâlisa</strong> : samimî grup, samimî, içten kişilerin partisi<br /> <strong>gaddar</strong> : acımasız, çok zulmeden<br /> <strong>hakaik</strong> : hakikatler, esaslar<br /> <strong>hasım</strong> : düşman<br /> <strong>haşerat</strong> : böcekler, parazitler; değersiz ve zararlı kimseler, asalak geçinenler<br /> <strong>hayat-ı zaif</strong> : zayıf hayat<br /> <strong>haysiyet</strong> : itibar, şeref<br /> <strong>hilâf-ı şeriat</strong> : Allah tarafından bildirilen hükümlere aykırı, İslâmiyete ters<br /> <strong>hüccet-i kàtıa</strong> : kesin delil<br /> <strong>imtiyaz</strong> : ayrıcalık<br /> <strong>intaç</strong> : netice verme<br /> <strong>irşad</strong> : doğru yolu gösterme<br /> <strong>istibdat</strong> : baskı, zulüm<br /> <strong>kahrolmak</strong> : mahvolmak<br /> <strong>libas</strong> : elbise<br /> <strong>maalmemnuniye</strong> : memnuniyetle<br /> <strong>mahkûmiyet</strong> : hükümlülük, tutukluluk<br /> <strong>mahvetme</strong> : yok etme<br /> <strong>meşru</strong> : yasal, legal; dine uygun<br /> <strong>meşveret</strong> : fikir alışverişi<br /> <strong>mihenk</strong> : altının değerini ölçen taş; (mecaz) kişinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt<br /> <strong>müsemmâ</strong> : isimlendirilen, ismin sahibi<br /> <strong>müstehak</strong> : hak etmiş, lâyık<br /> <strong>nâs</strong> : insanlar<br /> <strong>nazar</strong> : bakış<br /> <strong>nefis</strong> : insanı daima kötülüğe, hazır zevk ve isteklere sevk eden duygu<br /> <strong>nifak</strong> : münafıklık, ikiyüzlülük<br /> <strong>sâniyen</strong> : ikinci olarak<br /> <strong>sille</strong> : tokat<br /> <strong>sûretâ</strong> : görünüş itibariyle<br /> <strong>şöhret-i kâzibe</strong> : yalancı şöhret<br /> <strong>tebeddül</strong> : değişme<br /> <strong>tebeddül-ü esmâ</strong> : isimlerin değişmesi<br /> <strong>tenezzül</strong> : inme, alçalma<br /> <strong>tenzil</strong> : indirme, düşürme<br /> <strong>ulü’l-emir</strong> : işi yönetenler, idareci, yönetici ve siyasetçiler<br /> <strong>vicdanen</strong> : vicdan olarak, vicdanca</span><br /> <br /> </td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 264500, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri][U]DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]2.13.İKİ MEKTEB-İ MUSİBETİN ŞEHADETNAMESİ(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]MUKADDİME(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]Yazık! Eyvahlar olsun! Saadetimiz olan meşrutiyet-i meşrûâ, bir menba-ı hayat-ı içtimaiyemiz ve İslâmiyete uygun olan maarif-i cedideye millet nihayet derecede müştak ve susamış olduğu halde, bu hâdisede ifratperver olanlar Meşrutiyete garazlar karıştırmakla ve fikren münevver olanlar da dinsizce harekât-ı lâubaliyâne ile milletin rağbetine karşı maatteessüf set çektiler. Bu seddi çekenler, ref etmelidirler; vatan namına rica olunur. Ey paşalar, zabitler! Bu on bir buçuk cinayetin şahitleri binlerle adamdır. Belki bazılarına İstanbul’un yarısı şahittir. Bu on bir buçuk cinayetin cezasına rıza ile beraber, on bir buçuk sualime de cevap isterim. İşte bu seyyiatıma bedel bir hasenem de var. Söyleyeceğim: Herkesin şevkini kıran ve neş’esini kaçıran ve ağrazlar ve taraftarlıklar hissini uyandıran ve sebeb-i tefrika olan ırkçılık cemiyat-ı akvamiyeyi teşkiline sebebiyet veren ve ismi meşrutiyet ve mânâsı istibdat olan ve İttihad ve Terakki ismini de lekedar eden buradaki şube-i müstebidaneye muhalefet ettim. Herkesin bir fikri var. İşte sulh-u umumî, aff-ı umumî ve ref-i imtiyaz lâzım.[/FONT] [FONT=Calibri]Ta ki, biri bir imtiyaz ile başkasına haşerat nazarıyla bakmakla nifak çıkmasın. Fahr olmasın, derim: Biz ki hakikî Müslümanız; aldanırız, fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz. Zira, biliyoruz ki, [B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][/B][/FONT][B][FONT=Times New Roman]اِنَّمَا[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]الْحِيلَةُ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]فِى[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]تَرْكِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]الْحِيَلِ[/FONT][/B][FONT=Calibri] Fakat, meşru, hakikî meşrutiyetin müsemmâsına ahd ü peyman ettiğimden, istibdat ne şekilde olursa olsun, meşrutiyet libası giysin ve ismini taksın, rastgelsem sille vuracağım. Fikrimce meşrutiyetin düşmanı, meşrutiyeti gaddar, çirkin ve hilâf-ı şeriat göstermekle meşveretin de düşmanlarını çok edenlerdir. “Tebeddül-ü esmâ ile hakaik tebeddül etmez.” En büyük hatâ, insan kendini hatâsız zannetmek olduğundan, hatâmı itiraf ederim ki, nâsın nasihatini kabul etmeden nâsa nasihati kabul ettirmek istedim. Nefsimi irşad etmeden başkasının irşadına çalıştığımdan, emr-i bilmârufu tesirsiz etmekle tenzil ettim. Hem de tecrübe ile sabittir ki, ceza bir kusurun neticesidir. Fakat bazan o kusur, işlenmemiş başka kusurun sûretinde kendini gösterir, o adam mâsum iken cezaya müstehak olur. Allah musibet verir, hapse atar, adalet eder. Fakat hâkim ona ceza verir, zulmeder. Ey ulû’l-emir! Bir haysiyetim vardı, onunla İslâmiyet milliyetine hizmet edecektim; kırdınız. Kendi kendine olmuş istemediğim bir şöhret-i kâzibem vardı, onunla avama nasihatımı tesir ettiriyordum; maalmemnuniye mahvettiniz. Şimdi usandığım bir hayat-ı zaifim var; kahrolayım eğer idama esirgersem! Mert olmayayım, eğer ölmeye gülmekle gitmezsem! Sûretâ mahkûmiyetim, vicdanen mahkûmiyetinizi intaç edecektir. Bu hal bana zarar değil, belki şandır. Fakat millete zarar ettiniz. Zira nasihatimdeki tesiri kırdınız. Sâniyen: Kendinize zarardır. Zira, hasmınızın elinde bir hüccet-i kàtıa olurum. Beni mihenk taşına vurdunuz. Acaba fırka-i hâlisa dediğiniz adamlar böyle mihenge vurulsalar, kaç tanesi sağlam çıkacaktır?[/FONT] [h=3][U][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/U][/h] [FONT=Calibri][B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: Gerçek hile, hileleri terk etmektedir.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B]adalet[/B] : hak sahibine hakkını verme, haksızı terbiye etme ve cezalandırma [B]ahd ü peyman etme[/B] : söz verme ve yemin etme [B]avam[/B] : sıradan halk tabakası [B]emr-i bilmâruf[/B] : “iyilik ve güzellikleri emretme, tebliğ etme” mânâsında İslâmın bir prensibi [B]fahr[/B] : gurur, övünç [B]fırka[/B] : parti, grup [B]fırka-i hâlisa[/B] : samimî grup, samimî, içten kişilerin partisi [B]gaddar[/B] : acımasız, çok zulmeden [B]hakaik[/B] : hakikatler, esaslar [B]hasım[/B] : düşman [B]haşerat[/B] : böcekler, parazitler; değersiz ve zararlı kimseler, asalak geçinenler [B]hayat-ı zaif[/B] : zayıf hayat [B]haysiyet[/B] : itibar, şeref [B]hilâf-ı şeriat[/B] : Allah tarafından bildirilen hükümlere aykırı, İslâmiyete ters [B]hüccet-i kàtıa[/B] : kesin delil [B]imtiyaz[/B] : ayrıcalık [B]intaç[/B] : netice verme [B]irşad[/B] : doğru yolu gösterme [B]istibdat[/B] : baskı, zulüm [B]kahrolmak[/B] : mahvolmak [B]libas[/B] : elbise [B]maalmemnuniye[/B] : memnuniyetle [B]mahkûmiyet[/B] : hükümlülük, tutukluluk [B]mahvetme[/B] : yok etme [B]meşru[/B] : yasal, legal; dine uygun [B]meşveret[/B] : fikir alışverişi [B]mihenk[/B] : altının değerini ölçen taş; (mecaz) kişinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt [B]müsemmâ[/B] : isimlendirilen, ismin sahibi [B]müstehak[/B] : hak etmiş, lâyık [B]nâs[/B] : insanlar [B]nazar[/B] : bakış [B]nefis[/B] : insanı daima kötülüğe, hazır zevk ve isteklere sevk eden duygu [B]nifak[/B] : münafıklık, ikiyüzlülük [B]sâniyen[/B] : ikinci olarak [B]sille[/B] : tokat [B]sûretâ[/B] : görünüş itibariyle [B]şöhret-i kâzibe[/B] : yalancı şöhret [B]tebeddül[/B] : değişme [B]tebeddül-ü esmâ[/B] : isimlerin değişmesi [B]tenezzül[/B] : inme, alçalma [B]tenzil[/B] : indirme, düşürme [B]ulü’l-emir[/B] : işi yönetenler, idareci, yönetici ve siyasetçiler [B]vicdanen[/B] : vicdan olarak, vicdanca[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=Calibri] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst