Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tolstoy İle Sanat Hakkında Röportaj Yaptık...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 123926" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Red">“FITRÎ ŞERİAT”A KULAK KABARTAN TOLSTOY İLE HAYÂLÎ BİR RÖPORTAJ</span></span></span></p><p> <p style="text-align: center"> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/2009/05/01/resim/tolstoy.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Shakespeare’den sonra dünya dillerine en çok tercümesi yapılan yazar...</span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Hakikat yolunda bir seyyah</span></span></span> </p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Uzun yıllar seyehat etmiş, tabiatı ve insanı incelemiş, çağını çok iyi gözlemlemiş bir yazar. Ama o sadece bir yazar değil; aynı zamanda hayatı, tabiatı, insanı ve kendini; okumaya, anlamaya, anlamlandırmaya çalışan, sürekli arayış içindeki bir seyyah. <strong><span style="color: DarkSlateGray">Çağının aristokrat sınıfının gösterişli yaşantısına ateş püsküren, Hristiyan inancının dogmalarını reddeden, bu sebeple devlet ve kilise tarafından en büyük düşman olarak görülen ve nihayet aforoz edilen Tolstoy, sonunda dini yalın bir ahlâk öğretisi derecesine indirgeyerek, “radikal bir ahlâkçılık”a ulaştı.</span></strong> <strong><u>Yani </u><span style="color: Red"><u><span style="color: DarkSlateGray">Tolstoy, ‘vahiyle gelen şeriat’a olmasa bile ‘fıtrattaki şeriat’a kulak kabarttı. </span></u></span></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="color: Red"></span></strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Biz de Tolstoy’un bütün ömrünü kapsayan kendini ve Allah’ı arayış macerasını gözler önüne sermek ve bu macerasının san'atına yansımalarını irdelemek için kendisiyle konuştuk. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Sizi büyük bir edebiyatçı olarak tanıyoruz. Fakat biraz daha yakından tanıyınca hayatınızın inanç noktasında odaklanmış bir iç muhasebeyle geçtiğini görüyoruz. Sizde şüphe uyandırıp sizi arayışa iten, inancınızdan uzaklaştıran sebep dini eğitim almamanız olabilir mi? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Hıristiyanlığın ortodoks mezhebine göre vaftiz edildim ve eğitildim. Çocukluktan itibaren ve gençlik yıllarımda bu inanç çerçevesinde öğrenim gördüm. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Peki, buna rağmen sizi inancınızdan uzaklaştıran neydi?</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Benim inançtan kopuşum, aynen bizim kültür tabakası insanlarında nasıl olmuşsa ve şimdi nasıl oluyorsa öyle olmuştu. Sanırım bu, ekseri hallerde şöyle olmaktadır: <span style="color: DarkRed"><u>Etraftaki çoğunluk nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyor insan.</u></span> Ekseri inanç esaslarına ters düşen ilkelere bağlı olarak yaşıyor. İnanç öğretisinin hayatımızda payı yoktur. Ne başka insanlarla olan ilişkilerimizde rastlıyoruz ona, ne de bizzat kendi hayatımızda... <span style="color: DarkRed">Ortodoks inançta olduğunu söyleyen biriyle bunu reddeden biri arasında eğer bir fark var ise bu fark hiç de birincinin lehine değildir...</span> Durum böyleydi; sanırım insanların çoğunda da böyledir. Bana öğretilen inanç esasları bende de başkalarında olduğu gibi yok olup gitmiştir.</span></span></span></p><p> </p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu yok oluş ateizm mi, yoksa yerini başka bir inanç aldı mı? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bana çocukluğumdan beri öğretilenlere inanmıyordum, ama bir şeylere inanıyordum. İmkânsız sözlere dökemiyorum bunu. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İnanç ilkelerinin anlam kazandırdığı bir hayat anlayışına ulaşmanızın ve içsel değişiminizin san'atınıza nasıl yansıdığından biraz bahseder misiniz? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İnançsızlar ve ahlâksızlar mantığı hiçe saymış, insanları gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışmış ve san'atı kısır bir döngü içine bırakmışlardır. Yalnızca bireysel çıkarları karşılayabilecek bir san'at yapmaya yönelmişlerdir. Oysa san'at ancak insanlara ve dünyaya faydalı olarak gerçekliğini kanıtlayabilir. İnsanlardaki kötü duyguların, düşmanca tavırların hızla artmasının nedeni san'atsız kalmaktır. Resimden müziğe, ondan da trajediye kadar san'atın yozlaşması, insanın kötüye doğru yönelmesinden kaynaklanıyor. <span style="color: DarkRed">Bu arada san'at ahlâkıyla eser verenlerin hayattayken aşağılandığına, horlandığına ölümünden binlerce yıl sonra ise adının dillere türkü olduğuna tanık oluyoruz. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>İnsanlardaki bu kötüye doğru yönelmeyi engellemede san'at nasıl bir işlev yüklenebilir?</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İyilik, doğruluk, güzellik... Bu üç değerin üçüne birden en az ölçüde de olsa yer verebilen san'at gerçek san'attır. Buradaki sorun, san'atın zevkten ibaret olduğu görüşüdür. <span style="color: DarkRed">San'atın yararlı olabilmesi için uhrevî, dinî ve ahlâkî özellikler taşıması gerektiğine inanıyoruz.</span></span></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Bu unsurlar ve özellikle din, san'atın içinde ne derece yer bulmalı?</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ortaçağ’dan önce Cilâlı Taş Devri’nde bile dinî içerikli san'at kendine yer bulmuştu. Hıristiyanlar İsa öğretileriyle, Hıristiyanlardan daha şanslı olan Müslümanlar ise bozulmamış dinlerini san'atla süsleyerek bu amaca ermişlerdir. <span style="color: DarkRed">Günümüzde san'atı tam anlamıyla kavrayan toplum, Muhammed’e inananlardır. Muhammed’e inananların istemedikleri, san'ata karşı takındıkları olumsuz tavır, Avrupalı zevk düşkünlerinin peşine düştükleri san'attır.</span> <span style="color: DarkRed">Bu açıdan Muhammed’e tabi olanlar san'atın tehlikeli kısımlarını yontmuş, düzeltmişlerdir.</span></span></span></span></p><p> </p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yani san'atçının dinden uzaklaşması, dini hiçe sayması san'atı yok olmaya mı sürükler? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed">Farkında olsun ya da olmasın, din unsurunu gözardı eden ve san'ata inanç katmayan kişi hızla san'attan uzaklaşır.</span> Gerçek san'atçı hayatı şu ya da bu şekilde anlamaktan öte hayata anlam verir. San'at ancak insanlara ve dünyaya faydalı olarak gerçekliğini kanıtlayabilir. <span style="color: DarkRed">Buradaki en önemli nokta, san'atçının san'atı Allah rızası ve kulluk bilinciyle yapmasıdır. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">San'atın insanlara ve dünyaya nasıl bir faydası olmalı, faydadan neyi kastediyorsunuz? </span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Eğer uğruna ömür verilen, nice zahmetlere katlanılan, göğüs gerilen san'at insanı ezmek, sömürmek için kullanılırsa bu durumda san'atın faydasından değil zararından bahsetmek gerekir. Bir eserin bütün insanlığa yararlı olabilmesi için iyi ve kötüyü ayırması, güzel ve anlaşılabilir olması gerekmektedir. San'at ancak belli bir sınıf için değil, büyük kitleler için yarar sağladığı zaman sözü edilebilir bir değere ulaşır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Sayın Tolstoy, ‘güzel ve anlaşılabilir olmalı’ derken, san'atın gerçekçi olması ve halk diliyle mi yapılması gerektiğini söylemek istiyorsunuz?</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Fırsatçıların her zaman kullandıkları bir yöntem vardır. Halkın kullanmadığı, dile yerleşmemiş kelimeleri kullanarak gerektiğinde icat ederek halkın gözünde kendisini yüceltmek... <span style="color: DarkRed">Mesajın okuyucudan gizlenmesi ise san'atla bağdaşmaz. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">San'atçının okuyucuya mesajını direkt vermesi san'atın evrenselliğini engellemez mi? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Evrensel olması gereken san'at önce bölgesel olmalıdır. Bir Çinli’nin heyecanlı ve mistisizm içeren konuşmasını Çince bilmeden anlayamazsınız. Bu bir gerçekse, insanların Çince bilmediği bir ülkede bir Çinliyi konuşturmak ve sonra da halk bunu anlamadı diye halkı suçlamak mantıksızlıktır. <span style="color: DarkRed">Suçlu, binayı yapmadan çatıyı kurandır. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Peki bu takdirde eleştirmenlerin bir eseri eleştirmedeki ölçüleri ne olmalı? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed">Eleştirmenler, san'ata bir şey katmadıkları gibi sağlıklı bir eleştiri mekanizması da oluşturamayan lâf ebeleridir.</span> Kötü bir eleştirmen kendi beyninden başka bir düşünce yuvasına erişemeyecek kadar kör olan insandır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yani gerçek san'atta eleştiriye yer yok mudur? </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Eleştiri, gerçek san'atın geliştiği, san'atın parçalanmadığı bir toplumda yer bulamaz. Çünkü eleştirinin amacı bölmektir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Sayın Tolstoy, bütün bu söylediklerinizi toparlamak gerekirse ‘san'at nedir’ diye sorsak ne dersiniz?</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed">Algıladığımız acı, keder, sevinç gibi duygular, değerler bilinçaltımızda işlenip san'ata dönüşür. San'at bir anlamda hissederek paylaşmadır... </span>San'at insanla ‘iyi olan’ arasında kurulan kutlu birliğin adıdır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Red">NOT:</span> <span style="font-size: 10px"><span style="color: Red">Bu metinde, sorularımıza karşılık gelen cevaplar, Tolstoy’un kitapları taranarak oluşturulmuş ve hiçbir bağlantı cümlesi / kelimesi eklenmemiştir.</span></span></span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Elif/Yeniasya</span></span></span></strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"></span> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="font-size: 10px"><span style="color: Red"><span style="color: DarkSlateGray">Nisan 2009</span></span></span></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="font-size: 10px"><span style="color: Red"></span></span> </span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 123926, member: 27"] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=Red]“FITRÎ ŞERİAT”A KULAK KABARTAN TOLSTOY İLE HAYÂLÎ BİR RÖPORTAJ[/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][IMG]http://www.yeniasya.com.tr/2009/05/01/resim/tolstoy.jpg[/IMG] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Shakespeare’den sonra dünya dillerine en çok tercümesi yapılan yazar...[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=DarkSlateGray][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][/FONT][/SIZE][/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=Red]Hakikat yolunda bir seyyah[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Uzun yıllar seyehat etmiş, tabiatı ve insanı incelemiş, çağını çok iyi gözlemlemiş bir yazar. Ama o sadece bir yazar değil; aynı zamanda hayatı, tabiatı, insanı ve kendini; okumaya, anlamaya, anlamlandırmaya çalışan, sürekli arayış içindeki bir seyyah. [B][COLOR=DarkSlateGray]Çağının aristokrat sınıfının gösterişli yaşantısına ateş püsküren, Hristiyan inancının dogmalarını reddeden, bu sebeple devlet ve kilise tarafından en büyük düşman olarak görülen ve nihayet aforoz edilen Tolstoy, sonunda dini yalın bir ahlâk öğretisi derecesine indirgeyerek, “radikal bir ahlâkçılık”a ulaştı.[/COLOR][/B] [B][U]Yani [/U][COLOR=Red][U][COLOR=DarkSlateGray]Tolstoy, ‘vahiyle gelen şeriat’a olmasa bile ‘fıtrattaki şeriat’a kulak kabarttı. [/COLOR][/U] [/COLOR][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Biz de Tolstoy’un bütün ömrünü kapsayan kendini ve Allah’ı arayış macerasını gözler önüne sermek ve bu macerasının san'atına yansımalarını irdelemek için kendisiyle konuştuk. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Sizi büyük bir edebiyatçı olarak tanıyoruz. Fakat biraz daha yakından tanıyınca hayatınızın inanç noktasında odaklanmış bir iç muhasebeyle geçtiğini görüyoruz. Sizde şüphe uyandırıp sizi arayışa iten, inancınızdan uzaklaştıran sebep dini eğitim almamanız olabilir mi? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Hıristiyanlığın ortodoks mezhebine göre vaftiz edildim ve eğitildim. Çocukluktan itibaren ve gençlik yıllarımda bu inanç çerçevesinde öğrenim gördüm. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Peki, buna rağmen sizi inancınızdan uzaklaştıran neydi?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Benim inançtan kopuşum, aynen bizim kültür tabakası insanlarında nasıl olmuşsa ve şimdi nasıl oluyorsa öyle olmuştu. Sanırım bu, ekseri hallerde şöyle olmaktadır: [COLOR=DarkRed][U]Etraftaki çoğunluk nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyor insan.[/U][/COLOR] Ekseri inanç esaslarına ters düşen ilkelere bağlı olarak yaşıyor. İnanç öğretisinin hayatımızda payı yoktur. Ne başka insanlarla olan ilişkilerimizde rastlıyoruz ona, ne de bizzat kendi hayatımızda... [COLOR=DarkRed]Ortodoks inançta olduğunu söyleyen biriyle bunu reddeden biri arasında eğer bir fark var ise bu fark hiç de birincinin lehine değildir...[/COLOR] Durum böyleydi; sanırım insanların çoğunda da böyledir. Bana öğretilen inanç esasları bende de başkalarında olduğu gibi yok olup gitmiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu yok oluş ateizm mi, yoksa yerini başka bir inanç aldı mı? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bana çocukluğumdan beri öğretilenlere inanmıyordum, ama bir şeylere inanıyordum. İmkânsız sözlere dökemiyorum bunu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İnanç ilkelerinin anlam kazandırdığı bir hayat anlayışına ulaşmanızın ve içsel değişiminizin san'atınıza nasıl yansıdığından biraz bahseder misiniz? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İnançsızlar ve ahlâksızlar mantığı hiçe saymış, insanları gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışmış ve san'atı kısır bir döngü içine bırakmışlardır. Yalnızca bireysel çıkarları karşılayabilecek bir san'at yapmaya yönelmişlerdir. Oysa san'at ancak insanlara ve dünyaya faydalı olarak gerçekliğini kanıtlayabilir. İnsanlardaki kötü duyguların, düşmanca tavırların hızla artmasının nedeni san'atsız kalmaktır. Resimden müziğe, ondan da trajediye kadar san'atın yozlaşması, insanın kötüye doğru yönelmesinden kaynaklanıyor. [COLOR=DarkRed]Bu arada san'at ahlâkıyla eser verenlerin hayattayken aşağılandığına, horlandığına ölümünden binlerce yıl sonra ise adının dillere türkü olduğuna tanık oluyoruz. [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]İnsanlardaki bu kötüye doğru yönelmeyi engellemede san'at nasıl bir işlev yüklenebilir?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İyilik, doğruluk, güzellik... Bu üç değerin üçüne birden en az ölçüde de olsa yer verebilen san'at gerçek san'attır. Buradaki sorun, san'atın zevkten ibaret olduğu görüşüdür. [COLOR=DarkRed]San'atın yararlı olabilmesi için uhrevî, dinî ve ahlâkî özellikler taşıması gerektiğine inanıyoruz.[/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Bu unsurlar ve özellikle din, san'atın içinde ne derece yer bulmalı?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ortaçağ’dan önce Cilâlı Taş Devri’nde bile dinî içerikli san'at kendine yer bulmuştu. Hıristiyanlar İsa öğretileriyle, Hıristiyanlardan daha şanslı olan Müslümanlar ise bozulmamış dinlerini san'atla süsleyerek bu amaca ermişlerdir. [COLOR=DarkRed]Günümüzde san'atı tam anlamıyla kavrayan toplum, Muhammed’e inananlardır. Muhammed’e inananların istemedikleri, san'ata karşı takındıkları olumsuz tavır, Avrupalı zevk düşkünlerinin peşine düştükleri san'attır.[/COLOR] [COLOR=DarkRed]Bu açıdan Muhammed’e tabi olanlar san'atın tehlikeli kısımlarını yontmuş, düzeltmişlerdir.[/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yani san'atçının dinden uzaklaşması, dini hiçe sayması san'atı yok olmaya mı sürükler? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed]Farkında olsun ya da olmasın, din unsurunu gözardı eden ve san'ata inanç katmayan kişi hızla san'attan uzaklaşır.[/COLOR] Gerçek san'atçı hayatı şu ya da bu şekilde anlamaktan öte hayata anlam verir. San'at ancak insanlara ve dünyaya faydalı olarak gerçekliğini kanıtlayabilir. [COLOR=DarkRed]Buradaki en önemli nokta, san'atçının san'atı Allah rızası ve kulluk bilinciyle yapmasıdır. [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]San'atın insanlara ve dünyaya nasıl bir faydası olmalı, faydadan neyi kastediyorsunuz? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Eğer uğruna ömür verilen, nice zahmetlere katlanılan, göğüs gerilen san'at insanı ezmek, sömürmek için kullanılırsa bu durumda san'atın faydasından değil zararından bahsetmek gerekir. Bir eserin bütün insanlığa yararlı olabilmesi için iyi ve kötüyü ayırması, güzel ve anlaşılabilir olması gerekmektedir. San'at ancak belli bir sınıf için değil, büyük kitleler için yarar sağladığı zaman sözü edilebilir bir değere ulaşır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Sayın Tolstoy, ‘güzel ve anlaşılabilir olmalı’ derken, san'atın gerçekçi olması ve halk diliyle mi yapılması gerektiğini söylemek istiyorsunuz?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Fırsatçıların her zaman kullandıkları bir yöntem vardır. Halkın kullanmadığı, dile yerleşmemiş kelimeleri kullanarak gerektiğinde icat ederek halkın gözünde kendisini yüceltmek... [COLOR=DarkRed]Mesajın okuyucudan gizlenmesi ise san'atla bağdaşmaz. [/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]San'atçının okuyucuya mesajını direkt vermesi san'atın evrenselliğini engellemez mi? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Evrensel olması gereken san'at önce bölgesel olmalıdır. Bir Çinli’nin heyecanlı ve mistisizm içeren konuşmasını Çince bilmeden anlayamazsınız. Bu bir gerçekse, insanların Çince bilmediği bir ülkede bir Çinliyi konuşturmak ve sonra da halk bunu anlamadı diye halkı suçlamak mantıksızlıktır. [COLOR=DarkRed]Suçlu, binayı yapmadan çatıyı kurandır. [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Peki bu takdirde eleştirmenlerin bir eseri eleştirmedeki ölçüleri ne olmalı? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed]Eleştirmenler, san'ata bir şey katmadıkları gibi sağlıklı bir eleştiri mekanizması da oluşturamayan lâf ebeleridir.[/COLOR] Kötü bir eleştirmen kendi beyninden başka bir düşünce yuvasına erişemeyecek kadar kör olan insandır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yani gerçek san'atta eleştiriye yer yok mudur? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Eleştiri, gerçek san'atın geliştiği, san'atın parçalanmadığı bir toplumda yer bulamaz. Çünkü eleştirinin amacı bölmektir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Sayın Tolstoy, bütün bu söylediklerinizi toparlamak gerekirse ‘san'at nedir’ diye sorsak ne dersiniz?[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed]Algıladığımız acı, keder, sevinç gibi duygular, değerler bilinçaltımızda işlenip san'ata dönüşür. San'at bir anlamda hissederek paylaşmadır... [/COLOR]San'at insanla ‘iyi olan’ arasında kurulan kutlu birliğin adıdır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Red]NOT:[/COLOR] [SIZE=2][COLOR=Red]Bu metinde, sorularımıza karşılık gelen cevaplar, Tolstoy’un kitapları taranarak oluşturulmuş ve hiçbir bağlantı cümlesi / kelimesi eklenmemiştir.[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [COLOR=DarkSlateGray][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][SIZE=2]Elif/Yeniasya[/SIZE][/SIZE][/FONT][/B] [/COLOR] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][SIZE=2][COLOR=Red][COLOR=DarkSlateGray]Nisan 2009[/COLOR] [/COLOR][/SIZE] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Tolstoy İle Sanat Hakkında Röportaj Yaptık...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst