Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 266618" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><u>DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">5.1.HAKİKAT</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">26 Şubat 1324 (Mart 1909)<br /> Dinî Ceride, No. 70<br /> <br /> Biz kâlû belâdan cemiyet-i Muhammedîde (a.s.m.) dâhiliz. Cihetü’l-vahdet-i ittihadımız tevhiddir. Peymân ve yeminimiz imandır. Madem ki muvahhidiz, müttehidiz. Her bir mü’min i’lâ-yı kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi maddeten terakki etmektir. Zira, ecnebîler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı mânevîleri altında eziyorlar. Biz de, fen ve san’at silâhıyla i’lâ-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilâf-ı efkârla cihad edeceğiz.<br /> <br /> Amma cihad-ı haricîyi şeriat-ı garrânın berahin-i kàtıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz. Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz; husumete vaktimiz yoktur. Cumhuriyet ki, <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">HAŞİYE</span>[/SUP]</strong> adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel şeriat-ı garrâ teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupa’ya dilencilik etmek, din-i İslâma büyük bir cinayettir. Ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa, istibdat tevzi olunmuş olur.<br /> <br /> <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP]</strong></span><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اِنَّ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اللهَ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">هُوَ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">الْقَوِىُّ</span></strong><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> </span></strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">الْمَتِينُ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> hâkim ve âmir-i vicdanî olmalı. O da mârifet-i tam ve medeniyet-i âmm veyahut din-i İslâm namıyla olmalı. Yoksa istibdat daima hükümfermâ olacaktır.<br /> <br /> İttifak hüdâdadır, hevâda ve heveste değil.<br /> <br /> İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtırlar. Herşey hür oldu; şeriat da hürdür, meşrutiyet de. Mesail-i şeriatı rüşvet vermeyeceğiz. Başkasının kusuru insanın kusuruna senet ve özür olamaz.<br /> <br /> Yeis, mâni-i herkemâldir. “Neme lâzım, başkası düşünsün!” istibdadın yadigârıdır. Bu cümlelerin mabeynini raptedecek olan mukaddematı, Türkçe bilmediğim için mütaliînin fikirlerine havale ediyorum.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Said Nursî</span><br /> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">HAŞİYE</span>[/SUP] </strong>: O zaman Meşrutiyet; şimdi o kelime yerine Cumhuriyet konulmuş. <br /> <strong>[SUP]<span style="color: #cc0000">1</span>[/SUP]<span style="color: #cc0000"> </span></strong>: Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvet ve kudret sahibidir.</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">abdullah</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Allah’ın kulu<br /> <strong>ahkâm</strong> : hükümler, esaslar</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">aleyhissalâtü vesselâm</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun<br /> <strong>âmir-i vicdanî</strong> : vicdana ait âmir, vicdanı çalıştıran<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">azîm</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : büyük, yüce<br /> <strong>bahr-i umman</strong> : Hint Okyanusu; çok büyük denizler gibi engin ve derin<br /> <strong>bahusus</strong> : özellikle<br /> <strong>berahin-i kàtıa</strong> : kesin deliller </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">bu zaman ehli</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : bu zamanda yaşayanlar; çağdaşlar<br /> <strong>cehil</strong> : cahillik, bilgisizlik<br /> <strong>cemiyet-i Muhammedî</strong> : Muhammed’in (a.s.m.) cemiyeti; Hz. Muhammed’e (a.s.m.) bağlı olan cemiyet, İslâm ümmeti<br /> <strong>ceride</strong> : gazete<br /> <strong>cihad</strong> : din uğrunda çaba harcama<br /> <strong>cihad-ı haricî</strong> : dış düşmana karşı yapılan cihad, mücadele<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">cihet-i vahdet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : birlik yönü<br /> <strong>cihetü'l-vahdet-i ittihad</strong> : birleştiren temel unsur; tek vücut halinde birleştiren yön </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">desti</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : testi<br /> <strong>din-i İslâm</strong> : İslâm dini<br /> <strong>ecnebî</strong> : yabancı </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">encümen</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : meclis<br /> <strong>evâmir ve nevâhî-i şer'iye</strong> : şeriatın bildirdiği emir ve yasaklar<br /> <strong>fakr</strong> : fakirlik, ihtiyaç hâli<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">farz</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Allah’ın kesin emirleri<br /> <strong>fünun</strong> : fenler, bilimler<br /> <strong>galebe çalmak</strong> : üstün gelmek<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">hakikat</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : asıl, gerçek<br /> <strong>hâkim</strong> : hükmeden, idareci<br /> <strong>haşiye</strong> : dipnot, açıklayıcı not </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">havale etme</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : gönderme<br /> <strong>havf</strong> : korku<br /> <strong>hevâ</strong> : faydasız ve gelip geçici arzular<br /> <strong>husumet</strong> : düşmanlık </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hüdâ</strong> : hidayet, doğru yol<br /> <strong>hükümferma</strong> : hükümran, egemen<br /> <strong>icbar</strong> : zorlama, baskı</span> <br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ihfâ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : gizleme<br /> <strong>ihtilâf-ı efkâr</strong> : fikirlerin ayrı oluşu<br /> <strong>i'lâ-yı kelimetullah</strong> : Allah’ın ismini, dâvâsını yüceltme, yayma </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">îmâ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : işaret<br /> <strong>istibdad-ı mânevî</strong> : mânevî baskı<br /> <strong>istibdat</strong> : baskı, zulüm </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ittifak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : birleşme, birlik<br /> <strong>ittihad</strong> : birleşme, birlik<br /> <strong>İttihâd-ı İslâm</strong> : İslâm birliği<br /> <strong>İttihad-ı Muhammedî</strong> : “Muhammedî birlik” anlamına gelen ve 5 Nisan 1909’da İstanbul’da kurulan bir cemiyet<br /> <strong>kâlû belâdan (beri)</strong> : ruhların ilk yaratıldığı andan beri (Ruhlar, yaratıldıktan sonra Allah onlara ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ diye sorar. Onlar da “kalû belâ”; evet, Sen bizim Rabbimizsin cevabını verirler.)<br /> <strong>kanunda inhisar-ı kuvvet</strong>: gücü sadece kanunlara münhasır kılmak, güç ve kuvvetin sadece kanunların eline verilmesi<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">mabeyn</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : ara, araları<br /> <strong>mâni-i herkemâl</strong> : her türlü mükemmelliğe, gelişmeye engel<br /> <strong>mârifet-i tam</strong> : tam mânâsıyla bilmek </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">medaris</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : medreseler, din eğitimi ve öğretimi yapan okullar<br /> <strong>medeniyet-i âm</strong> : genel medeniyet </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">mesacid</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : mescitler<br /> <strong>mesail-i şeriat</strong> : şeriata ait meseleler<br /> <strong>meşrûtiyet</strong> : başında hükümdar bulunmakla birlikte, yasama yetkisi kısmen meclis tarafından kullanılan, kısmen de olsa kuvvetler ayrılığına dayanan idare şekli<br /> <strong>meşveret</strong> : işlerin istişâre (danışıp görüşme) yoluyla halledilmesi; meclis </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">muhit</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : çevre, etraf<br /> <strong>mukaddemat</strong> : öncüller; mukaddimeler, önsözler<br /> <strong>muvahhid</strong> : Allah’ın birliğine inanan<br /> <strong>mükellef</strong> : yükümlü </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">münezzeh</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : arınmış, kusur ve eksiklikten yüce<br /> <strong>münşaib</strong> : kollara, şubelere ayrılan<br /> <strong>müntesibîn</strong> : intisap edenler, bağlı olanlar<br /> <strong>müstağni</strong> : tenezzül etmeyen, gerekli bulmayan<br /> <strong>mütaliîn</strong> : okuyucular, mütalâa edenler<br /> <strong>müteveccihen</strong> : yönelmiş olarak<br /> <strong>müttehid</strong> : birleşmiş, bir ve beraber olan</span> <br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">nizamname</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : tüzük; herhangi bir müessesenin tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri gösteren maddelerin hepsi<br /> <strong>peymân</strong> : yemin, and, kasem<br /> <strong>rabt</strong> : bağlamak, bitiştirmek, birşeye bağlamak, nizam vermek<br /> <strong>riya</strong> : gösteriş<br /> <strong>sadâ-yı hakikat</strong> : hakikatın sesi<br /> <strong>Sünen-i Ahmediye</strong> : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) sünneti, ahlâkı ve yaşayış tarzı<br /> <strong>şeriat</strong> : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, İslâmiyet<br /> <strong>şeriat-ı garrâ</strong> : büyük ve parlak şeriat, İslâmiyet<br /> <strong>şimal</strong> : kuzey </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tarîk-i Muhammedî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Peygamber yolu, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) yolu, sünneti<br /> <strong>teessüs etme</strong> : kurulma, yerleşme<br /> <strong>terakki etme</strong> : ilerleme, yükselme<br /> <strong>tevhid</strong> : herşeyin bir olan Allah’a ait olduğunu bilme ve buna inanma </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tevhid-i İlâhî</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Allah’ın birliği<br /> <strong>tevzi olunma</strong> : dağıtılma<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">umum</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : bütün, genel<br /> <strong>yadigâr</strong> : hediye, armağan<br /> <strong>yeis</strong> : ümitsizlik<br /> <strong>zevâyâ</strong> : zaviyeler; İslâm kültüründe tekkelerin şubeleri gibi çalışmalar sürdüren zikir ve ibadet mekânları<br /> <br /> </span><br /> </td></tr></table><p></p><p><span style="color: #888888"> -- </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 266618, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri][U]DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]5.1.HAKİKAT[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]26 Şubat 1324 (Mart 1909) Dinî Ceride, No. 70 Biz kâlû belâdan cemiyet-i Muhammedîde (a.s.m.) dâhiliz. Cihetü’l-vahdet-i ittihadımız tevhiddir. Peymân ve yeminimiz imandır. Madem ki muvahhidiz, müttehidiz. Her bir mü’min i’lâ-yı kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi maddeten terakki etmektir. Zira, ecnebîler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı mânevîleri altında eziyorlar. Biz de, fen ve san’at silâhıyla i’lâ-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilâf-ı efkârla cihad edeceğiz. Amma cihad-ı haricîyi şeriat-ı garrânın berahin-i kàtıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz. Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz; husumete vaktimiz yoktur. Cumhuriyet ki, [B][SUP][COLOR=#cc0000]HAŞİYE[/COLOR][/SUP][/B] adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel şeriat-ı garrâ teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupa’ya dilencilik etmek, din-i İslâma büyük bir cinayettir. Ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa, istibdat tevzi olunmuş olur. [B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][/B][/FONT][B][FONT=Times New Roman]اِنَّ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اللهَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]هُوَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]الْقَوِىُّ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]الْمَتِينُ[/FONT][/B][FONT=Calibri] hâkim ve âmir-i vicdanî olmalı. O da mârifet-i tam ve medeniyet-i âmm veyahut din-i İslâm namıyla olmalı. Yoksa istibdat daima hükümfermâ olacaktır. İttifak hüdâdadır, hevâda ve heveste değil. İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtırlar. Herşey hür oldu; şeriat da hürdür, meşrutiyet de. Mesail-i şeriatı rüşvet vermeyeceğiz. Başkasının kusuru insanın kusuruna senet ve özür olamaz. Yeis, mâni-i herkemâldir. “Neme lâzım, başkası düşünsün!” istibdadın yadigârıdır. Bu cümlelerin mabeynini raptedecek olan mukaddematı, Türkçe bilmediğim için mütaliînin fikirlerine havale ediyorum.[/FONT] [FONT=Calibri]Said Nursî[/FONT] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=Calibri][B][SUP][COLOR=#cc0000]HAŞİYE[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: O zaman Meşrutiyet; şimdi o kelime yerine Cumhuriyet konulmuş. [B][SUP][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][/SUP][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvet ve kudret sahibidir.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [B][FONT=Calibri]abdullah[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Allah’ın kulu [B]ahkâm[/B] : hükümler, esaslar[/FONT] [B][FONT=Calibri]aleyhissalâtü vesselâm[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun [B]âmir-i vicdanî[/B] : vicdana ait âmir, vicdanı çalıştıran[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]azîm[/FONT][/B][FONT=Calibri] : büyük, yüce [B]bahr-i umman[/B] : Hint Okyanusu; çok büyük denizler gibi engin ve derin [B]bahusus[/B] : özellikle [B]berahin-i kàtıa[/B] : kesin deliller[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]bu zaman ehli[/FONT][/B][FONT=Calibri] : bu zamanda yaşayanlar; çağdaşlar [B]cehil[/B] : cahillik, bilgisizlik [B]cemiyet-i Muhammedî[/B] : Muhammed’in (a.s.m.) cemiyeti; Hz. Muhammed’e (a.s.m.) bağlı olan cemiyet, İslâm ümmeti [B]ceride[/B] : gazete [B]cihad[/B] : din uğrunda çaba harcama [B]cihad-ı haricî[/B] : dış düşmana karşı yapılan cihad, mücadele[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]cihet-i vahdet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : birlik yönü [B]cihetü'l-vahdet-i ittihad[/B] : birleştiren temel unsur; tek vücut halinde birleştiren yön[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]desti[/FONT][/B][FONT=Calibri] : testi [B]din-i İslâm[/B] : İslâm dini [B]ecnebî[/B] : yabancı[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]encümen[/FONT][/B][FONT=Calibri] : meclis [B]evâmir ve nevâhî-i şer'iye[/B] : şeriatın bildirdiği emir ve yasaklar [B]fakr[/B] : fakirlik, ihtiyaç hâli[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]farz[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Allah’ın kesin emirleri [B]fünun[/B] : fenler, bilimler [B]galebe çalmak[/B] : üstün gelmek[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]hakikat[/FONT][/B][FONT=Calibri] : asıl, gerçek [B]hâkim[/B] : hükmeden, idareci [B]haşiye[/B] : dipnot, açıklayıcı not[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]havale etme[/FONT][/B][FONT=Calibri] : gönderme [B]havf[/B] : korku [B]hevâ[/B] : faydasız ve gelip geçici arzular [B]husumet[/B] : düşmanlık[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]hüdâ[/B] : hidayet, doğru yol [B]hükümferma[/B] : hükümran, egemen [B]icbar[/B] : zorlama, baskı[/FONT][B][FONT=Georgia] [/FONT][/B] [B][FONT=Calibri]ihfâ[/FONT][/B][FONT=Calibri] : gizleme [B]ihtilâf-ı efkâr[/B] : fikirlerin ayrı oluşu [B]i'lâ-yı kelimetullah[/B] : Allah’ın ismini, dâvâsını yüceltme, yayma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]îmâ[/FONT][/B][FONT=Calibri] : işaret [B]istibdad-ı mânevî[/B] : mânevî baskı [B]istibdat[/B] : baskı, zulüm[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]ittifak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : birleşme, birlik [B]ittihad[/B] : birleşme, birlik [B]İttihâd-ı İslâm[/B] : İslâm birliği [B]İttihad-ı Muhammedî[/B] : “Muhammedî birlik” anlamına gelen ve 5 Nisan 1909’da İstanbul’da kurulan bir cemiyet [B]kâlû belâdan (beri)[/B] : ruhların ilk yaratıldığı andan beri (Ruhlar, yaratıldıktan sonra Allah onlara ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ diye sorar. Onlar da “kalû belâ”; evet, Sen bizim Rabbimizsin cevabını verirler.) [B]kanunda inhisar-ı kuvvet[/B]: gücü sadece kanunlara münhasır kılmak, güç ve kuvvetin sadece kanunların eline verilmesi[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]mabeyn[/FONT][/B][FONT=Calibri] : ara, araları [B]mâni-i herkemâl[/B] : her türlü mükemmelliğe, gelişmeye engel [B]mârifet-i tam[/B] : tam mânâsıyla bilmek[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]medaris[/FONT][/B][FONT=Calibri] : medreseler, din eğitimi ve öğretimi yapan okullar [B]medeniyet-i âm[/B] : genel medeniyet[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]mesacid[/FONT][/B][FONT=Calibri] : mescitler [B]mesail-i şeriat[/B] : şeriata ait meseleler [B]meşrûtiyet[/B] : başında hükümdar bulunmakla birlikte, yasama yetkisi kısmen meclis tarafından kullanılan, kısmen de olsa kuvvetler ayrılığına dayanan idare şekli [B]meşveret[/B] : işlerin istişâre (danışıp görüşme) yoluyla halledilmesi; meclis[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]muhit[/FONT][/B][FONT=Calibri] : çevre, etraf [B]mukaddemat[/B] : öncüller; mukaddimeler, önsözler [B]muvahhid[/B] : Allah’ın birliğine inanan [B]mükellef[/B] : yükümlü[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]münezzeh[/FONT][/B][FONT=Calibri] : arınmış, kusur ve eksiklikten yüce [B]münşaib[/B] : kollara, şubelere ayrılan [B]müntesibîn[/B] : intisap edenler, bağlı olanlar [B]müstağni[/B] : tenezzül etmeyen, gerekli bulmayan [B]mütaliîn[/B] : okuyucular, mütalâa edenler [B]müteveccihen[/B] : yönelmiş olarak [B]müttehid[/B] : birleşmiş, bir ve beraber olan[/FONT][B][FONT=Georgia] [/FONT][/B] [B][FONT=Calibri]nizamname[/FONT][/B][FONT=Calibri] : tüzük; herhangi bir müessesenin tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri gösteren maddelerin hepsi [B]peymân[/B] : yemin, and, kasem [B]rabt[/B] : bağlamak, bitiştirmek, birşeye bağlamak, nizam vermek [B]riya[/B] : gösteriş [B]sadâ-yı hakikat[/B] : hakikatın sesi [B]Sünen-i Ahmediye[/B] : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) sünneti, ahlâkı ve yaşayış tarzı [B]şeriat[/B] : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, İslâmiyet [B]şeriat-ı garrâ[/B] : büyük ve parlak şeriat, İslâmiyet [B]şimal[/B] : kuzey[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tarîk-i Muhammedî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Peygamber yolu, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) yolu, sünneti [B]teessüs etme[/B] : kurulma, yerleşme [B]terakki etme[/B] : ilerleme, yükselme [B]tevhid[/B] : herşeyin bir olan Allah’a ait olduğunu bilme ve buna inanma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tevhid-i İlâhî[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Allah’ın birliği [B]tevzi olunma[/B] : dağıtılma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]umum[/FONT][/B][FONT=Calibri] : bütün, genel [B]yadigâr[/B] : hediye, armağan [B]yeis[/B] : ümitsizlik [B]zevâyâ[/B] : zaviyeler; İslâm kültüründe tekkelerin şubeleri gibi çalışmalar sürdüren zikir ve ibadet mekânları [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=Calibri] [/FONT] [COLOR=#888888] -- [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst