Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Tevhit inancı neyi ifade eder ve kaç kısma ayrılır?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 165398" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Tevhit inancı: </strong><strong><span style="color: blue">Bütün kâinatın yaratıcısı olan Allah’ın bir tek ilah olduğuna, onun ne zatında, ne fiillerinde, hiçbir ortağı olmadığına iman etmek anlamına gelir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Tevhit inancının sağlam bir zemine oturtulması, tevhit anlayışının değişik yönlerden doğru algılanmasına bağlıdır. Aksi takdirde, “Allah’ın zatında şeriki yok” deyip de, ibadete layık tek hak mabut olduğunu ifade eden ilahlığında veya fiilî icraatlarında bu tevhidi zedeleyecek düşünce ve eylemelere girmek hakikî tevhit anlayışıyla bağdaşmaz. Bu tür yanlışların önüne geçmek için, İslam alimleri Kur’an ve Sünnetin ışığında konuyu daha da açmak, detaylandırmak ve açıklamak üzere tevhit hakikatini değişik yönlerden ele almış ve farklı taksimata tabi tutmuşlardır. Bunların bir özetini maddeler halinde sunmaya çalışacağız:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>a.</strong> <strong><span style="color: blue">Kâinatın Rabbi olmakla onun hak mabudu/İlahı olmak arasındaki bağlantıyı gösteren taksimat:</span></strong></p><p></p><p><strong>Tevhid-i Rububiyet:</strong> <strong><span style="color: blue">İlk defa Fatiha suresinde yer alan “Rabbu’l-âlemîn” vasfı, Allah’ın kâinatın tek sahibi, bütün varlıktaki mülkün mutlak maliki, her şeyin tek yaratıcısı, yegâne iradecisi olduğunu ifade etmektedir. Bu anlayış, hakikî tevhit dersini verip, varlıkta ne varsa -deyim yerindeyse- iğneden ipliğe her şeyin yegâne yaratıcısının Allah olduğunu gösterir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>Tevhid-i Üluhiyet:</strong> <strong><span style="color: blue">Bütün varlıkta ibadet edilmeye layık yegâne mabut ve ilah Allah olduğunu ilan eden bu kavram da ilk defa Fatiha suresinde “İyyake nabudu” ifadesiyle insanlığa ders verilmiştir. “Yalnız sana ibadet/kulluk ederiz” manasına gelen “İyyake nabudu” ifadesindeki hitap, “Rabbu’l-âlemîn” olan Allah’a ait olduğu için, bu iki tevhit bağlantısı da açıkça söz konusu edilmiştir. Bu bağlantının özeti şudur: Tek başına bütün kâinatı yaratan kim ise, bütün varlığın gerçek mabudu da odur. Bunun mefhum-u muhalifi şudur: Tek başına bütün kâinatı yaratamayan gerçek mabut olamaz.</span></strong></p><p></p><p><strong>b.</strong> <strong><span style="color: blue">Düşünce ve söz planında tavhit inancına sahip olmakla, davranış ve fiiliyat planında tevhit inancına sahip olmak arasındaki zorunlu bağlantıyı gösteren taksimat:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>Tevhid-i Akval:</strong> <strong><span style="color: blue">Düşünce/ve Sözlü Tevhit anlayışı, İslam dinine girmenin olmazsa olmaz şartıdır. Allah tek yaratıcıdır, yegâne mabuttur. İhlas Suresi, bu tevhidi ders vermektedir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>Tevhid-i Efal:<span style="color: blue"> Diliyle Allah’ın birliğini ilan eden, onun yegâne yaratıcı ve mabut olduğunu savunan kimse, eğer fiil ve davranış biçimiyle de bu inancını pekiştirmezse gerçek muvahhit olamaz. Fiilleriyle sözlerini tekzip eden kimsenin tevhit anlayışında sakatlık var demektir. Bu tevhit anlayışını da Kâfirun suresi ders vermektedir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">c. Bunların dışında</span></strong> <strong>“Tevhid-i Kayyûmiyyet, Tevhid-i Sermedîyet, Tevhid-i Celâl"</strong> <strong><span style="color: blue">gibi daha başka tevhit çeşitlerine de yer verilmiştir. Bunların bir özetini Risale-i Nur’da görmekteyiz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Risale-i Nur'da İhlâs sûresinin tevhid açısından yapılan kısa bir tefsiri özetle şöyledir:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">"Sûrenin birinci cümlesinde yer alan "hüve" deki karinesiz işaretin gösterdiği itlak, bir ta'yini, o da teayyünü gösterir. Bu ise tevhîdin şühûd mertebesine işarettir." (Sözler/Lemeât)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Yani: İhlâs sûresinin ilk cümlesi "kul hüve" nin anlamı: "De ki: O'dur." şeklindedir. Her zamirin mutlaka bir mercii vardır. Buradaki merci, açık olarak ifade edilmeyip, mutlak bırakılmıştır. Bu makamda mutlak bırakılan zamirin mercii ancak bir mutlak varlık olabilir. Mutlak bir varlık Allah'tan başkası olmadığına göre, buradaki mutlak zamirin mercii de ancak O'na ait olup, O'nu gösterebilir. İtlakta ta'yin ve tayinde de taayyün'ün mânâsı budur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">"İkinci cümle, Tevhid-i Ülûhiyeti gösteriyor. Üçüncü cümle, Tevhid-i Rubûbiyyet ve Tevhid-i Kayyûmiyyete işaret ediyor. Dördüncü cümle, Tevhid-i Celâli ihtiva etmektedir. Beşinci cümle, Tevhid-i Sermedîye işarettir. Altıncı cümle, Tevhîd-i Câmi'i, ihtiva etmektedir. Ne zâtında nazîri, ne ef'âlinde şerîki ve ne de sıfatında şebîhi vardır. (a.g.y)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bilindiği gibi İhlâs sûresinin altı cümlesi vardır ve meâlleri şöyledir:</span></strong> </p><p><strong></strong></p><p><strong>"1- De ki: O, (Allah)'dır. 2- Allah birdir. 3- Allah Sameddir. 4- O doğurmamıştır. 5- Ve doğmamıştır. 6- O'nun hiç bir dengi yoktur."</strong></p><p></p><p><strong><span style="color: blue">Bediüzzaman, bir değerlendirmesinde altı cümleden ibaret olan bu İhlâs sûresinin;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">7 çeşit şirki (Üzeyirperestlik, İsaprestlik, melekperestlik, akılperestlik, esbabperestlik, yıldızperestlik, sanemperestlik gibi putperestlikleri) reddeden ve;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">tevhid-i şuhud(görünen her şeyde Allah’ın birliğinin görülmekte olduğunu ifade eder),</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">tevhid-i ulûhiyet,</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">tevhid-i rubûbiyyet,</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">tevhid-i kayyûmiyet (her varlık başkasına muhtaç olmasıyla, kendisini ayakta tutan Allah’ın birliğine şahadet etmekte olduğunu ifade eder),</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">tevhid-i celâl (bütün varlıklar, mahiyeti itibariyle âciz, fakir, güçsüz olmasına rağmen taşıdığı güç ve izzet bu tevhide işaret eder),</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">tevhid-i sermediyyet (her şeyinde, her işinde muhtaç olan yaratıkların ihtiyaçlarının giderilmesi, bu tevhide işaret eden bir dildir)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">ve tevhid-i câmi (gibi, bunun anlamı şudur; Allah’ın ne zâtında nazîri/dengi, ne ef'âlinde şerîki/ne fiillerinde ortağı ve ne de sıfatında şebîhi/benzeri vardır)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">gibi tevhidin 7 mertebesini gösterdiğini ifade etmiştir. (a.g.y)</span></strong></p><p></p><p><strong><span style="color: red">Tevhit ne demektir?</span></strong><strong><span style="color: red">sorusunun cevabı için tıklayınız=</span></strong></p><p></p><p><a href="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=14" target="_blank">[URL="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=14"]<span style="color: #0066ff">http://www.sorularlaislamiyet.com/su...article&aid=14</span></a>[/URL]</p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: purple">Selam ve dua ile<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />.</span></strong></p><p><strong><span style="color: purple">Sorularla İslamiyet</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 165398, member: 8679"] [B]Tevhit inancı: [/B][B][COLOR=blue]Bütün kâinatın yaratıcısı olan Allah’ın bir tek ilah olduğuna, onun ne zatında, ne fiillerinde, hiçbir ortağı olmadığına iman etmek anlamına gelir. Tevhit inancının sağlam bir zemine oturtulması, tevhit anlayışının değişik yönlerden doğru algılanmasına bağlıdır. Aksi takdirde, “Allah’ın zatında şeriki yok” deyip de, ibadete layık tek hak mabut olduğunu ifade eden ilahlığında veya fiilî icraatlarında bu tevhidi zedeleyecek düşünce ve eylemelere girmek hakikî tevhit anlayışıyla bağdaşmaz. Bu tür yanlışların önüne geçmek için, İslam alimleri Kur’an ve Sünnetin ışığında konuyu daha da açmak, detaylandırmak ve açıklamak üzere tevhit hakikatini değişik yönlerden ele almış ve farklı taksimata tabi tutmuşlardır. Bunların bir özetini maddeler halinde sunmaya çalışacağız: [/COLOR] a.[/B] [B][COLOR=blue]Kâinatın Rabbi olmakla onun hak mabudu/İlahı olmak arasındaki bağlantıyı gösteren taksimat:[/COLOR][/B] [B]Tevhid-i Rububiyet:[/B] [B][COLOR=blue]İlk defa Fatiha suresinde yer alan “Rabbu’l-âlemîn” vasfı, Allah’ın kâinatın tek sahibi, bütün varlıktaki mülkün mutlak maliki, her şeyin tek yaratıcısı, yegâne iradecisi olduğunu ifade etmektedir. Bu anlayış, hakikî tevhit dersini verip, varlıkta ne varsa -deyim yerindeyse- iğneden ipliğe her şeyin yegâne yaratıcısının Allah olduğunu gösterir. [/COLOR][/B] [B]Tevhid-i Üluhiyet:[/B] [B][COLOR=blue]Bütün varlıkta ibadet edilmeye layık yegâne mabut ve ilah Allah olduğunu ilan eden bu kavram da ilk defa Fatiha suresinde “İyyake nabudu” ifadesiyle insanlığa ders verilmiştir. “Yalnız sana ibadet/kulluk ederiz” manasına gelen “İyyake nabudu” ifadesindeki hitap, “Rabbu’l-âlemîn” olan Allah’a ait olduğu için, bu iki tevhit bağlantısı da açıkça söz konusu edilmiştir. Bu bağlantının özeti şudur: Tek başına bütün kâinatı yaratan kim ise, bütün varlığın gerçek mabudu da odur. Bunun mefhum-u muhalifi şudur: Tek başına bütün kâinatı yaratamayan gerçek mabut olamaz.[/COLOR][/B] [B]b.[/B] [B][COLOR=blue]Düşünce ve söz planında tavhit inancına sahip olmakla, davranış ve fiiliyat planında tevhit inancına sahip olmak arasındaki zorunlu bağlantıyı gösteren taksimat: [/COLOR][/B] [B]Tevhid-i Akval:[/B] [B][COLOR=blue]Düşünce/ve Sözlü Tevhit anlayışı, İslam dinine girmenin olmazsa olmaz şartıdır. Allah tek yaratıcıdır, yegâne mabuttur. İhlas Suresi, bu tevhidi ders vermektedir. [/COLOR][/B] [B]Tevhid-i Efal:[COLOR=blue] Diliyle Allah’ın birliğini ilan eden, onun yegâne yaratıcı ve mabut olduğunu savunan kimse, eğer fiil ve davranış biçimiyle de bu inancını pekiştirmezse gerçek muvahhit olamaz. Fiilleriyle sözlerini tekzip eden kimsenin tevhit anlayışında sakatlık var demektir. Bu tevhit anlayışını da Kâfirun suresi ders vermektedir. c. Bunların dışında[/COLOR][/B] [B]“Tevhid-i Kayyûmiyyet, Tevhid-i Sermedîyet, Tevhid-i Celâl"[/B] [B][COLOR=blue]gibi daha başka tevhit çeşitlerine de yer verilmiştir. Bunların bir özetini Risale-i Nur’da görmekteyiz. Risale-i Nur'da İhlâs sûresinin tevhid açısından yapılan kısa bir tefsiri özetle şöyledir: "Sûrenin birinci cümlesinde yer alan "hüve" deki karinesiz işaretin gösterdiği itlak, bir ta'yini, o da teayyünü gösterir. Bu ise tevhîdin şühûd mertebesine işarettir." (Sözler/Lemeât) Yani: İhlâs sûresinin ilk cümlesi "kul hüve" nin anlamı: "De ki: O'dur." şeklindedir. Her zamirin mutlaka bir mercii vardır. Buradaki merci, açık olarak ifade edilmeyip, mutlak bırakılmıştır. Bu makamda mutlak bırakılan zamirin mercii ancak bir mutlak varlık olabilir. Mutlak bir varlık Allah'tan başkası olmadığına göre, buradaki mutlak zamirin mercii de ancak O'na ait olup, O'nu gösterebilir. İtlakta ta'yin ve tayinde de taayyün'ün mânâsı budur. "İkinci cümle, Tevhid-i Ülûhiyeti gösteriyor. Üçüncü cümle, Tevhid-i Rubûbiyyet ve Tevhid-i Kayyûmiyyete işaret ediyor. Dördüncü cümle, Tevhid-i Celâli ihtiva etmektedir. Beşinci cümle, Tevhid-i Sermedîye işarettir. Altıncı cümle, Tevhîd-i Câmi'i, ihtiva etmektedir. Ne zâtında nazîri, ne ef'âlinde şerîki ve ne de sıfatında şebîhi vardır. (a.g.y) Bilindiği gibi İhlâs sûresinin altı cümlesi vardır ve meâlleri şöyledir:[/COLOR][/B] [B] "1- De ki: O, (Allah)'dır. 2- Allah birdir. 3- Allah Sameddir. 4- O doğurmamıştır. 5- Ve doğmamıştır. 6- O'nun hiç bir dengi yoktur."[/B] [B][COLOR=blue]Bediüzzaman, bir değerlendirmesinde altı cümleden ibaret olan bu İhlâs sûresinin;[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]7 çeşit şirki (Üzeyirperestlik, İsaprestlik, melekperestlik, akılperestlik, esbabperestlik, yıldızperestlik, sanemperestlik gibi putperestlikleri) reddeden ve;[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]tevhid-i şuhud(görünen her şeyde Allah’ın birliğinin görülmekte olduğunu ifade eder),[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]tevhid-i ulûhiyet,[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]tevhid-i rubûbiyyet,[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]tevhid-i kayyûmiyet (her varlık başkasına muhtaç olmasıyla, kendisini ayakta tutan Allah’ın birliğine şahadet etmekte olduğunu ifade eder),[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]tevhid-i celâl (bütün varlıklar, mahiyeti itibariyle âciz, fakir, güçsüz olmasına rağmen taşıdığı güç ve izzet bu tevhide işaret eder),[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]tevhid-i sermediyyet (her şeyinde, her işinde muhtaç olan yaratıkların ihtiyaçlarının giderilmesi, bu tevhide işaret eden bir dildir)[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]ve tevhid-i câmi (gibi, bunun anlamı şudur; Allah’ın ne zâtında nazîri/dengi, ne ef'âlinde şerîki/ne fiillerinde ortağı ve ne de sıfatında şebîhi/benzeri vardır)[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]gibi tevhidin 7 mertebesini gösterdiğini ifade etmiştir. (a.g.y)[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Tevhit ne demektir?[/COLOR][/B][B][COLOR=red]sorusunun cevabı için tıklayınız=[/COLOR][/B] [URL="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=14"][URL="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=14"][COLOR=#0066ff]http://www.sorularlaislamiyet.com/su...article&aid=14[/COLOR][/URL][/URL] [B][COLOR=purple]Selam ve dua ile[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]. Sorularla İslamiyet[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Tevhit inancı neyi ifade eder ve kaç kısma ayrılır?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst