Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Tevbe eden gence bakın..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kýzýl lale" data-source="post: 260625" data-attributes="member: 1016385"><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Utbet-ül Gulâm samataligi ve sarhoslugu ile meshur, günah ve kötülükte ileri gitmis biri idi. Bir gün Hasan al-Basrî'nin (rehimehullahu) toplantisina katildi. Seyh su ayet-i kerimenin tefsirini okuyup açikliyordu. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Ayet-i kerimede ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Allah`a iman edenlerin, O'nun zikrinden dolayi kalplerinin ürperecegi zaman gelmedi mi." </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">(Hâdîd: 16) </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">«Yani kalplerinin korkacagi vakit gelmedi mi.» dedi. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Hasan el-Basrî âyetin tefsirini naklederken gayet etkili bir vaz yapti, öyle ki, herkesi aglatti. Bu sirada kalabaligin arasindan bir delikanli ayaga kalkti, «ey müminlerin muttakisi! Allah (C.C.) benim gibi günahkârlik ve ve kötülüge batmis birinin tevbesini kabul eder mi?» diye sordu. Seyh «tabiî, tevbe edecek olsan Allah senin günchkârlik ve kötülüge dalmisitgini affeder» diye cevap verdi. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Adi utbet-ül Gulâm olan delikanlinin bu cevap üzerine benzi sarardi bögürleri titredi ve öylesine gür bir nara att: ki, arkasindan baygin olarak yere düstü. Ayilinca yanina yaklasan Hasan al-Basrî ona su beyitleri okudu: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Ey Ars'in Rabb'ine karsi gelen delikanli </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bilir misin, nedir günahkârlarin cezasi? </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Günahkârlarin alinlarin yakalandigi gün </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Asiler için «sair» var ki. onun yalazi gümbürtülü ve öfkelidir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Eger bu atese dayanabileceksen Allah (C.C.)'a isyan et. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Degilse günah islemekten kaçin </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Kazandigin günahlar yüzünden </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Nefsini ipotek etmissin, onu kurtarmaya çalis. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu siiri duyan delikanli, bîr kere daha gür bir nara salarak baygin vaziyette yere düstü. Ayilinca Seyh'e yine sordu, «ey Seyh! Esirgeyici olan Allah (C.C.), benim gibi bir alçagin tevbesini kabul eder mi?» Hasan El-8asrî delikanliya «günahkâr kulun duasini bagislayici olan Allah (C.C.)'dan baska kim kabul edebilir ki» diye cevap verdi. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu cevap üzerine kalbi biraz daha ferahlayan delikanli, basini yerden kaldirarak Allah (C.C.)'dan üc sey dua etti. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Birinci duasi suydu: «Allah'im! Eger tevbemi kabul ederek günahlarimi affedersen, bana gerek Kur'an-i Kerim ve gerekse diger ilimler ile ilgili olarak isittigim her cümleyi kavrayacak derecede kuvvetli bir zekâ hifzetme gücü ihsan eyle.» </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Ikinci duasi suydu: «Allah'im! Bana öylesine tatli bir ses bagisla ki. benim dilimden Kur'an-i Kerim duyan en kati kalbi kimselerin bile gönlü yumusasin.» </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Üçüncü duasi da su oldu: «Allah'im! Bana helâl lokma nasibeyle, zarurî geçim kaynagimi ummadigim yerlerden temin eyle.» </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Ulu Allah (C.C) delikanlinin her üç duasini da kabul etti. Bunun üzerine zekâ ve hafizasi gelisti, o Kur'an-i Kerim okuyunca dinleyenler derhal günahlarina tevbe ediyorlardi, ayrica her gün evine bir çömlek dolusu çorba ile iki çörek gelirdi, kimin getirdigini hiç kimse bilmiyordu. Ölünceye kadar bu durum böylece devam etti. Iste gönülden Allah (C.C.)'a yönelen kimselerin hali budur. Çünkü Allah (C.C.) iyi amel islemeyen yönelenleri mükâfatsiz birakmaz. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Alimlerden birine soruldu ki. «kul, tevbe ettigi zaman tevbesinin kabul edilip edilmedigini bilebilir mi?» </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Alim bu soruya su cevabi verdi: «Bu konuda kimse kesin bir hükme varamaz, fakat tevbenin kabul edilip edilmedigine isaret eden bazi alâmetler vardir. Baslicalari söyle siralanabilir: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">1 — Kulun kendisini günahtan uzak hissetmesi gerekir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">2 — Kalbinden sevincin silindigini, her baktigi yerde Allah (C.C.)'in varligini hissetmesi gerekir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">3 — Günahkârlardan uzak durarak iyilik isleyenlere yakinlik duymasi gerekir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">4 — Dünya kazancinin azmi cok, ahiret amelinin çogunu az görmesi gerekir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">5 — Kalbini devamli olarak Allah (C.C.)'in farz kildigi ibadetler ile ilgili görmelidir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">6 — Az konusmasi, araliksiz bir düsünce hali yasamasi, daha evvel isledigi günahlardan dolayi devamli oiarak üzgün ve pisman görünmesi gerekir.</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kýzýl lale, post: 260625, member: 1016385"] [B][FONT=Verdana][SIZE=2]Utbet-ül Gulâm samataligi ve sarhoslugu ile meshur, günah ve kötülükte ileri gitmis biri idi. Bir gün Hasan al-Basrî'nin (rehimehullahu) toplantisina katildi. Seyh su ayet-i kerimenin tefsirini okuyup açikliyordu. Ayet-i kerimede ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor: "Allah`a iman edenlerin, O'nun zikrinden dolayi kalplerinin ürperecegi zaman gelmedi mi." (Hâdîd: 16) «Yani kalplerinin korkacagi vakit gelmedi mi.» dedi. Hasan el-Basrî âyetin tefsirini naklederken gayet etkili bir vaz yapti, öyle ki, herkesi aglatti. Bu sirada kalabaligin arasindan bir delikanli ayaga kalkti, «ey müminlerin muttakisi! Allah (C.C.) benim gibi günahkârlik ve ve kötülüge batmis birinin tevbesini kabul eder mi?» diye sordu. Seyh «tabiî, tevbe edecek olsan Allah senin günchkârlik ve kötülüge dalmisitgini affeder» diye cevap verdi. Adi utbet-ül Gulâm olan delikanlinin bu cevap üzerine benzi sarardi bögürleri titredi ve öylesine gür bir nara att: ki, arkasindan baygin olarak yere düstü. Ayilinca yanina yaklasan Hasan al-Basrî ona su beyitleri okudu: Ey Ars'in Rabb'ine karsi gelen delikanli Bilir misin, nedir günahkârlarin cezasi? Günahkârlarin alinlarin yakalandigi gün Asiler için «sair» var ki. onun yalazi gümbürtülü ve öfkelidir. Eger bu atese dayanabileceksen Allah (C.C.)'a isyan et. Degilse günah islemekten kaçin Kazandigin günahlar yüzünden Nefsini ipotek etmissin, onu kurtarmaya çalis. Bu siiri duyan delikanli, bîr kere daha gür bir nara salarak baygin vaziyette yere düstü. Ayilinca Seyh'e yine sordu, «ey Seyh! Esirgeyici olan Allah (C.C.), benim gibi bir alçagin tevbesini kabul eder mi?» Hasan El-8asrî delikanliya «günahkâr kulun duasini bagislayici olan Allah (C.C.)'dan baska kim kabul edebilir ki» diye cevap verdi. Bu cevap üzerine kalbi biraz daha ferahlayan delikanli, basini yerden kaldirarak Allah (C.C.)'dan üc sey dua etti. Birinci duasi suydu: «Allah'im! Eger tevbemi kabul ederek günahlarimi affedersen, bana gerek Kur'an-i Kerim ve gerekse diger ilimler ile ilgili olarak isittigim her cümleyi kavrayacak derecede kuvvetli bir zekâ hifzetme gücü ihsan eyle.» Ikinci duasi suydu: «Allah'im! Bana öylesine tatli bir ses bagisla ki. benim dilimden Kur'an-i Kerim duyan en kati kalbi kimselerin bile gönlü yumusasin.» Üçüncü duasi da su oldu: «Allah'im! Bana helâl lokma nasibeyle, zarurî geçim kaynagimi ummadigim yerlerden temin eyle.» Ulu Allah (C.C) delikanlinin her üç duasini da kabul etti. Bunun üzerine zekâ ve hafizasi gelisti, o Kur'an-i Kerim okuyunca dinleyenler derhal günahlarina tevbe ediyorlardi, ayrica her gün evine bir çömlek dolusu çorba ile iki çörek gelirdi, kimin getirdigini hiç kimse bilmiyordu. Ölünceye kadar bu durum böylece devam etti. Iste gönülden Allah (C.C.)'a yönelen kimselerin hali budur. Çünkü Allah (C.C.) iyi amel islemeyen yönelenleri mükâfatsiz birakmaz. Alimlerden birine soruldu ki. «kul, tevbe ettigi zaman tevbesinin kabul edilip edilmedigini bilebilir mi?» Alim bu soruya su cevabi verdi: «Bu konuda kimse kesin bir hükme varamaz, fakat tevbenin kabul edilip edilmedigine isaret eden bazi alâmetler vardir. Baslicalari söyle siralanabilir: 1 — Kulun kendisini günahtan uzak hissetmesi gerekir. 2 — Kalbinden sevincin silindigini, her baktigi yerde Allah (C.C.)'in varligini hissetmesi gerekir. 3 — Günahkârlardan uzak durarak iyilik isleyenlere yakinlik duymasi gerekir. 4 — Dünya kazancinin azmi cok, ahiret amelinin çogunu az görmesi gerekir. 5 — Kalbini devamli olarak Allah (C.C.)'in farz kildigi ibadetler ile ilgili görmelidir. 6 — Az konusmasi, araliksiz bir düsünce hali yasamasi, daha evvel isledigi günahlardan dolayi devamli oiarak üzgün ve pisman görünmesi gerekir.[/SIZE][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Tevbe eden gence bakın..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst