Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 269205" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>Cevap: Dua Ufku</strong></p><p></p><p><strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">ON DÖRDÜNCÜ SÖZÜN ZEYLİ(4)</span></u></strong></p><p> <table style='width: 100%'><tr><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Altıncı sual:</span></u></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> Zelzele, küre-i arzın içinde inkılâbât-ı madeniyenin neticesi olduğunu ehl-i gaflet işâa edip, adeta tesadüfî ve tabiî ve maksatsız bir hadise nazarıyla bakarlar. Bu hadisenin mânevî esbabını ve neticelerini görmüyorlar, ta ki intibaha gelsinler. Bunların istinad ettiği maddenin bir hakikati var mıdır?<br /> <br /> <strong><u>Elcevap:</u></strong> Dalâletten başka hiçbir hakikati yoktur. Çünkü, her sene elli milyondan ziyade münakkaş, muntazam gömlekleri giyen ve değiştiren küre-i arzın üstünde binler envâın birtek nev’i olan, meselâ sinek taifesinden hadsiz efradından birtek ferdin yüzer âzâsından birtek uzvu olan kanadının kast ve irade ve meşiet ve hikmet cilvesine mazhariyeti ve ona lâkayt kalmaması ve başıboş bırakmaması gösteriyor ki, değil hadsiz zîşuurun beşiği ve anası ve mercii ve hâmisi olan koca küre-i arzın ehemmiyetli ef’al ve ahvali, belki hiçbir şeyi cüz’î olsun küllî olsun irade ve ihtiyar ve kasd-ı İlâhî haricinde olmaz. Fakat Kadîr-i Mutlak, hikmetinin muktezasıyla, zahir esbabı tasarrufatına perde ediyor. Zelzeleyi irade ettiği vakit, bazan da bir madeni harekete emredip ateşlendiriyor.<br /> <br /> Haydi, madenî inkılâbat dahi olsa, yine emir ve hikmet-i İlâhî ile olur, başka olamaz. Meselâ bir adam bir tüfekle birisini vurdu. Vuran adama hiç bakılmasa, yalnız fişekteki barutun ateş alması noktasına hasr-ı nazar edip biçare maktulün büs bütün hukukunu zayi etmek ne derece belâhet ve divaneliktir.<br /> <br /> Aynen öyle de, Kadîr-i Zülcelâlin musahhar bir memuru, belki bir gemisi, bir tayyaresi olan küre-i arzın içinde bulunan ve hikmet ve irade ile iddihar edilen bir bombayı, “Ehl-i gaflet ve tuğyanı uyandırmak için ateşlendir” diye olan emr-i Rabbânîyi unutmak ve tabiata sapmak, hamâkatin en eşneidir.</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ahval</strong> : haller, vaziyetler<br /> <strong>anâsır-ı külliye</strong> : büyük unsurlar; toprak, hava, su, ateş<br /> <strong>belâhet</strong> : aptallık<br /> <strong>cilve</strong> : görünüm, yansıma<br /> <strong>cüz’î</strong> : az, küçük<br /> <strong>dalâlet</strong> : hak yoldan sapkınlık, inançsızlık<br /> <strong>ef’al</strong> : fiiller, işler<br /> <strong>efrad</strong> : fertler, bireyler<br /> <strong>ehl-i dalâlet ve ilhad</strong> : sapıklık ve inkâr ehli, dinsizler<br /> <strong>ehl-i gaflet ve tuğyan</strong> : gaflete dalanlar ve zulüm ve taşkınlıkta çok ileri gidenler<br /> <strong>ehl-i iman</strong> : iman edenler, mü’minler<br /> <strong>emr-i Rabbânî</strong> : herşeyi terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah’ın emri<br /> <strong>envâ</strong> : çeşitler, türler<br /> <strong>eşne</strong> : en çirkin ve fena, iğrenç<br /> <strong>Hâlık-ı Arz ve Semavat</strong> : gökleri ve yeri yaratan Allah<br /> <strong>hamâkat</strong> : ahmaklık<br /> <strong>hâmi</strong> : koruyucu<br /> <strong>hasr-ı nazar etmek</strong> : bakışı tek bir yere yöneltmek<br /> <strong>hikmet-i İlâhî</strong> : Allah’ın herşeyi belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratması<br /> <strong>iddihar edilmek</strong> : biriktirilmek, depolanmak<br /> <strong>ihtiyar</strong> : irade, istek, tercih<br /> <strong>inkılâbat</strong> : inkılaplar, büyük değişimler<br /> <strong>intibah</strong> : uyanış<br /> <strong>irade</strong> : istek, tercih, dileme<br /> <strong>Kadîr-i Mutlak</strong> : sınırsız güç ve kudret sahibi, herşeye gücü yeten Allah<br /> <strong>Kadîr-i Zülcelâl</strong> : sonsuz yücelik ve haşmet sahibi ve herşeye gücü yeten, sonsuz kudret sahibi Allah<br /> <strong>kâinat</strong> : evren, yaratılmış her şey<br /> <strong>kasd-ı İlâhî</strong> : Allah’ın kasdı, isteği, hedefi<br /> <strong>mazhariyet</strong> : sahip olma, üzerinde gösterme<br /> <strong>meşiet</strong> : dileme, irade, istek<br /> <strong>mukteza</strong> : gerektirme<br /> <strong>muntazam</strong> : düzenli<br /> <strong>musahhar</strong> : emir altına girmiş, boyun eğmiş<br /> <strong>mümanaat etmek</strong> : engel olmak<br /> <strong>münakkaş</strong> : nakışlı<br /> <strong>tasarrufat</strong> : faaliyetler, uygulamalar<br /> <strong>temerrüd</strong> : inat etme<br /> <strong>tetimme</strong> : ek, tamamlayıcı not<br /> <strong>zîşuur</strong> : şuur sahibi, bilinçli<br /> <strong>zulümatlı</strong> : karanlıklı</span><br /> </td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 269205, member: 1016557"] [b]Cevap: Dua Ufku[/b] [B][U][FONT=Calibri]ON DÖRDÜNCÜ SÖZÜN ZEYLİ(4)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Altıncı sual:[/FONT][/U][/B][FONT=Calibri] Zelzele, küre-i arzın içinde inkılâbât-ı madeniyenin neticesi olduğunu ehl-i gaflet işâa edip, adeta tesadüfî ve tabiî ve maksatsız bir hadise nazarıyla bakarlar. Bu hadisenin mânevî esbabını ve neticelerini görmüyorlar, ta ki intibaha gelsinler. Bunların istinad ettiği maddenin bir hakikati var mıdır? [B][U]Elcevap:[/U][/B] Dalâletten başka hiçbir hakikati yoktur. Çünkü, her sene elli milyondan ziyade münakkaş, muntazam gömlekleri giyen ve değiştiren küre-i arzın üstünde binler envâın birtek nev’i olan, meselâ sinek taifesinden hadsiz efradından birtek ferdin yüzer âzâsından birtek uzvu olan kanadının kast ve irade ve meşiet ve hikmet cilvesine mazhariyeti ve ona lâkayt kalmaması ve başıboş bırakmaması gösteriyor ki, değil hadsiz zîşuurun beşiği ve anası ve mercii ve hâmisi olan koca küre-i arzın ehemmiyetli ef’al ve ahvali, belki hiçbir şeyi cüz’î olsun küllî olsun irade ve ihtiyar ve kasd-ı İlâhî haricinde olmaz. Fakat Kadîr-i Mutlak, hikmetinin muktezasıyla, zahir esbabı tasarrufatına perde ediyor. Zelzeleyi irade ettiği vakit, bazan da bir madeni harekete emredip ateşlendiriyor. Haydi, madenî inkılâbat dahi olsa, yine emir ve hikmet-i İlâhî ile olur, başka olamaz. Meselâ bir adam bir tüfekle birisini vurdu. Vuran adama hiç bakılmasa, yalnız fişekteki barutun ateş alması noktasına hasr-ı nazar edip biçare maktulün büs bütün hukukunu zayi etmek ne derece belâhet ve divaneliktir. Aynen öyle de, Kadîr-i Zülcelâlin musahhar bir memuru, belki bir gemisi, bir tayyaresi olan küre-i arzın içinde bulunan ve hikmet ve irade ile iddihar edilen bir bombayı, “Ehl-i gaflet ve tuğyanı uyandırmak için ateşlendir” diye olan emr-i Rabbânîyi unutmak ve tabiata sapmak, hamâkatin en eşneidir.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=Calibri][B]ahval[/B] : haller, vaziyetler [B]anâsır-ı külliye[/B] : büyük unsurlar; toprak, hava, su, ateş [B]belâhet[/B] : aptallık [B]cilve[/B] : görünüm, yansıma [B]cüz’î[/B] : az, küçük [B]dalâlet[/B] : hak yoldan sapkınlık, inançsızlık [B]ef’al[/B] : fiiller, işler [B]efrad[/B] : fertler, bireyler [B]ehl-i dalâlet ve ilhad[/B] : sapıklık ve inkâr ehli, dinsizler [B]ehl-i gaflet ve tuğyan[/B] : gaflete dalanlar ve zulüm ve taşkınlıkta çok ileri gidenler [B]ehl-i iman[/B] : iman edenler, mü’minler [B]emr-i Rabbânî[/B] : herşeyi terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah’ın emri [B]envâ[/B] : çeşitler, türler [B]eşne[/B] : en çirkin ve fena, iğrenç [B]Hâlık-ı Arz ve Semavat[/B] : gökleri ve yeri yaratan Allah [B]hamâkat[/B] : ahmaklık [B]hâmi[/B] : koruyucu [B]hasr-ı nazar etmek[/B] : bakışı tek bir yere yöneltmek [B]hikmet-i İlâhî[/B] : Allah’ın herşeyi belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratması [B]iddihar edilmek[/B] : biriktirilmek, depolanmak [B]ihtiyar[/B] : irade, istek, tercih [B]inkılâbat[/B] : inkılaplar, büyük değişimler [B]intibah[/B] : uyanış [B]irade[/B] : istek, tercih, dileme [B]Kadîr-i Mutlak[/B] : sınırsız güç ve kudret sahibi, herşeye gücü yeten Allah [B]Kadîr-i Zülcelâl[/B] : sonsuz yücelik ve haşmet sahibi ve herşeye gücü yeten, sonsuz kudret sahibi Allah [B]kâinat[/B] : evren, yaratılmış her şey [B]kasd-ı İlâhî[/B] : Allah’ın kasdı, isteği, hedefi [B]mazhariyet[/B] : sahip olma, üzerinde gösterme [B]meşiet[/B] : dileme, irade, istek [B]mukteza[/B] : gerektirme [B]muntazam[/B] : düzenli [B]musahhar[/B] : emir altına girmiş, boyun eğmiş [B]mümanaat etmek[/B] : engel olmak [B]münakkaş[/B] : nakışlı [B]tasarrufat[/B] : faaliyetler, uygulamalar [B]temerrüd[/B] : inat etme [B]tetimme[/B] : ek, tamamlayıcı not [B]zîşuur[/B] : şuur sahibi, bilinçli [B]zulümatlı[/B] : karanlıklı[/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst