Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 265878" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><u>TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">12.21.BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">REİS-İ CUMHURA VE BAŞVEKİLE(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Salisen:</strong> Altmış beş sene evvel bir vali bana bir gazete okudu. Bir dinsiz müstemlekât nâzırı Kur’ân’ı elinde tutup konferans vermiş. Demiş ki: “Bu İslâmların elinde kaldıkça, biz onlara hakikî hâkim olamayız, tahakkümümüz altında tutamayız. Ya Kur’ân’ı sukut ettirmeliyiz veyahut Müslümanları ondan soğutmalıyız.”</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">İşte bu iki fikirle, dehşetli ifsat komitesi bu biçare fedakâr, mâsum, hamiyetkâr millete zarar vermeye çalışmışlar. Ben de, altmış beş sene evvel bu cereyana karşı, Kur’ân-ı Hakîm’den istimdat eyledim. Hakikate karşı kısa bir yol ve bir de pek büyük bir “Dârülfünun-u İslâmiye” tasavvuru ile, altmış beş senedir, âhiretimizi kurtarmak ve onun bir fâidesi olarak hayat-ı dünyeviyemizi de istibdad ı mutlaktan ve dalâletin helâketinden kurtarmaya ve akvam-ı İslâmiyenin mâbeynindeki uhuvvetini inkişaf ettirmeye iki vesileyi bulduk.<br /> <strong>Birinci vesilesi:</strong> Risale-i Nur’dur ki, uhuvvet-i imaniyenin inkişafına kuvvet-i iman ile hizmet ettiğine kat’î delil, emsalsiz bir mazlumiyet ve âcizlik hâletinde telif edilmesi ve şimdi âlem-i İslâmın ekseri yerlerinde ve Avrupa ve Amerika’ya da tesirini göstermesi ve ihtilâlcilere ve dinsiz felsefeye ve otuz seneden beri dehşetli bir surette maddiyun ve tabiiyun gibi dinsizlik fikrine karşı galebe çalması ve hiçbir mahkeme ve ehl-i vukuf dahi onları cerh edememesidir. İnşaallah bir zaman da, sizin gibi uhuvvet-i İslâmiyenin anahtarını bulan zatlar, bu mu’cize-i Kur’âniyenin cilvesini âlem-i İslâma işittireceksiniz.<br /> <strong>İkinci vesilesi:</strong> Altmış beş sene evvel Câmiü’l-Ezhere gitmek istiyordum. Âlem i İslâmın medresesidir diye, ben de o mübarek medresede bir ders almaya niyet ettim. Fakat kısmet olmadı. Cenâb-ı Hak rahmetiyle bir fikir ruhuma verdi ki:<br /> Câmiü’l-Ezher Afrika’da bir medrese-i umumiye olduğu gibi, Asya Afrika’dan ne kadar büyük ise, daha büyük bir darülfünun, bir İslâm üniversitesi Asya’da lâzımdır. Tâ ki İslâm kavimlerini, meselâ: Arabistan, Hindistan, İran, Kafkas, Türkistan, Kürdistan’daki milletleri, menfi ırkçılık ifsat etmesin. Hakikî, müsbet ve kudsî ve umumî milliyet-i hakikiye olan İslâmiyet milliyeti ile <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP]</strong></span><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اِنَّمَا</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">الْمُؤْمِنُونَ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اِخْوَةٌ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> Kur’ân’ın bir kanun-u esasîsinin tam inkişafına mazhar olsun. Ve felsefe fünunu ile ulûm-u diniye birbiriyle barışsın ve Avrupa medeniyeti, İslâmiyet hakaikiyle tam musalâha etsin. Ve Anadolu’daki ehl-i mektep ve ehl-i medrese birbirine yardımcı olarak ittifak etsin diye, vilâyât-ı şarkiyenin merkezinde hem Hindistan, hem Arabistan, hem İran, hem Kafkas, hem Türkistan’ın ortasında, Medresetü’z-Zehra mânâsında, Câmiü’l-Ezher üslûbunda bir darülfünun, hem mektep, hem medrese olarak bir üniversite için, tam elli beş senedir Risale-i Nur’un hakaikine çalıştığım gibi ona da çalışmışım. En evvel bunun kıymetini (Allah rahmet etsin) Sultan Reşad takdir edip yalnız binasını yapmak için yirmi bin altın lira verdiği gibi, sonra ben eski Harb-i Umumîdeki esaretimden döndüğüm vakit, Ankara’da mevcut iki yüz meb’ustan yüz altmış üç meb’usun imzası ile yüz elli bin lira, o zaman paranın kıymetli vaktinde, aynı o üniversite için vermeyi kabul ve imza ettiler. Mustafa Kemal de içinde idi. Demek, şimdiki para ile beş milyon liraya yakın bir tahsisat vermekle, tâ o zamanda böyle kıymetdar bir üniversitenin tesisine herşeyden ziyade ehemmiyet verdiler. Hattâ dinde çok lâkayt ve garplılaşmak ve an’anattan tecerrüd etmek taraftarı bulunan bir kısım meb’uslar dahi onu imza ettiler. Yalnız onlardan ikisi dediler ki: <br /> “Biz şimdi ulûm-u an’ane ve ulûm-u diniyeden ziyade garplılaşmaya ve medeniyete muhtacız.” <br /> <strong>Ben de cevaben dedim:</strong><br /> Siz, farz-ı muhal olarak, hiçbir cihette ihtiyaç olmasa da, ekser enbiyanın Asya’da, şarkta zuhuru ve ekser hükemanın ve feylesofların garpta gelmelerinin delâletiyle Asya’yı hakikî terakki ettirecek, fen ve felsefenin tesiratından ziyade hiss-i dinî olduğu halde, bu fıtrî kanunu nazara almayarak garplılaşmak namıyla an’ane-i İslâmiyeyi bıraksanız ve lâdinî bir esas yapsanız dahi, dört beş büyük milletlerin merkezinde olan vilâyat-ı şarkiyede millet, vatan selâmeti için dine, İslâmiyetin hakaikine kat’iyen tarafdar olmak, size lâzım ve elzemdir. Binler misallerinden bir küçük misal size söyleyeceğim:</span><br /> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP] </strong>: “Ancak mü’minler kardeştirler.” Hucurât Sûresi, 49:10.</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>âcizlik</strong> : güçsüzlük<br /> <strong>âhiret</strong> : öldükten sonra sonsuza kadar devam edecek olan hayat<br /> <strong>akvam-ı İslâmiye</strong> : Müslüman kavimler, milletler<br /> <strong>âlem-i İslâm</strong> : İslâm dünyası</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">an’anat</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : gelenekler<br /> <strong>biçare</strong> : çaresiz<br /> <strong>Cenâb-ı Hak</strong> : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah<br /> <strong>cereyan</strong> : akım, hareket<br /> <strong>cerh etmek</strong> : yaralamak, çürütmek </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">cevaben</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : cevap olarak<br /> <strong>cilve</strong> : görüntü, akis<br /> <strong>dalâlet</strong> : hak yoldan ayrılma, sapkınlık<br /> <strong>darülfünun</strong> : üniversite<br /> <strong>Dârülfünun-u İslâmiye</strong> : İslâmî Üniversite </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">delâlet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : delil olma, gösterme<br /> <strong>ehl-i medrese</strong> : medresede ilim öğrenen ve öğretenler<br /> <strong>ehl-i mektep</strong> : okulda ilim öğrenen ve öğretenler<br /> <strong>ehl-i vukuf</strong> : bilirkişi<br /> <strong>ekser</strong> : çoğunluk<br /> <strong>emsalsiz</strong> : benzersiz<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">enbiya</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : nebiler, peygamberler<br /> <strong>esaret</strong> : esirlik<br /> <strong>Eski Harb-i Umumî</strong> : Birinci Dünya Savaşı<br /> <strong>farz-ı muhal</strong> : varsayım<br /> <strong>feylesof</strong> : filozof; felsefeci<br /> <strong>fıtrî</strong> : doğal, yaratılıştan gelen<br /> <strong>fünun</strong> : fenler, ilimler<br /> <strong>garp</strong> : batı<br /> <strong>garplılaşmak</strong> : batılılaşmak<br /> <strong>hakaik</strong> : hakikatler, esaslar<br /> <strong>hakikat</strong> : doğru, gerçek </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">hakikî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : gerçek<br /> <strong>hâlet</strong> : durum, hâl<br /> <strong>hamiyetkâr</strong> : din, aile ve vatan gibi değerleri koruma duygusu ve gayreti içinde olan<br /> <strong>hayat-ı dünyeviye</strong> : dünya hayatı<br /> <strong>helâket</strong> : mahvolma, yok oluş </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">hiss-i dinî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : dinî his<br /> <strong>hükemâ</strong> : felsefeciler, filozoflar<br /> <strong>ifsat etmek</strong> : karıştırma, karışıklık çıkarma<br /> <strong>ifsat komitesi</strong> : bozgunculuk çıkaran grup<br /> <strong>ihtilâlci</strong> : ayaklanan, karışıklık çıkaran<br /> <strong>inkişaf</strong> : açığa çıkma, açılma, gelişme<br /> <strong>inşaallah</strong> : Allah dilerse, izin verirse<br /> <strong>istibdad-ı mutlak</strong> : sınırsız baskı ve zulüm<br /> <strong>istimdat eylemek</strong> : yardım dilemek </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ittifak etmek</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : birleşmek<br /> <strong>Kafkas</strong> : Kafkaslar’da yaşayan topluluk<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">kanun-u esasî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : temel kanun, esas prensip, anayasa<br /> <strong>kat’î</strong> : kesin </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">kıymetdar</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : kıymetli, değerli<br /> <strong>kudsî</strong> : mukaddes, kutsal<br /> <strong>Kur’ân-ı Hakîm</strong> : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân<br /> <strong>kuvvet-i iman</strong> : iman gücü </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>lâkayt</strong> : duyarsız, ilgisiz<br /> <strong>mâbeyn</strong> : ara<br /> <strong>maddiyun</strong> : materyalistler; her şeyi madde ile açıklamaya çalışanlar</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">mazhar olmak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : erişmek, nail olmak<br /> <strong>mazlumiyet</strong> : zulme uğramışlık </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">meb’us</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : milletvekili<br /> <strong>medrese-i umumiye</strong> : herkese açık olan medrese, okul<br /> <strong>menfi</strong> : olumsuz, karşıt<br /> <strong>milliyet-i hakikiye</strong> : gerçek millet, hakiki milliyet<br /> <strong>mu’cize-i Kur’âniye</strong> : Kur’ân’ın mu’cizesi </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>musalâha etmek</strong> : barışmak</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">nazara almak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : dikkate almak<br /> <strong>rahmet</strong> : İlâhî şefkat ve merhamet<br /> <strong>suret</strong> : biçim, şekil<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">şark</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : doğu<br /> <strong>tabiiyun</strong> : tabiatı yaratıcı olarak kabul edenler, materyalistler </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tahsisat</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : tahsis edilen şeyler; belli bir şey için ayrılan para, ödenek<br /> <strong>tasavvur</strong> : düşünce, hayal<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tecerrüd etme</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : soyutlanma, sıyrılma<br /> <strong>telif edilmek</strong> : yazılmak </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">terakki ettirme</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : yükseltme, yüceltme<br /> <strong>tesirat</strong> : tesirler, etkiler<br /> <strong>tesis</strong> : kurma, yerleştirme<br /> <strong>uhuvvet</strong> : kardeşlik<br /> <strong>uhuvvet-i imaniye</strong> : imandan gelen kardeşlik<br /> <strong>uhuvvet-i İslâmiye</strong> : İslâm kardeşliği<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ulûm-u an’ane</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : geleneksel ilimler<br /> <strong>ulûm-u diniye</strong> : dinî ilimler</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">vilâyât-ı şarkiye</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Doğu illeri<br /> <strong>zuhur</strong> : belirme, görünme<br /> <br /> </span><br /> </td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 265878, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri][U]TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]12.21.BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]REİS-İ CUMHURA VE BAŞVEKİLE(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri][B]Salisen:[/B] Altmış beş sene evvel bir vali bana bir gazete okudu. Bir dinsiz müstemlekât nâzırı Kur’ân’ı elinde tutup konferans vermiş. Demiş ki: “Bu İslâmların elinde kaldıkça, biz onlara hakikî hâkim olamayız, tahakkümümüz altında tutamayız. Ya Kur’ân’ı sukut ettirmeliyiz veyahut Müslümanları ondan soğutmalıyız.”[/FONT] [FONT=Calibri]İşte bu iki fikirle, dehşetli ifsat komitesi bu biçare fedakâr, mâsum, hamiyetkâr millete zarar vermeye çalışmışlar. Ben de, altmış beş sene evvel bu cereyana karşı, Kur’ân-ı Hakîm’den istimdat eyledim. Hakikate karşı kısa bir yol ve bir de pek büyük bir “Dârülfünun-u İslâmiye” tasavvuru ile, altmış beş senedir, âhiretimizi kurtarmak ve onun bir fâidesi olarak hayat-ı dünyeviyemizi de istibdad ı mutlaktan ve dalâletin helâketinden kurtarmaya ve akvam-ı İslâmiyenin mâbeynindeki uhuvvetini inkişaf ettirmeye iki vesileyi bulduk. [B]Birinci vesilesi:[/B] Risale-i Nur’dur ki, uhuvvet-i imaniyenin inkişafına kuvvet-i iman ile hizmet ettiğine kat’î delil, emsalsiz bir mazlumiyet ve âcizlik hâletinde telif edilmesi ve şimdi âlem-i İslâmın ekseri yerlerinde ve Avrupa ve Amerika’ya da tesirini göstermesi ve ihtilâlcilere ve dinsiz felsefeye ve otuz seneden beri dehşetli bir surette maddiyun ve tabiiyun gibi dinsizlik fikrine karşı galebe çalması ve hiçbir mahkeme ve ehl-i vukuf dahi onları cerh edememesidir. İnşaallah bir zaman da, sizin gibi uhuvvet-i İslâmiyenin anahtarını bulan zatlar, bu mu’cize-i Kur’âniyenin cilvesini âlem-i İslâma işittireceksiniz. [B]İkinci vesilesi:[/B] Altmış beş sene evvel Câmiü’l-Ezhere gitmek istiyordum. Âlem i İslâmın medresesidir diye, ben de o mübarek medresede bir ders almaya niyet ettim. Fakat kısmet olmadı. Cenâb-ı Hak rahmetiyle bir fikir ruhuma verdi ki: Câmiü’l-Ezher Afrika’da bir medrese-i umumiye olduğu gibi, Asya Afrika’dan ne kadar büyük ise, daha büyük bir darülfünun, bir İslâm üniversitesi Asya’da lâzımdır. Tâ ki İslâm kavimlerini, meselâ: Arabistan, Hindistan, İran, Kafkas, Türkistan, Kürdistan’daki milletleri, menfi ırkçılık ifsat etmesin. Hakikî, müsbet ve kudsî ve umumî milliyet-i hakikiye olan İslâmiyet milliyeti ile [B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][/B][/FONT][B][FONT=Times New Roman]اِنَّمَا[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]الْمُؤْمِنُونَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اِخْوَةٌ[/FONT][/B][FONT=Calibri] Kur’ân’ın bir kanun-u esasîsinin tam inkişafına mazhar olsun. Ve felsefe fünunu ile ulûm-u diniye birbiriyle barışsın ve Avrupa medeniyeti, İslâmiyet hakaikiyle tam musalâha etsin. Ve Anadolu’daki ehl-i mektep ve ehl-i medrese birbirine yardımcı olarak ittifak etsin diye, vilâyât-ı şarkiyenin merkezinde hem Hindistan, hem Arabistan, hem İran, hem Kafkas, hem Türkistan’ın ortasında, Medresetü’z-Zehra mânâsında, Câmiü’l-Ezher üslûbunda bir darülfünun, hem mektep, hem medrese olarak bir üniversite için, tam elli beş senedir Risale-i Nur’un hakaikine çalıştığım gibi ona da çalışmışım. En evvel bunun kıymetini (Allah rahmet etsin) Sultan Reşad takdir edip yalnız binasını yapmak için yirmi bin altın lira verdiği gibi, sonra ben eski Harb-i Umumîdeki esaretimden döndüğüm vakit, Ankara’da mevcut iki yüz meb’ustan yüz altmış üç meb’usun imzası ile yüz elli bin lira, o zaman paranın kıymetli vaktinde, aynı o üniversite için vermeyi kabul ve imza ettiler. Mustafa Kemal de içinde idi. Demek, şimdiki para ile beş milyon liraya yakın bir tahsisat vermekle, tâ o zamanda böyle kıymetdar bir üniversitenin tesisine herşeyden ziyade ehemmiyet verdiler. Hattâ dinde çok lâkayt ve garplılaşmak ve an’anattan tecerrüd etmek taraftarı bulunan bir kısım meb’uslar dahi onu imza ettiler. Yalnız onlardan ikisi dediler ki: “Biz şimdi ulûm-u an’ane ve ulûm-u diniyeden ziyade garplılaşmaya ve medeniyete muhtacız.” [B]Ben de cevaben dedim:[/B] Siz, farz-ı muhal olarak, hiçbir cihette ihtiyaç olmasa da, ekser enbiyanın Asya’da, şarkta zuhuru ve ekser hükemanın ve feylesofların garpta gelmelerinin delâletiyle Asya’yı hakikî terakki ettirecek, fen ve felsefenin tesiratından ziyade hiss-i dinî olduğu halde, bu fıtrî kanunu nazara almayarak garplılaşmak namıyla an’ane-i İslâmiyeyi bıraksanız ve lâdinî bir esas yapsanız dahi, dört beş büyük milletlerin merkezinde olan vilâyat-ı şarkiyede millet, vatan selâmeti için dine, İslâmiyetin hakaikine kat’iyen tarafdar olmak, size lâzım ve elzemdir. Binler misallerinden bir küçük misal size söyleyeceğim:[/FONT] [B][U][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: “Ancak mü’minler kardeştirler.” Hucurât Sûresi, 49:10.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B]âcizlik[/B] : güçsüzlük [B]âhiret[/B] : öldükten sonra sonsuza kadar devam edecek olan hayat [B]akvam-ı İslâmiye[/B] : Müslüman kavimler, milletler [B]âlem-i İslâm[/B] : İslâm dünyası[/FONT] [B][FONT=Calibri]an’anat[/FONT][/B][FONT=Calibri] : gelenekler [B]biçare[/B] : çaresiz [B]Cenâb-ı Hak[/B] : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah [B]cereyan[/B] : akım, hareket [B]cerh etmek[/B] : yaralamak, çürütmek[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]cevaben[/FONT][/B][FONT=Calibri] : cevap olarak [B]cilve[/B] : görüntü, akis [B]dalâlet[/B] : hak yoldan ayrılma, sapkınlık [B]darülfünun[/B] : üniversite [B]Dârülfünun-u İslâmiye[/B] : İslâmî Üniversite[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]delâlet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : delil olma, gösterme [B]ehl-i medrese[/B] : medresede ilim öğrenen ve öğretenler [B]ehl-i mektep[/B] : okulda ilim öğrenen ve öğretenler [B]ehl-i vukuf[/B] : bilirkişi [B]ekser[/B] : çoğunluk [B]emsalsiz[/B] : benzersiz[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]enbiya[/FONT][/B][FONT=Calibri] : nebiler, peygamberler [B]esaret[/B] : esirlik [B]Eski Harb-i Umumî[/B] : Birinci Dünya Savaşı [B]farz-ı muhal[/B] : varsayım [B]feylesof[/B] : filozof; felsefeci [B]fıtrî[/B] : doğal, yaratılıştan gelen [B]fünun[/B] : fenler, ilimler [B]garp[/B] : batı [B]garplılaşmak[/B] : batılılaşmak [B]hakaik[/B] : hakikatler, esaslar [B]hakikat[/B] : doğru, gerçek[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]hakikî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : gerçek [B]hâlet[/B] : durum, hâl [B]hamiyetkâr[/B] : din, aile ve vatan gibi değerleri koruma duygusu ve gayreti içinde olan [B]hayat-ı dünyeviye[/B] : dünya hayatı [B]helâket[/B] : mahvolma, yok oluş[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]hiss-i dinî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : dinî his [B]hükemâ[/B] : felsefeciler, filozoflar [B]ifsat etmek[/B] : karıştırma, karışıklık çıkarma [B]ifsat komitesi[/B] : bozgunculuk çıkaran grup [B]ihtilâlci[/B] : ayaklanan, karışıklık çıkaran [B]inkişaf[/B] : açığa çıkma, açılma, gelişme [B]inşaallah[/B] : Allah dilerse, izin verirse [B]istibdad-ı mutlak[/B] : sınırsız baskı ve zulüm [B]istimdat eylemek[/B] : yardım dilemek[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]ittifak etmek[/FONT][/B][FONT=Calibri] : birleşmek [B]Kafkas[/B] : Kafkaslar’da yaşayan topluluk[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]kanun-u esasî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : temel kanun, esas prensip, anayasa [B]kat’î[/B] : kesin[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]kıymetdar[/FONT][/B][FONT=Calibri] : kıymetli, değerli [B]kudsî[/B] : mukaddes, kutsal [B]Kur’ân-ı Hakîm[/B] : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân [B]kuvvet-i iman[/B] : iman gücü[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]lâkayt[/B] : duyarsız, ilgisiz [B]mâbeyn[/B] : ara [B]maddiyun[/B] : materyalistler; her şeyi madde ile açıklamaya çalışanlar[/FONT] [B][FONT=Calibri]mazhar olmak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : erişmek, nail olmak [B]mazlumiyet[/B] : zulme uğramışlık[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]meb’us[/FONT][/B][FONT=Calibri] : milletvekili [B]medrese-i umumiye[/B] : herkese açık olan medrese, okul [B]menfi[/B] : olumsuz, karşıt [B]milliyet-i hakikiye[/B] : gerçek millet, hakiki milliyet [B]mu’cize-i Kur’âniye[/B] : Kur’ân’ın mu’cizesi[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]musalâha etmek[/B] : barışmak[/FONT] [B][FONT=Calibri]nazara almak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : dikkate almak [B]rahmet[/B] : İlâhî şefkat ve merhamet [B]suret[/B] : biçim, şekil[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]şark[/FONT][/B][FONT=Calibri] : doğu [B]tabiiyun[/B] : tabiatı yaratıcı olarak kabul edenler, materyalistler[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tahsisat[/FONT][/B][FONT=Calibri] : tahsis edilen şeyler; belli bir şey için ayrılan para, ödenek [B]tasavvur[/B] : düşünce, hayal[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tecerrüd etme[/FONT][/B][FONT=Calibri] : soyutlanma, sıyrılma [B]telif edilmek[/B] : yazılmak[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]terakki ettirme[/FONT][/B][FONT=Calibri] : yükseltme, yüceltme [B]tesirat[/B] : tesirler, etkiler [B]tesis[/B] : kurma, yerleştirme [B]uhuvvet[/B] : kardeşlik [B]uhuvvet-i imaniye[/B] : imandan gelen kardeşlik [B]uhuvvet-i İslâmiye[/B] : İslâm kardeşliği[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]ulûm-u an’ane[/FONT][/B][FONT=Calibri] : geleneksel ilimler [B]ulûm-u diniye[/B] : dinî ilimler[/FONT] [B][FONT=Calibri]vilâyât-ı şarkiye[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Doğu illeri [B]zuhur[/B] : belirme, görünme [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=Calibri] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst