Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Tevhid Ne Demektir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 23051" data-attributes="member: 857"><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Tevhit: “Birlemek” “ Allah’tan başka ilâh olmadığına inanmak.” “Lâ ilâhe illâllah sözünü tekrarlamak” manalarına gelir. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Tevhit denilince akla hemen “lâ ilâhe illâllah” kelamı gelir. Bu kelama kelime-i tevhit denilir ve Allah’tan başka hak mabut olmadığını ifade eder. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Şu varlık alemi için çeşitli teşbihler yapılmıştır. Bunlardan birisi de “kâinat sarayı.” İşte tevhit, bu sarayın sultanını bir bilme, birleme ve Ona hiçbir şeyi ortak koşmama itikadıdır. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Kâinat sarayının tabanı başkasının, tavanı başkasının olmaz. Bu sarayın halıları, lâmbaları ve diğer eşyaları bir başka âlemden getirilip de buraya monte edilmiş değiller. Saraydaki her şey ve en önemlisi her misafir, saraydan doğuyor. Bir çiçeğe bakalım: Topraktan güneşe kadar sarayın her şeyinin onda bir hissesi vardır. İnsan bedenine nazar edelim: Bu sarayın temel taşları olan elementler onda da mevcut. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Dağlar ovalara birer koltuk gibi kurulmuş. Ama başka bir yerden getirilerek değil, ovanın içinde yükselerek. Meyveler dallara tutunmuş. Başka bir beldeden ithal edilerek değil, ağacın içinden çıkarılarak. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Yavru, annenin kucağına oturmuş. Bir başka ülkeden gelerek değil, onun rahminde büyüyerek. Güneş bu saraya lâmba olmuş. Bir başka yerden satın alınarak değil, sema ile birlikte yaratılarak. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Bu âlemde bulunan sonsuz denecek çok varlık tevhit edilmiş, birleştirilmiş, aralarında ilgiler kurulmuş ve bu varlık âlemi bir saray şekline sokulmuştur. Bunu düşünen insanlar kelime-i tevhidi okur ve bu sarayı her şeyiyle ancak Allah’ın mülkü ve mahluku bilirler. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Kelime-i tevhit Allah’tan başka hak mabut olmadığı anlamına gelmekle birlikte, bu kelamda geçen Allah ismi, bütün İlâhî isimleri de içine aldığından, “Allah’tan başka Muhyi -hayat verici- yoktur, Allah’tan başka Halik – yaratıcı- yoktur, Allah’tan başka Malik yoktur.” gibi manaları da içinde saklar. Böylece bu tevhit içinde İlâhî isimler adedince tevhitler saklıdır. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Bazı âlimlerimiz, tevhidi, “ilmî ve amelî” olmak üzere ikiye ayırırlar. Bu sınıflandırmaya göre, Allah’ın bir olduğunu ve kainattaki bütün birliklerin Onun birliğini gösterdiğini bilmek, hep ilmî tevhittir. Amelî tevhit ise, bu tevhit inancının insanın amel âleminde tam bir hâkimiyetle hükmetmesidir. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Fatiha-i şerife’nin “İyyake na’büdü ve iyyake nestain.” âyet-i kerimesi amelî tevhit dersi verir: “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” Yalnız senin bildirdiğin yöne döner, yalnız senin huzurunda el bağlar, ancak sana rükû ve secde ederiz. Aklımızı sadece senin razı olduğun şeylere yorar, kalbimize ancak senin razı olacağın sevgileri koyarız. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Yalnız Allah’a ibadet eden bir insan batıl mabutlara tapma zilletinden kurtulduğu gibi, yalnız ondan yardım dileyen bir kul da sebeplerin ardına düşmekten, olayların kölesi olmaktan kurtulur. Ve tam bir tevekkül ile Rabbine sığınır. Bu çok ulvî bir haz olmanın yanı sıra, çok üstün bir kuvvettir de. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Zaten kâmil mü’min olmanın yolu da, hem ilmî hem de amelî tevhitte kemale ermekten geçer. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Tevhit sadece bunlarla sınırlı değildir. Sıfat, esma ve fiilleri için de tevhit söz konusudur. Bunları şöylece özetlemek mümkündür: Tevhid-i Ef’al: “Eşyanın yaratılmasında ve idaresinde sebeplerin hiçbir tesiri olmadığını bilmek”,“Tek yaratıcının ancak Allah olduğunu itikat etmektir.” </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Tevhid-i Sıfat: “Mahlûkata takılan ilim, kudret, irade gibi sıfatların da Allah’ın mahluku olduğunu bilerek onlara müstakil bir varlık isnat etmemek demektir. Tevhid-i zât: “Her varlığı Onun zâtı ve varlığı yanında yok derecesinde bilmek. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Hayat vermek, öldürmek, şifa bahşetmek, hidayete erdirmek, rızk vermek her biri ayrı bir fiildir. Sonsuz denecek kadar çok olan bu fiiller aynı sıfatlara dayanıyor. Bu sıfatlar “hayat, ilim, kudret, sem’, basar, irade, kelâm, tekvin” sıfatlarıdır. İşte mahlûkat âleminde icra edilen sonsuz fiillerin hepsini bu ilâhî sıfatlardan bilmek, tevhid-i ef’aldir. Bu sıfatları bir tek zâta isnat etmek ise, tevhid-i zât. </span></span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Alaaddin Başar (Prof.Dr.)</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 23051, member: 857"] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Tevhit: “Birlemek” “ Allah’tan başka ilâh olmadığına inanmak.” “Lâ ilâhe illâllah sözünü tekrarlamak” manalarına gelir. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Tevhit denilince akla hemen “lâ ilâhe illâllah” kelamı gelir. Bu kelama kelime-i tevhit denilir ve Allah’tan başka hak mabut olmadığını ifade eder. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Şu varlık alemi için çeşitli teşbihler yapılmıştır. Bunlardan birisi de “kâinat sarayı.” İşte tevhit, bu sarayın sultanını bir bilme, birleme ve Ona hiçbir şeyi ortak koşmama itikadıdır. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Kâinat sarayının tabanı başkasının, tavanı başkasının olmaz. Bu sarayın halıları, lâmbaları ve diğer eşyaları bir başka âlemden getirilip de buraya monte edilmiş değiller. Saraydaki her şey ve en önemlisi her misafir, saraydan doğuyor. Bir çiçeğe bakalım: Topraktan güneşe kadar sarayın her şeyinin onda bir hissesi vardır. İnsan bedenine nazar edelim: Bu sarayın temel taşları olan elementler onda da mevcut. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Dağlar ovalara birer koltuk gibi kurulmuş. Ama başka bir yerden getirilerek değil, ovanın içinde yükselerek. Meyveler dallara tutunmuş. Başka bir beldeden ithal edilerek değil, ağacın içinden çıkarılarak. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Yavru, annenin kucağına oturmuş. Bir başka ülkeden gelerek değil, onun rahminde büyüyerek. Güneş bu saraya lâmba olmuş. Bir başka yerden satın alınarak değil, sema ile birlikte yaratılarak. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Bu âlemde bulunan sonsuz denecek çok varlık tevhit edilmiş, birleştirilmiş, aralarında ilgiler kurulmuş ve bu varlık âlemi bir saray şekline sokulmuştur. Bunu düşünen insanlar kelime-i tevhidi okur ve bu sarayı her şeyiyle ancak Allah’ın mülkü ve mahluku bilirler. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Kelime-i tevhit Allah’tan başka hak mabut olmadığı anlamına gelmekle birlikte, bu kelamda geçen Allah ismi, bütün İlâhî isimleri de içine aldığından, “Allah’tan başka Muhyi -hayat verici- yoktur, Allah’tan başka Halik – yaratıcı- yoktur, Allah’tan başka Malik yoktur.” gibi manaları da içinde saklar. Böylece bu tevhit içinde İlâhî isimler adedince tevhitler saklıdır. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Bazı âlimlerimiz, tevhidi, “ilmî ve amelî” olmak üzere ikiye ayırırlar. Bu sınıflandırmaya göre, Allah’ın bir olduğunu ve kainattaki bütün birliklerin Onun birliğini gösterdiğini bilmek, hep ilmî tevhittir. Amelî tevhit ise, bu tevhit inancının insanın amel âleminde tam bir hâkimiyetle hükmetmesidir. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Fatiha-i şerife’nin “İyyake na’büdü ve iyyake nestain.” âyet-i kerimesi amelî tevhit dersi verir: “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” Yalnız senin bildirdiğin yöne döner, yalnız senin huzurunda el bağlar, ancak sana rükû ve secde ederiz. Aklımızı sadece senin razı olduğun şeylere yorar, kalbimize ancak senin razı olacağın sevgileri koyarız. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Yalnız Allah’a ibadet eden bir insan batıl mabutlara tapma zilletinden kurtulduğu gibi, yalnız ondan yardım dileyen bir kul da sebeplerin ardına düşmekten, olayların kölesi olmaktan kurtulur. Ve tam bir tevekkül ile Rabbine sığınır. Bu çok ulvî bir haz olmanın yanı sıra, çok üstün bir kuvvettir de. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Zaten kâmil mü’min olmanın yolu da, hem ilmî hem de amelî tevhitte kemale ermekten geçer. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Tevhit sadece bunlarla sınırlı değildir. Sıfat, esma ve fiilleri için de tevhit söz konusudur. Bunları şöylece özetlemek mümkündür: Tevhid-i Ef’al: “Eşyanın yaratılmasında ve idaresinde sebeplerin hiçbir tesiri olmadığını bilmek”,“Tek yaratıcının ancak Allah olduğunu itikat etmektir.” [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Tevhid-i Sıfat: “Mahlûkata takılan ilim, kudret, irade gibi sıfatların da Allah’ın mahluku olduğunu bilerek onlara müstakil bir varlık isnat etmemek demektir. Tevhid-i zât: “Her varlığı Onun zâtı ve varlığı yanında yok derecesinde bilmek. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [LEFT][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Hayat vermek, öldürmek, şifa bahşetmek, hidayete erdirmek, rızk vermek her biri ayrı bir fiildir. Sonsuz denecek kadar çok olan bu fiiller aynı sıfatlara dayanıyor. Bu sıfatlar “hayat, ilim, kudret, sem’, basar, irade, kelâm, tekvin” sıfatlarıdır. İşte mahlûkat âleminde icra edilen sonsuz fiillerin hepsini bu ilâhî sıfatlardan bilmek, tevhid-i ef’aldir. Bu sıfatları bir tek zâta isnat etmek ise, tevhid-i zât. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/LEFT] [B][SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Alaaddin Başar (Prof.Dr.)[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Tevhid Ne Demektir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst