Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Teşekkürler Saylan Hoca!!!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurunalanur" data-source="post: 120176" data-attributes="member: 6082"><p><strong><strong>TEŞEKKÜRLER SAYLAN HOCA!..</strong></strong></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p>AHŞAP BİR evin penceresinden sarkan ihtiyar bir kadın, bir takım işaretlerle kalabalığa meramını anlatmaya çalışıyor. Yanakları çökmüş; kemikleri sayılabilecek durumda... Teni, çil ve benlerin istilâsı ile harâb, yaşlı ve yorgun yüzüne hayat rengini, gözlerinden dökülen aydınlığa eşlik eden tebessüm veriyor. Evet, Türkan Saylan bu; “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği”nin genelbaşkanı... </p><p></p><p>Başında tülbent gibi birşeyler var, ama örtü olarak kullanmamış; eğildiğinde başının orta arka kısmının çıplak olduğu görünüyor. Kemoterapi saçlarını döktüğünden çıplak başına bir aksesuar gibi dolamış, besbelli... </p><p></p><p>Saylan, 84 yaşında, uzun zamandan beri de kanserle pençeleşiyor... Sıhhatı, ümid bırakmayacak derecede bozuk; kanser, vücudun hayatî uzuvlarına kadar uzanmış ve karnı su topluyor. Taraftarlarına, “Benim daha yaşamam lâzım!” yollu bir şeyler söylüyor... Elbet de, her insan yaşamak ister... Ama Türkan Hanım’ın yaşama arzusu, yarım bıraktığını düşündüğü iş ve projelerini tamamlama isteğinden kaynaklanıyor. Takdir-e şâyân bir direnç... </p><p></p><p>Ölmekten korkmadığını söylüyor... Çünkü, ölmeyi düşünmüyor ve aklına getirmiyormuş... Düşünse ve getirse, korkacak, demek... Korkacak! Zirâ, Saylan, ömrünü din ve dinî olana muhalefetle tüketmiş biri; dine, “dogma” diyen ve “Muhammed” ismine tahammül edemediğini söyleyen de o... Başörtüsü düşmanlığını had safhaya vardırıp bayraklaştıran Saylan’ın âhiret inancı hakkında bilgiye sahib değilim; hayatıyla önümüze döktüğü malzemeye bakılırsa, yok... İnandığı bir şeyler varsa da, kaynağı İslâmiyet değil. Şahit, İslâmiyet’e muhalefetle tükettiği ömrü... </p><p></p><p>Türkan Hanım’a, ölüm karşısında direnç sağlayan kaynak: İnançları... İnançları ve yarım kalmış projeleri... “Atatürk İlke ve İnkılâbları” ile çelik bir korse giydirilmiş standart bir hayatın devamını temin etmek... Bu kâbusa taktığı isim: “Çağdaş yaşam”... Dine, “dogma” diye karşı çıkan Saylan, ne olduğu belirsiz gerçek bir dogmanın zebunu: Kemâlizm’in... </p><p></p><p>Bu satırların sebeb-i hayatı, son günlerin bu çok tartışılan isminin, yaşlı ve hasta oluşunun arkasında saklanmak istenen şenaatın büyüklüğü. Saylan’ın yaşlı ve hasta oluşu başka, Türkan’ın başörtüsü düşmanlığı ile sembolleşen din ve dinî hayata adâveti başka... Temas ve faaliyetlerinin yer yer Ergenekonculara uzanmış olması, müşterek bir maksatta ittifak etmiş olması, hastalığı sebebiyle müsamaha ve âlicenablık gerektirmez... Emniyet güçlerinin arama sırasında hoyratlıkları söz konusu ise, müsamaha ile bakmam. Hukuk, cezalandırır, eziyet ve işkence etmez... Ceza, suçu temizler; hedefi, suçun kirinden arındırmaktır; ona hizmet etmeli... </p><p></p><p>Ergenekon dâvâsının Saylan ve derneğini yoklayan elinin geri çekilmiş olmasını, Ergenekoncular için sebeb-i masûmiyet ve beraat saymak, bu sebeble memleketi gürültüye boğmak, yavuz hırsızın çok bilinen taktiği. Yargı mekanizmasını baskı altına alma teşebbüsü bu kadar sıradanlaşmış olanlar, besbelli ki telaş ve acziyet içindeler... Aksi takdirde, daha müessir olmanın bir yolunu bulurlardı... </p><p></p><p>Saylan’ın hasta ve yaşlı yüzünün telkin ettiği merhamet yorganının altına sığınma arayışları, beyhûde gayret... Bu yorgan, küçük ve esassız; Ergenekon cürmünü örtmeye yetmez... Şefkat ve merhametten sesleri kanayan, dudakları titreyen haber spikerlerinin çokluğu da neticeyi değiştirmez. Köşe yazarlarının ağıtları da boşuna...Zirâ, bu saat, geriye dönülecek saat değil; geriye dönmek, boğulmak demektir. Halbuki demokrasi sâhili hiç bu kadar yakın olmamıştı; refah, saâdet ve hürriyet karasına az kaldı... </p><p></p><p>Hocaya bir daha dönecek olursak... Saylan’da gıpta ettiğim meziyet: Ölümle pençeleşirken bile, dâvâ ve inancına gösterdiği samimî sadakat... Öldüğünde kendisine hiçbir fayda sağlamayacak bir maksadın tahakkuku için, son nefesine kadar mücadele vermek, yüksek bir haslet... Ömrünü bir abese adayan Saylan, rakibleri için nümune-i imtisâldir. Rakipleri: Müslümanlar... Fânî bir dünya ve fânî bir maksada adanmış bu uzun ömre bakıp, ebedî hayat için gayrete gelmeyen mü’minlere yazıklar olsun! </p><p></p><p>Teşekkürler Saylan Hoca, teşekkürler!.. Zirâ, inancımın istikametinde daha çok ve daha fedâkârca çalışmam gerektiğini, bir daha asla unutmayacağım şekilde telkin ettin: </p><p>“Şimdi ölmemeliyim! Henüz yapılacak çok şey var... İslâm’ın aydınlığını cihâna yaymadan; başta, bir asırdır her türlü hak ve hürriyetten mahrum bırakılan, her acıya düçâr ülkemin insanlarını, sonra bütün insanlığı refah ve saâdet içinde görmeden ölmemeliyim... Ölüm ebediyen ertelenemeyeceğine göre de, çok çalışmalıyım; sâniyelere paha biçilmez bir ehemmiyet atfederek...”</p><p> </p><p style="text-align: right">HÜSEYİN YILMAZ</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurunalanur, post: 120176, member: 6082"] [B][B]TEŞEKKÜRLER SAYLAN HOCA!..[/B][/B] AHŞAP BİR evin penceresinden sarkan ihtiyar bir kadın, bir takım işaretlerle kalabalığa meramını anlatmaya çalışıyor. Yanakları çökmüş; kemikleri sayılabilecek durumda... Teni, çil ve benlerin istilâsı ile harâb, yaşlı ve yorgun yüzüne hayat rengini, gözlerinden dökülen aydınlığa eşlik eden tebessüm veriyor. Evet, Türkan Saylan bu; “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği”nin genelbaşkanı... Başında tülbent gibi birşeyler var, ama örtü olarak kullanmamış; eğildiğinde başının orta arka kısmının çıplak olduğu görünüyor. Kemoterapi saçlarını döktüğünden çıplak başına bir aksesuar gibi dolamış, besbelli... Saylan, 84 yaşında, uzun zamandan beri de kanserle pençeleşiyor... Sıhhatı, ümid bırakmayacak derecede bozuk; kanser, vücudun hayatî uzuvlarına kadar uzanmış ve karnı su topluyor. Taraftarlarına, “Benim daha yaşamam lâzım!” yollu bir şeyler söylüyor... Elbet de, her insan yaşamak ister... Ama Türkan Hanım’ın yaşama arzusu, yarım bıraktığını düşündüğü iş ve projelerini tamamlama isteğinden kaynaklanıyor. Takdir-e şâyân bir direnç... Ölmekten korkmadığını söylüyor... Çünkü, ölmeyi düşünmüyor ve aklına getirmiyormuş... Düşünse ve getirse, korkacak, demek... Korkacak! Zirâ, Saylan, ömrünü din ve dinî olana muhalefetle tüketmiş biri; dine, “dogma” diyen ve “Muhammed” ismine tahammül edemediğini söyleyen de o... Başörtüsü düşmanlığını had safhaya vardırıp bayraklaştıran Saylan’ın âhiret inancı hakkında bilgiye sahib değilim; hayatıyla önümüze döktüğü malzemeye bakılırsa, yok... İnandığı bir şeyler varsa da, kaynağı İslâmiyet değil. Şahit, İslâmiyet’e muhalefetle tükettiği ömrü... Türkan Hanım’a, ölüm karşısında direnç sağlayan kaynak: İnançları... İnançları ve yarım kalmış projeleri... “Atatürk İlke ve İnkılâbları” ile çelik bir korse giydirilmiş standart bir hayatın devamını temin etmek... Bu kâbusa taktığı isim: “Çağdaş yaşam”... Dine, “dogma” diye karşı çıkan Saylan, ne olduğu belirsiz gerçek bir dogmanın zebunu: Kemâlizm’in... Bu satırların sebeb-i hayatı, son günlerin bu çok tartışılan isminin, yaşlı ve hasta oluşunun arkasında saklanmak istenen şenaatın büyüklüğü. Saylan’ın yaşlı ve hasta oluşu başka, Türkan’ın başörtüsü düşmanlığı ile sembolleşen din ve dinî hayata adâveti başka... Temas ve faaliyetlerinin yer yer Ergenekonculara uzanmış olması, müşterek bir maksatta ittifak etmiş olması, hastalığı sebebiyle müsamaha ve âlicenablık gerektirmez... Emniyet güçlerinin arama sırasında hoyratlıkları söz konusu ise, müsamaha ile bakmam. Hukuk, cezalandırır, eziyet ve işkence etmez... Ceza, suçu temizler; hedefi, suçun kirinden arındırmaktır; ona hizmet etmeli... Ergenekon dâvâsının Saylan ve derneğini yoklayan elinin geri çekilmiş olmasını, Ergenekoncular için sebeb-i masûmiyet ve beraat saymak, bu sebeble memleketi gürültüye boğmak, yavuz hırsızın çok bilinen taktiği. Yargı mekanizmasını baskı altına alma teşebbüsü bu kadar sıradanlaşmış olanlar, besbelli ki telaş ve acziyet içindeler... Aksi takdirde, daha müessir olmanın bir yolunu bulurlardı... Saylan’ın hasta ve yaşlı yüzünün telkin ettiği merhamet yorganının altına sığınma arayışları, beyhûde gayret... Bu yorgan, küçük ve esassız; Ergenekon cürmünü örtmeye yetmez... Şefkat ve merhametten sesleri kanayan, dudakları titreyen haber spikerlerinin çokluğu da neticeyi değiştirmez. Köşe yazarlarının ağıtları da boşuna...Zirâ, bu saat, geriye dönülecek saat değil; geriye dönmek, boğulmak demektir. Halbuki demokrasi sâhili hiç bu kadar yakın olmamıştı; refah, saâdet ve hürriyet karasına az kaldı... Hocaya bir daha dönecek olursak... Saylan’da gıpta ettiğim meziyet: Ölümle pençeleşirken bile, dâvâ ve inancına gösterdiği samimî sadakat... Öldüğünde kendisine hiçbir fayda sağlamayacak bir maksadın tahakkuku için, son nefesine kadar mücadele vermek, yüksek bir haslet... Ömrünü bir abese adayan Saylan, rakibleri için nümune-i imtisâldir. Rakipleri: Müslümanlar... Fânî bir dünya ve fânî bir maksada adanmış bu uzun ömre bakıp, ebedî hayat için gayrete gelmeyen mü’minlere yazıklar olsun! Teşekkürler Saylan Hoca, teşekkürler!.. Zirâ, inancımın istikametinde daha çok ve daha fedâkârca çalışmam gerektiğini, bir daha asla unutmayacağım şekilde telkin ettin: “Şimdi ölmemeliyim! Henüz yapılacak çok şey var... İslâm’ın aydınlığını cihâna yaymadan; başta, bir asırdır her türlü hak ve hürriyetten mahrum bırakılan, her acıya düçâr ülkemin insanlarını, sonra bütün insanlığı refah ve saâdet içinde görmeden ölmemeliyim... Ölüm ebediyen ertelenemeyeceğine göre de, çok çalışmalıyım; sâniyelere paha biçilmez bir ehemmiyet atfederek...” [RIGHT]HÜSEYİN YILMAZ[/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Teşekkürler Saylan Hoca!!!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst