Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Tevafukların Zorlamalı ve Uydurma Olduğu İddia Ediliyor...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 138800" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"><u><strong>İddia:</strong></u></span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Üstelik ancak iki Muhammed, bir Bediüzzaman ediyor...</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Peki, sizin bu çıkarsamanızı esaslı bir şey zanneden muzırın biri çıksa da dese ki: "Her ne kadar Kur'an’da Tebbet suresi varsa da;</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span> </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Ebu Leheb Âyine karşısına koyarak Ebu Leheb Muhammed</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 46 46</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 2 92</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> ___</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 92</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Binâenaleyh bu Zât (Muhammed), cismaniyet noktasında mir'at-ı Ebî Leheb’dir."</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Bu münasebetsize ne cevap vereceksiniz?...</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Hadi, bir nazire de bizden olsun:</span> </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Ebu Leheb’in sağına, soluna, önüne, arkasına ayna koysak kim görünür acaba? el-Cevab: Bediüzzaman Said Nursî. Çünkü:</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p> <span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Ebu Leheb Bediüzzaman.</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 46</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 4 184</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> ____</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 184</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Binaenaleyh bu zat, cismaniyet noktasında hem de min cihât-ı erbaa (dört taraftan) mir'at-ı Ebî Leheb’dir. </span> </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Ebced hesaplarına devam edelim:</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Bedîüzzaman Müfsid</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"> 184 184</span> </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">Bakara suresinin 220’nci ayetinde "(...) Allah, müfsidi muslihten ayırt etmesini bilir. (...)" buyurulmaktadır. "Müfsid" kelimesinin "Bediüzzaman"a tam tamına tevafuk etmesi cihetiyle ayet, Bediüzzaman’ın fesâd-ü ifsâdına ima, belki remz ediyor. Hatta, bunu delâlet, belki sarahat derecesine çıkarıyor. Nitekim, kendisinin cümleleri de bunu hem lâfzen, hem de mealen tasdik edercesine diyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span> </span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Verdana'">“Hiçbir müfsid ben müfsidim demez, daima suret-i haktan görünür. Yahud bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hatta benim sözümü de ben söylediğim için hüsn-ü zan edip, tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler, hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalbde saklayınız; bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduâyı arkasına takınız, bana reddediniz, gönderiniz.”</span></span></span> <p style="margin-left: 20px"> </p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><u><span style="color: DarkGreen"><strong>İddiaya cevap:</strong></span></u></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">Burada anti parantez olarak söylemeliyiz ki, hayatı boyunca bütün gücüyle insanları ISLAH etmeye çalışan ve bilfiil milyonlarca insanı ıslah ettiğine milyonlarca insanın şahitlik yaptığı <strong>Bediüzzaman gibi asrın müceddidi ve muslihi olan bir mübarek zata, müfsid d</strong></span><strong>emek, ancak dinini dünyaya satan şeytan-ı cinniden aldığı derse binaen ondan çok daha ileri derecede insî bir şeytanın yaptığı İblisane bir iftira ve yalandır. </strong>İlim kisvesine bürünmüş, İblis gibi işler çeviren bu gibi adamları görünce, Ebu Cehil ve Ebu Leheb’in manevî bir güneş olarak göz kamaştıran Resulüllah (sav)’ı nasıl inkâr edebildiklerini çok daha iyi anlıyoruz. İsrailiyattan da olsa, tefsir kaynaklarında yer alan, bir kısım dünyalık mallar/paralar/Riyaller uğruna dinini dünyaya satan Belam b. Baura’nın -önce kendisine iman ettiği halde-, dünya menfaatini dinine ve Hz. Musa (as)’a tercih etmesindeki alçak duyguyu da çok daha iyi anlıyoruz. </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Ey ulemau’s-su komitesinin küçük neferi! Tebbet suresindeki bedduadan hiç mi çekinmiyorsun; dilin kurusun!</strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><strong>- </strong>Bak; kendini bilmez müteriz efendi!</strong> Şu masalımsı komedileri ciddiye alıp sahneye koymandaki art niyetini/atmasyon ciddiyetini çok iyi biliyoruz. Bir yandan güya Ebced hesabının yanlışlığını ortaya koyacaksın, <strong>diğer yandan da Bediüzzaman hazretlerine -alçaklık da bir seviye olduğu için, alçakça demiyorum-, çukur-ca saldıracaksın ve bütün bunları bazılarına yutturacaksın.</strong> Bu cerbeze, gerçekten alçaklık sınırını aşmış çukur-ca yapılmış komik bir demagojidir. Biz şimdi bu cerbezenin çürüklüğünü başka bir cerbeze ile ortaya koyacak, ardından da hakkın hatırını esas alarak gerçekleri açıklamaya çalışacağız:</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>- </strong>Cerbeze de olsa insanın aklına gelir ve insan bu cerbezeciye sormak ister: Acaba, bu tür bir cerbeze sadece ebced hesabı için mi, geçerlidir? Eğer, “ebced hesabıyla aynı ortak paydada buluşan her iki taraf (örneğin hamd-kelb)mutlaka tevafuk ettiği şeyin kimliğine girmesi gerekiyorsa, bu takdirde normal kelimeler ve isimlerle oluşan bir tevafukun -bu kimlik tespitinde- daha da belirleyici olması gerekir. Bu cerbezeye göre, <strong>“Muhammed Allah’ın resulüdür”</strong> ayetini duyan ve adı Muhammed olan kimselerin, sabah kalkar kalkmaz, ilk iş olarak Nüfus cüzdanını eline alıp “Allah beni size peygamber olarak göndermiş, çünkü benim adım Muhammed’dir” diyerek Belediye anonsundan kendilerini peygamber olarak ilan etmelerini normal karşılamak gerekir. </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>-</strong> Keza, bu cerbezeye göre işe bakıldığında, ayette geçtiği üzre, “Ben Ahmed adında gelecek bir peygamberi müjdeliyorum” diyen Hz. İsa’nın bu müjdesini duyan ne kadar Ahmed varsa, hepsi de “peygamber adayı “olarak ortaya çıksa, onları kim yadırgaya bilir?</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>-</strong> Tabii ki, sadece peygamberlik değil, sultanlık da işin içine girer. Adı Abdulaziz, Abdulhamit, Abdulmecid olanlar, bir gün uyanıp “ Memleketin Sultanları” olduklarını iddia etseler, -bu cerbezeye göre- bunlara inanamamak mümkün mü?</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Demek ki, bu çarpık zihinlerde oluşan demagoji formülasyonu, yalnız aritmetik tevafuklarda değil, normal ifadeler, kelimeler, isimlerin tevafukları için de söz konusudur. Gerçekten bu ciddi(!) konuyu keşfedenlerin uluslararası fuarlarda boy göstermeleri gerekir. Bu sofestaî antika buluşun muzip müşterileri çok olur.</strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: DarkGreen"><strong>- </strong>Şimdi hakkın hatırını esas alarak hakikatleri şöyle izah edelim: </span></strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: DarkGreen"></span></strong> </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>- </strong>Tevafuk, ister kelimelerin lafızları ile manaları arasındaki bağlantı açısından olsun, ister kelimelerin ebced hesabıyla gösterdiği aritmetik tablo ile işarî manası arasındaki alakası olsun, bir değer ifade etmesi için bazı şartların tahakkuk etmesi gerekir. Bunları şöyle sıralaya biliriz:</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>a.</strong> Bulunan tevafuk’un bir değer ifade etmesi için mantıksal çelişkiden uzak olması gerekir. Örneğin, “Muhammed” isminden ötürü peygamberlik iddia eden bir kimsenin şu mantık bağıntısını bilmesi gerekir ki; <strong>“Ahir zaman peygamberinin ismi Muhammed (a.s.m)’tir, fakat her Muhammed ismini taşıyan peygamber değildir. </strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong></strong> </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>b. </strong>Meyve adı ortak paydasında birleştikleri için, elmayı armut ile karıştıran kimse de şunu bilecek ki, “Her bir tür, bağlı bulunduğu cinste birleşmek zorunda olduğu gibi, bir başka türden de ayrılmak zorundadır.” Bu sebeple, her elma meyvedir, her armut da meyvedir, fakat her elma armut olmamak zorundadır. <strong>Demek ki, her armut meyvedir, ama her meyve armut değildir.</strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong></strong> </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><strong>- </strong>Bilindiği gibi, insan da canlı bir varlıktır, öküz de canlı bir varlıktır. Bu canlılık ortak paydasını düşünerek “insan öküzdür “ diyen kimse, kendi öküzlüğünü ortaya koymuş olur.</strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong></strong> </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>c.</strong> Tevafuk, dinî açıdan aykırılık olduğu bir yerde herhangi bir değer ifade etmez. Örneğin, fasık bir adamın gösterdiği harikulade bir durum, onun veli olduğunu göstermez. <strong>Çünkü, fasıklık, velayete aykırıdır. Bunda ümmetin icmaı vardır.</strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>- </strong>Mesela, Allah da görüyor, biz de görüyoruz. Allah da işitiyor, biz de işitiyoruz. Bu ortak paydadan hareketle birisi kalkıp “Allah’a cismaniyeti” isnat edemez. Çünkü, bu husus Kur’an’ın ruhuna aykırıdır. “Allah’ın benzeri hiçbir şey yoktur, O her şeyi hakkıyla işitendir, görendir.”(Şura, 43/11) mealindeki ayet, bu tevafuktan bu yargıya varmayı reddetmektedir.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>d.</strong> Şimdi de Uygun bir tevafukun nasıl olacağını gösteren bir misal arz edeceğiz: </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>-</strong> Daha önce de ifade edildiği üzere, “Ahmed” adını taşıyan herhangi bir vatandaş kalkıp da, <strong>"Meryem oğlu İsa demişti ki: Ey İsrailoğulları, ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir elçiyi müjdeleyici olarak geldim."</strong>(Saf, 61/6) mealindeki ayette müjdelenen Ahmed’in kendisi olduğunu söylese tam bir alay konusu olur. Neden? Çünkü; Hz. İsa’nın müjdesine layık bir performans gösteren Hz. Ahmed-i Muhammed (a.s.m)’den başka hiçbir kimse yoktur.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>- </strong>Allah, bu müjdeyi verirken, Ahmed ismine tevafuk eden ve onun peygamberlik zamanına işaret eden sinyaller de bırakmıştır. Örneğin; </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>1.</strong> Ahmed kelimesinin ebced değeri: 53’tür.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>2.</strong> Ayette ismi anlamına gelen “ismuhu”nun ebced değeri: 106=2x53’tür.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>3.</strong>Ahmed isminin geçtiği Sure, şifresiz sureler sisteminde, Kur’an’ın sondan sırası: 53’tür.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>4.</strong> Hz.İsa’nın kendisinden sonra geleceğini seslendiren “Y’TÎ MİN B’ADÎ = 597” (4 kelime,10 harfiyle birlikte ebced değeri: 611’dir ki, Hz. Peygamber (a.s.m)’in peygamberlik tarihidir.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>5.</strong> Allah bu ayeti, Kur’an’ın 5169.ayet olacak bir yere yerleştirmiştir. Çünkü, Bu sayı 611+4558’dir. 611 rakamı, Hz. Peygamber (a.s.m)’in peygamberlik tarihidir. 4558 sayısı ise, 86x53’tür. 86 rakamı benden sonra anlamına gelen “B’ADΔnin ebced değeri olduğu gibi, 53 de Ahmed isminin ebced değeridir. </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'">İşte tevafukların değer ifade etmesi için ayetin manası ile manevî bir münasebetinin bulunması gerekir. </span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'">- Risale-i Nur’da gösterilen işaretlerin hepsinde kuvvetli münasebetlerin olduğunu ehl-i insaf teslim eder.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 138800, member: 27"] [COLOR=DarkRed][FONT=Tahoma][FONT=Verdana][U][B]İddia:[/B][/U] Üstelik ancak iki Muhammed, bir Bediüzzaman ediyor...[/FONT] [FONT=Verdana]Peki, sizin bu çıkarsamanızı esaslı bir şey zanneden muzırın biri çıksa da dese ki: "Her ne kadar Kur'an’da Tebbet suresi varsa da; [/FONT] [FONT=Verdana]Ebu Leheb Âyine karşısına koyarak Ebu Leheb Muhammed 46 46 2 92 ___ 92[/FONT] [FONT=Verdana]Binâenaleyh bu Zât (Muhammed), cismaniyet noktasında mir'at-ı Ebî Leheb’dir." Bu münasebetsize ne cevap vereceksiniz?... Hadi, bir nazire de bizden olsun:[/FONT] [FONT=Verdana]Ebu Leheb’in sağına, soluna, önüne, arkasına ayna koysak kim görünür acaba? el-Cevab: Bediüzzaman Said Nursî. Çünkü: Ebu Leheb Bediüzzaman. 46 4 184 ____ 184 Binaenaleyh bu zat, cismaniyet noktasında hem de min cihât-ı erbaa (dört taraftan) mir'at-ı Ebî Leheb’dir. [/FONT] [FONT=Verdana]Ebced hesaplarına devam edelim: Bedîüzzaman Müfsid 184 184[/FONT] [FONT=Verdana]Bakara suresinin 220’nci ayetinde "(...) Allah, müfsidi muslihten ayırt etmesini bilir. (...)" buyurulmaktadır. "Müfsid" kelimesinin "Bediüzzaman"a tam tamına tevafuk etmesi cihetiyle ayet, Bediüzzaman’ın fesâd-ü ifsâdına ima, belki remz ediyor. Hatta, bunu delâlet, belki sarahat derecesine çıkarıyor. Nitekim, kendisinin cümleleri de bunu hem lâfzen, hem de mealen tasdik edercesine diyor ki: [/FONT] [FONT=Verdana]“Hiçbir müfsid ben müfsidim demez, daima suret-i haktan görünür. Yahud bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hatta benim sözümü de ben söylediğim için hüsn-ü zan edip, tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler, hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalbde saklayınız; bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduâyı arkasına takınız, bana reddediniz, gönderiniz.”[/FONT][/FONT][/COLOR] [INDENT] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][U][COLOR=DarkGreen][B]İddiaya cevap:[/B][/COLOR][/U] Burada anti parantez olarak söylemeliyiz ki, hayatı boyunca bütün gücüyle insanları ISLAH etmeye çalışan ve bilfiil milyonlarca insanı ıslah ettiğine milyonlarca insanın şahitlik yaptığı [B]Bediüzzaman gibi asrın müceddidi ve muslihi olan bir mübarek zata, müfsid d[/B][/FONT][B]emek, ancak dinini dünyaya satan şeytan-ı cinniden aldığı derse binaen ondan çok daha ileri derecede insî bir şeytanın yaptığı İblisane bir iftira ve yalandır. [/B]İlim kisvesine bürünmüş, İblis gibi işler çeviren bu gibi adamları görünce, Ebu Cehil ve Ebu Leheb’in manevî bir güneş olarak göz kamaştıran Resulüllah (sav)’ı nasıl inkâr edebildiklerini çok daha iyi anlıyoruz. İsrailiyattan da olsa, tefsir kaynaklarında yer alan, bir kısım dünyalık mallar/paralar/Riyaller uğruna dinini dünyaya satan Belam b. Baura’nın -önce kendisine iman ettiği halde-, dünya menfaatini dinine ve Hz. Musa (as)’a tercih etmesindeki alçak duyguyu da çok daha iyi anlıyoruz. [B]Ey ulemau’s-su komitesinin küçük neferi! Tebbet suresindeki bedduadan hiç mi çekinmiyorsun; dilin kurusun![/B] [B][B]- [/B]Bak; kendini bilmez müteriz efendi![/B] Şu masalımsı komedileri ciddiye alıp sahneye koymandaki art niyetini/atmasyon ciddiyetini çok iyi biliyoruz. Bir yandan güya Ebced hesabının yanlışlığını ortaya koyacaksın, [B]diğer yandan da Bediüzzaman hazretlerine -alçaklık da bir seviye olduğu için, alçakça demiyorum-, çukur-ca saldıracaksın ve bütün bunları bazılarına yutturacaksın.[/B] Bu cerbeze, gerçekten alçaklık sınırını aşmış çukur-ca yapılmış komik bir demagojidir. Biz şimdi bu cerbezenin çürüklüğünü başka bir cerbeze ile ortaya koyacak, ardından da hakkın hatırını esas alarak gerçekleri açıklamaya çalışacağız: [B]- [/B]Cerbeze de olsa insanın aklına gelir ve insan bu cerbezeciye sormak ister: Acaba, bu tür bir cerbeze sadece ebced hesabı için mi, geçerlidir? Eğer, “ebced hesabıyla aynı ortak paydada buluşan her iki taraf (örneğin hamd-kelb)mutlaka tevafuk ettiği şeyin kimliğine girmesi gerekiyorsa, bu takdirde normal kelimeler ve isimlerle oluşan bir tevafukun -bu kimlik tespitinde- daha da belirleyici olması gerekir. Bu cerbezeye göre, [B]“Muhammed Allah’ın resulüdür”[/B] ayetini duyan ve adı Muhammed olan kimselerin, sabah kalkar kalkmaz, ilk iş olarak Nüfus cüzdanını eline alıp “Allah beni size peygamber olarak göndermiş, çünkü benim adım Muhammed’dir” diyerek Belediye anonsundan kendilerini peygamber olarak ilan etmelerini normal karşılamak gerekir. [B]-[/B] Keza, bu cerbezeye göre işe bakıldığında, ayette geçtiği üzre, “Ben Ahmed adında gelecek bir peygamberi müjdeliyorum” diyen Hz. İsa’nın bu müjdesini duyan ne kadar Ahmed varsa, hepsi de “peygamber adayı “olarak ortaya çıksa, onları kim yadırgaya bilir? [B]-[/B] Tabii ki, sadece peygamberlik değil, sultanlık da işin içine girer. Adı Abdulaziz, Abdulhamit, Abdulmecid olanlar, bir gün uyanıp “ Memleketin Sultanları” olduklarını iddia etseler, -bu cerbezeye göre- bunlara inanamamak mümkün mü? [B]Demek ki, bu çarpık zihinlerde oluşan demagoji formülasyonu, yalnız aritmetik tevafuklarda değil, normal ifadeler, kelimeler, isimlerin tevafukları için de söz konusudur. Gerçekten bu ciddi(!) konuyu keşfedenlerin uluslararası fuarlarda boy göstermeleri gerekir. Bu sofestaî antika buluşun muzip müşterileri çok olur.[/B] [B][COLOR=DarkGreen][B]- [/B]Şimdi hakkın hatırını esas alarak hakikatleri şöyle izah edelim: [/COLOR][/B] [B]- [/B]Tevafuk, ister kelimelerin lafızları ile manaları arasındaki bağlantı açısından olsun, ister kelimelerin ebced hesabıyla gösterdiği aritmetik tablo ile işarî manası arasındaki alakası olsun, bir değer ifade etmesi için bazı şartların tahakkuk etmesi gerekir. Bunları şöyle sıralaya biliriz: [B]a.[/B] Bulunan tevafuk’un bir değer ifade etmesi için mantıksal çelişkiden uzak olması gerekir. Örneğin, “Muhammed” isminden ötürü peygamberlik iddia eden bir kimsenin şu mantık bağıntısını bilmesi gerekir ki; [B]“Ahir zaman peygamberinin ismi Muhammed (a.s.m)’tir, fakat her Muhammed ismini taşıyan peygamber değildir. [/B] [B]b. [/B]Meyve adı ortak paydasında birleştikleri için, elmayı armut ile karıştıran kimse de şunu bilecek ki, “Her bir tür, bağlı bulunduğu cinste birleşmek zorunda olduğu gibi, bir başka türden de ayrılmak zorundadır.” Bu sebeple, her elma meyvedir, her armut da meyvedir, fakat her elma armut olmamak zorundadır. [B]Demek ki, her armut meyvedir, ama her meyve armut değildir. [/B] [B][B]- [/B]Bilindiği gibi, insan da canlı bir varlıktır, öküz de canlı bir varlıktır. Bu canlılık ortak paydasını düşünerek “insan öküzdür “ diyen kimse, kendi öküzlüğünü ortaya koymuş olur. [/B] [B]c.[/B] Tevafuk, dinî açıdan aykırılık olduğu bir yerde herhangi bir değer ifade etmez. Örneğin, fasık bir adamın gösterdiği harikulade bir durum, onun veli olduğunu göstermez. [B]Çünkü, fasıklık, velayete aykırıdır. Bunda ümmetin icmaı vardır.[/B] [B]- [/B]Mesela, Allah da görüyor, biz de görüyoruz. Allah da işitiyor, biz de işitiyoruz. Bu ortak paydadan hareketle birisi kalkıp “Allah’a cismaniyeti” isnat edemez. Çünkü, bu husus Kur’an’ın ruhuna aykırıdır. “Allah’ın benzeri hiçbir şey yoktur, O her şeyi hakkıyla işitendir, görendir.”(Şura, 43/11) mealindeki ayet, bu tevafuktan bu yargıya varmayı reddetmektedir. [B]d.[/B] Şimdi de Uygun bir tevafukun nasıl olacağını gösteren bir misal arz edeceğiz: [B]-[/B] Daha önce de ifade edildiği üzere, “Ahmed” adını taşıyan herhangi bir vatandaş kalkıp da, [B]"Meryem oğlu İsa demişti ki: Ey İsrailoğulları, ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir elçiyi müjdeleyici olarak geldim."[/B](Saf, 61/6) mealindeki ayette müjdelenen Ahmed’in kendisi olduğunu söylese tam bir alay konusu olur. Neden? Çünkü; Hz. İsa’nın müjdesine layık bir performans gösteren Hz. Ahmed-i Muhammed (a.s.m)’den başka hiçbir kimse yoktur. [B]- [/B]Allah, bu müjdeyi verirken, Ahmed ismine tevafuk eden ve onun peygamberlik zamanına işaret eden sinyaller de bırakmıştır. Örneğin; [B]1.[/B] Ahmed kelimesinin ebced değeri: 53’tür. [B]2.[/B] Ayette ismi anlamına gelen “ismuhu”nun ebced değeri: 106=2x53’tür. [B]3.[/B]Ahmed isminin geçtiği Sure, şifresiz sureler sisteminde, Kur’an’ın sondan sırası: 53’tür. [B]4.[/B] Hz.İsa’nın kendisinden sonra geleceğini seslendiren “Y’TÎ MİN B’ADÎ = 597” (4 kelime,10 harfiyle birlikte ebced değeri: 611’dir ki, Hz. Peygamber (a.s.m)’in peygamberlik tarihidir. [B]5.[/B] Allah bu ayeti, Kur’an’ın 5169.ayet olacak bir yere yerleştirmiştir. Çünkü, Bu sayı 611+4558’dir. 611 rakamı, Hz. Peygamber (a.s.m)’in peygamberlik tarihidir. 4558 sayısı ise, 86x53’tür. 86 rakamı benden sonra anlamına gelen “B’ADΔnin ebced değeri olduğu gibi, 53 de Ahmed isminin ebced değeridir. İşte tevafukların değer ifade etmesi için ayetin manası ile manevî bir münasebetinin bulunması gerekir. - Risale-i Nur’da gösterilen işaretlerin hepsinde kuvvetli münasebetlerin olduğunu ehl-i insaf teslim eder.[/FONT] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Tevafukların Zorlamalı ve Uydurma Olduğu İddia Ediliyor...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst