Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Tevâzû; En Büyük Kulluk Edebidir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 516674" data-attributes="member: 1004566"><p>Tevâzû; En Büyük Kulluk Edebidir</p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>"İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) âkıbet, takvâ sahiplerinindir." (Kasas, 83)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Kim Allah Teâlâ’nın rızâsı için (Allâh’ın kullarına karşı) bir derece tevâzû gösterirse, bu sebeple Allah onu bir derece yükseltir…” (İbn-i Mâce, Zühd, 16)</p><p></p><p>Allah dostları da, nefislerindeki varlık ve benlik iddiâlarını bertaraf edip ilâhî azamet karşısında her an hiçlik iklîminde yaşadıklarından, kendilerini dâimâ “abd-i âciz / Allâh’ın âciz kulu” olarak görmüş ve böyle ifâde etmişlerdir.</p><p></p><p>Ecdâdımızın, “şeref avlayan bir avcı”ya teşbih ettiği “tevâzû” hakkında Hz. Ali (ra):</p><p></p><p>“Yüksekliği istedim, onu alçakgönüllülükte buldum.” buyurmuş; Şeyh Sâdî-i Şîrâzî:</p><p></p><p>“Yükselmek isteyen, mütevâzı olmalı. Yücelik damına çıkmak için, alçakgönüllülükten başka merdiven yoktur.” demiştir.</p><p></p><p>Gönüller sultânı Mevlânâ Hazretleri de şu tavsiyelerde bulunmuştur:</p><p></p><p>“Kardeşim! Bütün yücelikler ve mânevî dereceler; tevâzû ve alçak gönüllülüktedir.”</p><p></p><p>“Cenâb-ı Hak, hidâyet ve inâyete mazhar olan kullarını, Kur’ân-ı Kerîm’de "Yeryüzünde mütevâzı olarak, ağır ağır yürürler" (Furkân, 63) diye vasfediyor.</p><p></p><p>Köle ol, yani köle gibi mütevâzı ol da at gibi yerde yürü. Omuzlarda yürüyen tabut gibi yükselmeye kalkışma.</p><p></p><p>Tevâzû sebebiyle sûretâ alçalsan bile, Allah senin gözlerine, doğru görmek basîretini ihsân eder.”</p><p></p><p>Nitekim Hüdâyî Hazretleri, kadılık ihtişâmı içinde iken, büyük bir nefis mücâdelesine girdi. O debdebeden kendisine gelebilecek en ufak bir kibir esintisini bile bertaraf edebilmek için Bursa sokaklarında süslü kaftanıyla ciğer sattı. Nefsin benlik iddiâlarını bertaraf edip hiçlik ve yokluğa erdikten sonra ise gönüllere sultân oldu. Cihâna yön veren pâdişahlar, ardınca yürüdü… (Osman Nûri Topbaş, Genç Dergisi, Eylül-2012)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>el-Vedûd: Dilediği kulunu çok seven, aşkı ile yanan kullarını seven, salih kullarını sevip onları rahmet ve rızasına ulaştıran ve sevilmeye en çok lâyık olan demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Şüphesiz ki bütün îmânî meziyetler, ahlâkî fazîletler, güzel hasletler ve ihlâslı ameller; kulun mânen yükselerek Hakkʼa yaklaşmasına vesîledir. Bu meyanda, merhamet, şefkat, cömertlik, diğergâmlık, hizmet, edep ve benzeri nice haslet sayılabilir. Fakat âcizâne kanaatimizce kula en çok yakışan haslet “tevâzû”dur. Kulu Hakkʼa en çok yaklaştıran, Cenâb-ı Hakkʼı en çok râzı eden, Hak Teâlâʼnın kulunda görmekten hoşnud olduğu hâllerin başında “tevâzû” gelir. Zira aslı yokluk ve hiçlik olan insanın haddini bilmesi, Cenâb-ı Hakkʼın kudret ve azameti karşısınca aczini îtiraf etmesi ve nihayet varlık ve benlik iddiâsından kurtulması, en büyük kulluk edebidir. Nitekim ârif zâtlar da:</p><p></p><p>“Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz.” buyurmuşlardır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 516674, member: 1004566"] Tevâzû; En Büyük Kulluk Edebidir Cenâb-ı Hak buyuruyor: "İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) âkıbet, takvâ sahiplerinindir." (Kasas, 83) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kim Allah Teâlâ’nın rızâsı için (Allâh’ın kullarına karşı) bir derece tevâzû gösterirse, bu sebeple Allah onu bir derece yükseltir…” (İbn-i Mâce, Zühd, 16) Allah dostları da, nefislerindeki varlık ve benlik iddiâlarını bertaraf edip ilâhî azamet karşısında her an hiçlik iklîminde yaşadıklarından, kendilerini dâimâ “abd-i âciz / Allâh’ın âciz kulu” olarak görmüş ve böyle ifâde etmişlerdir. Ecdâdımızın, “şeref avlayan bir avcı”ya teşbih ettiği “tevâzû” hakkında Hz. Ali (ra): “Yüksekliği istedim, onu alçakgönüllülükte buldum.” buyurmuş; Şeyh Sâdî-i Şîrâzî: “Yükselmek isteyen, mütevâzı olmalı. Yücelik damına çıkmak için, alçakgönüllülükten başka merdiven yoktur.” demiştir. Gönüller sultânı Mevlânâ Hazretleri de şu tavsiyelerde bulunmuştur: “Kardeşim! Bütün yücelikler ve mânevî dereceler; tevâzû ve alçak gönüllülüktedir.” “Cenâb-ı Hak, hidâyet ve inâyete mazhar olan kullarını, Kur’ân-ı Kerîm’de "Yeryüzünde mütevâzı olarak, ağır ağır yürürler" (Furkân, 63) diye vasfediyor. Köle ol, yani köle gibi mütevâzı ol da at gibi yerde yürü. Omuzlarda yürüyen tabut gibi yükselmeye kalkışma. Tevâzû sebebiyle sûretâ alçalsan bile, Allah senin gözlerine, doğru görmek basîretini ihsân eder.” Nitekim Hüdâyî Hazretleri, kadılık ihtişâmı içinde iken, büyük bir nefis mücâdelesine girdi. O debdebeden kendisine gelebilecek en ufak bir kibir esintisini bile bertaraf edebilmek için Bursa sokaklarında süslü kaftanıyla ciğer sattı. Nefsin benlik iddiâlarını bertaraf edip hiçlik ve yokluğa erdikten sonra ise gönüllere sultân oldu. Cihâna yön veren pâdişahlar, ardınca yürüdü… (Osman Nûri Topbaş, Genç Dergisi, Eylül-2012) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Vedûd: Dilediği kulunu çok seven, aşkı ile yanan kullarını seven, salih kullarını sevip onları rahmet ve rızasına ulaştıran ve sevilmeye en çok lâyık olan demektir. Kısa Günün Kârı Şüphesiz ki bütün îmânî meziyetler, ahlâkî fazîletler, güzel hasletler ve ihlâslı ameller; kulun mânen yükselerek Hakkʼa yaklaşmasına vesîledir. Bu meyanda, merhamet, şefkat, cömertlik, diğergâmlık, hizmet, edep ve benzeri nice haslet sayılabilir. Fakat âcizâne kanaatimizce kula en çok yakışan haslet “tevâzû”dur. Kulu Hakkʼa en çok yaklaştıran, Cenâb-ı Hakkʼı en çok râzı eden, Hak Teâlâʼnın kulunda görmekten hoşnud olduğu hâllerin başında “tevâzû” gelir. Zira aslı yokluk ve hiçlik olan insanın haddini bilmesi, Cenâb-ı Hakkʼın kudret ve azameti karşısınca aczini îtiraf etmesi ve nihayet varlık ve benlik iddiâsından kurtulması, en büyük kulluk edebidir. Nitekim ârif zâtlar da: “Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz.” buyurmuşlardır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Tevâzû; En Büyük Kulluk Edebidir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst