Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 266286" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ</u></span></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">4.1.YAŞASIN ŞERİAT-I AHMEDÎ(ALEYHİSSALÂTÜ VESSELAM)</span></u></strong></p><p> <table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">5 Mart 1325 (18 Mart 1909)<br /> <br /> <em>Dinî Ceride, no. 77</em><br /> <br /> Şeriat-ı garrâ, kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesinden selâmetimiz, İslâmiyete istinad iledir. O hablü’l-metine temessük iledir. Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdad iledir. Zira, Sâni-i Âleme hakkıyla abd ve hizmetkâr olanın, halka ubudiyete tenezzül etmemesi gerektir. Herkes kendi âleminde bir kumandan olduğundan, âlem-i asgarında cihad-ı ekber ile mükelleftir. Ve ahlâk-ı Ahmediye (aleyhissalâtü vesselâm) ile tahallûk ve sünnet-i Nebeviyeyi ihyâ ile muvazzaftır.<br /> <br /> Ey evliya-i umûr! Tevfik isterseniz, kavânin-i âdetullaha tevfik-i hareket ediniz. Yoksa tevfiksizlik ile cevab-ı red alacaksınız. Zira, mâruf umum enbiyanın memâlik-i İslâmiye ve Osmaniyeden zuhuru, kader-i İlâhînin bir işaret ve remzidir ki; bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri ziya-yı İslâmiyet ile neşvünemâ bulacaktır.<br /> <br /> Dünya için din feda olunmaz. Gebermiş istibdadı muhafaza için, vaktiyle mesâil-i şeriat rüşvet verilirdi. Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü? Milletin kalb hastalığı zaaf-ı diyanettir. Bunu takviye ile sıhhat bulabilir.</span> <br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Bizim cemaatımizin meşrebi, muhabbete muhabbet ve husumete husumettir. Yani, beyne’l-İslâm muhabbete imdat; ve husumet askerini bozmaktır.<br /> <br /> Mesleğimiz ise, ahlâk-ı Ahmediye (aleyhissalâtü vesselâm) ile tahallûk ve sünnet-i Peygamberîyi ihyâ etmektir. Ve rehberimiz şeriat-ı garrâ ve kılıcımız da berahin-i kàtıa ve maksadımız ilâ-yı kelimetullahtır. Cemaatimize her bir mü’min mânen müntesiptir. Sûreten intisap ise, Sünnet-i Nebeviyeyi kendi âleminde ihyâya azm-i kat’î iledir. En evvel mürşid-i umumî ulema ve meşâyih ve talebeyi, şeriat namına ittihada dâvet ederiz.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Said Nursî</span><br /> <br /> <span style="font-family: 'Calibri'">***</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong><u>İhtar-ı mahsus</u></strong></span><br /> <br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Gazeteci denilen huteba-i umumî iki kıyas-ı fâsidle milleti bataklığa düşürtmüştür.<br /> <br /> Birincisi: Vilâyâtı, İstanbul’a kıyas ederek... Hâlbuki elifbâyı okumayan çocuklara felsefe dersi verilse sathî olur.<br /> <br /> İkincisi: İstanbul’u Avrupa’ya kıyas etmişler. Hâlbuki, bir erkek, kadının kametinden istihsan ettiği libası giyinse maskara ve rezil olur.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Said Nursî</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>abd</strong> : kul<br /> <strong>ahlâk-ı Ahmediye</strong> : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) ahlâkı</span> <br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>âlem</strong> : dünya<br /> <strong>âlem-i asgar</strong> : en küçük âlem; insan<br /> <strong>aleyhissalâtü vesselâm</strong> : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun</span> <br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">azm-i kat’î</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : kesin azim ve ciddî gayret<br /> <strong>berahin-i kàtıa</strong> : kesin deliller<br /> <strong>beyne’l-İslâm</strong> : Müslümanlar arasında<br /> <strong>ceride</strong> : gazete<br /> <strong>cevab-ı red</strong> : red cevap<br /> <strong>cihad-ı ekber</strong> : en büyük cihad; nefis ile mücadele<br /> <strong>diyanet</strong> : din<br /> <strong>ebed</strong> : sonsuzluk </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">elifbâ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : alfabe, İslâm alfabesi<br /> <strong>enbiya</strong> : nebiler, peygamberler<br /> <strong>evliya-i umûr</strong> : iş başında bulunan kimseler<br /> <strong>hablü’l-metin</strong> : sağlam ip; İslâmiyet<br /> <strong>hizmetkâr</strong> : hizmetçi </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">husumet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : düşmanlık<br /> <strong>huteba-i umumî</strong> : herkese hitâp edenler, umuma ders verenler<br /> <strong>i’lâ-yı kelimetullah</strong> : Allah’ın ismini, dâvâsını yüceltmek, yaymak<br /> <strong>ihtar-ı mahsus</strong> : hususî ikaz<br /> <strong>ihyâ</strong> : yeniden hayata döndürme, canlandırma<br /> <strong>imdat</strong> : yardım<br /> <strong>intisap</strong> : bağlılık<br /> <strong>istibdad</strong> : baskı ve zulüm<br /> <strong>istibdad-ı rezile</strong> : alçakça baskı, zulüm<br /> <strong>istifade etme</strong> : faydalanma<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">istihsan</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : beğenme, güzel bulma<br /> <strong>istimdad</strong> : yardım dileme<br /> <strong>istinad</strong> : dayanma, dayanak<br /> <strong>kader-i İlâhî</strong> : Allah’ın meydana gelecek hâdiseleri olmadan önce takdir etmesi, plânlaması </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">kamet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : boy bos<br /> <strong>kavânin-i âdetullah</strong> : kâinatta işleyen İlâhî kanunlar, yaratılış kanunları<br /> <strong>kelâm-ı ezelî</strong> : ezelî söz </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">kıyas-ı fâsid</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : hatâlı karşılaştırma, yanlış kıyas<br /> <strong>libas</strong> : elbise<br /> <strong>makine-i tekemmülât</strong> : ilerleme, olgunlaşma makinesi</span> <br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">maksad</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : gaye, amaç<br /> <strong>mânen</strong> : mânevî olarak<br /> <strong>mâruf</strong> : bilinen, tanınmış<br /> <strong>memâlik-i İslâmiye ve Osmaniye</strong> : İslâm ve Osmanlı memleketleri, ülkeleri<br /> <strong>mesâil-i şeriat</strong> : şeriatın meseleleri, kaideleri </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">meşayih</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : şeyhler; tasavvuf ve tarikat önderleri<br /> <strong>meşreb</strong> : hareket tarzı, metot<br /> <strong>muhabbet</strong> : sevgi<br /> <strong>muhafaza</strong> : koruma, saklama<br /> <strong>muvazzaf</strong> : görevli<br /> <strong>mükellef</strong> : yükümlü </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">müntesip</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : bağlanan, bağlı<br /> <strong>mürşid-i umumî</strong> : herkese her yönden doğru yolu gösteren, genel mürşid<br /> <strong>nefs-i emmâre</strong> : kötülüğü şiddetle ve defalarca emreden duygu; nefsin terbiye görmemiş en kötü hâli<br /> <strong>neşvünemâ</strong> : büyüyüp gelişme<br /> <strong>remiz</strong> : işaret<br /> <strong>Sâni-i Âlem</strong> : bütün varlık âlemini san’atlı bir şekilde yaratan Allah </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">sathî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : sığ, yüzeysel<br /> <strong>selâmet</strong> : esenlik, güven<br /> <strong>sıhhat</strong> : sağlamlık, doğruluk, sağlık<br /> <strong>sünnet-i Nebeviye</strong> : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) sünneti<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">sünnet-i Peygamberî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : peygamber sünneti, Hz. Muhammed’in sünneti<br /> <strong>şeriat namına</strong> : İslâmiyet adına<br /> <strong>Şeriat-ı Ahmediye</strong> : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) getirdiği şeriat, İslâmın kanun ve hükümleri<br /> <strong>şeriat-ı garrâ</strong> : büyük ve parlak şeriat, İslâmiyet<br /> <strong>tahallûk</strong> : ahlâklanma<br /> <strong>takviye</strong> : güçlendirme, destekleme<br /> <strong>temessük</strong> : sarılma, tutunma<br /> <strong>tenezzül etme</strong> : inme, alçalma<br /> <strong>tevfik</strong> : başarı, muvaffakiyet<br /> <strong>tevfik-i hareket</strong> : uygun hareket<br /> <strong>tevfiksizlik</strong> : başarısızlık<br /> <strong>ubudiyet</strong> : kulluk </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ulema</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : âlimler<br /> <strong>umum</strong> : bütün<strong> </strong></span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>vilâyât</strong> : vilâyetler, iller<br /> <strong>zaaf-ı diyanet</strong> : dinde zayıflık, gevşeklik gösterme<br /> <strong>zira</strong> : çünkü<br /> <strong>ziya-yı İslâmiyet</strong> : İslâmiyetin ışığı<br /> <strong>zuhur</strong> : görünme, ortaya çıkma</span><br /> </td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 266286, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri] [U]DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]4.1.YAŞASIN ŞERİAT-I AHMEDÎ(ALEYHİSSALÂTÜ VESSELAM)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]5 Mart 1325 (18 Mart 1909) [I]Dinî Ceride, no. 77[/I] Şeriat-ı garrâ, kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesinden selâmetimiz, İslâmiyete istinad iledir. O hablü’l-metine temessük iledir. Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdad iledir. Zira, Sâni-i Âleme hakkıyla abd ve hizmetkâr olanın, halka ubudiyete tenezzül etmemesi gerektir. Herkes kendi âleminde bir kumandan olduğundan, âlem-i asgarında cihad-ı ekber ile mükelleftir. Ve ahlâk-ı Ahmediye (aleyhissalâtü vesselâm) ile tahallûk ve sünnet-i Nebeviyeyi ihyâ ile muvazzaftır. Ey evliya-i umûr! Tevfik isterseniz, kavânin-i âdetullaha tevfik-i hareket ediniz. Yoksa tevfiksizlik ile cevab-ı red alacaksınız. Zira, mâruf umum enbiyanın memâlik-i İslâmiye ve Osmaniyeden zuhuru, kader-i İlâhînin bir işaret ve remzidir ki; bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri ziya-yı İslâmiyet ile neşvünemâ bulacaktır. Dünya için din feda olunmaz. Gebermiş istibdadı muhafaza için, vaktiyle mesâil-i şeriat rüşvet verilirdi. Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü? Milletin kalb hastalığı zaaf-ı diyanettir. Bunu takviye ile sıhhat bulabilir.[/FONT][FONT=Georgia] [/FONT] [FONT=Calibri]Bizim cemaatımizin meşrebi, muhabbete muhabbet ve husumete husumettir. Yani, beyne’l-İslâm muhabbete imdat; ve husumet askerini bozmaktır. Mesleğimiz ise, ahlâk-ı Ahmediye (aleyhissalâtü vesselâm) ile tahallûk ve sünnet-i Peygamberîyi ihyâ etmektir. Ve rehberimiz şeriat-ı garrâ ve kılıcımız da berahin-i kàtıa ve maksadımız ilâ-yı kelimetullahtır. Cemaatimize her bir mü’min mânen müntesiptir. Sûreten intisap ise, Sünnet-i Nebeviyeyi kendi âleminde ihyâya azm-i kat’î iledir. En evvel mürşid-i umumî ulema ve meşâyih ve talebeyi, şeriat namına ittihada dâvet ederiz.[/FONT] [FONT=Calibri]Said Nursî[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [FONT=Calibri]***[/FONT] [FONT=Calibri][B][U]İhtar-ı mahsus[/U][/B][U][/U][/FONT] [FONT=Calibri]Gazeteci denilen huteba-i umumî iki kıyas-ı fâsidle milleti bataklığa düşürtmüştür. Birincisi: Vilâyâtı, İstanbul’a kıyas ederek... Hâlbuki elifbâyı okumayan çocuklara felsefe dersi verilse sathî olur. İkincisi: İstanbul’u Avrupa’ya kıyas etmişler. Hâlbuki, bir erkek, kadının kametinden istihsan ettiği libası giyinse maskara ve rezil olur.[/FONT] [FONT=Calibri]Said Nursî[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B]abd[/B] : kul [B]ahlâk-ı Ahmediye[/B] : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) ahlâkı[/FONT][B][FONT=Georgia] [/FONT][/B] [FONT=Calibri][B]âlem[/B] : dünya [B]âlem-i asgar[/B] : en küçük âlem; insan [B]aleyhissalâtü vesselâm[/B] : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun[/FONT][B][FONT=Georgia] [/FONT][/B] [B][FONT=Calibri]azm-i kat’î[/FONT][/B][FONT=Calibri] : kesin azim ve ciddî gayret [B]berahin-i kàtıa[/B] : kesin deliller [B]beyne’l-İslâm[/B] : Müslümanlar arasında [B]ceride[/B] : gazete [B]cevab-ı red[/B] : red cevap [B]cihad-ı ekber[/B] : en büyük cihad; nefis ile mücadele [B]diyanet[/B] : din [B]ebed[/B] : sonsuzluk[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]elifbâ[/FONT][/B][FONT=Calibri] : alfabe, İslâm alfabesi [B]enbiya[/B] : nebiler, peygamberler [B]evliya-i umûr[/B] : iş başında bulunan kimseler [B]hablü’l-metin[/B] : sağlam ip; İslâmiyet [B]hizmetkâr[/B] : hizmetçi[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]husumet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : düşmanlık [B]huteba-i umumî[/B] : herkese hitâp edenler, umuma ders verenler [B]i’lâ-yı kelimetullah[/B] : Allah’ın ismini, dâvâsını yüceltmek, yaymak [B]ihtar-ı mahsus[/B] : hususî ikaz [B]ihyâ[/B] : yeniden hayata döndürme, canlandırma [B]imdat[/B] : yardım [B]intisap[/B] : bağlılık [B]istibdad[/B] : baskı ve zulüm [B]istibdad-ı rezile[/B] : alçakça baskı, zulüm [B]istifade etme[/B] : faydalanma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]istihsan[/FONT][/B][FONT=Calibri] : beğenme, güzel bulma [B]istimdad[/B] : yardım dileme [B]istinad[/B] : dayanma, dayanak [B]kader-i İlâhî[/B] : Allah’ın meydana gelecek hâdiseleri olmadan önce takdir etmesi, plânlaması[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]kamet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : boy bos [B]kavânin-i âdetullah[/B] : kâinatta işleyen İlâhî kanunlar, yaratılış kanunları [B]kelâm-ı ezelî[/B] : ezelî söz[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]kıyas-ı fâsid[/FONT][/B][FONT=Calibri] : hatâlı karşılaştırma, yanlış kıyas [B]libas[/B] : elbise [B]makine-i tekemmülât[/B] : ilerleme, olgunlaşma makinesi[/FONT][B][FONT=Georgia] [/FONT][/B] [B][FONT=Calibri]maksad[/FONT][/B][FONT=Calibri] : gaye, amaç [B]mânen[/B] : mânevî olarak [B]mâruf[/B] : bilinen, tanınmış [B]memâlik-i İslâmiye ve Osmaniye[/B] : İslâm ve Osmanlı memleketleri, ülkeleri [B]mesâil-i şeriat[/B] : şeriatın meseleleri, kaideleri[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]meşayih[/FONT][/B][FONT=Calibri] : şeyhler; tasavvuf ve tarikat önderleri [B]meşreb[/B] : hareket tarzı, metot [B]muhabbet[/B] : sevgi [B]muhafaza[/B] : koruma, saklama [B]muvazzaf[/B] : görevli [B]mükellef[/B] : yükümlü[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]müntesip[/FONT][/B][FONT=Calibri] : bağlanan, bağlı [B]mürşid-i umumî[/B] : herkese her yönden doğru yolu gösteren, genel mürşid [B]nefs-i emmâre[/B] : kötülüğü şiddetle ve defalarca emreden duygu; nefsin terbiye görmemiş en kötü hâli [B]neşvünemâ[/B] : büyüyüp gelişme [B]remiz[/B] : işaret [B]Sâni-i Âlem[/B] : bütün varlık âlemini san’atlı bir şekilde yaratan Allah[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]sathî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : sığ, yüzeysel [B]selâmet[/B] : esenlik, güven [B]sıhhat[/B] : sağlamlık, doğruluk, sağlık [B]sünnet-i Nebeviye[/B] : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) sünneti[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]sünnet-i Peygamberî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : peygamber sünneti, Hz. Muhammed’in sünneti [B]şeriat namına[/B] : İslâmiyet adına [B]Şeriat-ı Ahmediye[/B] : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) getirdiği şeriat, İslâmın kanun ve hükümleri [B]şeriat-ı garrâ[/B] : büyük ve parlak şeriat, İslâmiyet [B]tahallûk[/B] : ahlâklanma [B]takviye[/B] : güçlendirme, destekleme [B]temessük[/B] : sarılma, tutunma [B]tenezzül etme[/B] : inme, alçalma [B]tevfik[/B] : başarı, muvaffakiyet [B]tevfik-i hareket[/B] : uygun hareket [B]tevfiksizlik[/B] : başarısızlık [B]ubudiyet[/B] : kulluk[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]ulema[/FONT][/B][FONT=Calibri] : âlimler [B]umum[/B] : bütün[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]vilâyât[/B] : vilâyetler, iller [B]zaaf-ı diyanet[/B] : dinde zayıflık, gevşeklik gösterme [B]zira[/B] : çünkü [B]ziya-yı İslâmiyet[/B] : İslâmiyetin ışığı [B]zuhur[/B] : görünme, ortaya çıkma[/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst