Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 273726" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">3.7.LEM’ALAR(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">ALTINCI LEM’A</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">Cenâb-ı Hak, bütün cüz ve cüz’îlerde sikke-i mahsusasını ve bütün küll ve küllîlerde has hâtemini vaz’ ettiği gibi, aktar-ı semâvat ve arzı, hâtem-i vahidiyetle ve mecmu-u kâinatı sikke-i ehadiyetle mühürlemiştir. Mezkûr sikke ve hâtemlerden, meselâ,</span><br /> <p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">فَانْظُرْ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اِلٰۤى</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اٰثَارِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">رَحْمَتِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اللهِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">كَيْفَ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">يُحْىِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اْلاَرْضَ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">بَعْدَ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">مَوْتِهَاۤ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">اِنَّ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">ذٰلِكَ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">لَمُحْىِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">الْمَوْتٰى</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">وَهُوَ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">عَلٰى</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">كُلِّ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">شَىْءٍ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">قَدِيرٌ</span></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">[SUP]1[/SUP]</span></p> </p> <span style="font-family: 'Calibri'">âyetinin işaret ettiği ihya ve nefh-i ruh keyfiyetindeki hâtem-i İlâhîye bakınız ki, pek çok garip garip haşirleri, acip acip neşirleri göresiniz!<br /> Evet, bilhassa arzın ihyasında, her sene üç yüz binden fazla saha-i vücuda getirilen mahlûkatın nevilerinde haşir ve neşirler vardır Lâkin, bilinmez bir hikmete binaen, şu haşir ve neşirlerin ekserîsinde, iade edilen emsal aralarındaki misliyet o kadar ayniyete karibdir ki, hemen hemen, dirilen evvelkinin ne aynı ve ne gayrıdır denilebilir. Her ne ise, misliyet, ayniyet mevzuu bahis değildir. Her nasıl olursa olsun, o haşir neşirler beşerin suhulet-i haşrine delâlet ettikleri gibi, beşerin haşrine birer misal ve birer örnek olabilirler.<br /> İşte, birbirine muhalif, nihayet derecede karışık olan o envâ-ı kesireyi kemâl-i imtiyazla ihya etmek ve hatasız, haltsız, galatsız olarak mümtazâne iade etmek, </span><span style="font-family: 'Calibri'">nihayetsiz bir kudrete ve muhit bir ilme sahip olan Zât-ı Zülcelâlin hâtem-i has ve sikke-i mahsusasıdır.<br /> Ve keza, sath-ı arz sahifesinde kusursuz, noksansız, sehivsiz, kemâl-i intizamla üç yüz binden fazla risaleleri yazmak, öyle bir Zâtın sikke-i mahsusasıdır ki, herşeyin içyüzü, herşeyin kilidi onun elindedir. Ve hiçbirşey onun teveccühünü başkasından çevirip kendisine hasredemez.<br /> <strong>Hülâsa: </strong>Sath-ı arzda, altı ay zarfında, beşerin haşrini temsil eden o sayısız haşir ve neşirlerde görünen rububiyetin o tasarruf-u azîminde pek yüksek, büyük ve ince nakışlı bir hâtemi vardır. Mahlûkatın icadında görünen şu intizamlar, suhuletler, sür’atler, imtiyazlar hep o hâtemin parıltısından meydana geliyorlar. Evet, her bahar mevsiminde pek hakîmâne, basîrâne, kerîmâne faaliyetler başlar ve harikulâde san’atlar yapılır. Ve bütün bu ameliyat, kemâl-i sür’atle, suhuletle, muntazaman cereyan etmekte olduğu görünür.<br /> İşte, bu harikulâde faaliyetler öyle bir Zâtın hâtemidir ki, hiçbir mekânda olmadığı halde, her mekânda ilim ve kudretiyle hâzır ve nâzırdır.</span><br /> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>[SUP]1[/SUP]</strong> : “Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor? Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir; O herşeye hakkıyla kàdirdir.” Rum Sûresi, 30:50.</span><br /> <br /> </td><td> [h=2]<u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u>[/h] <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>acip</strong> : hayret verici<br /> <strong>aktar-ı semâvat ve arz</strong> : gökyüzünün ve yeryüzünün dört bir yanı, her tarafı<br /> <strong>arz</strong> : dünya<br /> <strong>ayniyet</strong> : aynı oluş<br /> <strong>bahis</strong> : konu</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>basîrâne</strong> : görerek, bilerek<br /> <strong>beşer</strong> : insanlık<br /> <strong>bilhassa</strong> : özellikle<br /> <strong>binaen</strong> : dayanarak<br /> <strong>Cenâb-ı Hak</strong> : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>cereyan etmek</strong> : olmak, geçmek, yapılmak<br /> <strong>cüz</strong> : bir bütünü oluşturan bölümler-den herbiri, parça<br /> <strong>cüz’î</strong> : tikel, bir sınıfın bireyi, fert<br /> <strong>delâlet etmek</strong> : delil olmak, işaret etmek<br /> <strong>ekserî</strong> : çoğunluk<br /> <strong>emsal</strong> : denk, benzer<br /> <strong>envâ-ı kesire</strong> : pek çok türler, çeşitler<br /> <strong>galatsız</strong> : hatasız, yanlışsız<br /> <strong>gayr</strong> : diğer, başkası</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hakîmâne</strong> : çok hikmetli bir şekilde<br /> <strong>haltsız</strong> : yanlışsız, karıştırmadan</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>harikulâde</strong> : olağanüstü, hayranlık verici<br /> <strong>has</strong> : özel</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hasretmek</strong> : özgü kılmak<br /> <strong>haşir</strong> : toplanma; diriliş; mevsimlerle birlikte yaşanan ve haşri andıran gelişmeler</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>haşir ve neşir</strong> : öldükten sonra âhirette tekrar diriltilerek Allah’ın huzurunda toplanılması ve bütün gerçeklerin sergilenmesi<br /> <strong>hâtem</strong> : mühür</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hâtem-i has</strong> : özel mühür<br /> <strong>hâtem-i İlâhî</strong> : İlâhî mühür, damga<br /> <strong>hâtem-i vahidiyet</strong> : her şeyi kaplayan birlik mührü</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hâzır ve nâzır</strong> : her an her yerde olan ve gören<br /> <strong>Hebenneka</strong> : tarihte ahmaklığıyla meşhur bir şahsiyet<br /> <strong>hikmet</strong> : bir gaye ve faydaya yönelik olma</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hülâsa</strong> : özet olarak<br /> <strong>iade etmek</strong> : tekrar yapmak</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>icad</strong> : var etme, yaratma<br /> <strong>ihya</strong> : hayat verme, diriltme</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>imtiyaz</strong> : birbirinden farklı olan varlıkları kolaylıkla birbirinden ayırma<br /> <strong>karib</strong> : yakın<br /> <strong>kaside</strong> : övgü şiiri<br /> <strong>kemâl-i imtiyaz</strong> : varlıkları birbirinden eksiksiz bir şekilde ayırt etme</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kemâl-i intizam</strong> : eksiksiz bir mükemmellikte olan düzen</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kemâl-i sür'at</strong> : eksiksiz, mükemmel bir hızla</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kerîmâne</strong> : çok lütufkâr ve cömert bir şekilde<br /> <strong>keyfiyet</strong> : hal, özellik</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>keza</strong> : aynı, aynı biçimde</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kudret</strong> : güç, iktidar<br /> <strong>küll</strong> : bütün, bir şeyin tamamı<br /> <strong>küllî</strong> : belli bir sınıfın fertlerini içine alan; tür, cins; tümel<br /> <strong>lâkin</strong> : ama, fakat<br /> <strong>mahlûkat</strong> : yaratılmışlar, varlıklar<br /> <strong>mecmu-u kâinat</strong> : kâinatın tamamı<br /> <strong>medih</strong> : övgü, şükür<br /> <strong>mevzu</strong> : konu, bahis<br /> <strong>mezkûr</strong> : anılan, ifade edilen<br /> <strong>misal</strong> : örnek<br /> <strong>misliyet</strong> : benzerlik<br /> <strong>muhalif</strong> : zıt, ters</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>muhit</strong> : herşeyi içine alan, kuşatan</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>muntazaman</strong> : düzenli olarak<br /> <strong>mümtazâne</strong> : birbirinden farklı bir şekilde</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>nakışlı</strong> : işlemeli, süslü<br /> <strong>nefh-i ruh</strong> : ruhun üflenmesi<br /> <strong>neşir</strong> : yayılma; bahar mevsiminde sayısız canlı varlıkların hayat bulup ortaya çıkmaları<br /> <strong>nevi</strong> : tür<br /> <strong>nihayet</strong> : son</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>nihayetsiz</strong> : sonsuz</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>risale</strong> : mektup; küçük bir kitabı andıran ve Allah'ı tanıtan varlık</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>rububiyet</strong> : Rablık; herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması<br /> <strong>saha-i vücud</strong> : vücut sahası, varlık alanı<br /> <strong>Sâni</strong> : her şeyi san’atla yaratan Allah<br /> <strong>Sâni-i Zülcelâl</strong> : büyüklük ve yücelik sahibi olan ve her şeyi san’atlı bir şekilde yapan Allah</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>sath-ı arz</strong> : yeryüzü</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>sehivsiz</strong> : hatâsız<br /> <strong>sikke</strong> : damga, mühür<br /> <strong>sikke-i ehadiyet</strong> : Allah’ın herbir varlık üzerinde birliğini gösteren mühür<br /> <strong>sikke-i mahsusa</strong> : özel mühür</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>suhulet</strong> : kolaylık<br /> <strong>suhulet-i haşir</strong> : haşrin kolaylığı</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>tasarruf-u azîm</strong> : büyük tasarruf, icraat</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>temsil eden</strong> : benzer bir örnekle mühim bir hakikati ortaya koyan</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>teveccüh</strong> : ilgi, yönelme<br /> <strong>vaz’ etmek</strong> : koymak, yerleştirmek</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Zât</strong> : Allah<br /> <strong>Zât-ı Zülcelâl</strong> : sonsuz büyüklük sahibi ve şanı yüce Allah</span><br /> <span style="color: #888888"> <br /> </span></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 273726, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri] [U]MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]3.7.LEM’ALAR(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]ALTINCI LEM’A[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]Cenâb-ı Hak, bütün cüz ve cüz’îlerde sikke-i mahsusasını ve bütün küll ve küllîlerde has hâtemini vaz’ ettiği gibi, aktar-ı semâvat ve arzı, hâtem-i vahidiyetle ve mecmu-u kâinatı sikke-i ehadiyetle mühürlemiştir. Mezkûr sikke ve hâtemlerden, meselâ,[/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Times New Roman]فَانْظُرْ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اِلٰۤى[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اٰثَارِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]رَحْمَتِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اللهِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]كَيْفَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]يُحْىِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اْلاَرْضَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]بَعْدَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]مَوْتِهَاۤ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]اِنَّ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]ذٰلِكَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]لَمُحْىِ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]الْمَوْتٰى[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]وَهُوَ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]عَلٰى[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]كُلِّ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]شَىْءٍ[/FONT][/B][B][FONT=Calibri] [/FONT][/B][B][FONT=Times New Roman]قَدِيرٌ[/FONT][/B] [FONT=Calibri][SUP]1[/SUP][/FONT][/CENTER][/CENTER] [FONT=Calibri]âyetinin işaret ettiği ihya ve nefh-i ruh keyfiyetindeki hâtem-i İlâhîye bakınız ki, pek çok garip garip haşirleri, acip acip neşirleri göresiniz! Evet, bilhassa arzın ihyasında, her sene üç yüz binden fazla saha-i vücuda getirilen mahlûkatın nevilerinde haşir ve neşirler vardır Lâkin, bilinmez bir hikmete binaen, şu haşir ve neşirlerin ekserîsinde, iade edilen emsal aralarındaki misliyet o kadar ayniyete karibdir ki, hemen hemen, dirilen evvelkinin ne aynı ve ne gayrıdır denilebilir. Her ne ise, misliyet, ayniyet mevzuu bahis değildir. Her nasıl olursa olsun, o haşir neşirler beşerin suhulet-i haşrine delâlet ettikleri gibi, beşerin haşrine birer misal ve birer örnek olabilirler. İşte, birbirine muhalif, nihayet derecede karışık olan o envâ-ı kesireyi kemâl-i imtiyazla ihya etmek ve hatasız, haltsız, galatsız olarak mümtazâne iade etmek, [/FONT][FONT=Calibri]nihayetsiz bir kudrete ve muhit bir ilme sahip olan Zât-ı Zülcelâlin hâtem-i has ve sikke-i mahsusasıdır. Ve keza, sath-ı arz sahifesinde kusursuz, noksansız, sehivsiz, kemâl-i intizamla üç yüz binden fazla risaleleri yazmak, öyle bir Zâtın sikke-i mahsusasıdır ki, herşeyin içyüzü, herşeyin kilidi onun elindedir. Ve hiçbirşey onun teveccühünü başkasından çevirip kendisine hasredemez. [B]Hülâsa: [/B]Sath-ı arzda, altı ay zarfında, beşerin haşrini temsil eden o sayısız haşir ve neşirlerde görünen rububiyetin o tasarruf-u azîminde pek yüksek, büyük ve ince nakışlı bir hâtemi vardır. Mahlûkatın icadında görünen şu intizamlar, suhuletler, sür’atler, imtiyazlar hep o hâtemin parıltısından meydana geliyorlar. Evet, her bahar mevsiminde pek hakîmâne, basîrâne, kerîmâne faaliyetler başlar ve harikulâde san’atlar yapılır. Ve bütün bu ameliyat, kemâl-i sür’atle, suhuletle, muntazaman cereyan etmekte olduğu görünür. İşte, bu harikulâde faaliyetler öyle bir Zâtın hâtemidir ki, hiçbir mekânda olmadığı halde, her mekânda ilim ve kudretiyle hâzır ve nâzırdır.[/FONT] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=Calibri][B][SUP]1[/SUP][/B][B] [/B]: “Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor? Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir; O herşeye hakkıyla kàdirdir.” Rum Sûresi, 30:50.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [h=2][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/h] [FONT=Calibri][B]acip[/B] : hayret verici [B]aktar-ı semâvat ve arz[/B] : gökyüzünün ve yeryüzünün dört bir yanı, her tarafı [B]arz[/B] : dünya [B]ayniyet[/B] : aynı oluş [B]bahis[/B] : konu[/FONT] [FONT=Calibri][B]basîrâne[/B] : görerek, bilerek [B]beşer[/B] : insanlık [B]bilhassa[/B] : özellikle [B]binaen[/B] : dayanarak [B]Cenâb-ı Hak[/B] : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah[/FONT] [FONT=Calibri][B]cereyan etmek[/B] : olmak, geçmek, yapılmak [B]cüz[/B] : bir bütünü oluşturan bölümler-den herbiri, parça [B]cüz’î[/B] : tikel, bir sınıfın bireyi, fert [B]delâlet etmek[/B] : delil olmak, işaret etmek [B]ekserî[/B] : çoğunluk [B]emsal[/B] : denk, benzer [B]envâ-ı kesire[/B] : pek çok türler, çeşitler [B]galatsız[/B] : hatasız, yanlışsız [B]gayr[/B] : diğer, başkası[/FONT] [FONT=Calibri][B]hakîmâne[/B] : çok hikmetli bir şekilde [B]haltsız[/B] : yanlışsız, karıştırmadan[/FONT] [FONT=Calibri][B]harikulâde[/B] : olağanüstü, hayranlık verici [B]has[/B] : özel[/FONT] [FONT=Calibri][B]hasretmek[/B] : özgü kılmak [B]haşir[/B] : toplanma; diriliş; mevsimlerle birlikte yaşanan ve haşri andıran gelişmeler[/FONT] [FONT=Calibri][B]haşir ve neşir[/B] : öldükten sonra âhirette tekrar diriltilerek Allah’ın huzurunda toplanılması ve bütün gerçeklerin sergilenmesi [B]hâtem[/B] : mühür[/FONT] [FONT=Calibri][B]hâtem-i has[/B] : özel mühür [B]hâtem-i İlâhî[/B] : İlâhî mühür, damga [B]hâtem-i vahidiyet[/B] : her şeyi kaplayan birlik mührü[/FONT] [FONT=Calibri][B]hâzır ve nâzır[/B] : her an her yerde olan ve gören [B]Hebenneka[/B] : tarihte ahmaklığıyla meşhur bir şahsiyet [B]hikmet[/B] : bir gaye ve faydaya yönelik olma[/FONT] [FONT=Calibri][B]hülâsa[/B] : özet olarak [B]iade etmek[/B] : tekrar yapmak[/FONT] [FONT=Calibri][B]icad[/B] : var etme, yaratma [B]ihya[/B] : hayat verme, diriltme[/FONT] [FONT=Calibri][B]imtiyaz[/B] : birbirinden farklı olan varlıkları kolaylıkla birbirinden ayırma [B]karib[/B] : yakın [B]kaside[/B] : övgü şiiri [B]kemâl-i imtiyaz[/B] : varlıkları birbirinden eksiksiz bir şekilde ayırt etme[/FONT] [FONT=Calibri][B]kemâl-i intizam[/B] : eksiksiz bir mükemmellikte olan düzen[/FONT] [FONT=Calibri][B]kemâl-i sür'at[/B] : eksiksiz, mükemmel bir hızla[/FONT] [FONT=Calibri][B]kerîmâne[/B] : çok lütufkâr ve cömert bir şekilde [B]keyfiyet[/B] : hal, özellik[/FONT] [FONT=Calibri][B]keza[/B] : aynı, aynı biçimde[/FONT] [FONT=Calibri][B]kudret[/B] : güç, iktidar [B]küll[/B] : bütün, bir şeyin tamamı [B]küllî[/B] : belli bir sınıfın fertlerini içine alan; tür, cins; tümel [B]lâkin[/B] : ama, fakat [B]mahlûkat[/B] : yaratılmışlar, varlıklar [B]mecmu-u kâinat[/B] : kâinatın tamamı [B]medih[/B] : övgü, şükür [B]mevzu[/B] : konu, bahis [B]mezkûr[/B] : anılan, ifade edilen [B]misal[/B] : örnek [B]misliyet[/B] : benzerlik [B]muhalif[/B] : zıt, ters[/FONT] [FONT=Calibri][B]muhit[/B] : herşeyi içine alan, kuşatan[/FONT] [FONT=Calibri][B]muntazaman[/B] : düzenli olarak [B]mümtazâne[/B] : birbirinden farklı bir şekilde[/FONT] [FONT=Calibri][B]nakışlı[/B] : işlemeli, süslü [B]nefh-i ruh[/B] : ruhun üflenmesi [B]neşir[/B] : yayılma; bahar mevsiminde sayısız canlı varlıkların hayat bulup ortaya çıkmaları [B]nevi[/B] : tür [B]nihayet[/B] : son[/FONT] [FONT=Calibri][B]nihayetsiz[/B] : sonsuz[/FONT] [FONT=Calibri][B]risale[/B] : mektup; küçük bir kitabı andıran ve Allah'ı tanıtan varlık[/FONT] [FONT=Calibri][B]rububiyet[/B] : Rablık; herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması [B]saha-i vücud[/B] : vücut sahası, varlık alanı [B]Sâni[/B] : her şeyi san’atla yaratan Allah [B]Sâni-i Zülcelâl[/B] : büyüklük ve yücelik sahibi olan ve her şeyi san’atlı bir şekilde yapan Allah[/FONT] [FONT=Calibri][B]sath-ı arz[/B] : yeryüzü[/FONT] [FONT=Calibri][B]sehivsiz[/B] : hatâsız [B]sikke[/B] : damga, mühür [B]sikke-i ehadiyet[/B] : Allah’ın herbir varlık üzerinde birliğini gösteren mühür [B]sikke-i mahsusa[/B] : özel mühür[/FONT] [FONT=Calibri][B]suhulet[/B] : kolaylık [B]suhulet-i haşir[/B] : haşrin kolaylığı[/FONT] [FONT=Calibri][B]tasarruf-u azîm[/B] : büyük tasarruf, icraat[/FONT] [FONT=Calibri][B]temsil eden[/B] : benzer bir örnekle mühim bir hakikati ortaya koyan[/FONT] [FONT=Calibri][B]teveccüh[/B] : ilgi, yönelme [B]vaz’ etmek[/B] : koymak, yerleştirmek[/FONT] [FONT=Calibri][B]Zât[/B] : Allah [B]Zât-ı Zülcelâl[/B] : sonsuz büyüklük sahibi ve şanı yüce Allah[/FONT] [COLOR=#888888] [FONT=Calibri] [/FONT] [/COLOR][/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tefeül...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst